iustitia.bg
2026 1 Mayıs‘ı öncesi Türkiye Komünist Partisi’nden önemli bir açıklama geldi.
TKP’nin bu yıl Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir‘de 4 ayrı miting düzenleme kararı aldığı duyurulurken, bunun gerekçeleri ayrıntılarıyla paylaşıldı.
Açıklamada yapılacak 4 ayrı 1 Mayıs mitingine dair bir çağrı da yer alırken, “TKP, Türkiye’nin devrimci, yurtsever, cumhuriyetçi birikiminin ve en önemlisi işçi sınıfının öncü kesimlerinin 1 Mayıslarda boynunun bükük durmaması, tersine 1 Mayıs’ın hemen ertesinde daha büyük bir umut ve kararlılıkla mücadeleye devam etmesi için sorumluluk almaktadır. Benzer kaygı ve yaklaşımlarla hareket eden siyasi ve sendikal yapıları bu sorumluluğu paylaşmaya, dört merkezde düzenlenecek 1 Mayıslara aktif bir biçimde katılmaya çağırıyoruz” denildi.
1 Mayısların sendikalar tarafından CHP ve DEM Partili siyasetçilerin kürsüsüne dönüştürülmesi, CHP seçim otobüslerinin 1 Mayıs kürsüsü yapılmasına dair de değerlendirmeye yer verilen açıklamada, bu durumun basit bir özensizliğin ürünü olmadığı, Türkiye’de sendikal hareketin içine düştüğü durumla ilgili olduğuna vurgu yapıldı.
1 Mayıs öncesi Taksim tartışmalarına da değinilen açıklamada, “Taksim Meydanı’nın işçi sınıfına açılması konusunda iktidar üzerinde kurulacak sistematik baskı kadar, işçi sınıfının bu talebin karşısında durulamayacak bir siyasal ve toplumsal ağırlık kazanması da önem taşımaktadır. Taksim Meydanı, 1970’lerde, İstanbul’un değil, Türkiye’nin 1 Mayıs Alanı’ydı. Bugün bu yaklaşımın terk edilmesi, ‘teknik’ zorluklarla değil siyasal ve ideolojik gerilemeyle açıklanmalıdır. Bu anlamda, 1 Mayıslarda önceliğimiz işçi sınıfının çıkarlarını temsil eden birleşik ve bağımsız bir kuvvetin vücut bulmasını sağlamak olmalıdır. Taksim’in bir daha sermaye tarafından işçi sınıfına kapatılamayacak bir biçimde yeniden kazanılması da ancak bu çabanın sonucu olarak mümkün olacaktır. Böylesi bir birlik ise, protokol açıklamalarla, ‘biz Taksim’deyiz, herkese çağrımızdır’ diye ilan edip 1 Mayıs’a kısa bir süre kala başka bir alanı miting adresi olarak göstererek sağlanamaz” denildi.
TKP’nin 1 Mayıs açıklamasının tam metni şöyle:
TKP 1 Mayıs için çağırıyor
Türkiye Komünist Partisi işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de olmak üzere, dört ayrı merkezde miting düzenlemeye karar vermiştir. İşçi sınıfının kapitalist sömürü ve emperyalist barbarlık karşısında devrimci ve cumhuriyetçi bir meydan okuyuşun öncü gücü haline gelmesi bugünün ertelenemez temel görevidir.
1 Mayıs emekçi halkın bu görev doğrultusunda irade gösterdiği, enerji ve umut çoğalttığı, örgütlendiği bir gün olmadığı sürece anlamsızlaşmaya mahkumdur.
Ne yazık ki, Türkiye’de 1 Mayıslar anlamsızlaşma tehlikesi ile karşı karşıyadır.
Sendika konfederasyonlarının uzun yıllar boyunca 1 Mayısların kutlanması için gösterdiği çabayı yok saymak, hükümetlerin baskısı karşısında gösterdikleri kararlılığa karşı haksızlık yapmak niyetinde değiliz. Ancak bu emek ve mücadeleye gölge düşüren tutum ve davranışlar da yıllar içinde ne yazık ki kalıcılaştı ve 1 Mayıslarda belirleyici olması gereken işçi sınıfının bağımsız ideolojik ve siyasal kimliği iyice silikleşti.
Konfederasyon ya da bağlı sendika yönetimlerinin siyasal tercihlerine kimse karışamaz. Ancak birleşik ve kapsayıcı bir 1 Mayıs düzenlemek doğrultusunda irade ortaya koyanların 1 Mayıs’ın evrensel ilkelerine uygun bir içerik hazırlamaları ve katılımcı örgütlere eşit mesafede durmaları gerekmektedir. Bütün çağrılarımıza, açıklamalarımıza, görüşmelerimize rağmen 1 Mayıslarda CHP ve bazen de DEM’li siyasetçilere konuşmacı olarak yer açılması, bazı kentlerde miting düzenleyicilerinin CHP seçim otobüslerini kürsü ve propaganda aracı olarak kullanması basit bir özensizliğin ürünü değil, Türkiye’de sendikal hareketin içine düştüğü durumla ilgilidir.
Türkiye Komünist Partisi’nin CHP’nin 1 Mayıslara katılımından rahatsızlık duymadığı herhalde açık olmalıdır. Tersine, partimiz CHP’nin 1 Mayıslara daha büyük bir kitle ile katılmasını arzu etmektedir. Ancak TKP büyük bir ciddiyet, kararlılık ve yüksek katılımla parçası olduğu işçi sınıfının mücadele gününde, hangi gerekçeyle olursa olsun, kapitalist sömürü düzeni ve emperyalizmle sorunu olmayan siyasetçileri dinlemek ya da onların sahne şovlarını izlemek zorunda değildir.
1 Mayısların düzen partilerinin işçi sınıfının çıkarlarıyla ilgisi olmayan gündemlerine bağımlı hale getirilmesinin bir diğer sonucu Taksim Meydanı ile 1 Mayıs arasındaki tarihsel ilişkinin değer yitirmesidir. Taksim, Türkiye’de 1 Mayıs’ın ilk kez kitlesel ve merkezi olarak kutlandığı alandır. Bu alanda yüz binlerce emekçi toplanmış işçi sınıfının taleplerini dile getirmiş, halaylarla, türkülerle umut tazelemiştir. Diyarbakır’dan, Çukurova’dan, Trabzon’dan, İzmir ve Ankara’dan saatlerce yolculuğu göze alarak toplanan işçilerin oluşturduğu güçlü irade bir yıl sonra burjuvazinin kalleşçe provokasyonu ile kana bulanmış ve işçiler bu katliama 1978’de daha büyük bir kararlılıkla ve birleşik bir 1 Mayıs için Taksim’e akın ederek yanıt vermiştir. Bunun ardından gelen yasaklama ve baskı dönemlerinde Taksim doğal olarak bir mücadele alanına dönüşmüştür. Partimiz yıllar boyunca Taksim’in 1 Mayıs Alanı olarak işçi sınıfına açılması için sürdürülen mücadelenin parçası olurken, birkaç kez iktidarların yasakçı tutumunun örgütlü bir iradeyle delinebileceğini göstermiştir.
Öte yandan 1 Mayıs’ın bir alan inatlaşmasına indirgenmesi, tam da iktidarların istediği bir olgudur. 1 Mayıs, işçi sınıfının enerji topladığı, çoğaldığı, kendine güven tazelediği ve toplumun diğer kesimlerinin işçi sınıfı gerçeğini bir kez daha gördüğü bir gün olmak durumundadır. Taksim gündeminin bağlamından kopması, giderek kimi popüler kişilerin “görüntü verme” işlemine dönüşmesi işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma ruhunu güçlendirmemektedir.
Her yıl ortaya atılan ve sonrasında hakkı verilmeyen “Taksim kararlılığı” bir noktadan sonra inandırıcılığını yitirmekte, daha da önemlisi başka alanlarda düzenlenen eylem ve etkinlikleri peşinen değersizleştirmektedir. Taksim Meydanı’nın işçi sınıfına açılması konusunda iktidar üzerinde kurulacak sistematik baskı kadar, işçi sınıfının bu talebin karşısında durulamayacak bir siyasal ve toplumsal ağırlık kazanması da önem taşımaktadır. Taksim Meydanı, 1970’lerde, İstanbul’un değil, Türkiye’nin 1 Mayıs Alanı’ydı. Bugün bu yaklaşımın terk edilmesi, “teknik” zorluklarla değil siyasal ve ideolojik gerilemeyle açıklanmalıdır. Bu anlamda, 1 Mayıslarda önceliğimiz işçi sınıfının çıkarlarını temsil eden birleşik ve bağımsız bir kuvvetin vücut bulmasını sağlamak olmalıdır. Taksim’in bir daha sermaye tarafından işçi sınıfına kapatılamayacak bir biçimde yeniden kazanılması da ancak bu çabanın sonucu olarak mümkün olacaktır. Böylesi bir birlik ise, protokol açıklamalarla, “biz Taksim’deyiz, herkese çağrımızdır” diye ilan edip 1 Mayıs’a kısa bir süre kala başka bir alanı miting adresi olarak göstererek sağlanamaz.
1 Mayıslar işçi sınıfın sözünün ve eyleminin sömürücü sınıflar dışında bütün topluma umut verdiği bir gün olmalıdır. TKP’nin bütün çabası bu yöndedir. Partimizin önümüzdeki yıllarda işçi sınıfının örgütlenmesine, siyasal ve toplumsal gücüne katkı koyacak, düzen partilerinin gölgesinden kurtulmuş ve alınan kararların arkasında durulacak birleşik ve kapsayıcı 1 Mayıslar için elinden gelen katkıyı koymanın yollarını arayacağından kuşku duyulmamalıdır.
2026’da ise TKP, Türkiye’nin devrimci, yurtsever, cumhuriyetçi birikiminin ve en önemlisi işçi sınıfının öncü kesimlerinin 1 Mayıslarda boynunun bükük durmaması, tersine 1 Mayıs’ın hemen ertesinde daha büyük bir umut ve kararlılıkla mücadeleye devam etmesi için sorumluluk almaktadır. Benzer kaygı ve yaklaşımlarla hareket eden siyasi ve sendikal yapıları bu sorumluluğu paylaşmaya, dört merkezde düzenlenecek 1 Mayıslara aktif bir biçimde katılmaya çağırıyoruz.
TKP’den 1 Mayıs’ta 4 kentte miting kararı ve önemli çağrı 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-04-13 13:04:42 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku


