iustitia.bg
Oysa orman yangınlarının “insan kaynaklı” sebepleri içerisinde, son yıllarda özellikle bir tanesi ön plana çıkıyor: “Enerji”. Orman alanlarının içerisindeki elektrik iletim ve dağıtım hatlarından, üretim tesislerinden kaynaklı yangınların sayısında belirgin bir artış var.
Bu durum, İzmir’de çıkan son orman yangınlarında daha görünür oldu ve İzmir kent gündeminde, elektrik dağıtımını gerçekleştiren “GDZ Elektrik” şirketi, orman yangınının ana sorumlularından biri olarak kabul edilmeye başlandı.
“GDZ Elektrik” hakkında, yeraltı kabloları için gerekli kazı derinliğini sağlamadığı ve gerekli diğer önlemleri almadığı, 12 Temmuz 2024 yılındaki sağanak yağış esnasında sokakta yürüyen 2 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olduğu için, İzmir kamuoyunda geçmişten gelen büyük bir tepki de vardı.
Bu koşullarda, enerji dağıtımının özelleştirilmesinin sonuçlarını iki büyük acıyla gözler önüne seren “GDZ Elektrik” hakkında bir dosya hazırlamaya karar verdik.
Yazı dizisi için çalışmaya başlarken, “GDZ Elektrik” için söylenebileceklerin büyük bir bölümünün, diğer özel dağıtım şirketleri için de geçerli olduğunu biliyorduk. Ancak, enerji sektörünün özelleştirilmesinin ortaya nasıl büyük bir rant çıkardığını, bu rantın sadece dağıtım şirketlerini değil, geri plandaki büyük finans kuruluşlarının elektrik dağıtım şirketlerine nasıl ortak olduğunu, yönetim kararlarına nasıl müdahil hale geldiklerini somut örneklerle aktarmak için, bir şirkete yoğunlaşmanın önemli olduğunu düşündük. Ve sonuçta, üç yazıdan oluşan bir yazı dizisi ortaya çıktı.
Dosyamızın ilk yazısında, orman yangını istatistiklerini ele alacak ve İzmir’deki elektrik kaynaklı orman yangınlarının kaza mı, ihmal mi yoksa kasıt mı olduğu sorusunu yanıtlamaya çalışacağız. İkinci yazımızda, enerji sektöründeki özelleştirme sürecinin tarihsel seyrine, bu süreç içerisinde “GDZ Elektrik”in bağlı olduğu “AYDEM Holding”in pozisyonuna bakacağız. Üçüncü yazımızda ise “AYDEM Holding”in hızlı yükselişine göz atıp, bazı finansal tabloları inceleyecek ve enerji sektörünün arkasındaki kimi gizli aktörlere işaret edeceğiz.
Ülkemizin doğal kaynaklarının yok edilmesinde payı olan ancak istatistiklerde “insan kaynaklı” kategorisine sokularak gölgede bırakılan sorumluların bir bölümünü açığa çıkarmaya çalışacağız.
Birinci Bölüm:
Orman yangını istatistikleri ne söylüyor? İzmir’deki elektrik kaynaklı orman yangınları kaza mı, ihmal mi? Yoksa kasıt mı?
2025 yılının yaz aylarında, ülkemizde yine büyük yangınlar ile yüzleştik. Yangın söndürme çalışmalarında kaybedilen hayatlar, yitirilen hektarlarca yeşil alan ve sayısız canlı hepimizi derinden etkiledi. Büyük bir üzüntü duyduk.
Ancak öfkemiz çok daha büyüktü. Ne yangınların çıkmasını, büyümesini ve yayılmasını engelleyebilecek önlemler alınmıştı, ne de yangın ile mücadelede ihtiyaç duyulan hazırlık vardı. Sahada koordinasyonsuzluk hâkimdi, yeterli personel yoktu. Büyük bir özveri ile yangın çalışmalarında görev alanların çoğunluğu, Orman Genel Müdürlüğünün “hizmet alımı ihalesi” ile çalıştırdığı mevsimlik işçilerdi.
Yeterli donanımları yoktu. Deneyimleri ya eksikti ya da hiç yoktu.

Bütün bunların üzerine, başta İzmir olmak üzere kimi kentlerde orman yangınlarının çıkış nedeninin elektrik şebekeleri olduğunu öğrendik. Aslında, elektrik şebekeleri ile yangınların bağlantısı yeni değildi. Diyarbakır ve Mardin’i etkileyen, 15 yurttaşımızın hayatını kaybettiği 20 Haziran 2024 tarihli yangında, en acı bir şekilde kamuoyunun gündemine girmişti.
Bir yandan da, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan “Ormancılık İstatistikleri” de, “enerji” kaynaklı yangın sayısının, yıllar içerisinde arttığını kayıt altına alıyordu.
“Enerji” kaynaklı orman yangınlarının sayısı 2021 yılında 124 iken, 2024 yılına gelindiğinde 230’a çıkmış ve 2021–2024 yıllarında yüzde 85 oranında artış göstermişti. Bu dönem içerisinde, enerji kaynaklı yangın sayısının toplam yangın sayısına oranı da, düzenli olarak artmıştı. 2021 yılındaki toplam orman yangınlarının yüzde 4,4’ü enerji kaynaklı çıkarken, bu oran 2024 yılında yüzde 6,1’e yükselmişti. (Tablo 1)
Bu yükselişin önemli kaynaklarından biri de, orman alanları içerisinde madencilik ve enerji sektörlerine verilen izinlerdi. 2019 yılında düzenlenen “Lisanssız Elektrik Yönetmeliği”nin getirdiği “teşvik”lerin de etkisi ile özel sektör, orman alanlarında yenilenebilir enerji tesisleri kurulumu için izin talebi başvurularını arttırıyor ve 2020 yılında orman alanlarında enerji sektörü için verilen izinler 2012 yılından beri ilk kez madencilik izinlerinin sayısını geçiyordu. (Grafik 1)

2020–2024 yılları arasında, orman alanlarında, madencilik ve enerji sektörleri için sırası ile 7 bin 51 ve 7 bin 565 adet izin verilmiş, izin verilen orman alanlarının büyüklüğü ise madencilik için 43 bin 826 hektarı, enerji için 61 bin 753 hektarı bulmuştu. 5 yılın sonunda, toplamda, 105 bin 579 hektarlık orman alanı, madencilik ve enerji sektöründeki özel şirketlere tahsis edilmişti. (Grafik 2)

Bütün bu gelişmeler, orman yangınına sebep olan başlıklar arasında, “enerji”yi, diğer birçok etmenin önüne geçiriyordu. 2024 yılı için “Orman Yangınlarının Çıkış Nedenlerine Göre Sayıları ve Toplam Yangın Sayısına Oranı” incelendiğinde, çıkış nedeni “enerji” olan orman yangınları, doğal olmayan ve sebebi net olarak bilinen orman yangınları arasında, “anız” kaynaklı yangınlardan sonra 2. sıraya yükselmişti. (Tablo 2)
2024 yılında, çıkış nedeni “enerji” olan 230 orman yangınının, Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren 30 Orman Bölge Müdürlüğüne göre dağılımına bakıldığında ise, yetki alanlarında 31’er orman yangını çıkan Elazığ ile İzmir Orman Bölge Müdürlüklerinin ilk sırada, yetki alanında 22’şer orman yangını çıkan Antalya, Mersin ve Muğla Orman Bölge Müdürlükleri ise ikinci sırada yer aldığı görülüyordu. (Tablo 3)
Bir diğer çarpıcı veri ise yanan orman alanı büyüklüklerinin, yangın çıkış sebeplerine göre dağılımını gösteren tablolarda ortaya çıkıyordu. 2024 yılında, yangın çıkış nedeni enerji olan yangınlar sonucunda, 3 bin 263 hektarlık bir orman alanı yanmıştı. 2024 yılında yanan toplam orman alanı büyüklüğünün yüzde 11,9’u, toplam orman yangını sayısının yüzde 6,1’inin kaynağı olan “enerji”nin çıkardığı yangınlarla yanmıştı. (Tablo 4)
Aralarında doğrudan bir ilişki olmasa da, durumun büyüklüğünü ortaya koymak için bir kıyaslama yapılacak olursak, 2024 yılında enerji sektörüne tahsis edilen 7 bin 271 hektarlık alanın, yüzde 45’ine denk gelen bir orman alanı, gerekçesi enerji olan yangınlar sonucunda yanıyordu.
Yazı dizimiz hazırlanırken, 2025 yılı istatistikleri, daha yayımlanmamıştı. Ancak bürokrasi ve istihbarat kaynakları ile yakın temas halinde olan Yeni Şafak gazetesi yazarı Yahya Bostan, 5 Ağustos 2025 tarihli köşe yazısında2, “karar vericilerin masasında duran bir rapor”dan söz ediyor ve 2025 yılında, gerekçesi enerji olan yangın sayısının, toplam yangınların yüzde 12’sine yükseldiğini, enerji kaynaklı yangınlarda kül olan orman alanının da yanan toplam orman alanının yüzde 29’una ulaştığını yazıyordu. Yayımlanmayan bu veriler, 2025 yılı istatistiklerin, 2024 yılındakinin 2 katına çıktığını gösteriyordu.
Yangınların kaynağı elektrik hatları
İstatistiklere de yansıyan bu durumun saklanamayacak bir noktaya geldiği, İzmir’deki yangınlar devam ederken İzmir Valisi Süleyman Elban’ın yaptığı “Hem Çeşme hem Ödemiş hem Seferihisar hem de Foça’daki yangınımız, elektrik hatlarından kaynaklı olarak çıkmış durumda” açıklamasından da görülebiliyordu.
İzmir Valisi Elban’ın açıklamasının ardından, İzmir ve Manisa illerinde elektrik dağıtımından sorumlu olan GDZ Elektrik Anonim Şirketi (GDZ Elektrik), yangınların “elektrik tellerinden” kaynaklı çıktığına dair somut bir veri olmadığını belirten bir açıklama yapsa da, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan “yangın raporları”, GDZ Elektrik’in iddiası ile çelişiyordu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığının raporlarında,
- Çeşme Yangını için, “Yangın yerinde yapılan tetkikte; yangının başlangıcının 127/8, 127/7 ve 127/5 ada parsel numaralarının üzerinde bulunan elektrik direklerindeki tellerde meydana geldiği görülmüş olup, yapılan araştırma ve soruşturma sonucunda; elektrik direklerindeki tellerin (yıpranma, aşırı akım, deformasyon, ark, aşırı ısınma, kablo bağlantılarında gevşeme, fırtınanın elektrik tellerine zarar vermesi vb.) sebeplerle kıvılcım çıkarması ve bu kıvılcımların elektrik direğinin altında bulunan kolay tutuşan kuru otları tutuşturması, ardından ormanlık alana sıçraması neticesinde yangının çıkmış olabileceği”,
- Ödemiş yangını için ise “yerleşim yeri yakınında bulunan tarla üzerinden geçen alçak gerilim elektrik iletim hattının herhangi bir neden ile (deforme olma, rüzgârın etkisi vb.) koparak toprak zemine teması ile oluşan elektrik kısa devre sonucu çıkan kıvılcımların, kuru otları tutuşturup yakınında bulunan ormanlık alana ve yerleşim yerlerine sirayet etmesi neticesinde yangın çıkmış olabileceği” değerlendirmesi yapılıyordu.
Öte yandan, bu iki raporun dışında, Menderes’te başlayan ve Seferihisar’a yayılan yangın için İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ancak bir süre sonra herhangi bir gerekçe gösterilmeden değiştirildiği iddia edilen “yangın raporu” söz konusuydu.3
Hazırlanan ve ardından “geçersiz” ilan edildiği iddia edilen ilk raporda, “Zeytinlik alan içerisinden geçen alçak gerilim hattında herhangi bir neden ile (rüzgâr nedeniyle elektrik tellerinin birbirine temas etmesi, ark yapması, elektrik hattındaki yıpranma, deforme olma vb.) meydana gelen elektrik kısa devre sonucu çıkan kıvılcımların altında bulunan otların tutuşturulması” yangının kaynağı olarak gösterilirken, yeniden düzenlediği iddia edilen raporda hem yangının çıktığı yer farklılaşıyor hem de yangının sebebi “sigara/izmarit” olarak değiştiriliyordu.
İlk rapor ile yeniden düzenlendiği iddia edilen ikinci rapor kıyaslandığında, 112’ye yapılan ihbarın kayıt numarası, itfaiyeye bildirim saati ve bildirim numarası gibi bilgilerin tamamı farklıydı.
Ayrıca, yangın sonrasında hazırlanan ve yangından etkilenen alanları gösteren grafikler incelendiğinde, “geçersiz” ilan edildiği iddia edilen ilk rapordaki adresin, yangından asıl etkilenen orman alanının merkezinde yer aldığı, ikinci rapordaki adresin ise bir fabrikaya ait fidanlık ve onun çevresindeki doğal çayırlık alan olduğu açıkça görülüyor.
Bu açıdan, aralarında 12 km bulunan ve birkaç saat ara ile çıkan iki farklı yangın için, ayrı ayrı iki yangın raporu hazırlanmış olması en büyük olasılık.
Ancak, süreç içerisinde İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından gazete haberine dair bir açıklama yapılmamış olması, benzer bir bölgede çıkan yangınlardan birinin raporunun, orman yangınının asıl kaynağında düzenlenen ve yangın gerekçesini “elektrik” olarak gösteren “yangın raporu”nu değiştirmek için kullanılmış olması da ihtimal dâhilinde.

GDZ Elektrik en son ne zaman bakım yaptı?
Her durumda, orman yangınlarına ilişkin üç rapor (Çeşme ile Ödemiş yangınlarının raporları ve Menderes’te başlayıp Seferihisar’a yayılan yangının değiştirilmeden önceki raporu) da, elektrik direklerindeki tellerin çeşitli sebepler ile kıvılcım çıkarmasını ve kıvılcımın elektrik tellerinin altındaki otların tutuşturmasını, yangının ilk kaynağı olarak gösteriyordu.
Bu koşullarda, önce basit soruların yanıtlanması gerekiyor. GDZ Elektrik, bitki örtüsünün temizlenmesi, kablolardaki kısalma ya da sarkmanın iklim koşullarına bağlı olarak düzeltilmesi için uygulanan sehim alma işlemi gibi uygulamaları yapmış mıydı? Yaptıysa ne zaman yapmıştı? Yapmadıysa neden yapmamıştı?
GDZ Elektrik web sayfasında yayımlanan “Güncel İhale Duyuruları”4 ve “Sonuçlanan İhaleler”5 sayfalarında yapılacak aramalar, bu konuya ilişkin bir fikir veriyordu.
18 Kasım 2020 tarihli ve 31308 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Planlı Bakım Harcamalarının Tarife Hesaplamalarında Dikkate Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar”a göre, “havai hatlarda sehim alınması”, “dağıtım şebekelerinde orman koruma amaçlı budama ve koridor açma işlemleri” gibi işlemler ikinci seviye planlı bakım işi kapsamında yer aldığı için, arama filtrelerinden biri “İkinci Seviye Planlı Bakım İşi” olurken, “bitki örtüsü temizliği” ihalelerini de, doğrudan yangınlara karşı alınan tedbirler ile ilişkilendirmek mümkündü.
İhale listelerinde İzmir’de “İkinci Seviye Planlı Bakım İşi” için en son çıkılan ihale, IH20235079 dosya numaralı ve “I. ve II. Seviye Planlı Bakım İşi Hizmet Alımı” başlıklı ihaleydi. Bu ihalenin son teklif tarihi 15.12.2023 olarak görünüyordu.
Yani, mevsim şartlarına göre düzenli olarak kontrol edilmesi ve düzeltilmesi gereken kablo sarkmalarının, eğer hepsinin bu ihale ile kontrol edildiğini varsayarsak, en son 20 ay önce yapılmış ve sonrasında hiçbir işlem yapılmamıştı.
“Sonuçlanan İhaleler” arasında, en son yapılan “Bitki örtüsü temizliği işi hizmet alımı” ihalesi ise, IH20245025 dosya numarası ile sitede yer alıyor ve 23.08.2024 tarihinde sözleşme imzalandığı yazıyordu.6 İhale dokümanı internet sitesinde yer almıyor ve bitki örtüsü temizliğinin yapıldığı alan net olarak bilinmiyor olsa da, en son bitki örtüsü temizliğinin, yaklaşık 1 yıl önce yapıldığı ortaya çıkıyordu.
En çarpıcı durumlardan biri de, “Güncel İhale Duyuruları” arasında yer alan IH20255049 dosya numaralı “Bitki Örtüsü Temizliği İşi Hizmet Alımı”7 ihalesinin, son teklif verme gününün 02.07.2025 tarihinde olmasıydı. Hem Ödemiş’teki hem de Çeşme’deki yangınlar, 2 Temmuz 2025 tarihinde çıkmıştı.
İzmir’de orman yangınları için en riskli zamanın Temmuz ayı ile birlikte başladığı dikkate alındığında, İhale sürecinin tamamlanması ve sözleşmenin imzalanması için geçen süreler ile birlikte, en iyi ihtimalle Temmuz ayının sonunda başlayabilecek bir “bitki örtüsü temizliği”nin, ne işe yarayacağı gerçekten, yanıt bekleyen bir soru olarak ortada duruyor.
Orman yangınlarının çıkış nedenlerine dair istatistikleri içeren tablolara dönüp yeniden baktığımızda, gerekçelerin, “İhmal, Kasıt, Kaza, Sebebi Bilinmeyen ve Doğal” olmak üzere 5 ana kategoride toplandığını ve yangın nedeni olarak gösterilen “enerji”nin “kaza” kategorisinde olduğunu görürüz.
Bunca veriden sonra, başka bir soruya da yanıt arama ihtiyacı duyuyoruz: 2025 yılının yaz aylarında İzmir’de gerçekleşen “enerji” kaynaklı orman yangınları, gerçekten bir kaza mıydı?
- 2
https://www.yenisafak.com/yazarlar/yahya-bostan/komisyonun-odagi-ypg-kligi-ve-ormanlari-kim-yakti-4736041
- 3
https://www.gazeteyenigun.com.tr/foto/25900256/izmir-yangininda-rapor-degisti-buyuksehire-gore-gdznin-gunahini-almisiz?1
- 4
https://www.gdzelektrik.com.tr/bilgi-merkezi/i-haleler/guncel-ihale-duyurulari
- 5
https://www.gdzelektrik.com.tr/bilgi-merkezi/i-haleler/sonuclanan-ihaleler
- 6
https://www.gdzelektrik.com.tr/bilgi-merkezi/ihaleler/611/bitki-ortusu-temizligi-isi-hizmet-alimi
- 7
https://www.gdzelektrik.com.tr/bilgi-merkezi/ihaleler/704/bitki-ortusu-temizligi-isi-hizmet-alimi
İzmir’deki orman yangınları gerçekten kaza mıydı? IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-10-23 23:27:32 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku




