Viyana, 28.02.2026-Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) Genel Başkanı Herbert Kickl, Krone gazetesine verdiği özel röportajda mevcut hükümetin başörtüsü yasağını olumlu ancak yetersiz bulduğunu vurguladı. Krone’ye konuşan, Avusturya’nın sağ ve popülist partisi ve şu anda ülkede birinci parti konumunda bulunan
„Başörtüsü yasağı, hiç yasak olmamasından iyidir. Ama siyasi İslam’a karşı kapsamlı bir yasak yasasından çok daha zayıf kalıyor“ diyen Kickl, hükümetin bu konuda yeterli adımı atmadığını savundu.
Krone´nin , “ Hükümet yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? Başörtüsü yasağı mı?“ sorusuna
FPÖ lideri Kickl şu cevabı verdi:
„Evet, katıldığımız bir dizi konu da var elbette. Başörtüsü yasağı, hiç olmamasından daha iyidir; ancak acilen ihtiyaç duyduğumuz ve bugüne kadar kimsenin neden cesaret edilmediğini mantıklı bir şekilde açıklayamadığı siyasal İslam’a karşı bir yasak yasasından daha kötüdür. Neden kimse boğayı boynuzlarından tutmuyor, bunu hâlâ kimse tutarlı biçimde açıklayabilmiş değil. Desteklediğim bazı konular da var; örneğin eğitim izninin (Bildungskarenz) kaldırılması. Bu, bu haliyle yalnızca kötüye kullanılan bir araçtı. Ancak hükümet şimdi yeni vergiler getirirse, bu ülkedeki sermaye kaçışını daha da artıracaktır.“
Kickl’e göre asıl sorun siyasi İslam’ın Avusturya toplumuna sızması ve bugüne kadar hiçbir hükümetin bu sorunu köklü biçimde ele almamasıdır. „Kimse bana neden siyasi İslam’a karşı doğrudan ve kapsamlı bir yasa çıkarılmadığını açıklayamıyor“ diye sert çıkış yapan FPÖ lideri, bu konunun bir an önce gündemin merkezine alınması gerektiğini belirtti.
Röportajda Kickl ayrıca Avusturya’nın on yıldır süregelen „iltica krizinden“ çıkışın ancak İçişleri Bakanlığı’nın kontrolüyle mümkün olabileceğini de yineledi.
Krone´nin, „Başbakanlık için muhtemelen ihtiyaç duyacağınız ÖVP ile başka iletişim kanallarınız var mı?“ sorusuna Kickl şu cevabı verdi:
„Elbette eyaletlerde, belediyelerde ve federal düzeyde siyasi kanallar mevcut. Ve sizi şaşırtmayacaktır ki, Stocker liderliğindeki ÖVP içinde de, Yeşillerden sonra şimdi yeniden solcuların hükümete alınmasından hiç memnun olmayan pek çok kişi var. Bu kez tabiri caizse “eko-marksistler” değil, “orijinal marksistler”. Bu durum birçok kişinin hoşuna gitmiyor. Ve bu karara kesinlikle katılmayan siyasetçilerle doğal olarak bir diyalog zemini var. Bunu açıkça da söyleyeyim: “Gölge-ÖVP” ile de bir diyalog zemini var, çünkü o da hâlâ mevcut. Bu, Sebastian Kurz çevresindeki grup; düzenli aralıklarla röportajlarda ve medyada yer alıyorlar, çünkü bu gelişmelerden onlar da memnun değiller.Ayrıca umutsuzluğa kapılmış bazı SPÖ temsilcileriyle de bir iletişim zemini var. Ancak isim vermeyeceğim; çünkü bu gazetede yer alırsa muhtemelen yarın başları derde girer. Ama şundan eminim ki, bir sonraki hükümet müzakerelerinde güven artırıcı önlemler konusunda sıfırdan başlamak zorunda kalmayacağım.“
Kickl, Avusturya’nın on yıldır süregelen „iltica krizinden“ çıkışın ancak İçişleri Bakanlığı’nın güçlü bir irade ile yönetilmesiyle mümkün olabileceğini de yineledi. „İçişleri Bakanlığı, yeni bir geleceğin kapısını açacak anahtardır. Bu bakanlığı mahvedenlerin onu düzeltemeyeceği açıktır“ diye konuşan FPÖ lideri, asıl meselenin sembolik yasaklar değil, köklü bir sistem değişikliği olduğunu savundu.
Enerji politikasına da değinen Kickl, „iklim komünizmi“ olarak nitelendirdiği mevcut enerji politikasının hem hanehalkı bütçelerini hem de Avusturya ekonomisini olumsuz etkilediğini ileri sürdü. Hükümetin açıkladığı büyüme rakamlarını ise gerçek bir ekonomik canlanma olarak değil, devlet harcamalarındaki artışın yapay bir yansıması olarak nitelendirdi.
Röportajda Kickl bir yıllık muhalefet dönemini de değerlendirerek mevcut hükümetin yeni seçim korkusuyla kurulduğunu ve bu korkunun hâlâ devam ettiğini söyledi. „Bu hükümet seçimden kaçıyor. Bu kaçış, Oberösterreich ve Tirol eyalet seçimlerine kadar sürecek. Orada mavi bir zafer gelirse, bu hükümetin taşı taş üstünde kalmaz“ diye konuştu.
Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) lideri Herbert Kickl’ın okuyucularımızı ilgilendiren kısımlarını haberleştirdik. Herbert Kickl, özellikle Türklere yönelik son yıllarda saldırgan bir dil hiç kullanmadığı dikkat çekiyor.
Ancak eski FPÖ lideri Heinz-Christian Strache, geçmişte Türkiye ile birlikte Türkleri hedef alan aşağılayıcı söylemler ve saldırgan çıkışlarla sık sık gündeme geliyordu. Siyasi kariyeri ise tartışmalı skandalların ardından çirkin bir şekilde son buldu ve FPÖ ile ilişkisi tamamen kesildi.
Krone´de yayınlanan mülakatının tamamımı buradan okuyabilirsiniz
Der Beitrag FPÖ lideri Kickl Krone’de: „Neden kimse boğayı boynuzlarından tutmuyor…“ erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
FPÖ lideri Kickl Krone’de: „Neden kimse boğayı boynuzlarından tutmuyor…“ 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-02-28 12:37:13
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.


