iustitia.bg
Doğumdan sonra yoğun bakıma ihtiyaç duyan yenidoğan bebekleri kullanan bir “çete”nin bu durumu paraya çevirdiği anlaşıldı.
Bu sırada en azından 10 bebeğin ölümüne sebep olunduğu belli oldu.
Organizasyonun ortasında özel hastaneler ve sağlık çalışanlarının olduğu ortaya çıktı. Skandal dönemin İstanbul İl Sağlık Müdürü, şimdinin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na kadar uzandı. Eski Bakan, hastane patronu Mehmet Müezzinoğlu’nun hastanesinin de adı iddianamede geçti.
Denetimsizlik, ihmal iddialarının yanında özelleştirilen sağlık sistemi en büyük suçluydu.
Hastanelere kayyım atandı, sağlık çalışanlarının bir bölümü tutuklandı ama devlet yetkilileri, patronlar neredeyse aklandı.
Halkın cebinden çalınan paralarla çarkın dönmesine göz yumuldu, halk sağlığı yok sayıldı.
Komisyon neyi araştırdı, nelerin üzerinden atladı?
Tüm bu skandalın ardından yurttaşların tepkisi, kamuoyu baskısının da etkisiyle Meclis’te konuyla ilgili bir araştırma komisyonu kuruldu.
“Yenidoğan Çetesi’ni Araştırma Komisyonu” taslak raporunu tamamladı. 428 sayfalık raporun son bölümünde “sağlık sisteminin iyileştirilmesine” ilişkin öneriler sunuldu. Önerilerden bazıları şunlar:
- Yenidoğan ölümlerine yönelik veri toplama ve araştırmaların artırılması ve neonatal mortalite kayıtlarının standartlaştırılması,
- Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde enfeksiyon kontrol önlemlerinin güçlendirilmesi,
- Gebe takip protokollerinin güçlendirilmesi,
- Aile hekimleri ve kadın doğum uzmanları için ulusal düzeyde bir tarama rehberi hazırlanması,
- Bebek ölüm oranlarının yüksek olduğu illerde ‘Misafir Anne’ uygulaması yaygınlaştırılması ve uygulamanın lojistik, konaklama ve sağlık hizmeti boyutları güçlendirilmesi,
- Doğumhanelerin optimal şartlara uygun hale getirilmesi,
- Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde teknik donanımın güncellenmesi,
- Yoğun bakım yatış-taburculuk kriterlerinin ve branş yoğun bakım uygulamalarının revizyonu,
- Anne sütü ile beslenme oranlarının artırılması ve formula kullanımının azaltılması,
- Acil sağlık hizmetleri, transport ve sevk süreçlerinin güçlendirilmesi,
- Hastaneler arası nakil işlemlerinin standartlara uygun yürütülmesi,
- Yenidoğan transportunda görev alacak personel için nitelikli eğitim ve deneyim standartlarının belirlenmesi,
- 1500 gram altı ve 32 haftadan küçük yenidoğanların uygun donanımlı merkezlere sevki,
- Yenidoğan uzmanlık alanının tercih edilirliğinin ve uzman sayısının artırılması, hemşire altyapısının güçlendirilmesi,
- Yoğun bakım uzmanlarının etkin ve doğru görevlendirilmesi,
- SGK ödeme sistemlerinin güncellenmesi,
- Denetim ve izleme mekanizmalarının güçlendirilmesi,
- Mevzuat düzenlemeleri ve toplumsal farkındalık.
Ancak sağlığın piyasalaştırılmasına, özel hastanelerin patronlarının teşvik edilmesine, yurttaşlar için eşit ve parasız sağlık hizmeti sağlamanın artık imkansız hale geldiğine raporda değinilmedi.
Sezaryen vurgusu
Bunun yanında da “sezaryen oranlarının düşürülmesi ve normal doğumun teşvik edilmesine” de yer verildi.
Raporda “Tıbbi gereklilik dışında yapılan sezaryenlerin önlenmesine yönelik yaptırımlar ve/veya teşvik mekanizmaları yapılandırılmalıdır” denildi. Sezaryenin “anne ve yenidoğan sağlığı açısından kısa ve uzun vadeli olumsuz sonuçlara neden olabileceği” belirtildi.

‘Yurttaşlar zorunlu olarak özel kuruluşlara yönlendiriliyor’
Taslak rapordan çıkanları Genel Sağlık-İş Sendikası’na sorduk.
Sendikanın Genel Başkanı Derya Uğur soL’a yaptığı açıklamada sağlık hizmeti sunan kamu kurumlarında uzman hekim eksikliği, personel yetersizliği, tıbbi cihazların bulunmaması ya da işlevsiz durumda olması gibi sorunlara değindi. Tüm bunların sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürdüğüne, yurttaşları zorunlu olarak özel sağlık kuruluşlarına yönlendirdiğine dikkat çekti.
Uğur, bu duruma ticarileştirilen sağlık sistemiyle gelindiğini vurguladı:
Siyasi iktidarın yıllardır sürdürdüğü özelleştirme ve sağlıkta ticarileştirme politikaları, özel hastanelerde denetim zafiyetini beraberinde getirmiştir. Caydırıcı olmayan cezai ve idari yaptırımlar, sağlık hizmetinin niteliğini değil, yalnızca kârı önceleyen bir sistemin kökleşmesine yol açmıştır. Bunun sonucu olarak, insan sağlığı ticari şekilde metalaştırılmış, bazı özel hastanelerde yaşanan suistimaller bebek ölümlerine kadar varan trajedilere neden olmuştur. Yenidoğan çetesi gibi bir vahşetin vuku bulmuş olması da bu ihmallerden kaynaklanmıştır.
Yenidoğan komisyonundan neden ‘sezaryen’ çıktı?
Uğur, komisyondan çıkan “sezaryen azaltılsın” sonucunu da değerlendirdi.
Sezaryen doğum oranlarını düşürme bahanesiyle yürütülen politikaların bebek ölümlerinin önüne geçemediğini hatırlatan Derya Uğur, aksine yönetenlerin sorunu saptırma çabası içerisinde olduğunu söyledi.
‘Özel hastaneler iktidar için övünç kaynağı’
Personel eksikliğinin sağlık sisteminin temel sorunlarından birisi olduğunu hatırlatan Uğur şu ifadeleri kullandı:
Sağlık emekçileri, ağır iş yükü altında tükeniyor, düşük ücretlerle çalışmaya mecbur bırakılıyor. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde kamu hastanelerindeki yatak sayısı yetersizken, özel hastanelerde bu sayının her geçen gün artması dikkat çekici. Bu orantısız tablo, siyasi iktidar temsilcileri tarafından övünç kaynağı olarak gösteriliyor, kamunun geri plana itilmesi ise görmezden geliniyor.
Üniversitelerin çocuk sağlığı ve hastalıkları bölümlerinin TUS tercih listelerinde son yıllarda geri planda kalması, kamuda görev yapacak uzman hekim sayısının giderek azalmasına yol açmış durumda. Bu durum, kamu hizmetinin sürdürülebilirliğini tehdit eden ciddi bir risk haline geldi. Tüm bu unsurların birleşimi, denetimsizliğin ve rantın iç içe geçtiği bir sistem yaratmış; bunun sonucunda ‘yenidoğan çetesi’ olarak bilinen suistimal ağları oluşmuş ve yıllarca faaliyet gösterdi.

Suçluları biliyoruz: ‘Bu yapılanma yeni değil, ölümler göz göre göre geldi’
2017 ve 2023 yıllarına ait SGK müfettiş raporları ile savcılıklara yapılan suç duyuruları aslında bu yapılanmanın uzun süredir bilindiğini ortaya koymuştu. Bu durumun altını çizen Derya Uğur, buna rağmen adım atılmadığının unutulmaması gerektiğini kaydetti: “Siyasi iradenin sorunu çözme yönünde adım atmaması, bebek ölümlerinin göz göre göre yaşanmasına neden oldu.”
Ülke genelinde yalnızca 440 denetim personeli var!
“Sağlık Bakanlığı’nın özel hastane denetimlerinde yaşanan yetersizlik, sistematik bir soruna işaret ediyor” diyen Uğur ülke genelindeki toplam denetmen sayısıyla binlerce sağlık kuruluşunun kontrol altında tutulmasınınsa mümkün olmadığını dile getirdi.
Derya Uğur şöyle devam etti:
Ülke genelinde yalnızca 440 denetim personeli bulunuyor. Bu sayıyla binlerce özel sağlık kuruluşunun etkin biçimde denetlenmesi mümkün değil. Plansızlık ve yetersiz istihdam, sağlık sisteminin her kademesinde kendini gösteriyor. Denetim görevlilerinin özlük haklarının iyileştirilmemesi, motivasyonu ve verimliliği de olumsuz etkiliyor.
‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’ adı altında yürütülen politikalar, sağlık hizmetini kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasa koşullarına teslim etti. Bugün geldiğimiz noktada, özel hastane patronlarının sağlık politikalarını belirlediği bir düzende insan sağlığının öncelik kazanması beklenemez.
Sendika ne öneriyor?
Uğur, Genel Sağlık-İş Sendikası olarak önerilerini de şöyle özetledi:
- Soruşturma altındaki özel hastanelere yeni ruhsat ve izin verilmesi derhal durdurulmalıdır.
- SGK bünyesinde yüksek riskli branşlar (yenidoğan, kadın doğum, göz, cerrahi vb.) için otomatik fatura tarama sistemi kurulmalı, şüpheli işlemler askıya alınmalıdır.
- İşlem başı ödeme sistemi kademeli olarak azaltılmalı; teşhis bazlı ödeme modeline geçilmelidir.
- Denetim personeli sayısı artırılmalı, özlük hakları iyileştirilmeli, bağımsız denetim mekanizmaları kurulmalıdır.
- Yenidoğan yoğun bakım ve kuvöz kapasitesi kamu hastanelerinde artırılmalı, bölgesel planlama yapılmalıdır.
- Kamu zararına yol açan sözleşmeler iptal edilmeli, ulusal hukuk ve kamu yararı öncelikli sözleşme modelleri uygulanmalıdır.
- Sağlık sisteminde kamulaştırma veya kamu-özel dengesinin yeniden düzenlenmesi gündeme alınmalıdır.
- Uluslararası standartlara uygun personel planlaması yapılmalı, hemşire/uzman oranları bilimsel ölçütlere göre belirlenmelidir.
- Bebek ölümleri bir istatistik değil, her biri insan yaşamının kaybıdır. Bu tabloyu değiştirmek, ancak sağlığı piyasanın değil kamunun bir hakkı olarak gören bir anlayışla mümkündür. Genel Sağlık-İş olarak, yaşamı savunmaya, denetimsizliğe ve rant düzenine karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.
Komisyon ‘yenidoğan çetesi’ni araştırdı: Rant, özelleştirme, hastane patronları gündem olmadı 2025 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-11-13 21:43:18 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku





