iustitia.bg
“Bundan 8 sene kadar önce dünyanın yeni bir paylaşım savaşına gebe olduğunu yazdığımızda okuyucu inanmakta zorlanıyordu buna.”
Bizim Erhan Nalçacı, geçen haftaki yazısına böyle başlamıştı. En çok barıştan söz edenlerin savaş baronları ya da, biraz yerli ve milli konuşalım dersek, savaş ağaları olmasını dikkate almayanlar ona böyle söyletiyordu herhalde. Olup bitenleri göre göre “Savaş da nerden çıktı şimdi?” diye şaşıranlar, demek istiyorum.
Şimdi aktaracağım bilgiler, bir süredir internette dolaşıyor olmalı. Benim rastlayışım 1 Kasım günü olmuştu. Kaynak olarak da Çin’in Moskova Büyükelçiliği veriliyordu. Oradaki bir yayında ABD’nin dünya emperyalist sisteminin önderliğini ele geçirdiği ikinci büyük savaş sonrasındaki hava saldırılarının yerleri ve tarihleri sıralanmış. Bu 80 yılın genel olarak bir savaş dönemi olarak kayıtlara geçmediğini hatırlatalım.
Atom bombasını ilk kez Japonya’nın iki büyük kentinde patlatan ABD, on binlerce Japon’u öldürdüğünde 1945 yılının 6 ve 9 Ağustos günleri geride kalıyordu. O günler geride kaldı; ama 1950 ile 53 yılları arasındaki Kore savaşı sırasında aynı Amerika, Kore ve Çin’e sayısız denebilecek çoklukta hava saldırısı düzenledi. Sıra Endonezya’ya geldiğinde yıllardan da 1958 olmuştu. Vietnam, Amerikalı emperyalistlerin kendi ülkelerinde de başları sıkıntıya girmekle birlikte, 1961 ile 1973 yılları arasında bu vahşilerin ardı arkası kesilmeyen saldırılarına uğradı. Laos 1964-1973, Kamboçya ise 1969-70 yıllarında benzer saldırılardan payını aldı.
Uzak doğudan batıya doğru geldikçe, kaynağımızın aktardığı bilgilere göre, Afganistan’da 1998’de ve 2001 ile 2015 arasındaki, Pakistan’da 2007 ile 2015 arasındaki hava saldırılarını görüyoruz. İran ise 1987’de ve hemen bu yıl, 2025’te saldırıya uğramıştı, hatırlamayan yoktur.
Ortadoğu’ya geçelim. Burada da çok cömertti “hür dünya”nın lideri. Hâlâ da öyledir. Bombaları yağdırmakta, demek istiyorum. Lübnan 1983 ve 84’te, Kuveyt 1991’de, Suriye 2014-15’te nasiplerini almışlardır bombalardan. Körfez savaşı sürerken 1991’de payını alan Irak’a, 1991 ile 2003 arasında marabası İngilizleri de yanına alan büyük patronun hava saldırıları sürmüş; ayrıca 2003 ile 2015 arasında da eksik edilmemişti. Yemen’in de 2002, 2009, 2011 yılları ile 2024 ve 25’te bombalardan yoksun bırakılmadığı kayıtlara geçmiş görünüyor.
Afrika’ya geldik. Doğudan batıya doğru gidelim. Sudan 1998’de, Somali 1993, 2007, 2008, 2011 yıllarında, Libya 1986, 2011 ve 2015’te uygarlık ve demokrasi taşıyıcısı bombalardan paylarını almışlardı. Bu arada, Kongo’nun daha 1964’te aynı uygarlık nimetiyle tanıştırıldığını unutmuş olduk ki, olacak iş mi!
Avrupa da büsbütün ihmal edilmiş değil. En azından güneydoğu ucunda epey iş görülmüş. Bosna’da 1994-95’te, Yugoslavya’da 1999’da yağdırılan bombalar, hiç işe yaramadıysa, sonuncusu 1 yerine 6 mıydı 7 miydi devlet çıkmasını sağlamıştır ki, şu güzelim dünyada bol bol devlet olmuş fena mı?
Geliyoruz, büyük patronun yakın komşularına. Guatemala’da bombacıklar 1954’te başlamış, 60’da ve 1967 ile 69 arasında devam etmiş. Bizim Kübalılar da 1959 ile 61 arasında paylarını almış görünüyorlar kaynağımızda. El Salvador ve Nikaragua 1980’de, Grenada 1983’te, Panama 1989’da paylarını almışlar. Ben bu satırları yazarken Küba’ya petrol götüren bir Venezuela tankerine ABD’nin el koyduğu haberi geldi. “Ne yapacaksınız?” diye sormuşlar. “Herhalde elimizde tutarız!” demiş hazret. Venezuela’ya da hava saldırısı yaparlar mı, bilinmez.
Siz saymayın, ben toplam sayıyı vereyim. Atom bombası ile 1945’te başlayan Amerikan hava saldırıları sonuna geldiğimiz 2025 yılına kadar devam etmiş. En doğudan en batıya kadar yeryüzünün her yanına dağılmış hedef ülke sayısı 27. Sorti mi ne diyorlar ister o cinsten uçuş sayısını, ister herhangi bir birimle ölçülmüş bomba miktarını Amerikan kaynakları bile bilmiyor olabilirler. Dikkat ettiyseniz, ölen ya da yaralanan insan sayısından da hiç söz etmedim. “İnsandır; doğar, büyür, ölür!” demişlerdir savaş baronları; bilip de ne yapacaklar? Belki de, hava saldırısı verimliliği diye bir göstergeyi ölçüp izlerler. “Ne kadar yakıt, bomba ve benzeri kaynak kullanarak kaç insan öldürdük?” Öyle ya, en büyük emperyalist ülke bile olsa, kaynakları sınırsız değil. Hem ilm-i iktisatı da nasıl tanımlayıp çocuklara öğretiyorlardı: Kaynaklarımız sınırlı, istek ve ihtiyaçlarımız sınırsız, falan filan… Gerçi, “en büyük başkan bizim başkan” sınırlı kaynakları sınırsız kılmak için Grönland’ı da, Kanada’yı da, yok falan yeri de istiyordu ya…
Neyse, eğlenceyi kesip, kapitalizmin en yüksek (ve en son) aşaması dediğimiz emperyalizmi anlatırken genellikle unuttuğumuz ya da yeterince vurgulamadığımız bir noktayı hatırlatarak bitirelim:
“(…) kapitalist düzen içinde, nüfuz bölgelerinin, çıkarların, sömürgelerin paylaşılması konusunda, paylaşmaya katılanların gücünden, bunların genel ekonomik, mali, askeri vb. gücünden başka bir esas düşünülemez. Oysa paylaşmaya katılanların gücü aynı şekilde değişmemektedir; çünkü kapitalist düzende farklı girişimlerin, tröstlerin, sanayilerin, ülkelerin eşit şekilde gelişecekleri düşünülemez.
(…) ister bir emperyalist grubun bir başkasına karşı birleşmesi, ister bütün emperyalist devletleri kucaklayan genel bir ittifak biçiminde olsun, ‘inter-emperyalist’ ya da ‘ultra-emperyalist’ ittifaklar, kaçınılmaz olarak, savaşlar arasındaki dönemlerin ‘mütarekeleri’ olmaktan başka anlam taşımamaktadır. Barışçı ittifaklar, savaşları hazırlar ve savaşlardan doğar; tek ve aynı temel üzerinde , dünya siyasetinin ve dünya ekonomisinin emperyalist bağlantı ve ilişkileri temeli üzerinde barışçı olan ve barışçı olmayan savaşımın almaşık biçimlerini yaratarak, biri ötekini koşullandırır.”
Yinelemekte sakınca yok: Emperyalizmin başat özelliği, hegemonya sağlama ve hegemonya kırma, hatta bu ikisini birlikte gerçekleştirme eğilimidir. Emperyalist dönemde barış, geçici ve yerel ateşkes yahut silah bırakışması anlamındadır. Savaş barışı, barış savaşı doğurur. Bunlar unutulmazsa, sahnedeki oyuncuların ilk bakışta çok anlamsız görünen tutum ve davranışları ile sözlerinin, tümüyle ve sadece ruhsal sorunlardan kaynaklanmadığı daha kolay anlaşılabilir.
Yakışıksız bir tekerleme 2025 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-12-11 21:29:40 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku





