iustitia.bg
Öyle durup dururken edilmiş bir laf değil bu. Kocaeli Müftülüğü’nün 10 Kasım’da Mustafa Kemal için mevlit okutulması kararı üzerine söylendi. Bu türden kalın boyunlular Mustafa Kemal’i Müslüman kabil etmiyor malum. Hatta çoğuna göre Mustafa Kemal azılı bir İslam düşmanı.
Gericilik atağı değil planlı saldırı girişimidir sözleri. 2023’te, İsmet İnönü’yü hedef alarak “İsrail’i ilk tanıyan iblis İsmet İnönü, mekânın cehennem olsun” demişti. Verdiği bilgi doğru, İsrail İsmet İnönü zamanında tanındı. Ama bu tanıma, 1958’de, İsrail Başbakanı David Ben-Gurion ile Başbakan Adnan Menderes’in gizlice buluşmasından sonra sınıf atladı. Yalçın Küçük’ün deyişiyle o bulaşmadan sonra İsrail ile Türkiye arasında bir metres ilişkisi kuruldu. Arkasından gelen bütün sağcı iktidarlar döneminde ilişki sorunsuz devam etti. Bugün de öyle. İsrail’in en önemli partneri bu kalın boyunluğu Ayasofya baş imamlığına atayan iktidardır.
Boynukalın cumhuriyetin kurucularına şaşı bakıyor ama örneğin Taliban’a bayılıyor. 2021’de “Taliban işgale karşı duran bir milli mücadele hareketidir” diye selamlamıştı bu süper gericilerin iktidarını. Türkiye’nin Afganistan olmasını istiyor ve bunu saklamıyor zaten. “Yeni Anayasa’da laiklik olmasın. Laiklik yüzünden bu müslüman millete hadsiz zulümler yapıldı ve yapılıyor” demesi bu yüzden. Laiklik kalkınca din devleti geri gelecek, beklentisi bu yönde.
Mustafa Kemal’e rahmet okunmaz diye fetva veriyor aklı sıra. Bunlar laikliğin cami avlusuna terkedilmesinden sonra türeyen ve yeterince semirdikten sonra dini mülkiyetlerine geçiren tipler. Tanrıyı rehin almışlar, onun adına bik bik ötüp duruyorlar. Rahmet dilemeyecekmiş. İşte mal ortada, dilesen ne dilemesen ne?
***
Bu boynu kalınların standart bir biyografisi var. Mısır el-Ezher çıkışlı hepsi. Üniversite diye biliniyor ama başında bir imam bulunan “sünni militan” yetiştirme merkezi. Dışarıdan bakıldığında “ılımlı islam” öğretiliyor. Oysa dışarı çıkanın boynu kalınlaşıyor, saldırgan bir militana dönüşüyor. Türkiye’ye dönenlerin son durağı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi. Bizim duası pek kıymetli eleman da orada İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı. Yani cumhuriyetin kurucusuna bu lafları devlete güvenerek sarf ediyor. Yoksa görünmez olacaklarını, herkesten daha fazla “Atatürkçü” görüneceklerini biliyoruz. Boynu kalınlar familyasının temel özelliğidir.
***
Nedendir bilinmez, “İslami Dayanışma Oyunları” diye bir şey icat ettiler. “İslam İşbirliği Teşkilatı”na üye ülkelerin sporcularını toplanıyor, birbirleriyle yarışıyor. Adı tuhaf biraz, “islami” olan dayanışma mı oyunlar mı belli değil.
Bu yıl Suudi Arabistan’ın başkentti Riyad oyunların mekânı. Bizim kadın milli voleybol takımı da genç oyuncularıyla dayanışmada yerini aldı. Takım ilk maçını Afganistan, ikincisini İran kadın voleybol takımı ile yaptı. İkisini de set vermeden kazandı. Bizimkiler kısa şortlarıyla çıktı oyuna. İran takımının oyuncularının üzerlerinde eşofman üzeri şortlu formalar vardı. O halde bile şortların uzun tutulmasına özen gösterilmişti. Ancak saçların bir kısmı açıktaydı. Yani bizdeki gibi saçları olduğu gibi hapsetme hali yoktu. “Şulebaş” tarzı bize özgüdür.
Afganistan takımı oyuncuları da “İran modasına” göre giyinmişlerdi. Onların da saçlarının bir kısmı açıktaydı. Geldikleri ülkelerin halklarının ekseriyeti islam ama herkesin dayanışma oyunu kendisine göre. Oyuna şortuyla çıkan var çıkmayan var. İnanç kitapta durduğu gibi durmuyor, her ülkeye her kültüre göre şekil alıyor, yorumlanıyor. Senkretizm dediğimiz bu. Boynu kalınlar türü ne derse desin halklar islamı da esnetiyor, kendine uyduruyor.
Bizde de öyle, kadınların bir kısmını örtünmeye ikna ettiler ama onlar da kendi istedikleri gibi örtündü. “Örtünün” emrini yorumladılar, bir modaya çevirdiler. Bu, bir kısım boynu kalın ulemayı çılgına çeviriyor. Türbanı icat eden Şule Yüksel Şenler bile “olmadı böyle” diye isyan etti. Dediğine göre, evet, başlarında bir örtü vardı ama o örtü hallerden hallere girmiş, islam ve dava adına verilen mücadele boşa gitmişti.
***
Boşa giden nedir bilmiyorum. İslam’da, başlangıçta, kadın yoktur. Çünkü ortaya çıktığı köleci toplum şartlarında kadın yoktur. Tamamı kölelerle eşdeğerdir, alınıp satılırlar, ödünç verilirler, kiralanırlar. Kadının görünür olması müslüman Arap ordularının Şam’ı, Bağdat’ı ele geçirmesinden sonra. Orada kitap yoruma uğradı, kuralları esnetildi, şehre uyum sağladı, uygarlaştı, kadının gündelik hayattaki rolünü ve varlığını kabul etti. Bu Engels’in deyişiyle “fethedenlerin fethedilmesi”dir. Şam’ı ele geçirenler Şam tarafından ele geçirilmiştir. Bağdat işgalcilerini kendine benzetmiştir.
Demek ki din de evrime uğrar, değişir, dönüşür. Yayıldığı yerin kokusu siner üzerine. Etiyopya Hıristiyanlarının İsa’sı zencidir, başka türlüsü düşünülemez. Herkes tanrısını kendisine benzetir. İsa’dan 500 yıl önce yaşamış Ksenofanes, “insanlar, tanrıları kendilerine bakarak yarattı” diyerek özetlemişti bunu; “Ölümlüler, tanrıların da kendileri gibi doğduklarına, benzer giysileri, sesleri ve biçimleri olduğuna inandılar.” Hâlâ öyledir.
***
Boynu kalınlar işte bu gerçeği veya bu evrimi kabul edemiyor. “Tanrılar size benzemiyor, siz tanrıya benzeyeceksiniz” diye diretiyor. İyi ama tanrıları kim görmüş ki kendilerini onlara benzetsin?
Ama bunlar kalın boyunlular türünü önememek gerektiği anlamına gelmiyor. Araplaşmış bir güruh bu. Altıncı yüzyıla dönmüşler yüzlerini. Herkesin o çağdaki gibi yaşaması gerektiğinde ısrar ediyorlar. Bağdat’ta, Şam’da bir bozulma görüyorlar, inancı kadının olmadığı çağdaki haline döndürmek istiyorlar.
Mustafa Kemal’e düşmanlıklarının asıl nedeni işte bu. Kadın takımına bakıp hayıflanıyorlar. Akılları hep şortlarında. Yarın şortun altına tayt giyip çıksalar bu kez de saçları görünüyor diye feryat edecekler. İstedikleri saç baş, giyim kuşam değil kadının hayattan silinmesi, görünmez kılınması.
Ama hayat akıp kendi yolunu buluyor. Bağdat’ta, Şam’da, İstanbul’da, Kahire’de, Tahran’da başka başka inanç versiyonları ortaya çıkıyor. Örnek, İran mollaların kendine biçtiği örtüyü çoktan çıkarıp attı. Bu İran’da islamın silindiği anlamına gelmiyor tabii. Mollaların inancı dar gelmişti, hepsi budur.
***
Rahmet okumayacakmış. Laiklik biraz da bu boynu kalın familyası halkın tanrısına el koymasın diyeydi. Laiklik tepelenince o karanlıkta yeniden ortaya çıktılar. Örgütlenip halkın inancını mülkiyetlerine geçirdiler. Tanrılarını rehin alıp, onun adına ahkam kesmeye başladılar.
Laikliğin yıkıldığından, cumhuriyetin geri gelmeyeceğinden emin, bik bik ötüp duruyor. Cumhuriyetin kurucusuna rahmet dilemeyeceklermiş. İşte mal ortada, dilesen ne dilemesen ne?
Boynu kalın familyası ne zaman öter? 2025 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-11-08 00:34:40 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku




