iustitia.bg
Kitapta bu dört devrimin özellikleri, oluşum süreçleri, birbirini etkilemeleri, çeşitli kaynaklardan ve bu devrimlerde yer alan kişilerin anılarından yararlanılarak ortaya konmaya çalışılıyor.
1789 Fransız ve 1917 Sovyet Devrimi, özellikle sınıf mücadeleleri ve üretim ilişkilerinin kökten değişimine yol açan olaylar çerçevesinde inceleniyor. Bu devrimlerdeki iktidar değişikliklerine bu çerçeveden bakılıyor.
1776 Amerikan Devrimi ile 1923 Türk Devrimi’nde ise, sömürgeciliğe karşı verilen bir bağımsızlık savaşı sonucunda köhneleşmiş siyasal yapının köktenci değişimine dikkat çekiliyor. Kitapta, bu dört devrime ilişkin geniş bir kaynakça da bulunuyor.
1776 Amerikan Devrimi
Amerikan Devrimi, Büyük Britanya İmparatorluğu’na karşı yurttaşlık hakları temelinde bir isyanla başlıyor. Özellikle İngilizlerin Amerikan kolonilerindeki vergi yükünü arttırmak istemesi, protestolara yol açıyor.
Sonuçta koloniler, İngiliz emperyalizmine karşı bir bağımsızlık savaşı veriyor, Amerika’daki İngiliz ordusu yenilgiye uğratılıyor. 4 Temmuz 1776’da da Amerika’daki 13 koloninin delegelerinden oluşan kongre, Bağımsızlık Bildirgesi’ni kabul ederek İngiltere ile tüm siyasal bağlarını koparıyor.
Böylece 4 Temmuz günü kurulan yeni devletin adı Amerika Birleşik Devletleri oluyor. Bağımsız Bildirgesi, insan haklarını liberal anlayışla ele alan, dolayısıyla beyazlara yurttaşlık hakkı tanıyan bir bildirge özelliğini taşıyordu.
Bildirgede her ne kadar “tüm insanlar” denmekte ise, esas olarak mülk sahibi beyaz erkekler kastedilmekteydi. Amerikan yerlileri, köleler ve kadınlar henüz bu eşitlikten nasiplerini alamamışlardı.
Kölelik sistemi ve iç savaş
Amerika’da bir kısım kesim, sınıfsal çıkarları gereği bağımsızlıktan yana olmayıp İngiliz egemenliğine bağlı kaldılar, bu kesime “sadıklar” (loyalists) denmiştir. Bağımsızlık yanlıları ise “yurtseverler” (patriots) olarak anılmıştır.
13 koloninin kabul ettiği Bağımsızlık Bildirgesi sonucunda 1789’da George Washington, ABD’nin ilk başkanı olacaktı.
Öte yandan Amerika’da kölelik sisteminin kaldırılması da yoğun tartışmalara yol açmış, kölelik ve vergilendirme konularındaki uyuşmazlık da 1860’ta başlayan Amerikan İç Savaşı’na neden olmuştu.
Amerikan Devrimi, kölelik sistemini çözemediği için iç savaşa yol açmış, sonuçta özgürlük mücadelesinin kazanıldığı bölgelerde kölelik sistemi son bulmuştu.
1776 Amerikan Devrimi, siyasal açıdan 1789 Fransız Devrimi’ni de etkilemiştir. Kimi Amerikan kolonilerinde görev yapan Fransız askerleri, devrimden yana tavır göstermiş, sonrasında da ülkelerine döndüklerinde 1789 Devrimi’nde önemli rol oynamışlardır.
Amerikan Devrimi, İngiliz sömürgeciliğine son verdiği için bağımsızlıkçı ve antiemperyalist bir karakterdeydi. Kitapta, Mustafa Kemal’le yapılan bir röportajda ABD’nin ilk devlet başkanı Washington için “Bana ilham veren ve beni en derinden etkileyen bir zattır” deyişi de yer alıyor.
1789 Fransız Devrimi
Fransız Devrimi de, başlangıçta fiyat artışlarına ve açlığa karşı bir tepki olarak ortaya çıkmıştı. Ruhban sınıfının ülkede sahip olduğu topraklar ve ayrıcalıklar, toplumun dine olan tepkisine de yol açıyordu.
Umutcan Polat, Fransız Devrimi’ni şöyle tanımlıyor:
“Kilise, feodalizm ve kölecilik gibi sömürücü kurumları tasfiye eden Fransız Devrimi, burjuvazinin sermaye birikiminin önündeki engelleri kaldırmıştır. Devrimle birlikte feodal düzeni koruyan devlet iktidarı alaşağı edilmiş, iktidar yeni bir sınıfın eline geçmiş ve böylece kapitalizmin daha özgür gelişmesi mümkün kılınmıştır”.
Fransız Devrimi’nde Montesquieu, Rousseau, Diderot, Voltaire gibi düşünürler, mutlakiyetçi krallık düzenine karşı çıkarak “Aydınlanma Çağı” görüşünü benimsemişlerdir. Devrim sürecinde Jakobenlerin Aydınlanma düşüncesini dar bir elit kesimin bünyesinden çıkararak özgürlük ve eşitlik anlamında geniş kitlelere yaymak istediği vurgulanıyor.
Kitapta, Robespierre, Marat, Danton, Babeuf gibi devrimci önderlerin mücadelelerinden de söz ediliyor. 14 Temmuz 1789 günü, devrimcilerin önderliğindeki halkın ele geçirdikleri silahlarla siyasi mahkumların bulunduğu Bastille Kalesi’ne saldırıya geçtikleri ve bu baskının devrimin bir sembolü haline geldiği belirtiliyor.
İnsan Hakları Bildirgesi
Devrim sonrasında 26 Ağustos 1789’da 17 maddelik “İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi” kabul edilmiştir. Bildirgede, egemenliğin ulusta olduğu, devletin görevlerini yerine getiremediği durumlarda yurttaşların baskıya karşı direnme hakkına sahip bulunduğu vurgulanmıştır.
Yine devrim sonrasında toplanan kurucu mecliste, sağ tarafta kralcılar, sol tarafta da Jakobenler oturmuştur. Yani tutucular, eski düzeni savunanlar “sağ”, ilericiler, devrimciler ise “sol” olarak nitelendirilmiştir. Nitekim daha sonra siyasal literatürde ortaya çıkan “sağ” ve “sol” kavramları da, bu konumlanmaya atfen yapılmıştır.
1789 sonrasında devrimin çalkantılı yılları başlamıştır. Kapitalist sistemin gelişmesini öngören yasalar çıkartılırken işçilerin örgütlenmesine sınırlamalar ve grev yasakları getirilmiştir. Bu durum çatışmalara yol açmıştır.
Devrim, 1790’lı yıllarda birçok çatışmalara, monarşi yanlıları ile Jakobenlerin mücadelesine, yeniden diktatörlüğe geçişe sahne olmuştur. Kitapta bu süreçler detaylı olarak anlatılıyor. 1830 ve 1848 devrimleri ile 1871 Paris Komünü’ne de yer veriliyor.
1917 Sovyet Devrimi
Sovyet Devrimi’nin ekonomik ve siyasal nedenlerinin söz konusu edildiği kitapta, üretici güçlerle üretim ilişkileri arasındaki uyuşmazlığa sınıfsal bir perspektiften bakılıyor.
Sovyet Devrimi’nin lideri Lenin’in devrimci durumu başarılı bir şekilde yönetip Bolşevik Partisi’nin iktidara nasıl el koyduğu anlatılıyor. 1905 Devrimi, Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ndeki Bolşevik-Menşevik ayrılığı, nihayetinde 1917 Devrimi’ne giden süreç, satır başlarıyla işleniyor.
Ekim Devrimi’nin ilk sosyalist devrim olarak dünyadaki gelişmeleri nasıl etkilediği, özellikle ülkemizdeki Kurtuluş Savaşı’na katkısı, Sovyetlerin Milli Mücadeleye silah ve cephanenin yanı sıra altın olarak verdiği maddi yardımların da altı çiziliyor.
Yine Sovyet Devrimi’nin dünyadaki işçi haklarının gelişimindeki katkısına, asgari ücretin saptanması, 8 saatlik işgünü gibi uygulamalarla sosyal devlet anlayışının önem kazanmasına vurgu yapılıyor.
Uluslararası burjuvazinin bu gelişmelerden ürkerek kendi ülkelerinde de devrime yol açmaması için 1919’da ILO’nun (Uluslararası Çalışma Örgütü) kurulmasına cevaz verdiği belirtiliyor.
1919 Türk Devrimi
Kitabın son bölümünde de 1919-1923 dönemini kapsayan Türk Devrimi anlatılıyor. 1908 Devrimi’nin Türk aydınlanmasının kapısını araladığı ve esas itibariyle Kemalist hareketi 1789 Fransız Devrimi’nin etkilediği vurgulanıyor.
Mustafa Kemal’in Harp Okulu’ndan sınıf arkadaşı olan Ali Fuat Cebesoy’un Mustafa Kemal’in daha üçüncü sınıfta iken gizli olarak Fransız İhtilali Beyannamesi’ni okuyup benimsediği ifade ediliyor.
Kurtuluş Savaşı ile ilgili olarak Falih Rıfkı Atay, Sabahattin Selek ve Niyazi Berkes’in kitaplarına atıf yapılıyor. Milli mücadele döneminde Sovyetlerle işbirliğine de özel yer veriliyor.
Son değerlendirmede, Türk Devrimi’nin Amerikan Devrimi’ndeki bağımsızlık savaşından, Fransız Devrimi’ndeki siyasal ve toplumsal fikirlerin tamamından, Sovyet Devrimi’ndeki halkçı özden yararlanıp bunları bir potada eriterek özgün bir karakter sağladığı belirtiliyor.
Son söz olarak da “21. Yüzyılda, günümüzde ‘Devrimler Çağı’ artık kapanmış gibi görünüyor olabilir, ancak dünyayı değiştirme düşü ve gereksinimi hep var olacaktır” deniyor…
4 büyük devrimin öyküsü… 2025 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-11-16 02:49:41 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku



