Начало Politik Türkiye, AB mahkemeleri ve yeni göç yasalarıyla sığınmacı hapishanesine hapsedildi 2026

Türkiye, AB mahkemeleri ve yeni göç yasalarıyla sığınmacı hapishanesine hapsedildi 2026

0
Türkiye, AB mahkemeleri ve yeni göç yasalarıyla sığınmacı hapishanesine hapsedildi 2026
Türkiye, AB mahkemeleri ve yeni göç yasalarıyla sığınmacı hapishanesine hapsedildi

Birol Kılıç, Viyana’dan gözlem ve analizler, 12.04.2026

    *******************************************************************************

    Wir von SITE BG können für Sie eine einsprachige oder mehrsprachigUnternehmenswebsiteOnline-Shoppersönlicher Blog eines Influencers, Website von Hotel, Website für DienstleistungenNachrichtenseiteт, Websites-GalerienVideoportalSchafe, Immobilienagentur, Website für Veranstaltungen oder Buchungen, oder Anzeigenportal. Wie auch immer wir es aufstellen REICHE ERGEBNISSE in den SERPs von auf der ersten Seite bei Google, die amerikanische Suchmaschine Bing und die russische Suchmaschine Yandex.

    Kontaktieren Sie uns über das untenstehende Formular | Kontaktieren Sie uns über das untenstehende Formular :


    Was interessiert Sie? | Was interessiert Sie?



    Besuchen Sie auch unsere Websites : Bulgarien Nachrichten, Investigativer Journalismus, Geschäft JUSTIZ, Immobilien, Peter Nizamov, Fitness, Lebensmittel für zu Hause, Holzkohle, Erstellung von Websites, Brennholz im Großhandel

    *******************************************************************************

    Bugün Avrupa’nın merkezinde, Viyana’da alınan bir mahkeme kararı, sadece birkaç mülteci ailenin kaderini değil, Türkiye’nin önümüzdeki on yıllarını etkileyecek devasa bir demografik operasyonun „hukuki vizesi“ niteliğindedir. Bu kararın adı ve künyesi tarihe geçmelidir: Avusturya İdare Mahkemesi (Verwaltungsgerichtshof – VwGH) Kararı, Ra 2025/18/0094-0098 ve Ra 2025/18/0368-0369.

     

    Politik türkiye, ab mahkemeleri ve yeni göç yasalarıyla sığınmacı hapishanesine hapsedildi 2026 rkiye mahkemeleri yeni yasalar yla nmac hapishanesine h politik birol kılıç, viyana’dan gözlem ve analizler, 12. 04. 2026
bugün avrupa’nın merkezinde, viyana’da alınan bir mahkeme... Iustitia. Bg türkiye, ab mahkemeleri ve yeni göç yasalarıyla sığınmacı hapishanesine hapsedildi 2026 2026-04-12 09:38:34 justiz politik

    Yıllardır bu köşeden yaptığım uyarılarda, AB’nin Türkiye’ye bakışının „müttefiklik“ değil, bir „mülteci deposu kiralama“ ilişkisi olduğunu savundum. 9 Haziran 2023’te Lüksemburg’daki zirve sonrası „AB kendi halkını düşünüyor, ya Türkiye?“ diye sorduğumda, 22 Temmuz 2025’te „AB’den Türkiye’ye sığınmacı ihracat ticareti mi başlıyor?“ başlığını attığımda, bugünleri işaret ediyordum. Artık niyetler bitti; 12 Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’nin bir „sığınmacı hapishanesine“ dönüştürülmesi projesi, Avrupa yargısı tarafından „kanunlaştırılmış“ durumdadır. Avusturya’da iktidar bu konuda kendi vatanını ve çıkarlarını düşünen ve bu konuda AB ülkelerine ister kabul edilsin ister kabul edilmesin haklı bir siyaset çizmektedir. Aynısı Türkiye’de iktidar çiziyor mu?  Başta Afgan, Suriye, Afrika olmak üzere Türkiye üzerinden giren  düzensiz göç üyelerinin  ilk demokratik ve sosyal ülke olan AB üyesi Avusturya´ya kimse kendi milletini ve devletini düşünüyor diye kızabilir mi?

    Politik türkiye, ab mahkemeleri ve yeni göç yasalarıyla sığınmacı hapishanesine hapsedildi 2026 rkiye mahkemeleri yeni yasalar yla nmac hapishanesine h 1 politik birol kılıç, viyana’dan gözlem ve analizler, 12. 04. 2026
bugün avrupa’nın merkezinde, viyana’da alınan bir mahkeme... Iustitia. Bg türkiye, ab mahkemeleri ve yeni göç yasalarıyla sığınmacı hapishanesine hapsedildi 2026 2026-04-12 09:38:34 justiz politik
    Yeni vatan gazetesi, 2023’ten bu yana lüksemburg ve ab ülkelerindeki gelişmelere düzenli olarak yer vermektedir

    AB kapılarını demir sürgülerle kapattı: Türkiye sığınmacı hapishanesine sokuldu

    Avrupa, bugün artık niyet beyanlarını bir kenara bırakmış ve Türkiye’yi bir „demografik kapan“ içine hapsedecek hukuki zırhını tamamlamıştır. Avusturya İdare Mahkemesi’nin (VwGH) Mart 2026 tarihli emsal kararı (Ra 2025/18/0094-0098), sadece niyetlerin değil, infazın da başladığının resmidir. Viyana’da alınan bu karar ve Haziran 2026’da tam kapasiteyle yürürlüğe girecek olan AB yasaları, sığınmacıların Türkiye’ye iadesini artık bir „hukuki rutine“ bağlamıştır.

    VwGH kararının şifresi: „Yunanistan güvenlidir, Türkiye de olabilir!“

    VwGH, Yunanistan’da statü almış ancak „şartlar kötü“ diyerek Avusturya’ya kaçmış Afganların başvurularını „kabul edilemez“ (unzulässig) bularak iade edilmelerine hükmetti. Kararın dayanağı olan Nisan 2025 tarihli AB Komisyonu raporu, Yunanistan’daki sistemi „güvenli“ tescil ederek sığınmacıların elindeki en büyük kozu almıştır. İşte Türkiye için beka sorunu burada başlamaktadır: AB’nin bugün Yunanistan için hazırladığı „güvenli ülke“ raporunun bir benzerini, Türkiye’de fonladığı sağlık ve barınma merkezlerini gerekçe göstererek yarın Türkiye için yayınlamasının önünde hiçbir engel kalmamıştır. Bu gerçekleştiği an, Avrupa’daki milyonlarca sığınmacının Türkiye’ye iadesi önündeki tüm barajlar yıkılacaktır.

    Haziran 2026: Sığınmacıların iadesi otomatiğe bağlanıyor

    VwGH kararı bir „öncü sarsıntı“ ise, asıl büyük deprem Haziran 2026’da yürürlüğe girecek AB İltica ve Göç Yönetimi Tüzüğü (AMM – Regulation 2024/1351) ile yaşanacaktır. Bu yeni „Sığınma Reformu“, Türkiye’yi üç koldan kuşatmaktadır:

    Birinci kol:“Bağ“ Kriteri ve Reddi Miras: Yeni tüzüğün 45. maddesi uyarınca, Türkiye üzerinden geçmiş veya orada 5 yıl kalmış, dil öğrenmiş birinin Avrupa’da sığınma şansı artık hukuken sıfırdır. „Sen zaten Türkiye ile yeterli bağ kurmuşsun“ denilerek başvurular esasa girilmeden reddedilecektir.

    İkinci kol : Hızlı Sınır İnfazı (Fast-Track): Sığınmacılar artık Avrupa içlerine sokulmadan, sınırda kurulan „transit bölgelerde“ 12 hafta içinde „Sen zaten güvenli duraktaydın“ denilerek Türkiye’ye paketlenecektir.

    Üçüncü kol: Hukukun Geri Yürümesi: Sığınma hakkı mevcut şartlara bağlı olduğu için, Türkiye’den Avrupa’ya geçmiş olanların statüleri „Türkiye artık güvenli bir sığınma yeridir“ denilerek iptal edilebilecek ve iade süreçleri otomatiğe bağlanacaktır.

    2016 Türkiye-AB sığınmacı mutabakatı: Verilen vatan, tutulmayan sözler

    Elçiye zeval olmaz. Bizden bildirmesi.

    Uzmanlar ile tek konuşarak aldığımız notlar şunlar: “ Duvudoğlu’nun  AKP iktidarıyla 18 Mart 2016’daki o „zehirli mutabakat“, bugün Türkiye´de yaşanan felaketin ana kaynağıdır. AB ülkeleri kendi ülkelerini ve vatandaşlarını koruyor. Türkiye’de 2016 İktidarı; Türk vatandaşlarına vize muafiyeti alamadığı, 1996’dan beri köhneleşmiş Gümrük Birliği’ni modernize edemediği o masada, Türkiye’yi AB’nin „mülteci hapishanesi“ yapmayı kabul etmiştir. AB, verdiği birkaç milyar euroyu Türkiye’nin kalkınması için değil, sığınmacıları orada hapsedecek bir „bekçi ücreti“ olarak vermiştir. İktidar kendi vatandaşını devlet hastanelerinde randevu bekletirken, sığınmacılara sağladığı ayrıcalıklı imkanlarla aslında Avrupa’nın „temizlik projesine“ hizmet etmiş, demografik işgale kapı aralamıştır. 18 Mart 2016 tarihinde imzalanan mutabakat, Türkiye için stratejik bir kazanım değil, ulusal bekasına saplanmış hukuki ve demografik bir hançerdir. Bu anlaşmayla Türkiye, Avrupa’nın „mülteci bekçiliğini“ üstlenmiş; Yunan adalarına geçen her düzensiz göçmeni geri almayı ve milyonlarca sığınmacıyı kendi topraklarında hapsetmeyi kabul etmiştir. Karşılığında AB tarafından verilen vize serbestisi, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve üyelik müzakerelerinin hızlandırılması gibi sözlerin tamamı, bugün gelinen noktada koca bir yalandan ibarettir. AB, sığınmacıları Türkiye’de tutmak için ödediği parayı bir „hizmet bedeli“ gibi iktidarın belirli projelerine akıtırken; Türk vatandaşlarının vize haklarını gasp etmiş, Gümrük Birliği’ni 1996’nın köhne şartlarına mahkûm etmiştir. Türkiye’nin bu mutabakattan tek kazancı „maddi bir rüşvet“ gibi sunulan fonlar olurken; kaybı, ülkenin her köşesine yayılan demografik işgal, bozulan kamu düzeni ve sığınmacı krizinin Türkiye içine hapsedildiği „son durak“ statüsü olmuştur. AB, Türkiye’yi kendi güvenliği için bir „tampon bölge“ olarak kullanırken, Türk halkının geleceğini bu kirli pazarlıkla ipotek altına almıştır.“

    Bu analizler hakkında ne düşünülüyor.

    2016 Türkiye AB sığınmacı mutabakatının Türk vatandaşlarına ve devletine uzun vade içinde yararı ve zararı nedir?

    Pasaport güvenliği ve vize duvarları

    Türkiye’nin vatandaşlık politikaları ve itibar kaybı, AB’nin Türk vatandaşlarına yönelik vize duvarlarını daha da yükseltmiştir. Bir daire alana kalem hediye edilir gibi verilen vatandaşlık; mafya babalarından sığınmacı şebekelerine kadar her türlü odağın Türk pasaportunu „arka kapı“ olarak kullanmasına yol açmıştır. Türk pasaportuyla Avrupa’ya gidip sınırda pasaportunu atan sahte „vatandaşlar“, bugün dürüst Türk insanının vize kuyruklarında aşağılanmasının asıl sorumlusudur.

    Sonuç olarak: Avrupa, yargı kararları ve yeni göç paktı ile kendi sınırlarını „hukuki bir zırh“ ile kapatırken; Türkiye’yi bu kitlenin son durağı haline getirecek sistemi tamamlamıştır. Bu süreç Türkiye için sadece ekonomik değil, geri dönülemez bir demografik yıkım ve beka sorunudur.

    Türkiye’de vatandaşlık ticareti, demografik kuşatma ve Türk vatandaşlarına AB’de vize duvarı

    Türkiye’nin demografik geleceği sadece dışarıdan gelen sığınmacı akınıyla değil, aynı zamanda kontrolsüz ve sorumsuz bir „vatandaşlık satışı“ politikasıyla da içeriden kuşatılmaktadır. AB’nin 2016 Mutabakatı’ndaki en temel vaadi olan vize serbestisini bugüne kadar bir „hayalet vaat“ olarak masada tutmasının en büyük nedenlerinden biri, Türkiye’nin pasaport güvenliğini, itibarını ve demografik disiplinini tamamen kaybetmiş olmasıdır. Bir daire alana adeta bir „eşantiyon“ veya kalem hediye edilir gibi verilen Türk vatandaşlığı; Balkan mafyasından uluslararası sığınmacı şebekelerine, terör örgütü üyelerinden suç baronlarına kadar pek çok karanlık odağın Türk pasaportunu bir „kamuflaj“ ve Avrupa kapılarına dayanmak için bir „arka kapı“ olarak kullanmasına yol açmıştır.

    Avrupa başkentlerindeki güvenlik birimleri, Türk pasaportuyla yasal yollardan gelip sınırı geçtikten sonra pasaportunu imha ederek sığınma başvurusu yapan binlerce kişinin varlığını raporlamaktadır. Bu kontrolsüzlük, dürüst Türk vatandaşlarının vize kuyruklarında aşağılanmasına, reddedilmesine ve AB’nin „güvenlik“ gerekçesiyle vize duvarlarını her geçen gün daha da yükseltmesine neden olan asıl etkendir. 1996’dan beri modernize edilmesi beklenen Gümrük Birliği’nin dahi sığınmacı pazarlıkları arasında eriyip gitmesi, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi itibarının nasıl bir „pazar metağına“ dönüştürüldüğünün en acı ispatıdır.

    Demografik yapı, başta Suriye sınırları olmak üzere ülkenin her yerinde alarm verirken; kendi üniversitelerine yabancıları sınavsız sokan, kendi demografik yapısını bile isteye değiştiren bu anlayış, gerçek beka sorununu gizlemeye çalışmaktadır. Bugün sınır güvenliğinden ve demografik değişimden endişe eden vatanseverlerin „terörist“ ilan edilerek susturulmaya çalışılması, aslında Türkiye’nin gelecekteki büyük yıkımının üzerini örtme çabasından başka bir şey değildir. Oysa asıl beka sorunu; Türkiye’nin kontrolsüz, bir eli cebinde bir eli pipisinde gezen, bu vatana hiçbir aidiyet hissetmeyen milyonlarca yabancı için „son durak“ haline getirilmesidir. Viyana’daki tarihi VwGH kararı, AB’nin bu „açık kapı ama kapalı vize“ siyasetini hukuki bir zırha büründürerek Türkiye üzerindeki demografik kuşatmayı nihai aşamasına taşımıştır.

    Sonuç: Demografik kuşatma ve gelecek kışı

    Viyana’daki VwGH kararı ve 2026 AB Göç Paktı, Avrupa’nın kendi kalesinin surlarını ördüğünü ve çöplerini Türkiye’nin bahçesine yığma hakkını yargıdan aldığını göstermektedir. Avrupa kapıları demir sürgülerle kapatmıştır; şimdi sığınmacıların „defterini Türkiye üzerinden dürme“ vakti gelmiştir.

    Eğer Türkiye, AB’den gelen „rüşvet“ niteliğindeki fonlar karşılığında bu demografik işgale boyun eğmeye devam ederse, 2026 yazı sadece bir takvim değişikliği değil, Türk milletinin kendi yurdunda azınlık olma sürecinin hukuki başlangıcı olacaktır. Bir vatanın çıkarı pazarlık konusu yapılamaz, bir milletin demografisi üç beş milyar euroya satılamaz! Viyana’dan görünen tablo net: Avrupa kurtuluyor, Türkiye kuşatılıyor.

    Dosya ve Kanun Ekleri:

    -VwGH Karar Linki: vwgh.gv.at/ra2025180094ua.html

    -AB Tüzüğü (RAMM – 2024/1351): eur-lex.europa.eu/RAM_2024

    -Avrupa Komisyonu 2025 Yunanistan Bildirisi: home-affairs.ec.europa.eu/2025-04-04

    -2016 Türkiye-AB Mutabakat Metni: consilium.europa.eu/tr/18-march-2016

    https://www.yenivatan.at/abden-tuerkiyeye-suriyeli-siginmaci-ihracat-ticareti-mi-basliyor/

     

    Der Beitrag Türkiye, AB mahkemeleri ve yeni göç yasalarıyla sığınmacı hapishanesine hapsedildi erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.

    Türkiye, AB mahkemeleri ve yeni göç yasalarıyla sığınmacı hapishanesine hapsedildi 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-04-12 09:38:34

    Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.

    Geschichten – Web Stories

    Schreibe einen Kommentar

    Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

    • Rating