iustitia.bg
İslamabad’da bir araya gelen ABD ve İran heyetleri 21 saat görüştüler. Sonra evlerine döndüler. ABD’nin uzaylıların şeytani varlıklar olduğunu düşünen bir birey ile iki sahtekâr ve siyonist emlakçı/müteahhitten oluşan üstün yetenekli müzakere kadrosu nasıl oldu da İran’a boyun eğdiremedi, hayret!
Hafta başında ilan edilen ateşkesin savaşa verilen kısa bir arayla sınırlı kalması da mümkün, görüşmelerin yeniden başlaması da. Bu arada savaşa ara verildiğini söylemek de eksik. Zaten müzakerelerin kalıcı bir sonuca ulaşmasının önündeki en büyük engel de bu. İsrail Lübnan’a yönelik saldırılarına hiç ara vermedi bu sürede. Yalnızca ateşkesin ilk gününde saldırdığı vahşilikte saldırmadı ama öldürmeye devam etti. Gazze’de çoluk çocuk demeden 80 bin kişiyi katleden İsrail, Lübnan’da daha şimdiden iki binden fazla insanın canına kıydı.
Kırk gün süren savaş ve ilan edilen geçici ateşkesin ortaya koyduğu gerçeklerden biri de İsrail’in sonsuz bir muafiyetten yararlanmaya devam ettiği. Birleşmiş Milletler’e üye devletler için geçerli sayılan hiçbir kural İsrail’i bağlamıyor. Hastane bombalamak da, doktor öldürmek de, cankurtaran araçları vurmak da serbest İsrail için.
Bu konu gündeme geldiğinde 10 milyonluk bir ülke nasıl oluyor da bu derece geniş bir özgürlük alanını geri kalan dünyaya dayatabiliyor diye soran çok oluyor. Soru yanlış olunca, yanıtlar da havada kalıyor. Üstelik o yanlış yanıtlardan büyük bir zekâ ve yenilmezlik sonucu da çıkartılıyor.
Oysa İsrail’in gücü, aklı, fikri İsrail’den kaynaklanmıyor. İsrail, dünyaya hâkim olan hastalıklı sermaye düzeninin somut bir yansıması. Bu hafta yitirdiğimiz devrimci aydın Yalçın Küçük bunu veciz bir sözle ifade etmişti “Türkiye’deki İsrail, İsrail’dekinden daha güçlü” diyerek. Türkiye için geçerli olan neredeyse bütün dünya için geçerli. İsrail’in gücü ABD’den aldığı ve kendi geliştirdiği silahlardan, casusluk teknolojisinden kaynaklanmıyor. İsrail’in New York’taki, Washington’daki, Londra, Paris ve Berlin’deki gücü asıl belirleyici oluyor. Bu sanıldığı ve yoksullara satıldığı gibi bir dine mensubiyetle değil sermaye düzeninin doğasıyla bağlantılı.
O düzenin bir adı da Epstein çetesi. Epstein çetesi canı sıkılıp sapkınlıklarına sapıklık ekleyen bir grup değil, bir sömürü organizasyonu. Etnik veya dinsel bir gruba aidiyeti değil, sömürü düzeninin parçası olmayı temel alıyor. Bu yüzden çetede Birleşik Arap Emirlikleri’nin ve Suudi Arabistan’ın yöneticileri de var, Türkiye’den otel ve gazete patronları da, anlı şanlı akademisyenler Norveç Prensesi ve Birleşik Krallık Prensi de. Üyeliğin temel şartı emek ve halk düşmanı olmak.
Monşerlikten olacak, ben Fransa’yı yakından izlemeye çalışıyorum. İsrail’in Paris’teki gücüne dair örnekleri daha önce de yazmıştım. Geçtiğimiz haftalarda bunlara bir yenisi eklendi.
Fransa’da İsrail vatandaşlığı da taşıyarak siyaset yapmak, milletvekili, bakan olmak, askere gidip Filistinli çocukları öldürüp geri dönmek normal karşılanıyor. Ancak ikinci vatandaşlığınız ya da kökeniniz Kuzey Afrika ülkelerinden birinden ise çarşı karışıyor. Yazılı olmayan bir kural bu. Bir de Filistin kökenli ve Filistin davasının yanındaysanız Fransa’daki İsrail’in gücünü hep birlikte gösteriyorlar size.
Rima Hassan Filistin kökenli genç, 34 yaşında bir Fransız siyasetçi. Halep’te bir Filistinli mülteci kampında doğmuş. Ailesiyle 9 yaşında Fransa’ya göç etmiş. 18 yaşına kadar vatansız mülteci statüsünde yaşadıktan sonra nihayet Fransa vatandaşı olmuş. Sorbonne Hukuk’ta yüksek lisans yapmış. Tezinin konusu İsrail ve Irkçı Güney Afrika yönetimlerinin hukuk düzenlerinin karşılaştırılması.
Göçmenler konusunda çalışmalar yürüten Rima Hassan 2023’te siyasete de atılmış. Mélenchon’un Boyun Eğmeyen Fransa Partisi’nden Avrupa Parlamentosu’na seçilmiş.
Rima Hassan Filistin davası konusunda aralıksız savaşan bir kadın. Konusunu biliyor ve etkili konuşuyor. Tartışma programlarında Fransa’daki İsrail’in beslemelerini duvardan duvara çarpıyor. Lübnan’ı işgale kalkan Merkava tanklarını tenekeye çeviren Hizbullah’ın yaptığının bir benzerini, Paris’te, yasaklanmadığı zamanlarda Berlin’de veya Londra’da konuşarak yapıyor. O yüzden de Epstein çetesinin hedefi. Mossad tarafından edinilen kişisel bilgileri sosyal medyada paylaşılıyor, tecavüz ve öldürülmekle tehdit ediliyor. Medeni Fransa devleti de bu saldırı ve tehditleri “ifade özgürlüğü” kılıfına sokup seyrediyor.
Yalnız Rima Hassan’ın Filistin kökenli, bilgili, zeki, esmer ve solcu olmasının dışında büyük bir suçu daha var. Geri adım atmıyor. Hassan’ı bir türlü susturamayan Fransa’daki İsrail ya da Epstein çetesinin Fransızca konuşan kanadı geçtiğimiz haftalarda bir denemeye daha imza attı. Bakın bu kısım bize bayağı tanıdık gelecek.
Rima Hassan paylaştığı bir sosyal medya mesajı gerekçe gösterilerek karakola ifadeye çağrıldı. Mesajda, 1972 yılında Japon Kızıl Ordusu’nun Ben Gurion havalimanına gerçekleştirdiği bir saldırıyı hatırlatmış, bunun Filistin halkının uğradığı zulme bir yanıt olduğunu ifade etmişti.
Rima Hassan ifade vermek üzere gittiği karakolda terörizmi övme suçuyla gözaltına alındı. Bu skandalın birinci ayağıydı zira bir Avrupa Parlamentosu (AP) üyesinin gözaltına alınabilmesi için dokunulmazlığının kaldırılmış olması gerekiyordu. Oysa AP böyle bir karar almamıştı.
Skandalın ikinci ayağı gözaltı işleminin, alınan ifadenin, tutanakların neredeyse eşzamanlı olarak basına sızdırılmasıydı. İsrail ve aşırı sağcılara verdiği destek artık bilinen BFM haber kanalı, gelişmeleri saniye sektirmeden yayınlamaya başladı.
Skandalın üçüncü ayağı, Rima Hassan’ın karakolda gözaltına alındığı sırada çantasında uyuşturucu bulunduğu bilgisi, daha doğrusu iftirasıydı. BFM bunu da kocaman manşetlerle yayınladı ve Fransa’daki İsrail’in medyadaki bir dizi temsilcisine saatler boyunca ballandıra ballandıra yorumlattı.
Skandalın dördüncü ayağı, karakoldan basına bilgi ve yalan aktaran kişinin kim olduğu belirlenmesiyle ortaya çıktı. Bu haltı yiyen bizzat Adalet Bakanlığı sözcüsüydü. Sacha Straub-Kahn, Sarkozy döneminde Adalet Bakanlığına yerleştirilmiş bir İsrail aparatı olarak “görevini” yapmıştı.
Bu arada Hassan, gözaltına alındığı günün akşamında serbest bırakıldı. Zira dokunulmazlık nedeniyle işlem hukuksuzdu ve isnat edilen suç işlenmiş olsa dahi tutuklamaya konu olması mümkün değildi. Esasen asıl amaç, uyuşturucu yalanının sermayenin sadık borazanı BFM kanalıyla yayılmasını sağlamaktı. “Üstün” İsrail zekâsı, en ucuz Amerikan filmlerine layık bir numara planlamıştı.
Rima Hassan ve avukatlarının derhal başvurduğu mahkemede uyuşturucu isnadının tümüyle uydurma olduğu ortaya çıktı. Ancak 72 saat boyunca bu iftira üzerinden yayın yapan BFM de, üç paralık yorumcuları da özür dilemediler. Muhtemelen bu infaz girişimi için Epstein çetesinin kripto hesaplarına yatırdığı paraları yemekle meşguldüler.
Bu arada zamanında Fransa’da yaşayan liberal solcu bir Türk akademisyenin “Öyle şey olmaz Engin Bey, Fransa’da kurumlar var” diye bana çıkıştığı ülkenin RTÜK muadili kurumu ARCOM’un BFM hakkında hiçbir işlem yapmadığını da ekleyelim. Mesele İsrail olunca Fransa’da da, İngiltere’de kurumlar filan yok ama liberallerin iflah olmaz Avrupa kuruntularının bulunduğu bir gerçek.
Ben bu satırları yazarken ülke gündemi İsrail ile Türkiye arasındaki söz düellosuna kilitlenmiş, AKP yöneticileri ve muhalif siyasetçiler reislerini savunmaya girişmişti. Aklı başında herkesin görebileceği gibi, bu ağız dalaşı üçüncü sınıf bir müsamereden başka bir şey değil.
Evet, İsrail bir tehdit. Üstelik bütün dünya halkları için bir tehdit. Çünkü sermaye egemenliğinin hüküm sürdüğü her ülkede Epstein çetesinin en acımasız uzantısını teşkil ediyor.
İsrail’le mücadele etmek hem insani bir görev hem de zorunluluk. Boş beleş laflara, Kudüs’ün fethi masallarına, kurgusal savaş senaryolarına karnımız tok. Kapatırsın Ceyhan’ın musluğunu, çekersin İsrail limanlarından eş dost akraba tankerlerini, kesersin sözde, son üç yıldır yasadışı İsrail yerleşimlerinden başka yeni inşaat yapılmayan Filistin’e inşaat malzemesi, demir çelik sevkiyatını olur biter.
İngiltere’de yurtsever İngilizler, Fransa’da yurtsever Fransızlar canla başla yürütüyorlar ülkelerindeki İsrail’le mücadelelerini.
Bize düşen de, önce, Türkiye’deki İsrail’i, ABD’yi, NATO’yu ve Epstein çetesini ortadan kaldırmak ve sermaye kardeşliğini yıkmaktır.
Türkiye’deki, Avrupa’daki İsrail’i yenilgiye uğrattığımızda, sömürüyü ortadan kaldırdığımızda, Tel Aviv’dekinin de kullanım ömrü dolmuş olacak, insanlık tarihinde kara ama kısa bir leke olarak yerini alacaktır.
En kolayı İsrail’deki İsrail’i yenmek 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-04-13 01:33:45 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku





