Начало Новини 2025 Kahramanmaraş’tan sonra tek soru: Neden? 2026

Kahramanmaraş’tan sonra tek soru: Neden? 2026

0
iustitia bg investigations news logo featured
iustitia bg investigations news logo featured

iustitia.bg

    *******************************************************************************

    SIT BG olarak sizin için tek dilli veya çok dillişirketin web sitesiçevrimiçi mağazabir influencer'ın kişisel blogu, web sitesi otel, [web sitesi] hizmetlerhaber sitesiт, web siteleri-galerilervideo sitesiler, emlak acentesi, [web sitesi] etkinlikler veya rezervasyon, ya da ilan sitesi. Onu nasıl dikersek ZENGİN SONUÇLAR SERP'de Google'da ilk sayfa, Amerikan Bing ve Rus Yandex.

    Aşağıdaki formu doldurarak bizimle iletişime geçin | Contact us filling the form below :


    Nelerle ilgileniyorsunuz? | Nelerle ilgileniyorsunuz?



    Web sitelerimizi de inceleyin : Bulgaristan Haberleri, Araştırmacı gazetecilik, YUSTITSIA Mağazası, Gayrimenkul, Petar Nizamov, Fitness, Ev için gıda, Odun kömürü, Web sitesi tasarımı, Toptan yakacak odun

    *******************************************************************************

    Ülkemiz son birkaç gün içinde iki okul saldırısıyla sarsıldı. Yoğun bir şaşkınlık, üzüntü ve öfke nöbetine tutulmuş gibiyiz. Çocuklarını ve yakınlarını kaybeden ailelerin acısını derinden hissediyoruz.

    Bu duyguların sağlıklı bir tartışmaya dönüşmesine çok ihtiyacımız var. Hem sorunun kaynağını sorgulamalı hem de öfkemizi nereye yönelterek çare üreteceğimizi düşünmek zorundayız.

    Her ülkenin tarihi gibi Türkiye’nin tarihini de şiddetin tarihi olarak yazabilirsiniz. Ancak son 10 yıldır yepyeni bir atmosfer içinde olduğumuzu ve düzenin her hücresinden şiddet fışkırdığını hepimiz hissediyoruz. Bu yoğunlaşmanın nedeni nedir?

    Soğukkanlı bir tarihsel ya da kuramsal analiz önermiyorum. Ama bu tartışmayı sağlıklı bir şekilde yapmak için ilk kez barış kuramcısı Johan Galtung’un kullandığı “yapısal şiddet” kavramına ihtiyacımız var. Nedir yapısal şiddet? Sistemin üzerine kurulu olduğu toplumsal yapıların ve ilişkilerin şiddet üretmesi. Ne tür bir şiddetten bahsediyoruz? Fiziksel ve ilk bakışta fiziksel olmayan her türlü şiddetten.

    Açayım…

    Kapitalizm kendisinden önceki sistemlerden farklı olarak şiddeti büyük ölçüde fiziksel olmaktan çıkarır; sınıf ilişkilerinin alanı olan sivil toplumdan alarak “tarafsız otorite” olarak görülen devletin tekeline verir. Modern kapitalizm çağında karmaşık toplumsal dinamiklerin yönetilebilmesi buna bağlıdır. Toplumsal bütünlük böylece sağlanır.

    Öte yandan bütün kapitalizm tarihi ağır bir şiddet tarihidir. Herkese ait olanın bir avuç insan tarafından gasbedilmesi, sömürgecilik, kölecilik, ağır çalışma koşulları, vb. Aslında sistem bütünüyle şiddet üzerine kuruludur. Ancak bir yandan da bunu kontrol altında tutmaya çalışır. Çünkü toplumsal varlığın sürdürülebilmesi için şiddetin kontrollü olması önemlidir. Kontrol dışına çıkan eğer üst sınıfların uyguladığı fiziksel şiddet ise, o tür bir şiddet pratiği genel olarak yaptırımsız bırakılır ama toplumun gözünden kaçırılır. Özetle şunu demiş oluyorum: Kapitalizmin ilerleyen aşamalarında fiziksel şiddet kontrol altındadır, işlevsel olarak uygulanır ve kamusal bir gösteri değildir.

    Özellikle 20. yüzyıldaki sınıf mücadelesi ve toplumsal hareketlerin hak mücadeleleri, devletin şiddet tekelini de bazı ilkeler ekseninde sınırlandırmayı kısmen başarmıştır.

    1970’lerin ikinci yarısından itibaren başlayan kapitalizmin neoliberal döneminde insanlık şiddetin, kuralsızlığın, rayından çıkmışlığın yeniden canlanışına tanık oldu. Neoliberalizmin siyasi miladı olarak gösterilen 1973 Şili darbesinin, korkunç bir işkence ve gözaltında kayıplar rejimi kurması, bu rejim sayesinde inşa edilmekte olan yeni iktisadi düzenin mahiyetini de anlatıyordu. Önce yoğunlaştırılmış fiziksel şiddetle dağıtılan toplumsal örgütlülük; sonra eşitsizlik, yoksulluk ve kamuya ait olanın gasbedilmesiyle gelen sosyo-ekonomik şiddet.

    Neoliberalizm, bir kuralsızlık ve kanunsuzluk rejimi olarak, servetin toplumun yüzde 99’undan yüzde 1’ine en sert yöntemlerle aktarılmasının da adıdır. Türkiye’de de olduğu gibi bunun yapılabilmesi için insanlar örgütsüzleştirilir ve güvencesizleştirilir. Bu sayede çalışma saatleri uzar, ücretler düşer, sosyal haklar tasfiye edilir. Güvencesizlik aslında insanların yaşadığı en ağır şiddet türlerinden biridir. Barınma için gerekli parayı bulamayacağınız, aileniz için ekmek parası kazanamayacağınız endişesi, gündelik olarak maruz kaldığınız bir tür işkencedir. Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi bizde de bu süreci kamusal eğitim ve sağlık hakkı gibi geleceğinizin güvence altında olduğu duygusunu güçlendiren kamusal hizmetlerin çöküşü izledi. “İyi bir eğitim bana iyi bir gelecek sağlar mı”, “özel sigortam olmazsa önemli bir hastalık durumunda devlet hastanelerinde sürünür müyüm” sorularının sorulması bizim toplumumuz için nispeten yenidir. Buna son yıllarda AKP iktidarının uyguladığı ücret politikaları nedeniyle “emekli olduğumda üç kuruşla nasıl yaşayacağım” sorusu da eklendi. Türkiye toplumu böylece ABD tipi bir endişe toplumuna dönüştü.

    Bitmedi.

    AKP iktidarı döneminde kaynağı belirsiz servetlerin ve mali hareketlerin finanse ettiği bir ekonomik yapı kuruldu. Kara para bir açık kapatma aracı olarak Türkiye ekonomisinin kritik finansal bileşenlerinden biri haline geldi. Bu ortamda uyuşturucu kaçakçılığı, mafyalaşma, bahis, mala çökme ekonomik faaliyetlerin bir yöntemi haline geldi.

    Kırda özellikle 2000’lerin başındaki “Derviş kanunları” ile başlayan AKP’nin sürdürdüğü tarımın tasfiyesiyle birlikte üretim, yaşamı düzenleyen ana etkinlik olmaktan çıktı. Bayilik, galericilik, kafe işletmeciliği, al-satçılık gibi lümpenleşmeyi besleyen ilişkiler ekonomik faaliyetlerde öne çıktı.

    Kırdan göç eden nüfus, sosyal ağların zayıflamasıyla birlikte insanların dayanışmadan yoksun koşullarda yaşam mücadelesi verdiği devasa büyüklükte kentsel taşralar oluşmasına neden oldu. Kentlerdeki eski işçi mahalleleri olan gecekondu bölgelerinin siyasetten, siyasal örgütlerden temizlenmesi için bu bölgelerde örgütlenmelerine izin verilen uyuşturucu mafyaları gençliği teslim almaya başladı. “Müteahhit ne isterse onu yapar” mantığıyla özetleyebileceğimiz kentleşme politikaları ortak sosyal alan bırakmadı. Mahalle arası futbol oynanan tarlalar mazide kalırken devlet sağa sola birkaç spor salonu serpiştirmekten öteye gitmeye hiç niyet etmedi, dolayısıyla sporu mahallelere sokacak politikalar geliştirmedi. Çocukları ve gençleri içine alacak kültürel faaliyet merkezlerini yaygınlaştırmadı. Örneğin “bedava kek yiyip yuvarlanırsınız” diye lanse edilen “millet bahçeleri” dışında yaygın bir kültürel ve sosyal alan yaratma programı olmadı.

    Nitekim Türkiye’nin sosyal değişiminin her ayağı siyasi müdahalelerle veya siyasi ihmalle şekillendi.

    Dahası Türkiye tarihinin en uzun süren en ağır ekonomik krizlerinden birinden geçerken toplumun küçük bir azınlığı meşru olmadığı gibi çoğunlukla yasal da olmayan yollarla uç bir zenginleşme yaşadı. Gençler bu gayrimeşru ve hukuksuz zenginleşmeye tanık olarak büyürken beyaz yakalı köleler olmakta bir cazibe bulmaz oldular.

    Eğitim bu koşullarda devlet eliyle değersizleştirildi; iyi eğitim kurumlarının bozulması için liselere ve üniversitelere sistematik saldırılar başlatıldı; hemen her sınavda sorular çalınır oldu.

    Üstelik Türkiye daha önce bu kadar yaygın ve aleni biçimde tanık olmadığı, iktidar emriyle sürdürülen, “hukuk yoluyla şiddet” olarak niteleyebileceğimiz bir şiddet dalgası ile sarsılmaya başladı. Her gün iktidara muhalif olduğu için veya sermayeye kafa tuttuğu için tutuklanan bir belediye başkanı, bir şehir plancısı, bir gazeteci, bir sendikacı, bir köylünün haberiyle karşılaşır oldu. Yurttaşlık haklarının hiçe sayıldığı bir rejim değişikliğine direnmeye çalıştı.

    Bugün maden şirketleri için mahkeme kararları hiçe sayılarak köylü kadınlar yerlerde sürükleniyor, sokak hayvanları için toplu ve sistematik yok etme kampanyaları yürütülüyor, insanlar evleri sabaha karşı basılarak kişinin kendisine verdiği zararın ötesinde kamuyu ilgilendirmeyen uyuşturucu testlerine götürülüyor, pek çok yurttaş varoluşunun bir parçası olan cinsel yönelimleri dolayısıyla kriminalize ediliyor, militarist ataerkil bir kültür medya yapımlarıyla kutsanıyor. Kısacası her alanda insan haysiyetini hiçe sayan ve vicdanını ezen uygulamalarla ve bu uygulamaların aleni olarak topluma bir güç gösterisi şeklinde sergilenmesiyle karşı karşıya bırakılıyoruz.

    Kamu otoritesi, bu ülkede yakın zamana kadar önemli bir sorun olarak görülemeyecek olan bireysel silahlanmaya göz yumuyor. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra sivillerin silahlanması normalleştiriliyor, insanların komşuları hakkında ölüm listeleri hazırlamaları suç olarak sayılmıyor, polisin “bacak kırması” bir İçişleri Bakanlığı uygulaması olarak dile getiriliyor.

    Özetle; Türkiye’de, kapitalist mülkiyet ilişkilerinin sürdürülebilmesi için önemli bir araç olan şiddet, neo-liberal kuralsızlığı kutsayan bir sosyal Darwinizmle pekiştirilmişken, Türkiye toplumu nüfusun üretimden koparıldığı, temel kamu hizmetlerinin piyasaya terk edilerek dağıtıldığı, siyasal şiddetin olağanlaştığı, adalete güvenin yerlerde süründüğü, gelecek endişesinin had safhaya çıktığı bir topluma dönüştürülüyor.

    Daha can acıtıcısı, bu “orman kanunları” düzeninde; yani gücü yetenin gücünü yettirdiğine eziyet ettiği bu ortamda, güçlünün “cezasızlıkla” teşvik edildiği bu düzende en hassas noktamız olan çocuklarımız bu insanlık dışı gidişatın kurbanı oluyor.

    Her gün ağırlaşan bu tabloda, eğitim çocuklara bir gelecek sunmadığı gibi eleştirel düşünme, sorgulama, sanatın ve sporun çocuğun hayatının bir parçası kılınması gibi nitelikler üzerine inşa edilmesi gereken milli eğitim politikası bambaşka bir yöne gidiyor. Öğrenci geleceğe sermayenin kullanacağı bir dişli olarak hazırlanıyor; eş zamanlı olarak “manevi değerler eğitimi” iddiasıyla gençlerin uysallaştırılması amaçlanıyor. Ülkü Ocakları ve tarikatlar okullarda cirit atıyor.  

    İktidar, ülkenin çocuklarını ve gençlerini bu kaba göre şekillendirmek istedikçe her yerden büyük bir sorun patlak veriyor. Halbuki çocuklarımızın ve gençlerimizin özgüvene, gelecek kaygısı yaşamayacakları bir büyüme dönemine, sosyal destek mekanizmaları ile desteklenen bir psikolojik iyi hale, dünyayı görüp farklı kültürlerle tanışmaya, spora, edebiyata, sanata ve birbirleriyle sosyalleşebilecekleri kamusal mekanlara ihtiyaçları var.

    Bugün bu ülke kendi çocuklarına ve gençlerine bunlardan hangisini sağlayabiliyor?

    Yanıt “hiçbiri” ise bu kadar köklü ve çok boyutlu bir sorunu polise nöbet tutturarak, okullara x-ray cihazı yerleştirerek, oyun ve sosyal medya kısıtlaması yaparak çözebilir miyiz?

    “Çözmek isteyen mi var” diye soruyorsanız, haklısınız.

    Kahramanmaraş’tan sonra tek soru: Neden? 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-04-17 00:42:57 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku

    ************** MAKALENİN ALTINA YORUM YAZIN **************

    *************************************

    Sektörde 25 yıllık tecrübeye güvenin!

    Toptan odun ve kömür tedarikçisi arıyorsanız kataloğumuzu ziyaret edin .

    Yakacak odun , kömür ve diğer temel ihtiyaç malzemeleri için  ONLINE MAĞAZALARIMIZA göz atın .

    Dünyanın her yerinden Bulgaristan'a TOPTAN ÜRÜN ithalatı yapmak için  İTHALAT ACENTEMİZ  (IUSTITIA Satın Alma İthalat Ofisi) ile  BURAYA TIKLAYARAK iletişime geçin  .

    Yüksek kaliteli yazılım hizmetleri için uzmanlarımızı seçin 

    ÇEVRİMİÇİ BAŞARINIZ İÇİN ORTAĞINIZ OLABİLİRİZ

    Web sitelerinin ve çevrimiçi mağazaların çevrimiçi  geliştirilmesi ve bakımı , DEV ve BT desteği, Google'da üst sıralarda yer almak için SEO optimizasyonu ve dijital pazarlama hizmetlerimizden yararlanmak için BURAYA TIKLAYIN .
    Ayrıca sağlık, güç ve canlılık da sunuyoruz. Eğitmenlerimizi görmek  için  TIKLAYIN . Kilo verme, gençleşme, kas kütlesini artırma, güç, kuvvet, dayanıklılık ve hız için programlar geliştiriyoruz .
     Profesyonel sporcular için iyi sonuçlar, ayrıca iyi bir fiziğe ve tona sahip olmak isteyenler için profesyonel ve kişisel beslenme ve antrenman rejimleribesin takviyeleri, vitaminler ve takviyeler.

    Bulgaristan veya Balkanlar'da gayrimenkul satın almak mı istiyorsunuz?

    • EMLAK ACENTEMİZİN deniz kıyısında, dağ başında, köyde veya büyük şehirde satılık ve kiralık daire, villa, ev, tarım arazisi, orman veya yatırım amaçlı arsa ilanlarına  ve  tekliflerine göz atın .
    • Bizimle  Bulgaristan ve yurtdışında ONLINE  Otel ve Tatil Evleri REZERVASYONU da yapabilirsiniz

    Siyasette ve toplumsal hayatta neler olup bittiğinden haberdar olmak için medyamızı okuyun:

    İşletmeniz Bulgaristan'da ve ...

    • Restoranınız, ızgaranız veya barbekünüz için toplu kömüre mi ihtiyacınız var? Kapınıza ücretsiz teslimatla
    • veya Küba, Afrika veya Güney Amerika'dan bir kamyon veya konteyner dolusu kömür ithal etmek istiyorsunuz.
    AMI SİPARİŞİ Charcoal Bay PER'den
    • Burgaz'dasınız ve kömür ateşinde pişirilmiş en lezzetli eti yemek istiyorsunuz ...
    Bay PER Kömür Izgarasından SİPARİŞ

    Bizi Facebook sayfamızdan takip  edin

    Bizi  Instagram'da da takip edin

    En ilgi çekici videolarımızı  TikTok ve YouTube kanalımızda izleyin

    Истории – Web Stories

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    • Rating