Начало Новини 2025 Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: Nasıl yapmalı? 2026

Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: Nasıl yapmalı? 2026

0
Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: Nasıl yapmalı? 2026
Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: Nasıl yapmalı?

iustitia.bg Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 sans lerin nden devrim nas yapmal 2026 iustitia. Bg ragim mamedov lenin, o yıl boyunca çernişevski’nin “nasıl yapmalı? ” romanını üst üste beş kez okur ve... Iustitia. Bg sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 2026-05-30 10:29:15 adalet - iustitia. Bg

    *******************************************************************************

    SIT BG olarak sizin için tek dilli veya çok dillişirketin web sitesiçevrimiçi mağazabir influencer'ın kişisel blogu, web sitesi otel, [web sitesi] hizmetlerhaber sitesiт, web siteleri-galerilervideo sitesiler, emlak acentesi, [web sitesi] etkinlikler veya rezervasyon, ya da ilan sitesi. Onu nasıl dikersek ZENGİN SONUÇLAR SERP'de Google'da ilk sayfa, Amerikan Bing ve Rus Yandex.

    Aşağıdaki formu doldurarak bizimle iletişime geçin | Contact us filling the form below :


    Nelerle ilgileniyorsunuz? | Nelerle ilgileniyorsunuz?



    Web sitelerimizi de inceleyin : Bulgaristan Haberleri, Araştırmacı gazetecilik, YUSTITSIA Mağazası, Gayrimenkul, Petar Nizamov, Fitness, Ev için gıda, Odun kömürü, Web sitesi tasarımı, Toptan yakacak odun

    *******************************************************************************

    Ragim Mamedov

    Lenin, o yıl boyunca Çernişevski’nin “Nasıl Yapmalı?” romanını üst üste beş kez okur ve sonunda aradığı o gizli şifrenin anahtarını bulduğunu düşünür. Yıllar sonra bu romanın binlerce insanı devrim yoluna çekip sürüklediğini söyleyecektir.

    Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


    Büyük sansür hatası: Devrimci bir roman nasıl onaylandı?

    1888 yılının kış mevsimi. Küçük bir odada, masanın başında genç bir adam oturuyor. Gece vakti; etrafı, yalnızca titrek bir mum ışığı aydınlatıyor. Elinde bir kalem var. Dergiyi, satır satır neredeyse içine gömülür gibi son derece dikkatle okuyor; her cümleyi adeta aç, doymak bilmez bir iştahla yutuyor. Ardından, hemen yanında duran deftere eğilip notlar alıyor, önemli gördüğü yerleri tek tek kaydediyor. Genç adam, okuduğu metnin satırlarında bir yerlerde çok önemli bir mesajın ustaca gizlenmiş olduğunu biliyor ve şimdi bütün dikkatini toplayarak bu şifreyi çözecek anahtarı arıyor. Okuduğu şey sıradan bir yazı değil, bir roman. Nikolay Çernişevski’nin “Nasıl Yapmalı?” adlı romanı. İşte o genç adam, o genç üniversite öğrencisi – Vladimir İlyiç Lenin’in ta kendisi. Lenin, o yıl boyunca Çernişevski’nin “Nasıl Yapmalı?” romanını üst üste beş kez okur ve sonunda aradığı o gizli şifrenin anahtarını bulduğunu düşünür. Yıllar sonra bu romanın binlerce insanı devrim yoluna çekip sürüklediğini söyleyecektir.

    Şunu açıkça belirtiyorum: “Nasıl Yapmalı?”yı ilkel ve yavan bulmak kabul edilemez. Onun etkisiyle binlerce insan devrimci oldu. Çernişevski yavan ve ilkel bir dille yazmış olsaydı, bu hiç mümkün olabilir miydi? O, örneğin ağabeyimi peşinden sürükledi; beni de sürükledi. Beni baştan aşağı, derinlemesine sarstı…”1

    Öyleyse, bu romanın sırrı nedir? Nasıl oluyor da böylesine büyük bir etki yaratabilmiştir?

    Çernişevski romanını hapishanede yazdı. Büyük olasılıkla da tam da hapiste yazılmış olduğu için bu roman resmen, yasal yollardan yayımlanabildi. Tarihin insana ufak bir oyun oynadığı tuhaf paradokslardan biri de budur. Peki, bütün bunlar nasıl oldu? Nikolay Çernişevski 1862 yılında tutuklandı. Dönemin yönetimi, hiçbir sağlam belgeye dayanmamasına rağmen, onu gizli bir devrimci örgütün kurucusu olarak görüyordu. Üstelik, Rusya’da kanlı bir ayaklanma çağrısı barındıran ve toprak kölelerine hitaben kaleme alınan o meşhur beyannamenin yazarı olmakla da itham edilmişti. Oysa günümüz araştırmacıları, bu metnin de Çernişevski’ye ait olmadığını ikna edici biçimde ortaya koydular. Mesele şu ki, 1860’lı yılların başında Çernişevski gençlik üzerinde son derece güçlü bir etkiye sahipti. Gazetecilik yapıyor, dönemin hem en yüksek tirajlısı hem de en radikal yayını sayılan “Sovremennik” dergisi için makaleler kaleme alıyordu.

    Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 sans lerin nden devrim nas yapmal 2026 iustitia. Bg ragim mamedov lenin, o yıl boyunca çernişevski’nin “nasıl yapmalı? ” romanını üst üste beş kez okur ve... Iustitia. Bg sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 2026-05-30 10:29:15 adalet - iustitia. Bg
    Sovremennik Dergisi Yazı İşleri. Soldan sağa: Avdotya Panaeva, Nikolay Nekrasov, Nikolay Çernişevski, Nikolay Dobrolyubov, Ivan Panaev. Ressam Oleg Dmitriev, 1946.

     

    O (Marx), bana defalarca, tüm çağdaş iktisatçılar arasında Çernişevski’nin tek gerçek özgün düşünür olduğunu, diğerlerinin ise basit birer derleyiciden ibaret kaldığını söylemiştir. Kendisi, Çernişevski’nin eserlerinin özgünlük, güç ve düşünce derinliğiyle dolu olduğunu; bu bilim dalındaki çağdaş çalışmalar arasında gerçekten okunmayı ve incelenmeyi hak eden yegâne yapıtların bunlar olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, böylesine dikkate şayan bir düşünürü Avrupa’ya tanıtma zahmetine şu ana dek kimse katlanmadığı için Rusların utanç duyması gerektiğini; Çernişevski’nin siyasi ölümünün yalnızca Rusya değil, tüm Avrupa bilim dünyası adına bir kayıp teşkil ettiğini vurgulamıştır…2

    Elbette, bütün bunların hükümetin hoşuna gitmesi düşünülemezdi. Sonunda Çernişevski, soruşturma sürerken Petro ve Pavel kalesinin zindanına gönderildi. Yalnız tutulduğu hücrede bir yatak, çekmeceli ahşap bir masa, bir sandalye, küçük pencereli ağır bir kapı vardı; ayrıca, o dönemde mahkumlara metal uçlu kalemler verilmediği için, masanın üzerinde birkaç mürekkep hokkası ve birkaç da kaz tüyü kalem bulunuyordu. Çernişevski, işte bu sade ve neredeyse keşiş odasını andıran çalışma hücresinde, bolca zamana ve düzenli yiyeceğe kavuşmuş biri olarak, bu fırsatı değerlendirmeye karar verdi ve bir roman yazmaya koyuldu.

    Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 sans lerin nden devrim nas yapmal 2026 1 iustitia. Bg ragim mamedov lenin, o yıl boyunca çernişevski’nin “nasıl yapmalı? ” romanını üst üste beş kez okur ve... Iustitia. Bg sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 2026-05-30 10:29:15 adalet - iustitia. Bg
    Nikolay Çernişevski romanını kaleme alırken. “Nasıl Yapmalı?” romanına ait bir illüstrasyon. Ressam Evgeniy Gorovykh, 1953.

     

    Davayla ilgili soruşturmayı Prens Golitsin yürütüyordu – o dönemin, hani şu “bir tane daha Golitsin” denilecek kadar sıradanlaşmış soylularından biri. Çernişevski de bu adama başvurup, bir yayınevinden peşin ödeme aldığı romanı yazmasına izin verilmesini istedi. Üç çocuk babası olduğunu, ailesini geçindirmek zorunda kaldığını, paraya ihtiyacı bulunduğunu anlattı, romanı yazması gerekiyordu. Prens Golitsin de, “Elbette, yazın, neden yazmayasınız, yazın tabii” dedi. Böylece Çernişevski masaya oturup romanı yazmaya başladı. Son derece hızlı çalışıyor, elyazmalarını da tamamladıkça bölüm bölüm dışarıya gönderiyordu. Böylece hapishanede, elyazmasının bu bölümleri Golitsin’in soruşturma heyetinde görevli memurlar tarafından “denetleniyor”, sansürden geçiriliyordu. Ancak bunlar, daha önce hiç böyle bir işle uğraşmamış insanlar, bu işin eğitimini almış, meslekten yetişme sansür görevlileri değildi.

    Bu memurlar, eserin içinde siyasete dair en ufak bir unsurun, herhangi bir çağrının, hükümete karşı söylenmiş tek bir cümlenin bile yer almaması gerektiğini çok iyi biliyorlardı. Dolayısıyla metinde bunları aradılar – ama gerçekten de hükümeti açıkça hedef alan hiçbir ifade bulamadılar. Çünkü Çernişevski, son yıllarda sıkı sansür altındaki bir dergide yazdığı makaleler sayesinde, ezop dilinde öylesine ustalaşmıştı ki, koca romanını, hakkında dava açmak için bahane edilebilecek tek bir kelimeyi bile açıkça kullanmadan tamamlamayı başarmıştı.

    Böylece hapishanedeki sansürcüler, elyazmasının üzerine resmen yayımlanabilir anlamına gelen kendi onay mühürlerini bastılar. Daha sonra metin, “Sovremennik” dergisinin kadrolu resmi sansür memurunun önüne gidince, o da incelemesini yaptı ve aynı şekilde, yayımlanmasına izin veren kendi onayını ekledi. Böyle bir durumda, elbette, hapishanede metni çoktan onaylamış olan kişilerin imzalarının üstünü çizip atacak değildi. Dahası, bu nüshalardan birinin üzerinde bizzat jandarma teşkilatının şefi, yani Rusya’nın gizli polis örgütü sayılan Üçüncü Şube’nin başındaki adamın imzası duruyordu. Dolayısıyla, sıradan dergi sansürcüsü eline geçen el yazmasına şöyle bir göz attığında, satırların aslında devlet açısından hayli sakıncalı fikirlerle dolu olduğunu gayet iyi fark etti; ama böylesine yüksek makam sahiplerinin attığı imzaların üstüne çizik çekmesi mümkün değildi. Sonunda o da çaresiz kalarak kendi onayını ekledi. İşte böyle, tuhaf denebilecek bir zincirleme tesadüfler sonucunda, bu roman resmen yayımlanmış oldu.

    Bu konuda bir de başka bir ihtimali göz önünde bulundurmak gerekir. Çernişevski tutuklandığında, toplumda belli belirsiz dalgalar kabarmaya başlamıştı. Sonuçta o, genç kuşak için gerçek bir idol, adeta bir örnek kişilikti; gençler bu tutuklamadan dolayı huzursuzlanıyor, mektuplar yazıyor, çeşitli tepkiler gösteriyordu. Belki de tam da bu yüzden, jandarma teşkilatının şefi, Çernişevski’nin romanının yayımlanmasına izin veren o meşhur onayını vermeyi uygun buldu. Böylece, dışarıya karşı hükümetin ve genel olarak devlet makamlarının siyasal mahkumlara karşı ne kadar insancıl ve tarafsız davrandığını göstermiş oluyordu. Ne var ki, bu romanın aslında asla yayımlanmaması gereken bir metin olduğu herkes tarafından fark edildiğinde, iş işten geçmişti; bütün yetkililer bir anda hata yaptıklarını kavrayıp telaşla toparlanmaya çalıştılar.

    Devrimin gölgesinde bir aşk hikayesi: Romanın kurgusu ve kahramanları

    Peki, bu romanın konusu neydi? Kulağa tuhaf gelebilir ama, böylesine derin bir etki yaratmış olan “Nasıl Yapmalı?” gerçekte bir aşk romanıydı. Yani anlatının tam merkezinde kahramanların birbirleriyle kurdukları duygusal ilişkiler ve klasik bir aşk üçgeni durur; öteki bütün temalar ise, hikaye bu ilişkilerin etrafında örülürken, adım adım ve ikincil bir hat üzerinde gelişir. Romanın başkahramanının adı Vera Pavlovna Rozalskaya’dır. O, Petersburg’ta yaşayan, epeyce burjuva sayılabilecek bir ailenin “sıradan” kızıdır; ancak bu evde, kendisini daha iyi bir fiyata evlendirmekten başka bir şey düşünmeyen, açgözlü ve pek de zeki sayılmayacak annesinin aile içi zorbalığı altında ezilmektedir.

    Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 sans lerin nden devrim nas yapmal 2026 2 iustitia. Bg ragim mamedov lenin, o yıl boyunca çernişevski’nin “nasıl yapmalı? ” romanını üst üste beş kez okur ve... Iustitia. Bg sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 2026-05-30 10:29:15 adalet - iustitia. Bg
    Rozalski Ailesi. Nikolay Çernişevski’nin “Nasıl Yapmalı?” romanı için illüstrasyon. Ressam Vladimir Minayev, 1965.

     

    Tam bu sırada Rozalski’lerin evinde yeni bir kişi belirir: ailenin küçük oğluna özel ders vermek üzere gelen üniversite öğrencisi Lopuhov. Lopuhov, yeni fikirlerin taşıyıcısı olan, kısacası baştan aşağı “yeni tip” bir insandır; Vera Pavlovna’nın içine sürüklendiği o içler acısı durumu kısa sürede kavrar ve onu bu hayattan kurtarmaya karar verir. Lopuhov’un yaptığı ilk şey, Vera Pavlovna’nın düşünsel ufkunu genişletmek olur. Ona Feuerbach ve Fourier okumaları getirir. Genç kadın bu metinlerdeki düşüncelerle yavaş yavaş hemhal olmaya, dünyaya başka bir gözle bakmaya başladığında, Lopuhov ona radikal bir öneride bulunur: ailesinin baskıcı evinden kurtulmak için, kendisiyle yalnızca kağıt üzerinde geçerli olacak biçimsel bir evlilik yaparak evden kaçmalarını teklif eder.

    Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 sans lerin nden devrim nas yapmal 2026 3 iustitia. Bg ragim mamedov lenin, o yıl boyunca çernişevski’nin “nasıl yapmalı? ” romanını üst üste beş kez okur ve... Iustitia. Bg sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 2026-05-30 10:29:15 adalet - iustitia. Bg
    Lopuhov. Nikolay Çernişevski’nin “Nasıl Yapmalı?” romanı için illüstrasyon. Ressam Vladimir Minayev, 1965.

     

    Böylece ikisi birlikte evden kaçar ve yaşamlarını, eşitlik ilkesine ve eşlerin özgürlüğünü esas alan bambaşka teorik temeller üzerinde yeniden kurarlar. Aynı evde yaşasalar da ayrı odalarda kalırlar; aralarındaki bağ, mülkiyet değil, bilinçli bir seçimdir. Vera Pavlovna, bizzat kendisinin örgütlediği, bütünüyle yeni bir anlayışla işleyen terzihane kurar. Bununla da yetinmez, genç kadın işçiler için ortak çalışma ve ortak yaşamı birleştiren küçük bir komün oluşturur. Zamanla bu girişim büyür, kök salar ve gerçekten serpilip gelişen, başarılı bir işletmeye dönüşür. Her şey yerli yerinde, her şey mükemmel gidiyor gibi görünebilir; ama bir noktada bu uyum çatırdamaya başlar. Vera Pavlovna zamanla daha güçlü duygulara, içten ve sarsıcı bir aşka ihtiyaç duyduğunu fark eder. Onun aslında epey tutkulu bir karaktere sahip olduğunu görürüz; buna karşılık Lopuhov, duygusal bakımdan bu tutkunun derinliğine yanıt verebilecek biri değildir. Tam işte bu aşamada, romanın üçüncü önemli kişisi sahneye çıkar: Kirsanov. Kirsanov, Lopuhov’un eski bir dostudur; o da tıpkı Lopuhov gibi yeni insan tipinin bir temsilcisi, materyalist bir düşünürdür. Sık sık evlerine gelip gitmeye, onlarla uzun uzun sohbet etmeye başlar. Çok geçmeden Lopuhov, Vera Pavlovna ile Kirsanov’un birbirine aşık olduğunu açıkça görür. Bunun üzerine, ikisinin de önünü açmak ve onların toplum karşısında meşru bir evlilik yapabilmelerini sağlamak için son derece radikal bir karar alır: kendi ölümünü bir intiharla ilan edecek, ardından da Amerika’ya gidip gözden kaybolacaktır.

    Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 sans lerin nden devrim nas yapmal 2026 4 iustitia. Bg ragim mamedov lenin, o yıl boyunca çernişevski’nin “nasıl yapmalı? ” romanını üst üste beş kez okur ve... Iustitia. Bg sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 2026-05-30 10:29:15 adalet - iustitia. Bg
    Kirsanov. Nikolay Çernişevski’nin “Nasıl Yapmalı?” romanı için illüstrasyon. Ressam Vladimir Minayev, 1965.

     

    Anlatıda bir de tuhaf sayılabilecek bir başka figür vardır: Rahmetov. Çernişevski onu “özel bir insan” diye tanımlar ve ona, sıradan okuru şaşırtacak garip sıfatlar yakıştırır; hatta bir yerde, toplumun “en iyilerinin de en iyisi” anlamına gelecek şekilde, adeta toprağın tuzunun tuzu olarak niteler. Rahmetov, romanın olay örgüsüne neredeyse hiç katılmaz; hemen hemen bütün varlığı, kendi kendisini sınamak üzerine kuruludur. En sade, en yoksul yiyeceklerle yetinir, Volga boyunca burlaklarla birlikte yürür; okurun hafızasında en çok yer eden sahnelerden birinde ise, dayanıklılığını ölçmek için bilerek çivilerin üzerinde uyur. Kısacası, Rahmetov bütün bu çilelerle kendisini bir şeye, adı açıkça konmayan, ama büyük bedel ve fedakarlık gerektiren bir geleceğe hazırlamaktadır.

    Rahmetov’un karakterindeki bazı ayrıntıların daha farklı tasvir edilebileceğini kabul ediyoruz. Ancak bir bütün olarak karakteri, yine de gerçeklikle tamamıyla örtüşmektedir. Zira seçkin Rus devrimcilerinin her birinde, “rahmetovculuk” diye anılabilecek o tavrın çok büyük bir payı vardı.”3

    Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 sans lerin nden devrim nas yapmal 2026 5 iustitia. Bg ragim mamedov lenin, o yıl boyunca çernişevski’nin “nasıl yapmalı? ” romanını üst üste beş kez okur ve... Iustitia. Bg sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 2026-05-30 10:29:15 adalet - iustitia. Bg
    Rahmetov. Nikolay Çernişevski’nin “Nasıl Yapmalı?” romanı için illüstrasyon. Ressam Vladimir Minayev, 1965.

     

    Roman, sonunda Lopuhov’un Amerika’dan geri dönmesiyle kapanır. Artık Biyumont soyadını kullanan Lopuhov, kendi karakterine çok daha uygun bir kadınla tanışır ve onunla evlenir. Yeni eşiyle birlikte, Vera Pavlovna ile Kirsanov’un oturduğu eve yakın bir yerde yaşamaya başlarlar; böylece iki çift, yan yana, barış içinde bir hayat kurar. Roman da dışarıdan bakıldığında pekala mutlu son diyebileceğimiz bir noktada biter. Bununla birlikte, eserde Vera Pavlovna’nın gördüğü birkaç önemli düş de vardır. Bu düşler, Çernişevski’nin kendi toplumsal, siyasal ve felsefi düşüncelerini alegorik bir dille yerleştirdiği sahneler olarak okunabilir. Bunların içinde en önemlisi, kuşkusuz, sosyalist bir ütopyanın ayrıntılı biçimde tasvir edildiği dördüncü düştür.

    Sevmeden öpmektense, öl daha iyi!

    Çernişevski’nin romanında birbirini tamamlayan üç büyük düşünce hattı, çizgisi vardır. Bunlardan ilki, doğrudan aile ilişkileri ve duygusal hayat etrafında şekillenir. Çernışеvski burada sanki şunu söyler: Aşk söz konusu olduğunda, duygularını saklama, rol yapma; açık, içten ve dürüst ol. Bir insana gerçekten, sahici aşkla bağlandıysan, onunla evlen. Ama evliysen ve hayatına yeni bir aşk girdiyse – üstelik bu, gelip geçici bir heves değil, doğru olduğuna yürekten inandığın gerçek bir sevgiyse – bunu saklamak zorunda değilsin. Bunu açıkça söyleme hakkın da var, o ilişkiden çekip gitme hakkın da. Esas olan, hem kendine hem de yanındaki insanlara karşı dürüst kalmandır. İlk bakışta bu fikir oldukça basit, hatta biraz da sıradan görünebilir. Ama Tolstoy’un Anna Karenina romanını hatırladığımızda, bu düşünce bambaşka bir anlam kazanır. Romanda Karenin, eşi Anna’nın Vronski’yle ilişkisini öğrendikten sonra, ona şöyle seslenir: İstediğiniz kadar sevgiliniz olabilir, buna itiraz etmiyorum; ama tek bir şart var. Görgü kurallarına uyacaksınız ve bunu kimseye, hiçbir zaman göstermeyeceksiniz; toplumun gözünün önünde asla yaşanmayacak. Meğerse yüksek sosyetede, Tolstoy’un Anna Karenina’sında anlatılan o şık prensler ve kontlar dünyasında, evlilik dışı ilişki yaşamak başlı başına son derece normal sayılıyor. Hemen herkesin bir metresi, gizli yürüttüğü bir ilişkisi var; tek şart, bunun hakkında açıkça konuşmamak, kimseye belli etmemek. Böyle olunca, Anna’nın asıl sorunu da bir ilişkisinin olmasından değil, bu ilişkiyi gizleyememiş olmasından ibaret oluyor. Ve bu ikiyüzlü toplum da tam da bunun için onun üzerine çullanıyor. Böyle bir ortamda Çernişevski’nin dürüstlük ve samimiyet üzerine sözleri neredeyse devrimci sayılacak bir etki yaratıyor. Dahası Çernişevski, bu romanıyla Rus edebiyatında kadın-erkek eşitliği fikrini ilk kez bu denli gür bir sesle haykırmıştır. Romanın unutulmaz karakteri Vera Pavlovna, şöyle özetler. Biz kadınlara, toplumsal yaşamın tüm yolları resmen kapalı durumda. Bize yalnızca aile hayatının o dar çemberine sıkışıp kalmak düşüyor; hayatın onca alanı içinden elimizde kalan tek sığınak aile. Şunu iyi bilmeliyiz ki, biz kadınlar hayatın her yoluna adım atmadıkça, her mesleği icra eder hale gelmedikçe, ne kendi ayaklarımız üzerinde durabiliriz ne de adalet yerini bulur.

    Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 sans lerin nden devrim nas yapmal 2026 6 iustitia. Bg ragim mamedov lenin, o yıl boyunca çernişevski’nin “nasıl yapmalı? ” romanını üst üste beş kez okur ve... Iustitia. Bg sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 2026-05-30 10:29:15 adalet - iustitia. Bg
    Tıp Çalışmaları. Nikolay Çernişevski’nin “Nasıl Yapmalı?” romanı için illüstrasyon. Ressam Vladimir Minayev, 1965.

     

    Çernişevski’ye göre kadınların özgürleşmesi, yalnızca sosyal adaletin tecellisi değil, aynı zamanda gerçek aşka giden yoldur. Yazar, insanlar arasında eşitlik sağlanmadıkça hakiki sevginin tadılamayacağını, kişinin dengi olmayan biriyle asla mutluluğu yakalayamayacağını savunur. Zira bir efendi, hizmetkarının yanında nasıl tutuk ve huzursuzsa; eşitsizliğin olduğu yerde de ruhlar öyle kısıtlanmıştır. Çernışevski, kadın-erkek eşitliğinin olmadığı çağlarda gerçek aşkın aslında hiç yaşanmadığını öne sürer. Ona göre tarih boyunca sevgiye hep fazladan bir şeyler, ilişkinin duruluğunu bozan yabancı sesler karışmıştır. Erkeğin aşkına, kadın üzerinde kurduğu iktidar ve sahiplenme hazzı eşlik etmiş, kadın ise ya erkeğin karşısında korku duymuş ya da onun maddi gücünden faydalanmaya yönelik, tuhaf bir hesapçılık içine girmiştir. Kısacası sevginin mayasına, doğasında bulunmayan ve mutlaka sökülüp atılması gereken fazlalıklar bulaşmıştır. İşte bu yüzden, ancak tam bir eşitlik sağlandığında o saf ve samimi aşk gerçekten doğabilecektir. Sözün özü; Çernışevski bu romanında dürüstlüğü ve samimiyeti en yüce değerler olarak ilan eder. Sevmeden öpmektense, öl daha iyi!

    Romanın ikinci ana ekseni ise toplumdaki sosyo-ekonomik ilişkilere odaklanır. Bu bölümde, Vera Pavlovna’nın kooperatif usulüyle işleyen terzihane ve çalışan genç kadınlar için oluşturulan yaşam komünü betimlenir. Esasen bu bölümler, Fransız sosyalist Louis Blanc’ın “L’Organisation du travail”ının romana uyarlanmış halinden başka bir şey değildir ve dürüst olmak gerekirse, hikayenin en sıkıcı hattı da burasıdır. Çernişevski işi, komünde kaç şemsiye bulunması gerektiğine kadar ince hesaplara döker; ona göre herkes aynı anda yağmura çıkmayacağı için az sayıda şemsiye yeterlidir ve bu harika bir tasarruftur. Kısacası tüm bu detaylar, göze oldukça basmakalıp ve sıkıcı görünür. Oysa 19. yüzyılın ortalarından sonlarına uzanan süreçte fabrika hayatını anlatan metinlere; örneğin Gleb Uspenski veya Gilyarovski’nin tasvirlerine ya da Hodınka’daki fabrikaların durumuna baktığımızda karşımıza bambaşka bir tablo çıkar. Makinelerin o sağır edici gümbürtüsü arasında, üç bin kadının günde on iki saat boyunca aralıksız çalıştığını görürüz. Üstelik bu kadınlar, sağlıklarını çok kısa sürede tüketen bu ağır çalışma karşılığında acınası derecede düşük bir ücret alıyorlardı. Özetle fuhuş, pislik, barınaklar ve alkolizm, 19. yüzyılın ikinci yarısında Moskova’nın fabrika bölgelerini oluşturan o karanlık tablonun ta kendisiydi. Çernişevski romanında, işçinin kendi emeğinin ürünü üzerinde tam hak sahibi olması gerektiği ilkesini ortaya koyar. Bugünkü terminolojiyle söylersek; bu, artı değere el konulmadığı, sömürüsüz bir düzendir.

    Çernişevski, çok daha tutarlı ve mücadeleci bir demokrattı. Eserlerinde sınıf mücadelesinin ruhu hissedilir. O; Kadetlerin ve tasfiyecilerin bugün dahi nefretle andığı o liberalizmin ihanetlerini teşhir etme çizgisini, keskin bir biçimde sürdürmüştür. Ütopik sosyalizmine rağmen, kapitalizmin fevkalade derin bir eleştirmeniydi.”4

    Vera Pavlovna’nın atölyesindeki genç kadınlar, bu sistem sayesinde hem dolgun ücretler kazanır hem de işletmenin yönetiminde söz sahibi olurlar. Hayatları sadece çalışmaktan ibaret değildir; birlikte kırlara gezmeye gider, eğitim alarak aydınlanırlar, hatta Vera Pavlovna onlara kitaplar okur. Sözün özü; herkesin imrenerek baktığı, oldukça mutlu bir hayattır bu.

    Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 sans lerin nden devrim nas yapmal 2026 7 iustitia. Bg ragim mamedov lenin, o yıl boyunca çernişevski’nin “nasıl yapmalı? ” romanını üst üste beş kez okur ve... Iustitia. Bg sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 2026-05-30 10:29:15 adalet - iustitia. Bg
    Terzihanede, Nikolay Çernişevski’nin “Nasıl Yapmalı?” romanı için illüstrasyon. Ressam Vladimir Minayev, 1965.

     

    Gerçekleşen düş: Çernişevski sovyetleri nasıl inşa etti?

    Romanın üçüncü ve son ana ekseni ise doğrudan sosyo-politik fikirlere ve sosyalist ütopyaya uzanır. Bu ideal, romanın kahramanı Vera Pavlovna’nın geleceği gördüğü o meşhur dördüncü düşünde anlatılır. Bu düşteki gelecek tasviri, okuyucunun zihninde inanılmaz ve görkemli bir vizyon olarak canlanır. Çernişevski, romanının bu kısmında, kaynağını Fransız sosyalist Fourier’nin Falanster (Phalanstère) konseptini kullanır. Fourier, insanlığın geride kalan üç bin yıllık süreçte basit ve kişisel lüksü elde etmeyi başardığını, ancak karmaşık ve kolektif lüks kavramını bir türlü kavrayamadığını yazmıştır. Bu nedenle, tüm Fransa topraklarının devasa ve görkemli falanster ile inşa edilmesini teklif etmiştir. Çernişevski’de bu kolektif lüks, tarlaların ortasında yükselen, cam ve çelikten inşa edilmiş devasa gökdelenler şeklinde tasvir edilir. Bunlar; hava, ışık ve aydınlık galerilerle dolu, inanılmaz güzellikte yapılardır. Rusya’nın geleceğindeki insanlar bu evlerde kolektif bir yaşam sürdürür; çevrelerindeki tarlaları işleyerek tarımla uğraşırlar. Ancak tarımı buharlı makinelerle yaparlar; yani sadece küçük manivelaları hareket ettirmekle meşguldürler. Ne kadar çalışırlarsa, o kadar da eğlenirler.

    Vera Pavlovna’nın düşlerinde, Çernişevski’nin sosyalist görüşlerinin, Rus sosyalistlerinin bugüne dek ne yazık ki yeterince dikkat etmediği bir yönünü görürüz. Bu düşlerde bizi cezbeden, Çernişevski’nin şu bilinci tam anlamıyla kavramış olmasıdır: Sosyalist düzen, ancak burjuva döneminin geliştirdiği teknik güçlerin üretime geniş çapta uygulanması temeline oturabilir. Vera Pavlovna’nın düşlerinde devasa emek orduları; Orta Asya’dan Rusya’ya, sıcak iklimli ülkelerden soğuk ülkelere geçerek üretimi ortaklaşa yürütürler. Elbette tüm bunları Fourier’den de öğrenmek mümkündü; fakat Rus okur kitlesinin bundan bihaber olduğu, sözde Rus sosyalizminin sonraki tarihinden bile açıkça görülmektedir. Devrimcilerimiz, sosyalist toplum tasavvurlarında işi, bu toplumu bir köylü komünleri federasyonu şeklinde hayal etmeye kadar vardırmışlardı…”5

    Çalışma saatleri, yerini büyük salonlarda yapılan eğlence dolu akşamlara bırakır. Şunu belirtmek gerekir ki, başta Herzen, Bakunin ve Narodnikler olmak üzere ilk Rus sosyalistleri, geleceği özgür köylü komünlerinin bir federasyonu olarak tasavvur ediyorlardı. Köylülerin yaşadığı kötü koşullar düşünüldüğünde, onların refahını esas alan bu vizyon ilkesel olarak son derece haklıydı. Ancak Çernişevski, bu iyi niyetli ama biraz yavan kalan tarımsal idealin yerine, kendi çağdaşlarına teknokratik bir düş armağan etmiştir. Bu düş, emsali görülmemiş, inanılmaz bir geleceğin, adeta yeryüzündeki bir cennetin habercisiydi. İlk bakışta Çernişevski’nin bu kısımda orijinal hiçbir şey yaratmadığı, yalnızca Fourier’nin Falanster konseptini kendi koşullarına uyarladığı düşünülebilir. Oysa Sovyetler Birliği’nin kolektif lüks kavramını asıl olarak Çernişevski’ye borçluyuz. Eğer bu roman olmasaydı, dünyamız kesinlikle biraz daha farklı olurdu; zira devrimcilerin ve bilhassa Lenin üzerinde yarattığı büyük etki sayesinde, Sovyetlerdeki sendika sarayları, pioner sarayları ve kültür sarayları gibi yapıların ortaya çıkışını ona borçluyuz. Ben de çocukken iki yıl boyunca böyle saraylardan birine, Kültür Sarayı’na gittim.

    Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 sans lerin nden devrim nas yapmal 2026 8 iustitia. Bg ragim mamedov lenin, o yıl boyunca çernişevski’nin “nasıl yapmalı? ” romanını üst üste beş kez okur ve... Iustitia. Bg sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 2026-05-30 10:29:15 adalet - iustitia. Bg
    Sumgayıt’taki Kimyacılar Kültür Sarayı

     

    Burası Çernişevski’nin anlattığı gökdelen gibi yukarı doğru yükselen bir bina değildi, tam tersine, alçak ve uzun bir yapıydı. Ama duvardan duvara uzanan kocaman pencereleri vardı, içerisi çok aydınlık, çok ferah ve bol hava alıyordu. İçerisinde, resim ve benzeri kolektif yaratıcı faaliyetlere yönelik çeşitli atölyeler bulunuyordu. Yani bu saray da, Fourier’nin sarayları ve Çernışevski’nin gökdeleniyle aynı düşünceden doğmuştu: zenginlere değil, sıradan emekçilere tasarlanmış bir kolektif lüks.

    Lüzumsuz adamlardan kurucu kahramanlara: Bir zihniyet devrimi

    Çernişevski’nin romanının neden bu kadar popüler olduğuna gelirsek, bence cevabı çok açık. Yazar bize sadece soyut, ulaşılmaz bir hayal alemi ya da bir nevi “Güneş Ülkesi” sunmuyor. Tam tersine; ayakları yere basan, uygulanabilir ve son derece hayatın içinden, gerçekçi bir ütopya resmi çiziyor. Yani aslına bakarsanız o bize, ütopyanın ertelenmeden, hemen şu an ve herkesin kendi sıradan yaşantısı içinde nasıl uygulanabileceğini gösterdi. Bakın, bu yeni hayat tarzı sandığımız kadar uzak değil. Oraya varmak için dünyayı yerinden oynatmaya ya da devrimler yapmaya gerek yok. Özel bir çabaya da hacet yok; sadece bugünden başlamak yeterli. Çernişevski edebiyat sahnesine çıkmadan evvel, Rus romanında “lüzumsuz adam” olarak yaftalanan karakterlerin egemenliği göze çarpıyordu. Bunlar; bir türlü harekete geçemeyen, ömürlerini miskinlik ve bitmek bilmeyen bir iç muhasebeyle tüketen figürlerdi. Onegin’ler, Peçorin’ler, Beltov’lar ve Oblomov’lar… Her biri, varoluşlarını eylemsizlik üzerine kurmuş, hayatın kıyısında duran pasif kahramanlardı. Sonra edebiyat sahnesine öncekilerden çok daha cevval, eylem odaklı bir karakter olan nihilist Bazarov çıktı. Fakat ne yazık ki onun eylemi de inşadan ziyade yıkıma dönüktü. O, bir nihilist olarak misyonunu sadece zemini temizlemek, yani gelecek olan yeni düzene yer açmak olarak tanımlıyordu. Ancak nihayetinde, içinde yaşadığı toplumda kendi enerjisine uygun bir mecra bulamadı ve o da, tıpkı öncekiler gibi, “lüzumsuz adam”lar kervanına katılıp gitti. Çernişevski’nin kahramanları ise bambaşka bir kumaştan dokunmuştu; onlar Rus edebiyatının ilk gerçek eylem insanları, ilk kurucu figürleriydi. Sadece lafa değil icraata odaklanmışlardı, ancak farkları sadece bu değildi. Onlar ne yapacaklarını çok iyi biliyorlar ve bildiklerini hayata geçiriyorlardı. İşte bu yüzden, 60’lar kuşağı ve sonrasındaki o genç kitle, Çernişevski’yi okuduğunda bu karakterlerle derin bir bağ kurdu. Kendilerini onlarla özdeşleştirmek, o ataletten sıyrılıp harekete geçmek istediler. Dillerinde tek bir cümle vardı. Biz de bu kahramanlar gibi yaşamak istiyoruz.

    O dönemin Rus gençliği nezdinde bu eser, bir nevi vahiy niteliğindeydi ve bir programa dönüştü… Ne Turgenyev’in hikâyelerinden biri, ne Tolstoy’un herhangi bir eseri, ne de başka bir yazarın yapıtı; Rus gençliği üzerinde Çernişevski’nin bu romanı kadar geniş ve derin bir tesir yaratabilmiştir. Eser, Rus gençliği için adeta bir alamet halini almıştır.6

    Kehanet ve ceza: Çernişevski’nin uyarısı nasıl gerçek oldu?

    Nikolay Çernişevski, hiç şüphe yok ki kendi çağının bir yansımasıydı. Fikir dünyası ve şahsiyeti; hem Avrupa’da hem de Rusya’da radikal sosyo-politik öğretilerin filizlenmeye başladığı o çalkantılı dönemde şekillendi. O, dönemin ruhuna yön veren tüm bu akımları; materyalizmi, sosyalizmi ve ütopyacı düşünceyi derinlemesine inceledi. Fourier’den Feuerbach’a, George Sand’a kadar uzanan tüm o yenilikçi öğretilerini satır satır okuyarak zihnini bunlarla besledi. Fakat o, müthiş bir ferasetle, dönemin gençliğinin zihnini kurcalayan ama henüz bir iskelete oturmamış o dağınık fikir kırıntılarını toplayıp, onlara somut bir hüviyet kazandırmayı başarmış nadir bir şahsiyetti.

    Çernişevski; 50’lerden ta 88 yılına dek bütünlüklü bir felsefi materyalizm düzeyinde kalmayı; Yeni-Kantçıların, pozitivistlerin, Mahçıların ve diğer zihin bulandırıcıların o sefil zırvalarını elinin tersiyle itmeyi başaran, gerçekten büyük yegâne Rus yazarıdır…”7

    Dönemin ruhunda gezinen, elle tutulamaz ne kadar fikir varsa hepsini harmanladı; ortaya çelişkilerden arınmış, sapasağlam bir yol haritası çıkardı. Ve bu, öyle bir haritaydı ki, milyonlarca insan hayat yolunu ona bakarak çizdi. Nitekim o, kaleme aldığı roman sayesinde bu fikriyatı milyonlarca insana ulaştırmayı başardı. Şimdi ise dönüp dolaşıp o asıl meseleye; Çernişevski’nin romanının satır aralarına gizlediği o şifreli mesaja geliyoruz. Hani şu 1888 yılında, genç Lenin’in çözmek için üzerinde kafa yorduğu o gizemli çağrıya. Bütün Sovyet dönemi boyunca genel geçer kabul şuydu: Çernişevski, romanının satır aralarına bir devrim çağrısı gizlemişti. Bu görüşe göre romanın kahramanı Rahmetov; kendini yaklaşan o büyük olaylara, yani devrime hazırlayan hakiki bir devrimciydi. Sovyet sonrası dönemde ise araştırmacılar bu yerleşik algıyı sorgulamaya başladılar. Yeni tezlere göre Çernişevski, aslında ne bir devrim çağrısı yapıyor ne de satır aralarına gizli mesajlar serpiştiriyordu. O, özünde radikal kopuşları değil, tedrici ilerlemeyi savunan bir reformistti. Üzerine yapışan o devrimci etiketi ise, iktidarın yarattığı bir hayalden, kurgusal bir heyuladan ibaretti. Çernişevski’nin, hapishane hücresindeyken büyük bir aceleyle kaleme aldığı bu romanla asıl muradının ne olduğu, bugün bile hararetli bir tartışma konusudur. Acaba yazar, kitabı bir an evvel yayımlatarak kitleleri harekete geçirmeyi, bir devrim ateşini körüklemeyi mi hedeflemişti? Yoksa tam aksine; niyeti insanlara “Devrimle vakit kaybetmeyin, atölyeler kurup kendi işinize bakın” mesajını vermek miydi? Velhasıl, romanın bu yönü üzerindeki sis perdesi tam manasıyla aralanabilmiş değil. Peki ama, yazarın o satırların derinliklerine gömdüğü hakikat neydi? Sahi, bize ulaştırmak istediği o şifreli mesaj aslında neyi işaret ediyordu? Ancak meseleye yönümüzü değiştirip; romanı gizli şifreler taşıyan bir metin olarak değil de, Çernişevski’nin yeni insan’ın önündeki farklı yol ve yöntemlere dair zihinsel bir arayışı olarak okursak, işte o zaman eserin kilidi açılır. Roman sis perdesinden sıyrılır ve bizim için çok daha anlaşılır, çok daha berrak bir hale gelir.

    Romanın ana omurgasını, kapitalist ve istibdat rejiminin hüküm sürdüğü bir toplumda, gençlerin nasıl ayakta kalıp gelişebileceklerine dair stratejik bir rehber olarak okumak mümkündür. Yazarın işaret ettiği yol, barışçıl ve evrimsel bir değişim patikasıdır. Mevcut düzeni yıkıp dökmeden, radikal kopuşlara gitmeden toplumu dönüştürmek ve günün sonunda o sosyalist ütopyaya erişmek…

    “Nasıl Yapmalı?”nın olağanüstü başarısının sırrı neydi? Genel olarak edebi eserlerin başarısının sırrı neyde yatıyorsa onda: Romanın, okur kitlesinin önemli bir bölümünü yakından ilgilendiren sorulara canlı ve herkesçe anlaşılır bir yanıt vermesinde. Aslına bakılırsa romanda dile getirilen düşünceler yeni değildi; Çernişevski bunları bütünüyle Batı Avrupa literatüründen almıştı. Ancak “Nasıl Yapmalı?” yayımlanana dek bu ilkeler yalnızca bir avuç “seçilmiş” tarafından paylaşılıyor, okur kitlesinin geneli ise bunları hiç mi hiç anlamıyordu. Herzen bile “Suçlu Kim?” romanında bunları tüm bütünlüğü ve açıklığıyla dile getirmeye cesaret edememişti…”8

    Yani yazar aslında, yeni nesil gençlerin, halihazırdaki toplumsal gerçekliğin içine nasıl eklemlenebileceklerine dair somut bir plan ortaya koymuştur. Fakat romanın derinliklerinde çok kritik bir uyarı da saklıydı. Yazar diyordu ki; eğer devlet gençleri sindirmeyi sürdürür, önlerine set çeker ve bu yeni üretim modellerinin hayata geçmesine izin vermezse, bu işin sonu devrime varır.

    Nitekim tarihi süreç de bu öngörüyü haklı çıkardı ve olaylar tam da bu ikinci istikamette aktı. Çernişevski, romanını kaleme aldığı Petro ve Pavel Kalesi’nden çıkarılarak, tam yirmi yıl sürecek bir sürgüne gönderildi. Öte yandan, halk bu romanı okuyup büyük bir şevkle o yeni üretim birliklerini kurmaya girişince, devletin cevabı çok sert oldu. İktidar, bu girişimlere karşı derhal saldırgan bir tutum takındı ve açılan atölyelerin kapısına birer birer kilit vurmaya başladı. Bu bağlamda, İşutin ve Karakozov’un kurduğu o grup, yaşananları anlamak adına ibretlik bir örnektir. Gözünüzün önüne getirin: Yıl 1863… Çernişevski’nin romanıyla büyülenmiş, yürekleri o satırlardaki ideallerle çarpan gencecik insanlar… Planları masumane: Kolektif terzihaneler, çiftlikler kurmak… Fakat nafile. Devlet hiçbirine göz açtırmadı. Kurmayı başardıkları o üç beş atölyenin de kapısına, hükümet tarafından derhal kilit vuruldu.

    Ve aradan sadece üç yıl geçti. 1866’ya gelindiğinde Karakozov, İmparator II. Aleksandr’a yönelik o ilk suikast girişimini gerçekleştirdi. Manzara hakikaten çarpıcıydı: Özünde barışçıl bir hayat inşa etmek, üretmek ve yaşamak için yola çıkan, enerjisini hayra harcamaya hazır o topluluk; şartların zorlamasıyla kimlik değiştirmiş, bir terör örgütüne dönüştü. Hükümetin bu suikast girişimine yanıtı son derece sert tedbirlerle oldu; böylece Narodnik hareketlerin radikalleşme süreci artık geri döndürülemez bir yola girdi. Başka bir ifadeyle; genç kuşağı mevcut sosyo-politik düzenin içine çekme, onları sisteme entegre etme fırsatı, o noktada ebediyen kaçırılmış oldu. Düşünün ki olaylar zinciri burada kopmadı; aksine daha kanlı bir hal aldı. Önce 1881’de İmparator II. Aleksandr öldürülmüş, bu eylemin faili olan beş Narodnaya Volya mensubu idam edilmişti. Hemen ardından, bu kez İmparator III. Aleksandr’ı hedef alan ama başarısızlıkla sonuçlanan bir başka girişim daha yaşandı. Lenin’in ağabeyi Aleksandr Ulyanov’un da failleri arasında olduğu bu grup da idam sehpasına gönderildi. Bütün bu yaşananların ardından, 1888 yılına gelip de Lenin bu romanı eline aldığında ve titizlikle notlar çıkararak okuduğunda, gördüğü şey artık barışçıl üretim kooperatiflerine dair bir güzelleme değildi. O, satır aralarında yalnızca gizli bir devrimci program, bir eylem planı görüyordu. Yazarın o şifreli mesajını çözmeye çalıştıkça vardığı sonuç kesindi: Bu eser, sadece ve sadece devrime yapılmış bir çağrıydı. Anlaşılacağı üzere, Çernişevski’nin romanının nasıl algılandığı, tamamen dönemin ruhuna ve ülkenin içinden geçtiği o çalkantılı koşullara bağlıydı. Dolayısıyla Lenin’in kitabı yanlış yorumladığı söylenemez. O, ağabeyi darağacına gönderilmiş bir insan bu eseri nasıl okuyabilirse, öyle okudu. Başka bir deyişle; onun bu esere yüklediği devrimci anlam, o günün şartları ve tarihsel bağlamı içinde son derece isabetli ve doğru bir yaklaşımdı. Daha sonraları Lenin, meşhur “Kooperatifçilik Üzerine” makalesinde bu tartışmaya son noktayı koyacaktır. Lenin, kooperatiflere dair “fantastik” hayallerin sadece polis baskısı nedeniyle değil; asıl olarak, sosyalizm adacıklarının siyasi iktidar olmadan kapitalizm okyanusunda hayatta kalabileceğine dair o naif inanç yüzünden hüsrana mahkum olduğunu kabul eder.

    Onlar; sınıf mücadelesi, siyasi iktidarın işçi sınıfı tarafından ele geçirilmesi ve sömürücü sınıfın egemenliğinin devrilmesi gibi temel bir meseleyi hesaba katmaksızın, modern toplumun sosyalizmle barışçıl bir şekilde dönüştürülmesini hayal ediyorlardı. İşte bu yüzden, nüfusun basitçe kooperatifleştirilmesi yoluyla sınıf düşmanlarının sınıf işbirlikçilerine, sınıf mücadelesinin ise sınıf barışına (sözde toplumsal barışa) dönüştürülebileceğine dair o hayallerdeki kooperatif sosyalizmini baştan aşağı fantezi, romantik ve hatta bayağı bir şey olarak görmekte haklıyız.”9

    İşte Çernişevski’nin “idealizmi” de tam bu noktada kendini ele verir. Çernişevski, tarihin akışını maddi güçlerin veya sınıf çatışmalarının değil, sadece “doğru fikirlerin” ve aydınlanmış bireylerin değiştirebileceğini sanıyordu. Ona göre, eğer insanlara neyin akla uygun ve kârlı olduğu anlatılırsa, toplum ahlaki bir uyanışla kendiliğinden değişecekti. Bu, “fikirlerin dünyaya hükmettiği” inancına dayalı saf bir iyimserlikti.

    Marksistler nezdinde atölyelerin kapatılması, sert bir tarihsel yasanın ispatıydı: Siyasi iktidar ele geçirilmeden ekonomik kurtuluş mümkün değildir. Ütopya, gerçeğe dönüşebilmek için silahlanmak zorundaydı…

    Marx bu deneyime işaret ederek, kooperatifçiliğin başarılarının, işçilerin kapitalistler olmaksızın büyük ölçekli üretim organizasyonunun üstesinden gelebileceklerini kanıtladığını belirtir. Ancak aynı zamanda, kapitalist düzen altında kooperatif toplulukların faaliyet sonuçları tartışılmaz biçimde şunu ispatlamaktadır: 

    … kooperatif emek ilke olarak ne denli mükemmel ve pratikte ne denli yararlı olursa olsun; tekil işçilerin arızi çabalarından ibaret o dar çemberin dışına çıkmadığı müddetçe, ne geometrik bir hızla büyüyen tekelleşmeyi durdurmaya ne kitleleri özgürleştirmeye ne de onların sefalet yükünü kayda değer ölçüde hafifletmeye muktedir olacaktır.”10

    İşçi sınıfının kurtuluşunun gerçek aracı ve o büyük yükümlülüğü, siyasi iktidarın ele geçirilmesidir.

    • 1

      N. V. Valentinov, Vstrechi s Leninym (Lenin ile Karşılaşmalar), s. 103.

    • 2

      G. A. Lopatin’in N. P. Sinelnikov’a 15 Şubat 1873 tarihli mektubundan.

    • 3

      G. V. Plehanov, N. G. Çernışevski: Kniga pervaya (N. G. Çernışevski: Birinci Kitap), s. 121.

    • 4

      V. I. Lenin, Polnoye Sobraniye Soçineniy, C. 17, s. 342.

    • 5

      G. V. Plehanov, N. G. Çernışevski: Kniga pervaya (N. G. Çernışevski: Birinci Kitap), s. 119.

    • 6

      P. A. Kropotkin. (1907). İdealı i deystvitelnost v russkoy literature (Rus Edebiyatında İdealler ve Gerçeklik), s. 307.

    • 7

      V. I. Lenin, Polnoye Sobraniye Soçineniy, C. 13, s. 295.

    • 8

      G. V. Plehanov, N. G. Çernışevski: Kniga pervaya (N. G. Çernışevski: Birinci Kitap), s. 180.

    • 9

      V. I. Lenin, Kooperatifçilik Üzerine.

    • 10

      Karl Marx, Uluslararası İşçi Birliği’nin Kuruluş Çağrısı.

    Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: Nasıl yapmalı? 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-05-30 10:29:15 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku

    Sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 sans lerin nden devrim nas yapmal 2026 iustitia. Bg ragim mamedov lenin, o yıl boyunca çernişevski’nin “nasıl yapmalı? ” romanını üst üste beş kez okur ve... Iustitia. Bg sansürcülerin gözünden kaçan devrim: nasıl yapmalı? 2026 2026-05-30 10:29:15 adalet - iustitia. Bg

    ************** MAKALENİN ALTINA YORUM YAZIN **************

    *************************************

    Sektörde 25 yıllık tecrübeye güvenin!

    Toptan odun ve kömür tedarikçisi arıyorsanız kataloğumuzu ziyaret edin .

    Yakacak odun , kömür ve diğer temel ihtiyaç malzemeleri için  ONLINE MAĞAZALARIMIZA göz atın .

    Dünyanın her yerinden Bulgaristan'a TOPTAN ÜRÜN ithalatı yapmak için  İTHALAT ACENTEMİZ  (IUSTITIA Satın Alma İthalat Ofisi) ile  BURAYA TIKLAYARAK iletişime geçin  .

    Yüksek kaliteli yazılım hizmetleri için uzmanlarımızı seçin 

    ÇEVRİMİÇİ BAŞARINIZ İÇİN ORTAĞINIZ OLABİLİRİZ

    Web sitelerinin ve çevrimiçi mağazaların çevrimiçi  geliştirilmesi ve bakımı , DEV ve BT desteği, Google'da üst sıralarda yer almak için SEO optimizasyonu ve dijital pazarlama hizmetlerimizden yararlanmak için BURAYA TIKLAYIN .
    Ayrıca sağlık, güç ve canlılık da sunuyoruz. Eğitmenlerimizi görmek  için  TIKLAYIN . Kilo verme, gençleşme, kas kütlesini artırma, güç, kuvvet, dayanıklılık ve hız için programlar geliştiriyoruz .
     Profesyonel sporcular için iyi sonuçlar, ayrıca iyi bir fiziğe ve tona sahip olmak isteyenler için profesyonel ve kişisel beslenme ve antrenman rejimleribesin takviyeleri, vitaminler ve takviyeler.

    Bulgaristan veya Balkanlar'da gayrimenkul satın almak mı istiyorsunuz?

    • EMLAK ACENTEMİZİN deniz kıyısında, dağ başında, köyde veya büyük şehirde satılık ve kiralık daire, villa, ev, tarım arazisi, orman veya yatırım amaçlı arsa ilanlarına  ve  tekliflerine göz atın .
    • Bizimle  Bulgaristan ve yurtdışında ONLINE  Otel ve Tatil Evleri REZERVASYONU da yapabilirsiniz

    Siyasette ve toplumsal hayatta neler olup bittiğinden haberdar olmak için medyamızı okuyun:

    İşletmeniz Bulgaristan'da ve ...

    • Restoranınız, ızgaranız veya barbekünüz için toplu kömüre mi ihtiyacınız var? Kapınıza ücretsiz teslimatla
    • veya Küba, Afrika veya Güney Amerika'dan bir kamyon veya konteyner dolusu kömür ithal etmek istiyorsunuz.
    AMI SİPARİŞİ Charcoal Bay PER'den
    • Burgaz'dasınız ve kömür ateşinde pişirilmiş en lezzetli eti yemek istiyorsunuz ...
    Bay PER Kömür Izgarasından SİPARİŞ

    Bizi Facebook sayfamızdan takip  edin

    Bizi  Instagram'da da takip edin

    En ilgi çekici videolarımızı  TikTok ve YouTube kanalımızda izleyin

    Истории – Web Stories

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    • Rating