iustitia.bg
Küba biliminden yeni başarılar: İnme ve dermatoloji alanında dikkat çeken sonuçlar
Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNIC), inme sonrası ve dermatolojik hastalıkların tedavisine yönelik doğal ürünlerin klinik değerlendirmesinde önemli ilerlemeler kaydedildiğini duyurdu.
Açıklama, Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez ile bilim insanları ve sağlık uzmanları arasında gerçekleştirilen düzenli toplantı sırasında yapıldı. CNIC yetkilileri, geliştirilen ürünlerin hem Küba halkının yararına sunulacağını hem de uluslararası pazarda potansiyel taşıdığını vurguladı.
CNIC Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Direktörü Dr. Sarahí Mendoza Castaño, merkezin ilaç portföyünü genişletmeye yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Özellikle, Polikosanol’ün iskemik inme geçiren hastalarda bilişsel bozukluk üzerindeki etkisini inceleyen klinik çalışmanın sonuçları paylaşıldı. 12 ay süren ve yaş ortalaması 69 olan 100 hastayı kapsayan araştırmada, tedavinin 45. gününden itibaren her iki grupta da belirgin iyileşme gözlendi.
Nöroloji ve Beyin Cerrahisi Merkezi’nden Dr. Javier Sánchez López, “Bu çalışma ile ilk kez, 20 miligram Polikosanol ve günlük 81 miligram ASA dozuyla yapılan uzun süreli tedavinin, iskemik inme geçiren hastalarda hem fonksiyonel iyileşmeyi hem de inme sonrası kalan bilişsel bozukluğu iyileştirdiğini gösteriyoruz” dedi. Sánchez López, “Bu umut verici bir sonuç” diyerek tedavinin gelecekte vasküler parkinsonizm gibi hastalıklarda da kullanılabileceğini belirtti.
Toplantıda ayrıca dermatolojik hastalıklara yönelik çalışmalar da sunuldu. Akne hastaları üzerinde yapılan ve 75 kişinin katıldığı araştırmada, ozonlanmış ayçiçek yağı (AGO) sabun ve krem uygulamalarının etkinliği incelendi. Dr. Mendoza Castaño, tüm gruplarda klinik iyileşme görüldüğünü belirtirken, “Kombine tedavinin, sabun veya krem kullanılan tekli tedavilerden daha etkili olduğu kanıtlandı” dedi.
CNIC uzmanları, kronik dermatit ve chikungunya sonrası eklem semptomlarına yönelik tedavilerde de umut verici sonuçlar elde edildiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Díaz-Canel, merkezin çalışmalarını överek, CNIC’nin “ülke için ekonomik ve sosyal öneme sahip biyomedikal ve teknolojik sorunların titiz ve yüksek kaliteli çözümüne” olan bağlılığını sürdürdüğünü ifade etti. Bu gelişmeler, merkezin kuruluşundan 61 yıl sonra da bilimsel üretim ve yenilik kapasitesini koruduğunu ortaya koydu.

Camagüey ilinde yeni güneş panelleri elektrik üretimine katkı sunuyor
Küba’nın Camagüey ilinde yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında önemli bir adım daha atıldı. Bölgede inşa edilen 21,8 megavatlık (MW) üretim kapasitesine sahip La Cívica güneş paneli parkının Ulusal Elektrik Enerjisi Sistemi’ne bağlanmasıyla birlikte, ilde aynı kapasitede iki tesis faaliyete geçti. Yetkililer, bu tesislerin “güneş ışınlarının en fazla olduğu saatlerde saatte ortalama 140 MW civarında üretim sağladığını” belirtirken, özellikle saat 11.00 ile 14.00 arasında her bir santralin sisteme 70 MW’tan fazla enerji verdiği ifade edildi.
Yenilenebilir Enerji Kaynakları İş Birimi Direktörü Juan Carlos Lacaba Jofre, projelerin mevcut enerji sorunlarını tamamen çözmediğine dikkat çekerek, “parkların günümüzde var olan tüm sorunları çözmediğini” ancak “yakıt kıtlığı ve ulusal şebekenin üretim kapasitesindeki yetersizlik göz önüne alındığında güneş enerjisi kullanımının geliştirilmesine katkı sunduğunu” vurguladı.
Öte yandan Camagüey Elektrik Şirketi, Florida Belediyesine bağlı Ortigal’de Çin teknolojisiyle geliştirilen üçüncü 21,8 MW’lık parkın kurulumunu sürdürürken, Guáimaro’da 5 MW kapasiteli ve 1 MW depolama sistemine sahip yeni bir tesisin yapımına da başladı.
1 Ocak 2026’da yeniden faaliyete geçen Yenilenebilir Enerji Kaynakları birimi, yeni yatırımların işletimi ve bakımının yanı sıra temel hizmetlerin sürekliliğini sağlamak için küçük ölçekli çözümler de geliştiriyor. Bu kapsamda “poliklinikler, bankalar, cenaze evleri, gebe evleri ve yaşlı bakım evlerinde elektrik kesintilerine karşı iki kilovatlık sistemlerin kurulumunda” aktif rol oynanırken, “Camagüey ilinde izole bölgelerde yaşayan 164 çiftçinin evine benzer ekipmanların kurulmasına başlandığı” bildirildi. Ayrıca bölgede 2,2 MW’lık yeni bir parkın tamamlanması ve başkent çevresinde üç yeni fotovoltaik tesisin daha inşa edilmesi planlanıyor.
Kübalılar için kritik adım: Pirinç üretiminde zorlu koşullara rağmen seferberlik
Küba Devlet Başkanı Yardımcısı Salvador Valdés Mesa’nın Pinar del Río’da yaptığı incelemelerde, ülke için stratejik öneme sahip pirinç üretiminin mevcut durumu ortaya konulurken, bu üretimin Küba halkının günlük yaşamıyla doğrudan bağlantısı da gözler önüne serildi.
Küba sofrasının temel gıda maddesi olan pirinçte soğuk sezon kampanyası, planlanan hedefin yüzde 95’ine ulaşarak yaklaşık 8 bin 700 hektarlık ekimle tamamlandı. Zorlu koşullara rağmen elde edilen bu sonuç, önemli bir ilerleme olarak değerlendiriliyor. Yerel yetkililerle yapılan görüşmelerde 2026 sezonu için 32 bin hektarı aşan bir ekim hedefi belirlendi. Bu hedefin, ülkenin gıda güvenliği açısından kritik bir rol taşıdığı özellikle vurgulanıyor.
Ancak üretim süreci, enerji krizi ve kuraklık gibi ciddi yapısal sorunların gölgesinde ilerliyor. Bu nedenle Vietnamlı Agri VMA şirketiyle yürütülen iş birliği kapsamında sağlanan traktörler ve ekim makineleri, üretimin sürdürülebilirliği açısından önemli bir destek olarak öne çıkıyor.
Küba’da pirinç üretimindeki her artış, yalnızca tarımsal bir başarı anlamına gelmiyor. Aynı zamanda sofraya ulaşan temel gıdanın güvence altına alınması demek. Bu nedenle yürütülen çalışmalar, ülkenin dışa bağımlılığı azaltma ve kendi kendine yeterlilik hedefi açısından kritik bir eşik olarak görülüyor.

Küba Devrimi’nin eseri: Kreşler
Küba’da erken çocukluk bakımına yönelik ilk kurumsal adımlar, ABD’nin Domuzlar Körfezi’ne düzenlediği paralı asker saldırısından yalnızca bir hafta sonra, 10 Nisan 1961’de atıldı ve ülkenin ilk üç çocuk merkezi resmen açıldı.
Bu girişim, Sierra Maestra’nın kahramanı ve Küba Kadın Federasyonu’nun (FMC) kurucusu Vilma Espín’in öncülüğünde şekillendi. Espín’in, kadınları ev içi kısıtlamalardan kurtarmayı ve çocuklara güvenli bakım alanları sağlamayı amaçlayan vizyonu belirleyici oldu. Başkomutan Fidel Castro da girişimin önemini sürekli vurgulayarak destek verdi; 1960’ta dile getirdiği “Çalışmak zorunda olan ve çocuklarını bırakacak yeri olmayan kadınların tüm sorunlarını incelemeliyiz” sözleri bu politikanın temel yaklaşımını ortaya koydu. Havana’da açılan ve devrimi simgeleyen isimler verilen bu ilk merkezler, kadınların iş gücüne katılımını artırmayı ve çocuklara erken yaşta eğitim sunmayı hedefleyen bir modelin başlangıcı oldu.
Kuruluş sürecinde genç hükümete destek veren FMC, fuarlar düzenlemek, çekilişler yapmak, posta pulları ve kartpostallar basmak gibi yöntemlerle kaynak yarattı. İlk kadrolar çoğunlukla ev hizmetlileri, ev kadınları ve kırsaldan gelen genç kadınlardan oluşuyordu; bu çalışanların “küçük çocuklara karşı derin bir sevgisi” olduğu özellikle vurgulandı.
Kreşlerde başlangıçta bakım hizmeti ön plandayken, kısa sürede eğitsel hedefler öne çıktı ve çocukların gelişimine yönelik daha kapsamlı bir yaklaşım benimsendi. 1980’lere kadar Çocukluk Enstitüsü tarafından yönetilen merkezler, daha sonra Millî Eğitim Bakanlığı’na devredilerek okul öncesi eğitim alt sistemine dönüştürüldü. Bu süreçte bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi, iş gücünün eğitiminin iyileştirilmesi ve örgün olmayan eğitim yollarının sisteme entegre edilmesi için çeşitli adımlar atıldı.
Ekonomik kısıtlar ve ABD ablukasının etkilerine rağmen bu merkezler faaliyetlerini sürdürürken, “yaratıcılığın kıtlığı telafi ettiği alanlar” olarak öne çıkıyorlar. Nitekim bu kurumlarda “şarkılar ezberlenir, kırık oyuncaklar bulmacaya dönüşür ve sevgi, kaynak eksikliğini telafi eder” anlayışıyla eğitim veriliyor. Yetkililer, “bu oyun çemberlerinin çocukları eğitimsel görevlere, oyun yoluyla sosyalleşmeye ve rollerine hazırlama potansiyelini gösterdiğini” ifade ediyor.
Enerji alanını da etkileyen abluka koşulları ve COVID-19 salgını gibi kriz dönemlerinde dahi açık kalmaya devam eden bu merkezler, çalışan aileler için temel bir sosyal destek mekanizması olmayı sürdürüyor.
Günümüzde ülke genelinde yaklaşık 1000 çocuk bakım merkezi 100 binden fazla çocuğa hizmet verirken, okul öncesi çağındaki çocukların yüzde 70’i “Çocuğunuzu Eğitin” programına katılıyor.
Talebi karşılamada yaşanan yetersizlik nedeniyle Kadınların Geliştirilmesi Ulusal Programı kapsamında sayıları 260’ı aşan ve “casitas” (küçük ev) adı verilen küçük bakım evleri devreye alınırken, özel kreşler de alternatif bir çözüm olarak ortaya çıkıyor.
Altmış beş yılı aşkın süredir faaliyet gösteren bu sistem, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini desteklemeyi, hastalıkları önlemeyi ve ailelere rehberlik etmeyi amaçlıyor. Tüm zorluklara rağmen Küba’daki erken çocukluk bakım modeli, toplumsal dayanışma ve yaratıcılıkla varlığını sürdürürken, bir yetkilinin ifadesiyle bu süreklilik şu sözlerle özetleniyor: “Her sabah çocuklar gelmeye devam ettiği sürece, bakılacak bir gelecek de olacaktır.”
Kreşlerden portreler
Küba’nın Granma ilindeki El Mambisito çocuk merkezinde görev yapan 72 yaşındaki eğitimci Mireya Quiala Pérez, yaklaşık yarım asra yaklaşan meslek hayatıyla ülkenin erken çocukluk eğitimine adanmış isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Küçük çocukların bakımına ve eğitimine 47 yılını veren Quiala, Küba Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada “çocuklarla çalışmaya doğal olarak ilgi duyduğunu ve bundan büyük bir mutluluk duyduğunu” ifade ederken, özellikle doğrudan ilgilendiği en küçük yaştaki çocukları “kendi çocukları gibi sevdiğini” vurguluyor. Meslek yaşamı boyunca farklı kuşaklardan yüzlerce çocuğa dokunan deneyimli eğitimci, yıllar sonra sokakta karşılaştığı velilerin kendisine “ona baktınız, ona öğrettiniz, teşekkür ederim” sözleriyle seslenmesini emeğinin en somut karşılığı olarak görüyor. İlerlemiş yaşına rağmen görevine ara verme düşüncesinin veliler tarafından kabul edilmediğini belirten Quiala, “bırakmamam için bana adeta yalvarıyorlar” diyerek mesleğiyle kurduğu güçlü bağı ortaya koyuyor.
Anaokulu öğretmeni olarak başladığı kariyerini okul öncesi eğitim alanında lisans derecesiyle sürdüren Quiala, emekliliğinin ardından “çocukları özlediği için” yeniden sınıflara döndü. Onun bu bağlılığı, El Mambisito’daki diğer çalışanların çabalarıyla da tamamlanıyor.
Merkezde görev yapan aşçılık öğretmeni Yalina González Vázquez, 15 yıldır sürdürdüğü görevinde likit gaz eksikliği gibi zorluklara rağmen çocuklara her gün yemek hazırlamaya devam ettiklerini belirterek, “şu anda odun ateşinde pişiriyoruz ama kaliteli yemek sunmaktan vazgeçmiyoruz” diyor. Velilerden Sobeida Lamorú González ise üç yaşındaki kızının burada yalnızca bakım değil, beslenme alışkanlıklarından iletişim becerilerine kadar kapsamlı bir eğitim aldığını belirterek, eğitimcilere duyduğu minnettarlığı dile getiriyor.
Merkezin müdürü Yudeines Miniet Vinajera, kurumda eğitimciler, yardımcı personel, aileler ve çocuklar arasında kurulan güçlü bağa dikkat çekerek, bu yapının yalnızca bir bakım hizmeti değil, aynı zamanda bir topluluk dayanışması örneği olduğunu söylüyor.
El Mambisito, Granma’daki 40 kreşten biri olarak, İl Milli Eğitim Müdürlüğü verilerine göre 6 bin 634 kayıtlı çocuğa hizmet veren sistemin önemli bir parçasını oluşturuyor.
10 Nisan 1961’de kurulan kreşlerin 65. yıl dönümü dolayısıyla yapılan değerlendirmelerde, bu kurumların çalışan annelerin çocuklarını güvenle emanet edebildiği, pedagojik ve sağlık odaklı hizmetlerin bir arada sunulduğu yapılar olduğu vurgulanıyor. Uzmanlara göre bu merkezler, yalnızca çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine katkı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumun geleceğini şekillendiren temel kurumlardan biri olmayı sürdürüyor.

Emperyal saldırı karşısında Fidel’in kültürel mirası canlı tutuluyor
Küba’daki Juan Marinello Kültür Araştırmaları Enstitüsü tarafından düzenlenen “Devrimci Hegemonya Mücadelesi: Fidel Castro Ruz’un Kültür Alanındaki Katkıları” başlıklı uluslararası seminer başladı. Etkinlik, Küba Devrimi’nin kültürel mirasını ve bu mirasın günümüz zorluklarıyla nasıl ilişkilendiğini ele almayı amaçlıyor.
Kültür Bakanlığı’na göre seminer, akademik tartışmalar ve eleştirel değerlendirmeler için bir platform sunuyor. Açılış gününde Küba’nın önde gelen aydınlarından Rafael Hernández Rodríguez bir konuşma gerçekleştirdi. Ardından “Fidel Castro Ruz: Çizmeli bir devrim. Küba toplumunun zorlukları karşısında dersler ve sorular” ile “Fidel, entelektüeller ve bir devrimin kültürü” başlıklı paneller düzenlendi. Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi İdeoloji Departmanı üyesi Elier Ramírez Cañedo da “Fidel ve Kültür” başlıklı sunumuyla tartışmalara katıldı. Cañedo, Fidel Castro’nun kültürel mirasının bugün de halkın iradesi ve direnciyle yaşatıldığını vurguladı.
Ramírez Cañedo, konuşmasında Fidel’in devrimin ilk yıllarından itibaren önemli bir noktayı kavradığını söyledi. Buna göre, kültürel sömürgeciliğin etkilerini ortadan kaldırmak için sadece ekonomik ve sosyal yapıları değiştirmek yeterli değil. Aynı zamanda halkın ortak bilincinin de dönüştürülmesi gerekiyor. Cañedo, 1961’de yapılan “Aydınlara Sözler” konuşmasını hatırlatarak, devrimin yaratıcı özgürlüğü savunduğunu ve kültür politikalarının merkezine halkı yerleştirdiğini belirtti. Bu yaklaşımın, Küba halkının dayanıklılığı ve direnciyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
Konuşmada Fidel’in farklı dönemlerde yaptığı değerlendirmelere de değinildi. Yaşam standardının yalnızca maddi imkanlarla değil, manevi değerlerle de ölçülmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca kültürde ticarileşmenin tehlikelerine karşı yaptığı uyarılar hatırlatıldı. 1990’lı yıllarda, neoliberal küreselleşmenin etkilerine karşı sanatçılar ve entelektüeller kültürel mücadelenin ön saflarında yer almaya çağrıldı. Bu süreçte kültürel kurumlar güçlendirildi. Sanat eğitimine erişim yaygınlaştırıldı ve halkın sanatsal üretime katılımı artırıldı.
Katılımcılar, seminer boyunca Fidel’in “kültür, milletin kalkanı ve kılıcıdır” anlayışının bugün de geçerliliğini koruduğu konusunda hemfikir oldu. Ramírez Cañedo, bu fikirlerin sadece geçmişe ait bir miras olarak kalmaması gerektiğini söyledi. Yeni koşullar altında yeniden yorumlanmasının önemine dikkat çekti. Ona göre, halkın iradesiyle şekillenen kültürel direnç, bugünün ve geleceğin zorluklarına yanıt üretmeye devam ediyor.
Seminer 9 Nisan’da sona erecek. Tartışmaların sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.
İklim değişikliğine karşı önemli toplantı
Havana’da gerçekleştirilen İklim Değişikliğiyle Mücadele Devlet Planı Tarea Vida’nın takip toplantısında, Bilim, Teknoloji ve Çevre Bakan Yardımcısı Daimar Cánovas ile üst düzey çevre yetkilileri bir araya geldi. Bakanlık, toplantıda “Yeni Ekonomik Aktörler Enstitüsü ve Küba Merkez Bankası ile yapılacak gelecek görüşme oturumlarına ilişkin hususların açıklığa kavuşturulduğunu” duyurdu.
Gündemin öne çıkan başlıklarından biri olan iklim finansmanına erişim konusunda Çevre Genel Müdürü Odalys Goicochea, “ülkenin yararına olacak çevresel kaynaklara erişim için projelerin formüle edilmesi ve müzakerelerin yürütülmesi açısından teknik hazırlığın şart olduğunu” vurguladı.
Toplantıda ayrıca, takımadaların kumlu plajlarının korunması, muhafazası ve tamamen iyileştirilmesini; kentleşmiş plajların turistik kullanıma önceliklendirilmesini ve yapılı mirasın kırılganlığının azaltılmasını içeren Devlet Planı’nın üçüncü görevi ele alındı. Bu kapsamda Deniz Bilimleri Enstitüsü Direktörü Roberto Núñez Moreira, “ulusal katalogda yer alan plajların yüzde 39’unun 2025 yılına kadar güncellendiğini” bildirdi.
Öte yandan, Inversiones Gamma SA’dan Pavel Morales Díaz, Ekim 2025’te düzenlenen Ulusal Kıyı Koruma ve Rehabilitasyon Çalıştayı’nın sonuçlarını katılımcılarla paylaştı.
Küba, Birleşmiş Milletler Konferansı’nda enerji ablukasını kınadı
Küba, Birleşmiş Milletler’in İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen Tek Taraflı Zorlayıcı Önlemler Konferansı’nda, ABD tarafından uygulanan enerji ablukasını insan hakları ihlali olarak kınadı.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Anayansi Rodríguez Camejo başkanlığındaki heyetin katıldığı toplantı, 9-10 Nisan tarihlerinde BM Özel Raportörü Alena Douhan tarafından “tek taraflı yaptırımlar ortamında insani yardım, tazminat ve hesap verebilirlik” başlığıyla organize edildi. Hükümet temsilcileri, uluslararası kuruluşlar ve hukuk uzmanlarını bir araya getiren konferansın açılışında, Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez’in gönderdiği mesajda, ülkeye karşı uygulanan ekonomik, ticari ve mali ablukanın güçlendirilmesi kınanırken, özellikle 29 Ocak tarihli ve ülkeye yakıt girişini engellemeyi hedefleyen başkanlık kararnamesine dikkat çekildi.
Küba heyeti adına konuşan Rodríguez Camejo, tek taraflı zorlayıcı önlemlerin kamu sağlığı, ulaşım ve üretim gibi temel sektörleri kısıtlayarak “Küba halkının günlük yaşamını doğrudan etkilediğini” vurguladı ve bu uygulamaların uluslararası hukukun temel ilkeleri ile Birleşmiş Milletler Şartı’na aykırı olduğunu ifade etti.
Birleşmiş Milletler Şartı’nı Savunma Dostları Grubu da Genel Kurul oturumunda tüm tek taraflı yaptırımları ve özellikle ABD’nin Küba’ya yönelik ablukasının son dönemdeki tırmanışını kınayan bir bildiri sundu.
Küba delegasyonu ayrıca BM sistemi içinde daha koordineli bir yanıt verilmesi, İnsan Hakları Konseyi bünyesinde bir çalışma grubu oluşturulması ve bağlayıcı bir uluslararası hukuki mekanizmaya doğru ilerlenmesi çağrısında bulundu; heyette Küba’nın Cenevre Daimî Temsilcisi Büyükelçi Rodolfo Benítez Verson da yer alırken, temaslar kapsamında çeşitli ikili görüşmelerin yapılacağı bildirildi.
Şili’den Küba ile dayanışma kampanyası
Şili Sosyalist Partisi (PS), Küba’daki hastanelere ilaç gönderilmesi amacıyla bir dayanışma kampanyası başlattı. Prensa Latina’nın aktardığına göre kampanya, Santiago’daki PS genel merkezinde düzenlenen bir etkinlikle duyuruldu.
Etkinlikte Küba’nın geçmişte Şili’ye sunduğu destekler hatırlatılarak girişim “geçmişte verilen desteğe bir karşılık” olarak tanımlandı. Santiago Topluluk Konseyi Başkanı Ismael Calderón, çok sayıda genç sosyalistin Küba’da eğitim alarak tıp alanında yetiştiğini ve bugün mesleklerini icra edebildiklerini belirterek bu katkının unutulmadığını vurguladı. Parti temsilcileri de iki ülke arasındaki tarihsel dayanışmanın bu tür adımlarla sürdürüldüğünün altını çizdi.
Konuşmalarda Küba’nın Şili’ye geçmişte sağladığı somut destekler de anımsatıldı. Jorge Madrid, Halk Birliği döneminde yaşanan gıda kıtlığı sırasında Küba’nın şeker göndererek dayanışma gösterdiğini hatırlatırken, 2010 depremi sonrasında Kübalı doktorların afet bölgelerinde görev yaptığını dile getirdi.
Pedro Aguirre Cerda Belediye Başkanı Luis Astudillo ise Küba’nın tıp alanındaki ilerlemelerine dikkat çekerek ülkenin “dünyanın en iyi tıp fakültelerinden birine sahip olduğunu” ve menenjit aşısı gibi alanlarda önemli başarılar elde ettiğini ifade etti.
Katılımcılar ayrıca, ada ülkesinin ABD Başkanı Donald Trump döneminde uygulanan enerji ablukası nedeniyle ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, başlatılan kampanyanın bu koşullarda önemli bir destek sağlayacağını vurguladı.
Küba’da elektrik üretiminde son durum
Dün, kapasite yetersizliği nedeniyle hizmetlerde 24 saat süren aksaklıklar yaşandı; kesinti bu sabahın erken saatlerine kadar devam etti. En yüksek üretim açığı ise saat 19.30’da 1792 MW olarak kaydedildi.
Öte yandan, 54 yeni güneş enerjisi santralinin toplam üretimi 3675 MWh oldu. Bu santrallerin ortalama bir saatte sağladığı azami güç ise 487 MW olarak gerçekleşti.
Dün Küba’da ne kadar elektrik açığı yaşandı?

Abluka günlükleri 37 | 9 Nisan 2026 Perşembe 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-04-09 23:30:13 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku






