Начало Новини 2025 İBB Davası’nda Necati Özkan: İstiyorum ki Türkiye’nin bu en önemli devlet krizini...

İBB Davası’nda Necati Özkan: İstiyorum ki Türkiye’nin bu en önemli devlet krizini sonlandırabilesiniz 2026

0
iustitia bg investigations news logo featured
iustitia bg investigations news logo featured

iustitia.bg

    *******************************************************************************

    SIT BG olarak sizin için tek dilli veya çok dillişirketin web sitesiçevrimiçi mağazabir influencer'ın kişisel blogu, web sitesi otel, [web sitesi] hizmetlerhaber sitesiт, web siteleri-galerilervideo sitesiler, emlak acentesi, [web sitesi] etkinlikler veya rezervasyon, ya da ilan sitesi. Onu nasıl dikersek ZENGİN SONUÇLAR SERP'de Google'da ilk sayfa, Amerikan Bing ve Rus Yandex.

    Aşağıdaki formu doldurarak bizimle iletişime geçin | Contact us filling the form below :


    Nelerle ilgileniyorsunuz? | Nelerle ilgileniyorsunuz?



    Web sitelerimizi de inceleyin : Bulgaristan Haberleri, Araştırmacı gazetecilik, YUSTITSIA Mağazası, Gayrimenkul, Petar Nizamov, Fitness, Ev için gıda, Odun kömürü, Web sitesi tasarımı, Toptan yakacak odun

    *******************************************************************************

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası’nın 20. Günü İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan’ın savunmasıyla devam etti.

    İmamoğlu: Savcının ‘haddinizi bildiririz’ sözlerini tehdit olarak algıladım

    Ancak öncesinde söz alan İmamoğlu, “Geçen hafta savcının bana yönelik ‘Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz’ şeklindeki sözünü tehdit olarak algıladım. Siz de bunu mahkemede duydunuz ve bu söz kayıtlara geçti. Sayın Başkan, ben şu anda burada yargılanıyorum ve sizin sorumluluğunuz altındayım. Bu nedenle bu tehdit karşısında bir tedbir alınıp alınmadığını bilmek istiyorum. Eğer herhangi bir tedbir alınmayacaksa, bunu açıkça ifade etmenizi talep ediyorum. Bu durumda kendi tedbirlerimi almak zorunda kalacağım” dedi.

    Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, “Bir tedbirimiz yok” deyince İmamoğlu, “Bu tehdide karşı gerekli adımları atacağımdan kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.

    Duruşma İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No’lu salonda etti.

    “Casusluk” ve “İBB” davalarından ayrı ayrı tutuklu bulunan İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan’ın geçen hafta perşembe günü başladığı savunmasının alınmasına devam edildi.

    Özkan, Eylem 4’teki “rüşvete aracılık etme” konusunun tutukluluğuyla ilgisinin bulunmadığını, bu suçla ilgili kendisine kollukta, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ya da nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinde tek bir soru sorulmadığını belirtti.

    Necati Özkan: Makul bir ticaret insanı olarak her şeyi usulüne göre yaptım 

    Bu konuda ısrarla, dilekçe üstüne dilekçe verdiğini ifade eden Özkan, tutuklandıktan 4-5 hafta sonra soruşturmaya, Kameroğlu İnşaat’ın ortağı ve yöneticisi, Kameroğlu Kuyumculuk’un sahibi, aynı zamanda çeşitli başka projelerin yöneticisi, AVM işletmecisi Adem Kameroğlu’nun dahil edildiğini belirtti.

    Kameroğlu’nun ilk beyanlarında kendisi aleyhine verdiği tek bir ifade, tek bir suçlama bile bulunmadığını ancak sonra “işin değiştiğini” söyleyen Özkan “Birileri bu arkadaşın kulağını çekiyor. Ondan sonra Adem Kameroğlu bir yalan makinesine dönüşüyor, bir iftira makinesine dönüşüyor. Etkin pişmanlık ifadesi veriyor” dedi.

    “Adem Kameroğlu, makul bir tüccar gibi davranmadı ve benim iyi niyetimden yararlanarak beni aldattı. Dediğim gibi, ortaya çıkan güvensizlik nedeniyle nakit ödediğim rakamın banka makbuzuna dönüşmesini istedim; hikâyenin tamamı budur” diyen Özkan “Ben, sorumlu bir vatandaş ve makul bir ticaret insanı olarak her şeyi usulüne uygun yaptım” ifadesini kullandı.

    Etkin pişmanlık ifadesinde Adem Kameroğlu’nun, “Bu dairelerin devri için şirket hesabımıza toplamda 2.000.000 lira para olarak yatırıldı. Bu para daha sonra tarafımızdan Necati Özkan’a iade edilmiştir” dediğini ifade eden Özkan, şunları kaydetti:

    Dilekçeleri verdim ve dilekçelerde bütün süreci anlattım; ödemenin ne olduğunu, nasıl olduğunu açıkladım. Onun üzerine aradan zaman geçince bu sefer ifadesini değiştiriyor: ‘Ya yanlış hatırlamışım, eski zaman, olabilir böyle şeyler; Aydın Şahin isimli arkadaşım gitti, Necati Özkan’a iade bedellerini yatırdı.’ Söylediğim gibi; hakikatler aylar sonra, 5 ay sonra ortaya çıktı. Keza etkin pişmanlık ifadesinde bir başka iddiası da şu, ‘İnşaatım da bitmek üzereydi ve başvuru aşamasıydı, o yüzden daireyi verdim.’ Oysa iskân başvurusu 2023’te yapılmış, Başkanım. İskânlar iki ayrı tarihte alınmıştır; biri 4 Mayıs, diğeri 8 Mayıs. Biraz önce gösterdiğim yazının en altında bunlar var. Nedeni şudur: Proje iki büyük parseldir; iskân başvurularını parsel parsel ayrı yaparsınız. Burası iki ayrı parsel olduğu için iki ayrı tarihte iskânları verilmiş ve Mayıs 2023’te alınmıştır. Bahsettiği konu ise 2017 başı, Başkanım; arada 6 yıl var.

    Keza Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesinde bir şey daha söylüyor, ‘Necati Özkan ile bahse konu 4 adet dairenin satımına ilişkin taşınmaz satış vaadi imzaladık.’ Doğru. Bunu dedikten sonra diyor ki: ‘Necati Özkan’ın ifadesinin ekinde sunmuş olduğu belge (ifade değil, dilekçe aslında) gerçek değildir.’ Tabii ki değil; ama bunu söylerken şunu demeye çalışıyor, yani ‘Bu evraklar sahtedir’ demeye getiriyor. Şöyle devam ediyor, Başkanım: ‘Şu anda Necati Özkan’ın sunmuş olduğu ve sanki 2017 yılında ödeme yapılmış gibi gösteren, kaşesi basılarak üzerine atılmış olan imza tarafıma ait olmadığı gibi, tamamen bambaşka ve gerçeğe aykırı şekilde imzalanmış olan belgelerdir.’ Şunu da ilave ediyor: ‘Necati Özkan tarafından sunulmuş olan ve bana gösterilen belgelerin bir kısmı gerçeği yansıtmamaktadır; imzalar bana ait değildir. Şirketimde hiçbir zaman bir başkasına imza yetkisi veya genel satış vekâletnamesi dahi vermediğim için, şirketim adına başka bir yetkilinin imza atması dahi söz konusu değildir.’

    Size verdiğim evraklarda işaretlediğim imzalar var; biraz sonra sayın avukatlarım da onunla ilgili detayları anlatacak. Yani adam bana bir de evrakta sahtecilik isnadında bulunmaya çalışıyor. Ben sanki oturmuşum hapishanede suçumu temizlemek, üzerimdeki atılı suçtan kurtulmak için evrak üretmişim, dosya üretmişim… 20 Nisan 2017 tarihinde imzalanan evrakların tamamı dosyanızda. Oradaki imzalar Adem Kameroğlu’nun imzası değil, genel müdürün imzasıdır. O genel müdür de bu davada sanıktır; ona da soracaksınız zaten: Veysel Erçelik. Ya insan hangi korkuyla bu kadar kısa sürede ortaya çıkacak bir yalana sığınmak zorunda kalır, Başkanım? Bu nasıl bir korku? Yani başkasına iftira at, kendini sıyır… O sırada biz de tutukluyuz tabii. Böyle bir şey olur mu?”

    ‘Ben hangi kişisel verileri ele geçirmişim’

    Necati Özkan, eylem 13 kapsamında, “kişisel verileri başkasına verme, ele geçirme ve yayma” iddiasıyla da suçlandığını belirterek, “Benim şirketimin bulunduğu Akmerkez kamerasından alınan görüntüler, kişisel verinin daniskasıdır ve bu görüntüleri troller paylaştı. Peki, ben hangi kişisel verileri ele geçirmişim ve yaymışım? Dosyaya bakıyorsunuz; Eylem 13’te, Sayın iddia makamının ve Başsavcılığın yorumu olarak bir başında varım, bir de sonunda varım. Eylem 13’ün içeriğinde hiçbir yerde ben yokum; ama bu eylemden dolayı, üstelik ‘resmen vasfı haiz örgüt üyesi’ olarak artırılmış şekilde cezalandırılmam talep ediliyor. Ben verileri neyle ve nasıl almışım? ‘İstanbul Senin’ adlı aplikasyonla… Bu uygulama Kasım 2021’de lanse ediliyor. Örgüt üyeliği isnadında ve Eylem 4’te olduğu gibi, bu isnatla ilgili olarak da soruşturmanın hiçbir aşamasında bugüne kadar bana tek bir soru sorulmadı. ‘Sen şöyle bir yanlış işin içine girmişsin; burada tanımadığın 27 kişiyle bir araya gelmişsiniz, milletin verilerini toplamışsınız, yetmemiş, bir de yabancı istihbarat servislerine satmışsınız,’ demediler. Ben bundan dolayı tutuklu değilim; yani Eylem 4’ten veya Eylem 13’ten tutuklu değilim, Sayın Heyet. Örgüt üyeliğinden ve rüşvet verme suçundan tutukluyum” şeklinde konuştu.

    ‘Temelsiz ve çürük iddianame’

    İddia makamının, “… Örgüt içindeki tüm koordinasyonun şüpheliler Necati Özkan ve Melih Geçek tarafından yapıldığı İstanbul Senin uygulaması ile kişisel verilerin işlenip örgütsel amaçlar doğrultusunda toplumu manipüle etmeye çalıştıkları ve elde ettikleri verileri yurt dışına sızdırdıkları anlaşılmıştır” dediğini aktaran Necati Özkan, hem değerlendirme cümlesi hem de hükmün hakikatten uzak olduğunu belirterek “Neyini açıklayacağımızı şaşırıyoruz” dedi. Özkan “Aynı cümle içerisinde birbirini hiç tanımayan, hayatta bir araya gelmemiş, hiçbir yolla iletişimleri olmayan insanları mesnetsiz bir şekilde birleştiriyor. İnsan, bir iddianame hazırlanırken bu kadar temelsiz ve bu kadar çürük nasıl davranabilir, şaşıyorum. Ankara’da okudum, hukuk 1. sınıf öğrencilerine verseniz böyle yazmazlar. Bu nasıl yazıldı? Bunu acaba bir konuk mu yazdı da sonra savcılık dosyaya ekledi? Gerçekten anlayamıyorum” ifadelerini kullandı.

    Hüseyin Gün’le baz eşleştirmeleri: ‘Beyefendinin evi de tam bu bölgenin ortasında’

    Özkan ayrıca, Hüseyin Gün’le baz eşleşmelerine ilişkin de savunma yaptı. Çalıştığı dönemde seçim koordinasyon merkeziyle Hüseyin Gün’ün evinin çok yakın olduğuna işaret eden Özkan, “Şirketim Akmerkez’de, evim hemen yanında Sarı Konaklar’da, Seçim Koordinasyon Merkezi ise Sanayi’nin girişinde, Levent’te. Beyefendinin evi de tam bu bölgenin ortasında! Ya ben bu beyefendiyle 300 defa değil, daha fazla HTS eşleşmesi verdiysem az vermişimdir; çünkü 24 saatim benim burada geçiyor” dedi.  

    ‘Askeri ve siyasi casusluk iddiası Cumhuriyet tarihinin gördüğü en büyük iftiradır’

    Necati Özkan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 24 Ekim 2025 günü ortaya bomba gibi bir askerî ve siyasî casusluk iddiası attığını belirterek, “Bu, Cumhuriyet tarihinin gördüğü en büyük iftiradır bu. Üst üste basın açıklamaları yaptılar; bir değil, iki değil… Ve o basın açıklamaları, yine hukuk tarihimizde görülmeyecek kadar uzun; çünkü kendileri de biliyorlar ki içi boş. Dolayısıyla milleti ikna edebilmek için aynen şunları söylüyorlar, ‘Ekrem İmamoğlu suç örgütünün asıl amacının maddi menfaat elde ederek örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmak olduğunu; örgüt yöneticilerinden şüpheli Hüseyin Gün’ün, şüpheli Necati Özkan ile örgütün bu amaçları doğrultusunda 2019 yerel seçim kampanyasında iş birliği yaptığı ve özellikle seçmenlere ait gizli bilgilerin sızdırılması suretiyle eylemde bulundukları…’ Yetmedi; seçmen profili çıkardıkları, strateji belirledikleri ve bu bilgileri yabancı istihbarat servisleriyle paylaştıkları iddia ediliyor. Cümle bu, açıklama bu! Yahu Sayın Başkan, Sayın Heyet; hakikaten bu kadar olabilir mi? Bu devletin yetkili makamları nasıl bu kadar sorumsuz, bu kadar dayanaksız iddialarda bulunabilirler?” şeklinde konuştu.

    İbrahim Kalın’dan alıntı

    MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın kitabından “Bu denilenin açık seçik bir gerçek dışılık olduğunu benim deneyimlerim zaten bana söyler” sözlerinin geçtiği bir bölümü alıntılayan Necati Özkan “İşte bu iddianameyi okuyan herkes de şunu söyleyecektir: ‘Bu iddiaların yalan, yanlış, saçma ve hilafıhakikat olduğunu bilmem için orayı gözümle görmem gerekmez; bu denli açık seçik bir gerçek dışılık olduğunu deneyimlerim zaten bana söyler.’” diye konuştu.

    Baas örneği verdi: ‘Bu dava siyasi saiklerle şekillenmeye devam edersek sonuçları ağır olur’

    Necati Özkan savunmasında “Baas” örneği vererek iddianamenin “fiyasko” olduğunu söylemesi de dikkat çekti. Özkan Saddam döneminde Irak’ta bir Türkmen’in sözlerini aktardığı konuşmasının ardından “Burası Türkiye; burası ne Saddam’ın ne de BAAS rejiminin ülkesi… Kadim devlette bunlar olmaz, BAAS rejiminde yaparsın, çünkü o emperyalistlerin tayiniyle kurulmuş ‘dandik’ bir devlettir. Orada yapılabilir ama burada olmaz, olmamalı. O yüzden lütfen kusura bakmayın, Sayın iddia makamı; ama bu iddianame bir fiyasko. Neden böyle? Çünkü bir iddianamenin sistematiği olması lazım; delile dayanması, akla ve hakikate yatkın, anlaşılabilir olması lazım. Bu dava, siyasi saiklerle şekillenmeye devam ederse, ki her gün kartopu gibi büyüyen yeni operasyonlarla devam ediyor, sonuçları ağır olur” diye konuştu.

    ‘Hüseyin Gün ve Adem Kameroğlu hakkında iftiracılıktan cezai hükümler uygulansın’

    “Yalan yere aleyhimde iftiralar atan Hüseyin Gün ve Adem Kameroğlu hakkında iftiracılıktan ceza hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum” diyen Özkan, tahliyesine ve beraatına karar verilmesini istedi.

    ‘İstiyorum ki Türkiye’nin bu en önemli devlet krizini sonlandırabilesiniz’

    Özkan, “Sayın heyetimizin tarihin doğru tarafında yer almasını; bu topraklarda ‘üstünlerin hukukunun’ değil, ‘hukukun üstünlüğünün’ geçerli olduğunu tüm millete ve dünyaya göstermesini diliyorum. İstiyoruz ki biz de Almanlar gibi ‘Silivri’de (Berlin’de) hâkimler var’ diyebilelim. İstiyorum ki böylesi bir karara imza atabilesiniz. İstiyorum ki Türkiye’nin bu en önemli devlet krizini sonlandırabilesiniz. İstiyorum ki demokrasimizi ve millî birliğimizi tamir edecek bir karara imza atabilesiniz” ifadelerini kullandı.

    Avukat Akalın: Daha büyük bir sahtecilik var mı? İlke’nin ifadesi Meşe’ye yapıştırılmış

    Necati Özkan’ın savunmasının ardından, avukatlarının savunması alındı.
    Avukat Kazım Yiğit Akalın, emniyetteki ifadelerde “Meşe” ve “İlke” olarak gizli tanık ifadelerinin sorulduğunu, iddianamede ise “Meşe”nin beyanlarının yazılmadığını gördüklerini söyledi.

    “Meşe”nin 13. eylem bakımından verdiği ifadelerin, iddianamede, “İlke” olarak yer aldığını söyleyen Akalın, şunları kaydetti:

    Meşe ayrı bir hikâye anlatıyor, İlke ayrı bir hikâye anlatıyor. İkisi farklı şeyler anlatıyor ama ikisine de aynı şey farklı isimlerle soruldu. 18 Kasım 2024’te İlke ifade veriyor, 20 Kasım 2024’te ‘Ben gizli tanıklıktan çekiliyorum’ diyor. Meşe de 17 Mart 2025’te ifade veriyor; bize 19 Mart sürecinde Meşe olarak soruluyor bu 13. Eylem. Görüyor musunuz? Bu da evrakta sahtecilik. Ne olmuş biliyor musunuz? Ben tahminimi söylüyorum ama size de soracağım. 18 Kasım’da ‘İlke’ ifade vermiş, sonra 20 Kasım’da çekilmiş. Bilmiyoruz neden; ‘İlke’ kim, bilmiyoruz. 17 Mart’ta, 19 Mart’tan iki gün önce bir ifade daha gelmiş. Demişler ki, ‘13. Eylem kısmı kıymetli, basında da satıyor bu hikâye. Bunu Meşe yazalım; İlke’nin anlattıklarını Meşe anlatıyormuş gibi yazalım. İleride Meşe’ye de söyletiriz zaten, benzer bir şeyi imzalatırız, geçmiş tarihli.’ Sayın Başkan, daha büyük bir sahtecilik var mı? ‘Şu olsa, bu olsa, copy-paste hatası olsa’ tartışalım; o değil. Farklı ifadeler; İlke’nin ifadesi Meşe’ye yapıştırılmış. Sonra ne oldu? Oyunlar değişti; İlke ikna edildi ama bu sefer Meşe çıktı. Meşe’nin 13. Eylem dışında anlattıkları var; eklerde var. Allah razı olsun, onu koymuşlar, en azından oradan görüyoruz. Ama Meşe yok ortada. Neden yok, Sayın Başkan? Size soruyorum: Meşe ile İlke’nin aynı anda bulunması istenmişti. Bulunamaz ki… Çünkü tensip zaptında çağrılmadı. Meşe’yi neden çağırmadığınızı ben bilmiyorum; savunma bilmiyor. Bakın şunu demiyorum: Meşe’nin kimliği nedir, tartışmıyoruz. Hiç umurumuzda değil. Sayın savcılık biliyor, iddia makamı biliyor, siz biliyorsunuz ama biz bilmiyoruz. Meşe neden yok. Ya da o aradaki ‘oyuncu değişikliği’ neden oldu, onu da bilmiyoruz. Bununla ilgili bir açıklama beklememiz de makuldür diye düşünüyorum.”

    HTS eşleşme tartışması…

    İddianamedeki HTS baz eşleşmelerine ilişkin iddiaları eleştiren Akalın, “Ben şu anda dışarıdaki baz istasyonundan sinyal alıyorum, telefonum oradan sinyal veriyor. Şu anda HTS’mi aldığınız zaman ‘Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu …’ diye isim verdikleri, ID numaralı baz istasyonu oluyor. Ben şu anda baz istasyonuna 50 metre yakınım, bunu tespit edebilecek dünyada bir teknoloji yok. Benim şu anda baz istasyonuna kaç metre mesafede olduğumu dünyada hiçbir şekilde kimse tespit edemez. Bunu adli bilişimcilerin hocalarıyla, herkesle konuştum. Diyorlar ki, hatta dalga geçiyorlar, ‘Bunun tespiti mümkün olsa Amerika uydu işini bırakır, BTK ile anlaşır, sadece bu şekilde operasyon yapar. Siz ne saçmalıyorsunuz?’ diyorlar. ‘Sıfır metre baz’ diye bir şey yok. Gerçekten mi? Açın, hepimiz Google’lasak zaten öğreniyoruz. Bu da hikaye” diye konuştu.

    Avukat Yiğit Akalın, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere, devletin birbirinden bağımsız, hayatta birbiriyle iletişim kurması beklenmeyen, bu konuda iki farklı kurumu bulunduğunu belirterek, “İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nce, 18 Mart saat 20.00 sularında diplomayı iptal edip, hemen ardından 102 kişilik gözaltı listesine Ekrem İmamoğlu’nu dahil ederseniz, siz toplumda hiç kimseye ‘bu dava siyasi değildir’ diyemezsiniz. İnandıramayız, Sayın Başkan. Bunu anlatamayız. Rektörlük ile Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordine olduğu bir durumu hiç kimseye inandıramayız” dedi.

    Duruşmaya bir saat ara verildi.

    İBB Davası’nda Necati Özkan: İstiyorum ki Türkiye’nin bu en önemli devlet krizini sonlandırabilesiniz 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-04-13 19:15:30 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku

    ************** MAKALENİN ALTINA YORUM YAZIN **************

    *************************************

    Sektörde 25 yıllık tecrübeye güvenin!

    Toptan odun ve kömür tedarikçisi arıyorsanız kataloğumuzu ziyaret edin .

    Yakacak odun , kömür ve diğer temel ihtiyaç malzemeleri için  ONLINE MAĞAZALARIMIZA göz atın .

    Dünyanın her yerinden Bulgaristan'a TOPTAN ÜRÜN ithalatı yapmak için  İTHALAT ACENTEMİZ  (IUSTITIA Satın Alma İthalat Ofisi) ile  BURAYA TIKLAYARAK iletişime geçin  .

    Yüksek kaliteli yazılım hizmetleri için uzmanlarımızı seçin 

    ÇEVRİMİÇİ BAŞARINIZ İÇİN ORTAĞINIZ OLABİLİRİZ

    Web sitelerinin ve çevrimiçi mağazaların çevrimiçi  geliştirilmesi ve bakımı , DEV ve BT desteği, Google'da üst sıralarda yer almak için SEO optimizasyonu ve dijital pazarlama hizmetlerimizden yararlanmak için BURAYA TIKLAYIN .
    Ayrıca sağlık, güç ve canlılık da sunuyoruz. Eğitmenlerimizi görmek  için  TIKLAYIN . Kilo verme, gençleşme, kas kütlesini artırma, güç, kuvvet, dayanıklılık ve hız için programlar geliştiriyoruz .
     Profesyonel sporcular için iyi sonuçlar, ayrıca iyi bir fiziğe ve tona sahip olmak isteyenler için profesyonel ve kişisel beslenme ve antrenman rejimleribesin takviyeleri, vitaminler ve takviyeler.

    Bulgaristan veya Balkanlar'da gayrimenkul satın almak mı istiyorsunuz?

    • EMLAK ACENTEMİZİN deniz kıyısında, dağ başında, köyde veya büyük şehirde satılık ve kiralık daire, villa, ev, tarım arazisi, orman veya yatırım amaçlı arsa ilanlarına  ve  tekliflerine göz atın .
    • Bizimle  Bulgaristan ve yurtdışında ONLINE  Otel ve Tatil Evleri REZERVASYONU da yapabilirsiniz

    Siyasette ve toplumsal hayatta neler olup bittiğinden haberdar olmak için medyamızı okuyun:

    İşletmeniz Bulgaristan'da ve ...

    • Restoranınız, ızgaranız veya barbekünüz için toplu kömüre mi ihtiyacınız var? Kapınıza ücretsiz teslimatla
    • veya Küba, Afrika veya Güney Amerika'dan bir kamyon veya konteyner dolusu kömür ithal etmek istiyorsunuz.
    AMI SİPARİŞİ Charcoal Bay PER'den
    • Burgaz'dasınız ve kömür ateşinde pişirilmiş en lezzetli eti yemek istiyorsunuz ...
    Bay PER Kömür Izgarasından SİPARİŞ

    Bizi Facebook sayfamızdan takip  edin

    Bizi  Instagram'da da takip edin

    En ilgi çekici videolarımızı  TikTok ve YouTube kanalımızda izleyin

    Истории – Web Stories

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    • Rating