iustitia.bg
Kurucuları arasında bulunduğum, bir süre görev aldığım bu dernek, 12 Mart döneminde Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Türkiye İşçi Partisi’nin 1 Mayıs 1975’teki yeniden yasallık kazanışını izleyen yılda, partinin merkezi bir kararıyla ve bir grup parti üyesi ile parti dostunun önayak oluşuyla kurulmuştu. Yürüyüş dergisinin yukarıda belirttiğim sayısında çerçeve içinde verilen haberde kurucular arasında Ömer Polat (başkan), Mahmut Tali Öngören (II. Başkan), Sevgi Soysal, Nezih Danyal, Vecdi Sayar, Nevzat Şenol, Çetin Öner, Yalçın Küçük, Uğur Mumcu, Alpaslan Işıklı, Özcan Kesgeç, Zeki Kılıç, Erhan Tezgör, İlhan Akalın, Yener Aydın, Varlık Özmenek, Miraç Çolak, Maksut Göksu, Arif Şentek, Nurhan Karadağ, Uğur Okman, Hasan Özgen, Mesut Odabaşı, Ahmet Çakaloz, Erşen Sansal, Haslet Soyöz, Ünal Büyükokutan, Celal Metin, Mükremin Barut, Gökhan Akçura, Neşe Çulhaoğlu adlarına rastlanıyordu.
Aynı sayfalarda dernek başkanı, yazar Ömer Polat’la yapılmış bir söyleşi de vardı. Ömer Polat o söyleşide egemen sınıfların işçi sınıfı ile öteki emekçiler üzerindeki çok yönlü sömürü ve baskı biçimlerinin kültür alanında da hüküm sürdüğünü belirterek bu alandaki direnişin ve kendi kültürünü yaratma mücadelesinin çok önemli olduğunu vurguluyordu. Kurdukları derneğin amacının, sözü edilen sömürü ve baskı biçimlerini açığa çıkarmak, bunlara nasıl karşı durulabileceği üzerinde çalışmalar yapmak olduğunu açıklıyor, bu amaçla yürütülecek çalışmaların geliştirilip işçilere ulaştırılmasında sendikalar ve demokratik kitle örgütleriyle iş birliği içinde davranacaklarını anlatıyordu.
Başkan Polat’ın açıklamalarına göre, derneğin, ülkemizde namuslu ve onurlu mücadeleleriyle çeşitli dallarda ürünler veren sanatçıların bir araya getirilerek onların bireysel çalışmaları yanında ortaklaşa ürünler vermeye yönlendirilmesini de önemseyen bir yaklaşım içinde olmasına özen gösterilecekti.
Derneğin tiyatro, sinema, edebiyat, müzik, halk bilimi, fotoğraf, grafik-plastik sanatlar ve eğitim dallarında çalışmalar yapması öngörülmüştü. Polat’ın açıkladığına göre, bu alanlarda “üniteler” oluşturulacak, her birinin bir başkanın sorumluluğunda gönüllü katılımlarla ürünler vermesi sağlanacaktı. Üyeliğin ilk koşulu bu alanların en az birinde çalışma zorunluluğu idi.
Ürünlerin emekçi kitlelerine ulaştırılması, başta sendikalar olmak üzere çeşitli kesimlerdeki demokratik kitle örgütleri ile iş birliği içinde sağlanacaktı. Öte yandan, derneğin mali açıdan yaşayabilmesinin üye ödentilerine değil, iş birliği yapılan kitle örgütlerinden alınacak küçük bağışlara dayandırılması öngörülüyordu.
Derneğin çalışmalarının örgütlenmesi ile ilgili olarak Polat şu bilgileri vermişti: “Her ünitenin başkanı çalışacağı arkadaşları seçme özgürlüğüne sahiptir. Bu aynı zamanda o ünitenin ve giderek derneğin sağlıklı çalışması açısından gereklidir. Yalnız ünite başkanı bu seçmeden önce bir ön çalışma yapmak zorunda. Bu ön çalışmayı da sendikalarla, demokratik kitle örgütleriyle yapması gerekli. İşte bunu yaparken kendi dalında çalışabilecek, o dalda kabiliyeti olan işçileri de arayıp bulacak ve çalışmalarına o işçiler de katılacak. Derneğin üyesi olacak. Örneğin saz çalan işçi, şiir yazan işçi, tiyatroya ilgisi olan işçi kendi kültürünün oluşmasında kendi kültürünün emekçisi olarak çalışacak.”
Ömer Polat son sözleri olarak şunları da eklemişti: “Yanlışlarımız olacaktır. Hem de çok olacaktır. Ama bir hatayı iki kere yapmamaya çalışacağız. Üye arkadaşlarımızın başka sorumlulukları ve çalışmaları dışında böyle bir uğraşa girmeyi de kabullenmeleri gerçekten saygıya değer. Eğer ileride İşçi Kültür Derneği, işçi ve tüm emekçilerin kültürlerinin oluşumunda, gelişmesinde başka bir kültüre karşı soylu direnmesinde kendisinin ufak bir katkısının olduğunu görürse bu bizi mutlu etmeye yetecektir.”
Olmuş mudur öyle bir katkı? Şimdi, kendi başıma, yol arkadaşlarımın çoğu aramızdan göçüp gitmişken değerlendirebilecek durumda değilim; doğru da bulmam ayrıca. Çok kısa bir zamanı olabildi o deneyin ve tarihimizin bugünlere kadar uzanan en yabanıl saldırısının başlangıcı ile sona erdirildi. Bu kısa ömrünü dikkate almayan bir değerlendirme nesnelliğin çok uzağında kalır. Ama gidenlerin yardımından yoksun kaldığı için büsbütün güçsüzleşmiş belleğimde neler var diye düşünmeye uğraştığımda, bir kez, yönetim kurulu toplantılarında ve başka çalışmalardaki disiplini ve heyecanı ile hepimizi şaşırtan Sevgi Soysal’ı sayabilirim; ikincisi, gitgide pek çok insanın gözlerinin ve kulaklarının aradığı bir gelişkinliğe ulaşmış “İşçi Kültür Korosu”nu sayabilirim; herkese obuayı sevdiren ustalığının yanı sıra parti seçiminde uyguladığı kendine özgü yaklaşımını çok yerde anlattığım Can’ı sayabilirim; Ömer’den sonra başkan olduğunda orada ve birçok yerde benden başka herkesle kavga ettiğini sandığım İlhan abiyi sayabilirim…
Bu kadar yeter. Bana sorulursa, demek istiyorum.
Küba için çağrı
“meğerse ne kadar çok ne kadar güzel ve de hemencecik söylenecek
sözleri varmış sosyalist devrim mimarlarının Küba’da işçilere köylülere aydınlara
işçilere rastlıyorum
hiç kimse onlar gibi böylesine geçmedi sokaklarından Havana Havana olalı beri
ve ben her gün biraz daha gencim Havana’da
her gün biraz daha yitiriyor ağzım dünyanın acılığını”
Böyle bitirmiş “Havana Röportajı” şiirini Nâzım 1961’de. Şimdiyse on yıllardır süren dünyanın en gözü dönmüş haydutluğunun yeni bir aşamasıyla karşı karşıya Kübalılar. Yenilmeyecekler; çünkü emekçi insanlık yanlarındadır.
Tarihten bir yaprak 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-02-19 21:13:19 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku



