Viyana, 15.05.2026 – Avusturya Türk Kültür Toplumu (TKG Think Tan), Sosyal Araştırmacı sıfatını kullanan Kenan Doğan Güngör’ün liderliğinde yürütülen ve son dönemde kamuoyunda ses getiren araştırmanın sorumlularını, bilimsel sorumluluk ve etik duyarlılığa davet etti. TKG’nin değerlendirmesine göre, söz konusu araştırma açıkça kendi kamu araştırmasında sayfa 14’de yazdığı gibi ‚temsil niteliği taşımamakta‘ ve sonuçları bu şekilde yorumlanmalıdır. Araştırmanın saha çalışması 17 Eylül – 19 Aralık 2024 tarihleri arasında gerçekleşti ve bağımsız Demox Research tarafından yürütüldü. Buna karşın, verilerin kamuoyunda tartışılması ve medyada geniş yer bulması araştırmadan yaklaşık 17 ay sonra, Mayıs 2026’da oldu.
TKG’nin dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, 14 ile 17 yaş arasındaki 304 Müslüman gencin alışveriş merkezleri, alışveriş caddeleri ve gençlerin günlük yaşamlarında vakit geçirdikleri kamusal alanlarda son derece hassas sorularla karşı karşıya bırakılmış olmasıdır. TKG’ye göre birçok ebeveyn haklı olarak şu soruyu sormaktadır: Çocuklarımızın açık bilgisi ve velilerin açıkça belgelendirilmiş onayı olmadan din, hukuk, şiddet ve kişisel fedakârlık gibi konularda sorgulanmasına kim izin verdi?
“İnancını savunmak için savaşmaya ve ölmeye hazır olmalısın.”

Avusturya Türk Kültür Topluluğu TKG Think Tank’in APA OTS basın bildirisinin birebir tercümesi şöyle
Viyana (APA /OTS), 15.05.2026
TKG, Güngör Araştırmasının Sorumlularından “Bilimsel Sorumluluk ve Duruş” Talep Ediyor!
“Bu çalışmanın açıkça temsilî (representatif) olmadığı belirtilmektedir.” (Araştırma, s. 14) – Buna rağmen Müslüman çocuklar ve gençler hakkında kamuoyunda alarm verici açıklamalar yapıldı.
Araştırma raporunun kendisi, 14. sayfada açıkça “bu çalışmanın temsilî (representatif) olmadığını” belirtmektedir. Buna rağmen Kenan Doğan Güngör, TKG’nin değerlendirmesine göre röportajlarında “Araplaşma”, okullarda din değiştirmeler ve muhafazakâr Müslümanlar hakkında kapsamlı açıklamalarda bulunmakta; ancak kamu kaynaklarıyla finanse edilen bilimsel bir araştırma projesinde özellikle vurgulanması gereken bu temel metodolojik sınırlamayı, beklenebilecek açıklıkta öne çıkarmamaktadır.
Açıkça temsilî olmayan bir araştırma
TKG’nin değerlendirmesine göre araştırma raporu, bunun “temsilî (representatif) bir çalışma olmadığını” açıkça belirtmektedir. Veri toplama çalışması 17 Eylül ile 19 Aralık 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş ve dışarıdan görevlendirilen kamuoyu araştırma şirketi Demox Research tarafından yürütülmüştür. Medyadaki yoğun tartışmalar ise ancak Mayıs 2026’da, yani yaklaşık 17 ay sonra başlamıştır.
Sıkça alıntılanan yüzde 41’lik sonuç, ağırlıklandırılmamış ham bir veri değil; hesaplamaya dayalı olarak ağırlıklandırılmış bir sonuçtur. Araştırma raporuna göre çevrim içi (online) grup, sahada yüz yüze görüşülen gruba göre belirgin biçimde daha kutuplaştırıcı yanıtlar vermiştir. Bunun nedenleri demografik olarak yeterince açıklanamamıştır. Buna rağmen her iki grup istatistiksel olarak yüzde 50–50 oranında birleştirilmiştir.
Başka bir ifadeyle: 100 kişiden basitçe 41’i bu görüşü doğrudan ifade etmiş değildir. Kamuoyu araştırma şirketi Demox Research iki farklı grubu araştırmıştır: biri çevrim içi, diğeri ise alışveriş merkezlerinde yüz yüze. Araştırma raporuna göre çevrim içi grup, sahada ankete katılan gruba göre çok daha kutuplaştırıcı yanıtlar vermiştir. Bunun nedenleri demografik verilerle yeterince açıklanamamıştır. Buna rağmen her iki grup yüzde 50–50 oranında birleştirilmiştir. Sıkça alıntılanan yüzde 41’lik değer, bu istatistiksel ağırlıklandırmanın sonucudur; doğrudan ölçülmüş bir ham veri değildir.
“Araplaşma”: Açıkça gösterilmiş ampirik bir bulgu değil
Kenan Doğan Güngör’ün 7 Mayıs 2026 tarihinde Die Presse gazetesine verdiği ve araştırmanın kamuoyuna resmen sunulmasından önce yayımlanan röportajdaki şu ifade özellikle dikkat çekmektedir:
“Böylece İslam anlayışı giderek Araplaşıyor.”
TKG’nin değerlendirmesine göre “Araplaşma” kavramı araştırma raporunda ne tanımlanmış ne de bağımsız bir ampirik bulgu olarak ortaya konmuştur.
TKG, “Araplaşma” kavramının yıllardır Almanca konuşulan ülkelerdeki siyasi tartışmaların bir parçası olduğuna ve tarafsız bir bilimsel kavram niteliği taşımadığına dikkat çekmektedir.
TKG’nin yıllardır Almanya’da gözlemlediği bu kavram, kendi değerlendirmesine göre artık Avusturya’daki tartışmalara da taşınmaktadır. “Araplaşma” kavramı tarafsız bir bilimsel kategori değil, siyasi açıdan güçlü biçimde yüklü bir kavramdır.
Örneğin, AfD’nin eski genel başkanı Frauke Petry, Haziran 2024’te “Stimmt!” adlı haber programında şu ifadeyi kullanmıştır:
“Türklerin Araplaşmasıyla karşı karşıyayız.”
Kaynaklar:
“Wir haben eine Arabisierung der Türken!”, Nachrichten-Talk „Stimmt!“, Haziran 2024
YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=lNIzUMwY64o
TikTok: https://www.tiktok.com/@stimmttalk/video/7376896891625213217
Instagram: https://www.instagram.com/reels/C70slLltQOy/
Öbür tarafdan Viyana’da kamu kaynaklarıyla finanse edilen bir araştırma projesinin proje yöneticisi olarak kamuoyuna çıkan bir kişinin, ampirik bulgular ile kişisel yorumlar arasında özel bir metodolojik titizlik ve mesafe gözetmesi beklenir.
Veri toplama çalışmasını gerçekte Demox Research yürüttü
Veri toplama çalışması araştırmanın yöneticisi tarafından değil, kamuoyu araştırma şirketi Demox Research tarafından gerçekleştirilmiştir. Şirket, Avusturya Pazar Araştırmaları Birliği’nin (VMÖ) üyesidir ve bu nedenle ICC/ESOMAR Uluslararası Pazar, Kamuoyu ve Sosyal Araştırmalar ve Veri Analitiği Etik Kodu 2025’e tabidir.
Ebeveynler çocuklarının hangi sorularla karşı karşıya bırakıldığını bilmelidir
TKG, 14 ila 17 yaş arasındaki 304 reşit olmayan gencin diğer soruların yanı sıra şu ifadeyle karşı karşıya bırakılmış olmasını özellikle eleştirel bulmaktadır:
“İnancını savunmak için savaşmaya ve ölmeye hazır olmak gerekir.”
Araştırma raporuna göre bu anketler alışveriş caddelerinde, alışveriş merkezlerinde ve çevrim içi ortamda gerçekleştirilmiştir.
Avusturya’daki birçok ebeveyn, çocuklarının kendi açık bilgileri ve velilerin açıkça belgelendirilmiş onayı olmadan din, şiddet ve kişisel fedakârlık gibi son derece hassas konularla karşı karşıya bırakılmasını kabul edip etmeyeceklerini haklı olarak sorgulayacaktır.
Müslüman gençlere yönelik ayrımcılığa ilişkin temel bulgular geri planda kaldı
Araştırma raporunun 6. bölümünde Müslüman gençlerin Hristiyan gençlere göre anlamlı ölçüde daha fazla ayrımcılığa maruz kaldığı açıkça belirtilmektedir. 7.3 numaralı bölüm ise genel örneklem içinde Müslüman karşıtı önyargıları belgelemektedir.
TKG’nin değerlendirmesine göre bu sonuçlar araştırmanın özünü oluşturmaktadır ve alarm verici tekil veriler kadar açık biçimde kamuoyuna aktarılmalıydı.
Bütün bunlar araştırmanın neresinde yer alıyor?
Die Presse gazetesine verdiği röportajda Güngör, Müslüman olmayan çocukların İslam’a geçtiğini, Ramazan orucunda bir “yarış” yaşandığını ve “ılımlı Müslümanların aşırı heveslilere karşı yeterli argümanlara sahip olmadığını” ifade etmiştir.
TKG, araştırma raporunu ayrıntılı biçimde inceledikten sonra bu açıklamaların raporda açıkça gösterilmiş doğrudan ampirik bir temele dayanmadığı sonucuna varmıştır.
Demokrasi ve etik eğitimi evet – önyargı üretimine hayır
TKG, Avusturya Cumhuriyeti’nin özgürlükçü, çoğulcu ve laik demokratik hukuk düzenini ve tüm öğrenciler için zorunlu demokrasi ve etik eğitimini açıkça desteklemektedir.
Bunun için ise, TKG’nin değerlendirmesine göre Müslüman çocuklar ve gençlere yönelik ek önyargılar üretmeye elverişli olan, açıkça temsilî olmayan bir araştırmaya ihtiyaç yoktur.
Bilim ve kamuoyu araştırmaları güven oluşturmalıdır
Özellikle kamu kaynaklarıyla finanse edilen ciddi bilimsel araştırmalar ve kamuoyu araştırmaları, toplumsal güveni güçlendirmeli, farklılıkları ayırt etmeli ve tartışmaları daha nesnel hâle getirmelidir; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmemelidir.
TKG, eleştirel seslerin korkutucu avukat mektupları, orantısız hukuki girişimler veya başka baskı yöntemleriyle meşru demokratik haklarını kullanmalarının engellenmemesini talep etmektedir. Nesnel eleştiri, kamusal denetim ve eleştirel sorular, işleyen bir demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarıdır.
Bilimsel araştırma kisvesi altında yürütülen kamuoyu ve sosyal araştırmalar, siyasi yorumların güç aracı hâline gelmesi amacıyla kamu kaynaklarıyla finanse edilmemelidir. Bilimsel araştırma görüntüsü altındaki kamuoyu araştırmaları, siyasi anlamlandırmaların aracı olarak kullanılmamalıdır.
TKG, res publica’nın, yani ortak iyiliğin ve Avusturya Cumhuriyeti’nin yararı doğrultusunda sorumlu davranılmasını beklemektedir.
“Çok sınanmış ülke”( Milli Marş´tan alıntı) – Avusturya Cumhuriyeti
Almanya ve Avusturya’da yaşayan Türkiye kökenli insanların büyük bölümü, 1923 yılında kurulan laik Türkiye Cumhuriyeti’nden gelmektedir. Bu devletin kuruluşunda çok sayıda Avusturyalı ve Alman da katkıda bulunmuştur. Bunun için içten bir minnettarlık duyulmaktadır.
Türkiye’deki bu laik devlet düzeni son yıllarda giderek artan bir baskı altına girmiştir. Birçok gözlemciye göre bu düzenin temel ilkeleri adım adım sulandırılmakta, zayıflatılmakta ve nihayet ortadan kaldırılmak istenmektedir.
Soğuk Savaş döneminde Batılı devletlerin de içinde yer aldığı tarihsel jeopolitik gelişmeler, uzun vadeli olumsuz süreçlerin güçlenmesine katkıda bulunmuştur. 2015 yılından bu yana özellikle Türkiye kökenli insanları etkileyen yeni sorunlar da ortaya çıkmıştır.
Çoğulcu bir ülke olan Avusturya’da bu sorunlar, iyi niyetle ve özgürlükçü-demokratik, hukuk devleti ve laik düzen temelinde; ülkenin ve ortak iyiliğin (res publica) yararı doğrultusunda birlikte çözülmelidir.
Avusturya Cumhuriyeti – “çok sınanmış ve çok sevilen Avusturya, büyük kızların ve oğulların yurdu”-Milli Marş´tan alıntı– bu sorunların üstesinden gelebilecek demokratik olgunluğa, derin tarihsel tecrübeye ve hukuk devleti gücüne sahiptir.
TKG, Avusturya’da anayasal değerlere bağlı, demokratik ve çoğulcu bir sivil toplum sesi olarak; anayasa yurtseverlerinin bir araya geldiği bir oluşum ve ortak kamu yararına (res publica) hizmet etmeyi amaçlayan eleştirel‑yapıcı bir destekçi kimliğiyle, bağımsız ve uyanık duruşunu bu süreçte de sürdürmeye devam edecektir.
Devamı:
TKG Analizi: TKG, Güngör Araştırmasının Sorumlularından Bilimsel Sorumluluk Talep Ediyor.
Kaynaklar
Türkische Allgemeine: Österreich: Meinungsforschung als Machtinstrument mit politischen Deutungen
Der Beitrag TKG’den Güngör kamuoyu araştırması sorumlularına: Bilimsel sorumluluk ve duruş şart erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
TKG’den Güngör kamuoyu araştırması sorumlularına: Bilimsel sorumluluk ve duruş şart 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-05-15 09:58:43
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.




