iustitia.bg
Kısa bir yazıda bu konuyu hakkıyla ele almak tabii ki mümkün değil. O yüzden Köy Enstitüleri üzerine yazılmış Bozkırdaki Çekirdek1 romanına odaklanarak birkaç şey söyleyebileceğimi düşündüm. Bilmeyenler için kısaca anlatacak olursak Köy Enstitüleri, Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel ile İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un birlikte uyguladıkları bir eğitim projesiydi. Bu okulların kurulmasıyla amaçlanan, köylü çocuklarına teorik ve uygulamalı eğitim vererek onlardan birer köy önderi yetiştirmekti. Böylece Cumhuriyet’in en büyük sorunlarından biri olan eğitim sorununa, en azından köy çocuklarının eğitimine, çözüm bulunmuş olacaktı. 1940 yılında başlatılan Köy Enstitüleri projesi, toprak sahiplerinin ve sağcı güçlerin sürekli saldırısına uğradı. Bu okullar “komünizm yuvası” olmakla suçlandı ve çok geçmeden sağcı CHP’lilerden Reşat Şemsettin Sirer’in milli eğitim bakanlığı döneminde kapatılarak öğretmen okullarına dönüştürüldüler. Enstitüler, II. Dünya Savaşı sonrası dönemde, Soğuk Savaş anti-komünizminin ve Türkiye’de “sol kolu” kesilerek yola koyulan çok partili sistemin kurbanı oldular. Başta büyük eşraf olmak üzere hâkim sınıfların “aydınlanmış köy çocuğu” fikrinden başından beri hiç hoşlanmadığı biliniyordu. 1945 yılında radikal bir toprak reformu fikrinin de tamamen bertaraf edilmesiyle bu süreçten muzaffer çıkan onlar oldu.
Enstitüler sonraki yıllarda da çok tartışıldı. Özellikle liberal tarih okuması, Enstitüleri “köylü çocuğunu köyde tutma” hedefinin bir aracı olarak eleştirdi.
Konumuz Köy Enstitüleri olmadığı için bu bahsi daha fazla uzatmayacağım.
Kemal Tahir’in Bozkırdaki Çekirdek romanı aslında bu tartışmaya dair yazılmış bir roman, yani bir tartışmanın romanı. Roman Çankırı-Çorum-Kastamonu arasındaki bir bölgede, yani Anadolu’nun orta yerinde, “Keşiş Düzü” denilen bir yere yeni bir Köy Enstitüsü kurma çabasını ve bu çabanın iflasını anlatıyor.
Roman tekniği konusunda uzman değilim. Ancak bu konuda bir parantez açarak yapılan bazı eleştirilere katıldığımı söyleyebilirim. Eser, karakterleri büyük oranda devinimsiz tutan ve çok konuşturan bir roman. Hatta okurken insanların bir araya geldiği her sayfada, “şimdi karakterlere kafasındaki tartışmayı yaptıracak” dedirtecek kadar niyetini açık eden bir roman.
Enstitüleri ele alış tarzına ve Anadolu köylüsüne dair “sosyolojik” tespitlerine gelince… Kemal Tahir’in romanlarında Anadolu insanı kuşkucudur. Kendi iyiliği için yapılan işlere karşı bile yüzyılların yokluğu, yoksulluğuyla ezilmenin, kimseden bir hayır görmemenin hafızasıyla kayıtsızdır.
Bana kalırsa romanın en gerçekçi kahramanı Enstitü kurulmasına karşı çıkan Zeynel ağadır. Çıkarları her durumda ön planda tutar ve iktidar sahiplerine göre taraf değiştirmeyi bilir. Kendisi de köylü olan eğitmen Murat ile Zeynel ağa arasındaki gerilim, aydınlanmış köylü ile gerici düzeni sürdürmek isteyen ağanın çatışmasıdır.
Romanda eğitimciler Enstitü projesini aralarında sürekli olarak tartışırlar. Tahir, okulların çocuklara inşa ettirilmesi de dâhil olmak üzere bu işte öğretmenle köy çocuğunun doğaya ve güç sahiplerine karşı yalnız bırakılmalarını eleştirmek için onların tartışmalarını kullanır.
Romana adını veren “çekirdek” metaforu ise, Tahir’in köy ve köylü hakkındaki “sosyolojik” tahlillerini özetleyecek şekilde karşımıza şu şekilde çıkar:
“İnanılmaz bir şey… Yeşermedikçe sağlam bir çekirdek… Canlı olarak var olması hiç yeşermemesine bağlanmış… Savunması yeşermemek… Çünkü denemiş bin yıldır, yeşermesini önlemek için pusuda bekleyen güçler var. Bu güçler akıl almaz bir kıyıcılıkla en umutlu filizleri hemen ezer, tomurcuklanmaya yeltenen bütün kökler imansızca söker. Çünkü onun da var oluşu, rahat yaşaması bozkırdaki çekirdeğin yeşerip serpilmemesine bağlıdır (…) ‘Bozkırdaki çekirdek, yaşamasını YEŞERMEMEYE bağlamış’ dedik. Yeşermek, ortaya çıkmaktır. Bizimki kaçıyor, saklanıyor! Dünyanın her yerinde yiğitliğin biricik şartı DİRENMEKTİR. Bizde ‘Yiğitliğin on şartı var: Dokuzu kaçmak, biri hiç görünmemek…’” (s. 436).
Tahir eleştirilerini sürdürür. Ona göre Cumhuriyet’in okul fikri bütün olarak sorunludur. Köye bir bina yapıp bir öğretmen göndererek kolaya kaçılmıştır. Hâlbuki Müfettiş Şefik’in ağzından, “(…) köyü yaşatacak okul değildir, okulu yaşatacak köydür, öyleyse ‘köylü bizden nasıl bir okul istiyor?’ diye düşünmeliyiz” mesajını verir (s. 177-178). Köylerin gelişmişliği farklı olduğundan ihtiyaçları da birbirinden farklıdır. Bu aslında zayıf bir tepeden devrim eleştirisidir. Çünkü hele Türkiye’nin o günkü koşullarında, okullaşmanın hızlanmasından başka çare yoktur ve köy köy halkın nasıl bir eğitim istediğinin tespit edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki köylü de, Tahir’in çok iyi bildiği gibi, bu konuda hemfikir olamayacak kadar sınıf çıkarlarıyla bölünmüştür. Üstelik köy yoksulunun kendi çıkarlarını bildiği varsayımı da pek doğru değildir.
Köylülerin, Enstitüyü Kara Derviş gibi gerici karakterlerin de etkisiyle bir ahlaksızlık yuvası olarak görmeleri, kız-erkek karma eğitime karşı çıkmaları, köyün işleri için çocukların işgücüne ihtiyaç varken onların okullarda eğitimle oyalanmaları gibi eleştirileri gerçekçidir.
Ancak gerçekçi olmayan şudur: Kemal Tahir’in bu romanı 1967 yılında yazılmıştır. O yıllarda artık köylüyü tanımayan “devlet aydını” eleştirileri eskimiş eleştirilerdir. Bu eleştirinin zirvesi, bilindiği gibi, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban romanıdır. 1950’lerden itibaren köylü-aydın eleştiri eksenin yerini ağa-aydın çatışması almaya başlamış, çoğunlukla devlet memuru olarak köyde bulunan aydının toplumsal düşünüşü onu ezilen köylünün çıkarlarını savunmaya yaklaştırmıştır. Bu yaklaşımın tipik örneği Yaşar Kemal’in 1955 tarihli Teneke’sidir. Kemal Tahir’in Bozkırdaki Çekirdek romanında Eğitmen Murat ile Zeynel ağa çekişmesi buna yakınsamakla birlikte, köyde dolaşırken Anadolu gerçeği karşısında şaşkınlık yaşayan eğitimcilerin karamsar sesi hala fazla baskın çıkmaktadır.
Üstelik köylü de değişmektedir. 1967’den itibaren Türkiye’nin farklı bölgelerinde toprak işgalleri başlamıştır. Bunlar kırsal ilişkileri, köyün siyasal eğilimlerini radikal bir şekilde değiştirmemekle birlikte önemli ve yeni toplumsal olaylardır. Köyden çıkan gençler üniversite sayısının ve kontenjanlarının da artmasıyla büyük kentlerde üniversite okumaya gelmiş, bu gençler dönemin siyasal atmosferinin etkisiyle başta dönemin Türkiye İşçi Partisi olmak üzere sosyalist örgütlerde mücadeleye başlamıştır. Köy Enstitüleri çok kısa ömürlü kalmalarına rağmen öncü öğretmenler, bu öğretmenler arasından ise Fakir Baykurt gibi öncü romancılar yetişmiştir. Yani Köy Enstitülerinin, “bozkırdaki çekirdeği çatlatmaya yetmeyeceği” iddiası ampirik olarak yanlışlanmıştır.
Türkiye Öğretmen Sendikası (TÖS) 1965 yılında kurulmuş, kısa sürede on binlerce ilerici öğretmenin örgütlendiği Türkiye’nin en büyük örgütlerinden birine dönüşmüştür. Yani, öğretmenler söz konusu olduğunda, Bozkırdaki Çekirdek’te anlatıldığı gibi devrimlerin 10. yılına gelindiğinde, ülkülerinden büsbütün uzaklaşmış yorgun bir kesimden bahsetmek gerçeğe uygun değildir (s.165).
Yani “bozkırdaki çekirdek” çatlayalı çok olmuş, filiz bile vermiştir. Türkiye gibi kabına sığmayan bir ülkede Kemal Tahir’in sosyolojisi yeni toplumsal dinamikler karşısında epey bir eskimiş görünmektedir. “Türkiye sosyolojisi” ifadesini sevmem ama bu tabirle konuşacak olursak, 1960’lı yıllar “Türkiye sosyolojisi”nin Bozkırdaki Çekirdek’teki tahlilleri yıprattığını söylemek isterim.
Not: İki hafta önceki Kemal Tahir yazım, sevgili Çatay’ın YouTube yayınında ele alınmış ve eleştirilmiş. Ancak bir yanlış anlamayla… O yazıda ben Kemal Tahir romanlarından tarih öğrenilemeyeceğini iddia etmedim. Bence romanlardan tarih öğrenilebilir. En azından bir kuşağın nasıl düşündüğü, ne hissettiği ve ne tartıştığı romanlarla anlaşılabilir. Benim o yazıda vurgulamak istediğim, Kemal Tahir’in tarih tezinin, Osmanlı-Cumhuriyet tarihinde devlete biçtiği rol nedeniyle liberal tarih teziyle ortaklaştığıydı. Bu tezi kullanarak Türkiye’yi doğru anlamak mümkün değildir.
- 1
Kemal Tahir, Bozkırdaki Çekirdek, İstanbul: İthaki, 2005.
‘Anadolu sosyoloğu’ olarak Kemal Tahir 2025 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-12-05 01:20:37 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku




