Начало Без категория TKG’den Güngör kamuoyu araştırması sorumlularına: Bilimsel sorumluluk ve duruş şart 2026

TKG’den Güngör kamuoyu araştırması sorumlularına: Bilimsel sorumluluk ve duruş şart 2026

0
TKG’den Güngör  kamuoyu araştırması sorumlularına: Bilimsel sorumluluk ve duruş şart 2026
TKG’den Güngör kamuoyu araştırması sorumlularına: Bilimsel sorumluluk ve duruş şart

Viyana, 15.05.2026 – Avusturya Türk Kültür Toplumu (TKG Think Tan), Sosyal Araştırmacı sıfatını kullanan Kenan Doğan Güngör’ün liderliğinde yürütülen ve son dönemde kamuoyunda ses getiren araştırmanın sorumlularını, bilimsel sorumluluk ve etik duyarlılığa davet etti. TKG’nin değerlendirmesine göre, söz konusu araştırma açıkça kendi kamu araştırmasında sayfa 14’de yazdığı gibi  ‚temsil niteliği taşımamakta‘ ve sonuçları bu şekilde yorumlanmalıdır. Araştırmanın saha çalışması 17 Eylül – 19 Aralık 2024 tarihleri arasında gerçekleşti ve bağımsız Demox Research tarafından yürütüldü. Buna karşın, verilerin kamuoyunda tartışılması ve medyada geniş yer bulması araştırmadan yaklaşık 17 ay sonra, Mayıs 2026’da oldu.

    *******************************************************************************

    Wir von SITE BG können für Sie eine einsprachige oder mehrsprachigUnternehmenswebsiteOnline-Shoppersönlicher Blog eines Influencers, Website von Hotel, Website für DienstleistungenNachrichtenseiteт, Websites-GalerienVideoportalSchafe, Immobilienagentur, Website für Veranstaltungen oder Buchungen, oder Anzeigenportal. Wie auch immer wir es aufstellen REICHE ERGEBNISSE in den SERPs von auf der ersten Seite bei Google, die amerikanische Suchmaschine Bing und die russische Suchmaschine Yandex.

    Kontaktieren Sie uns über das untenstehende Formular | Kontaktieren Sie uns über das untenstehende Formular :


    Was interessiert Sie? | Was interessiert Sie?



    Besuchen Sie auch unsere Websites : Bulgarien Nachrichten, Investigativer Journalismus, Geschäft JUSTIZ, Immobilien, Peter Nizamov, Fitness, Lebensmittel für zu Hause, Holzkohle, Erstellung von Websites, Brennholz im Großhandel

    *******************************************************************************

    TKG’nin dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, 14 ile 17 yaş arasındaki 304 Müslüman gencin alışveriş merkezleri, alışveriş caddeleri ve gençlerin günlük yaşamlarında vakit geçirdikleri kamusal alanlarda son derece hassas sorularla karşı karşıya bırakılmış olmasıdır. TKG’ye göre birçok ebeveyn haklı olarak şu soruyu sormaktadır: Çocuklarımızın açık bilgisi ve velilerin açıkça belgelendirilmiş onayı olmadan din, hukuk, şiddet ve kişisel fedakârlık gibi konularda sorgulanmasına kim izin verdi?

    “İnancını savunmak için savaşmaya ve ölmeye hazır olmalısın.”


    TGK : „Ebeveynlerin, çocuklarının hangi sorularla yüz yüze getirildiğini bilme hakkı var“

    TKG’nin özellikle eleştirdiği nokta şu: 14 ile 17 yaşları arasındaki 304 reşit olmayan çocuk, „İnancını savunmak için savaşmaya ve ölmeye hazır olmalısın“ gibi bir ifadeyle doğrudan karşı karşıya bırakıldı. Araştırma raporuna göre bu anket, alışveriş caddelerinde, alışveriş merkezlerinde ve çevrimiçi ortamda gerçekleştirildi. Viyana’da yaşayan, Müslüman veya Müslüman kültüründen gelen ailelerin ebeveynleri olarak bu kişilerin, çocuklarının parklarda, alışveriş merkezlerinde ya da telefon ve çevrimiçi görüşmeler yoluyla tanımadıkları kişiler tarafından hangi sorularla muhatap kılındığını bilme hakkı vardır.

    Allgemein tkg’den güngör kamuoyu araştırması sorumlularına: bilimsel sorumluluk ve duruş şart 2026 tkg den kamuoyu ara rmas sorumlular bilimsel sorumluluk allgemein viyana, 15. 05. 2026 – avusturya türk kültür toplumu (tkg think tan), sosyal araştırmacı sıfatını kullanan kenan... Iustitia. Bg tkg’den güngör kamuoyu araştırması sorumlularına: bilimsel sorumluluk ve duruş şart 2026 2026-05-15 09:58:43 justiz allgemein
    Güngör araştırması ile lanse edilen kamu araştırmasında 14–17 yaş arasındaki gençlere yöneltilen “dini fundamentalizm” ölçeğindeki ifadelerden biri: “i̇nancını savunmak için savaşmaya ve ölmeye hazır olmalısın. ” katılımcılardan bu ifadeye ne ölçüde katıldıklarını belirtmeleri istenmiştir. Kaynak> https://think-difference. Com/wp-content/pdf/studie%20jugend%20%26%20abwert_juli2025. Pdf

    Dini fundamentalizm ölçeğinde çocuklarda kullanılan soru kalıplarından biri

    Araştırmada “Religiöser Fundamentalismus” (Dini Fundamentalizm) başlığı altında katılımcılara, belirli ifadelere ne ölçüde katıldıkları sorulmuştur. Bu kapsamda kullanılan ifadelerden biri aynen şu şekildedir: “Man muss bereit sein, für die Verteidigung seines Glaubens zu kämpfen und zu sterben.” Türkçesi: “İnancını savunmak için savaşmaya ve ölmeye hazır olmalısın.” Katılımcılardan bu ve benzeri ifadelere katılım derecelerini, örneğin “tamamen katılıyorum”, “kısmen katılıyorum”, “kararsızım”, “katılmıyorum” veya “kesinlikle katılmıyorum” gibi cevap seçenekleri üzerinden belirtmeleri istenmiştir. Bu ifade, araştırma raporunda gerçekten ve birebir bu haliyle yer almaktadır.

    TKG şu soruyu yöneltiyor: Avusturya’daki pek çok ebeveyn, haklı olarak şunu sormak isteyecektir: Reşit olmayan çocukları, ebeveynlerin açık bilgisi ve veli onayına dair belgelenebilir bir kayıt olmaksızın din, şiddet ve kişisel fedakârlık gibi son derece hassas ifadelerle karşı karşıya bırakılsaydı, bunu kabul eder miydiler? Sorulan sorulardan biri şuydu: „Senin için dini kurallar Avusturya yasalarının üstünde mi yer alıyor?“ Farklı ülkelerden gelen, bir kısmı yıllardır Avusturya’ya entegre olmuş, bir kısmı ise yakın zamanda göç etmiş gençlere bu tür sorular hazırlıksız yakalandıkları bir ortamda yöneltildi. Aynı araştırmada yaklaşık 700 ek katılımcı çevrimiçi olarak ankete dahil edildi. Daha sonra her iki grup istatistiksel olarak birleştirildi ve kamuoyunda yoğun tartışma yaratan sonuçlar ortaya çıktı.

    TKG’ye göre bu durum, araştırmanın yöntemine ve elde edilen sonuçların nasıl yorumlandığına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

    TKG ayrıca sıkça alıntılanan yüzde 41 rakamına ilişkin şu açıklamayı yaptı: Bu sonuç, ağırlıklandırılmamış ham bir veri değil, hesaplanmış ve ağırlıklandırılmış bir değerdir. Basitçe ifade etmek gerekirse: 100 kişiden 41’i elini kaldırmadı. Kamuoyu araştırma şirketi Demox Research iki ayrı grubu sorguladı — biri çevrimiçi, diğeri alışveriş merkezlerinde yüz yüze. Çevrimiçi grup, yüz yüze gruba kıyasla belirgin biçimde daha uç yanıtlar verdi. Demox Research bu farkı demografik açıdan açıklayamadı. Buna rağmen her iki grup yarı yarıya birleştirilerek hesaplandı. Yüzde 41, dolayısıyla bu hesaplama kararının ürünüdür — katılımcıların gerçekte ne söylediğinin değil.

    Allgemein tkg’den güngör kamuoyu araştırması sorumlularına: bilimsel sorumluluk ve duruş şart 2026 tkg den kamuoyu ara rmas sorumlular bilimsel sorumluluk 1 allgemein viyana, 15. 05. 2026 – avusturya türk kültür toplumu (tkg think tan), sosyal araştırmacı sıfatını kullanan kenan... Iustitia. Bg tkg’den güngör kamuoyu araştırması sorumlularına: bilimsel sorumluluk ve duruş şart 2026 2026-05-15 09:58:43 justiz allgemein
    Araştırma raporunun 14. Sayfasında açıkça belirtiliyor: “bu çalışma temsilî (representatif) değildir. ” buna rağmen raporun kendisi, metodolojik sınırlamaya rağmen metin içinde genelleyici ifadelerin kullanılabileceğini savunmaktadır. Tkg’ye göre bu durum, araştırmanın sonuçlarının kamuoyunda nasıl sunulduğu konusunda ciddi bilimsel ve etik sorular doğurmaktadır. Kaynak: https://think-difference. Com/wp-content/pdf/studie%20jugend%20%26%20abwert_juli2025. Pdf

     

    Kim Ne Yaptı? – Kamuoyuna yansımayan rol dağılımı

    Araştırmanın saha çalışması ve veri toplama süreci Demox Research tarafından yürütüldü. Buna rağmen kamuoyunda Kenan Doğan Güngör, araştırmanın “Studienleiter”ı (araştırma yöneticisi) olarak öne çıktı ve verileri bizzat toplamamış olmasına rağmen, araştırma sonuçlarını ve bunlara ilişkin değerlendirmelerini kendi bilimsel tespitleri olarak kamuoyuna sundu.

    TKG’nin değerlendirmesine göre, tam da bu zemin üzerinde Güngör kamuoyunda “Araplaşma”, okul çocuklarının din değiştirmesi ve Ramazan ayında kimin daha iyi oruç tuttuğuna ilişkin bir “yarış” gibi kavram ve yorumları dile getirdi. TKG’nin ayrıntılı incelemesine göre, yayımlanan 127 sayfalık araştırma raporunda bu ifadelerin bağımsız ve açıkça tanımlanmış ampirik bir dayanağı gösterilmemektedir.

    TKG’ye göre, dışarıdan toplanan verilerin, metodolojik açıdan açıklanmaya muhtaç istatistiksel ağırlıklandırmalarla yorumlanması ve raporda doğrudan yer almayan değerlendirmelerin kamuoyuna aktarılması, bilimsel iletişim ile kişisel yorum arasındaki sınırın dikkatle korunmasını gerektirmektedir.

    “Araplaşma” Kavramı – Kim tarafından, ne zaman ve hangi bağlamda kullanıldı?

    TKG’nin değerlendirmesine göre Kenan Doğan Güngör, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, kendi araştırma raporunda ampirik olarak ölçülmemiş ve bağımsız bir bulgu olarak belgelenmemiş bazı kavram ve yorumlara yer vermektedir. Bunlardan biri de “Araplaşma” kavramıdır.

    TKG’nin uzun yıllardır Almanya’daki siyasi ve toplumsal tartışmalarda gözlemlediği bu kavram, Avusturya’daki tartışmalarda da kullanılmaya başlanmıştır. TKG’ye göre “Araplaşma” ifadesi, Almanca konuşulan dünyada nötr bir bilimsel terim değil; siyasi açıdan güçlü biçimde yüklenmiş bir kavramdır.

    Örneğin, Frauke Petry, Haziran 2024’te yayımlanan bir televizyon programında “Wir haben eine Arabisierung der Türken” (“Türklerin Araplaşmasıyla karşı karşıyayız”) ifadesini kullanmıştır.

    Kenan Doğan Güngör de farklı medya röportajlarında benzer kavramlara başvurmuştur. TKG’nin değerlendirmesine göre, bu tür kavramların kamu kaynaklarıyla finanse edilen araştırmalar bağlamında kullanılmasının, araştırma raporunda açık biçimde tanımlanmış ve ampirik olarak temellendirilmiş olması beklenir.

     Kamu kaynakları, bilimsel otorite ve özel sorumluluk

    Bir siyasetçi veya köşe yazarı, kişisel görüşlerini kamuoyuyla paylaşabilir. Bilimsel bir araştırmanın yöneticisi olarak kamuoyuna çıkan bir kişiden ise, ampirik bulgular ile kişisel yorumlar arasında açık bir ayrım yapması beklenir. Kenan Doğan Güngör, kamu kaynaklarıyla finanse edilen bir araştırmanın “Studienleiter”ı olarak kamuoyunda yer almaktadır. Bu nedenle açıklamalarına, sıradan bir yorumcunun sözlerinden daha fazla bilimsel ağırlık atfedilmektedir.

    TKG’nin değerlendirmesine göre, bir araştırma raporunda açıkça belgelenmemiş ve ampirik olarak gösterilmemiş kavramların, bilimsel otorite çerçevesinde kamuoyuna sunulması, araştırma ile yorum arasındaki sınırın bulanıklaşmasına yol açabilir.

    Bu nedenle TKG, kamu kaynaklarıyla finanse edilen araştırmalarda metodolojik sınırlamaların açıkça belirtilmesini, bulgu ile yorum arasındaki ayrımın korunmasını ve bilimsel otoritenin siyasi kanaat oluşturma amacıyla kullanılmamasını talep etmektedir.

    Avusturya Türk Kültür Topluluğu TKG Think Tank’in APA OTS  basın bildirisinin birebir tercümesi şöyle

    Viyana (APA /OTS), 15.05.2026

    TKG, Güngör Araştırmasının Sorumlularından “Bilimsel Sorumluluk ve Duruş” Talep Ediyor!

    “Bu çalışmanın açıkça temsilî (representatif) olmadığı belirtilmektedir.” (Araştırma, s. 14) – Buna rağmen Müslüman çocuklar ve gençler hakkında kamuoyunda alarm verici açıklamalar yapıldı.

    Araştırma raporunun kendisi, 14. sayfada açıkça “bu çalışmanın temsilî (representatif) olmadığını” belirtmektedir. Buna rağmen Kenan Doğan Güngör, TKG’nin değerlendirmesine göre röportajlarında “Araplaşma”, okullarda din değiştirmeler ve muhafazakâr Müslümanlar hakkında kapsamlı açıklamalarda bulunmakta; ancak kamu kaynaklarıyla finanse edilen bilimsel bir araştırma projesinde özellikle vurgulanması gereken bu temel metodolojik sınırlamayı, beklenebilecek açıklıkta öne çıkarmamaktadır.

    Açıkça temsilî olmayan bir araştırma

    TKG’nin değerlendirmesine göre araştırma raporu, bunun “temsilî (representatif) bir çalışma olmadığını” açıkça belirtmektedir. Veri toplama çalışması 17 Eylül ile 19 Aralık 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş ve dışarıdan görevlendirilen kamuoyu araştırma şirketi Demox Research tarafından yürütülmüştür. Medyadaki yoğun tartışmalar ise ancak Mayıs 2026’da, yani yaklaşık 17 ay sonra başlamıştır.

    Sıkça alıntılanan yüzde 41’lik sonuç, ağırlıklandırılmamış ham bir veri değil; hesaplamaya dayalı olarak ağırlıklandırılmış bir sonuçtur. Araştırma raporuna göre çevrim içi (online) grup, sahada yüz yüze görüşülen gruba göre belirgin biçimde daha kutuplaştırıcı yanıtlar vermiştir. Bunun nedenleri demografik olarak yeterince açıklanamamıştır. Buna rağmen her iki grup istatistiksel olarak yüzde 50–50 oranında birleştirilmiştir.

    Başka bir ifadeyle: 100 kişiden basitçe 41’i bu görüşü doğrudan ifade etmiş değildir. Kamuoyu araştırma şirketi Demox Research iki farklı grubu araştırmıştır: biri çevrim içi, diğeri ise alışveriş merkezlerinde yüz yüze. Araştırma raporuna göre çevrim içi grup, sahada ankete katılan gruba göre çok daha kutuplaştırıcı yanıtlar vermiştir. Bunun nedenleri demografik verilerle yeterince açıklanamamıştır. Buna rağmen her iki grup yüzde 50–50 oranında birleştirilmiştir. Sıkça alıntılanan yüzde 41’lik değer, bu istatistiksel ağırlıklandırmanın sonucudur; doğrudan ölçülmüş bir ham veri değildir.

    “Araplaşma”: Açıkça gösterilmiş ampirik bir bulgu değil

    Kenan Doğan Güngör’ün 7 Mayıs 2026 tarihinde Die Presse gazetesine verdiği ve araştırmanın kamuoyuna resmen sunulmasından önce yayımlanan röportajdaki şu ifade özellikle dikkat çekmektedir:

    “Böylece İslam anlayışı giderek Araplaşıyor.”

    TKG’nin değerlendirmesine göre “Araplaşma” kavramı araştırma raporunda ne tanımlanmış ne de bağımsız bir ampirik bulgu olarak ortaya konmuştur.

    TKG, “Araplaşma” kavramının yıllardır Almanca konuşulan ülkelerdeki siyasi tartışmaların bir parçası olduğuna ve tarafsız bir bilimsel kavram niteliği taşımadığına dikkat çekmektedir.

    TKG’nin yıllardır Almanya’da gözlemlediği bu kavram, kendi değerlendirmesine göre artık Avusturya’daki tartışmalara da taşınmaktadır. “Araplaşma” kavramı tarafsız bir bilimsel kategori değil, siyasi açıdan güçlü biçimde yüklü bir kavramdır.

    Örneğin, AfD’nin eski genel başkanı Frauke Petry, Haziran 2024’te “Stimmt!” adlı haber programında şu ifadeyi kullanmıştır:

    “Türklerin Araplaşmasıyla karşı karşıyayız.”

    Kaynaklar:
    “Wir haben eine Arabisierung der Türken!”, Nachrichten-Talk „Stimmt!“, Haziran 2024
    YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=lNIzUMwY64o
    TikTok: https://www.tiktok.com/@stimmttalk/video/7376896891625213217
    Instagram: https://www.instagram.com/reels/C70slLltQOy/

    Öbür tarafdan Viyana’da kamu kaynaklarıyla finanse edilen bir araştırma projesinin proje yöneticisi olarak kamuoyuna çıkan bir kişinin, ampirik bulgular ile kişisel yorumlar arasında özel bir metodolojik titizlik ve mesafe gözetmesi beklenir.

    Veri toplama çalışmasını gerçekte Demox Research yürüttü

    Veri toplama çalışması araştırmanın yöneticisi tarafından değil, kamuoyu araştırma şirketi Demox Research tarafından gerçekleştirilmiştir. Şirket, Avusturya Pazar Araştırmaları Birliği’nin (VMÖ) üyesidir ve bu nedenle ICC/ESOMAR Uluslararası Pazar, Kamuoyu ve Sosyal Araştırmalar ve Veri Analitiği Etik Kodu 2025’e tabidir.

    Ebeveynler çocuklarının hangi sorularla karşı karşıya bırakıldığını bilmelidir

    TKG, 14 ila 17 yaş arasındaki 304 reşit olmayan gencin diğer soruların yanı sıra şu ifadeyle karşı karşıya bırakılmış olmasını özellikle eleştirel bulmaktadır:

    “İnancını savunmak için savaşmaya ve ölmeye hazır olmak gerekir.”

    Araştırma raporuna göre bu anketler alışveriş caddelerinde, alışveriş merkezlerinde ve çevrim içi ortamda gerçekleştirilmiştir.

    Avusturya’daki birçok ebeveyn, çocuklarının kendi açık bilgileri ve velilerin açıkça belgelendirilmiş onayı olmadan din, şiddet ve kişisel fedakârlık gibi son derece hassas konularla karşı karşıya bırakılmasını kabul edip etmeyeceklerini haklı olarak sorgulayacaktır.

    Müslüman gençlere yönelik ayrımcılığa ilişkin temel bulgular geri planda kaldı

    Araştırma raporunun 6. bölümünde Müslüman gençlerin Hristiyan gençlere göre anlamlı ölçüde daha fazla ayrımcılığa maruz kaldığı açıkça belirtilmektedir. 7.3 numaralı bölüm ise genel örneklem içinde Müslüman karşıtı önyargıları belgelemektedir.

    TKG’nin değerlendirmesine göre bu sonuçlar araştırmanın özünü oluşturmaktadır ve alarm verici tekil veriler kadar açık biçimde kamuoyuna aktarılmalıydı.

    Bütün bunlar araştırmanın neresinde yer alıyor?

    Die Presse gazetesine verdiği röportajda Güngör, Müslüman olmayan çocukların İslam’a geçtiğini, Ramazan orucunda bir “yarış” yaşandığını ve “ılımlı Müslümanların aşırı heveslilere karşı yeterli argümanlara sahip olmadığını” ifade etmiştir.

    TKG, araştırma raporunu ayrıntılı biçimde inceledikten sonra bu açıklamaların raporda açıkça gösterilmiş doğrudan ampirik bir temele dayanmadığı sonucuna varmıştır.

    Demokrasi ve etik eğitimi evet – önyargı üretimine hayır

    TKG, Avusturya Cumhuriyeti’nin özgürlükçü, çoğulcu ve laik demokratik hukuk düzenini ve tüm öğrenciler için zorunlu demokrasi ve etik eğitimini açıkça desteklemektedir.

    Bunun için ise, TKG’nin değerlendirmesine göre Müslüman çocuklar ve gençlere yönelik ek önyargılar üretmeye elverişli olan, açıkça temsilî olmayan bir araştırmaya ihtiyaç yoktur.

    Bilim ve kamuoyu araştırmaları güven oluşturmalıdır

    Özellikle kamu kaynaklarıyla finanse edilen ciddi bilimsel araştırmalar ve kamuoyu araştırmaları, toplumsal güveni güçlendirmeli, farklılıkları ayırt etmeli ve tartışmaları daha nesnel hâle getirmelidir; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmemelidir.

    TKG, eleştirel seslerin korkutucu avukat mektupları, orantısız hukuki girişimler veya başka baskı yöntemleriyle meşru demokratik haklarını kullanmalarının engellenmemesini talep etmektedir. Nesnel eleştiri, kamusal denetim ve eleştirel sorular, işleyen bir demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarıdır.

    Bilimsel araştırma kisvesi altında yürütülen kamuoyu ve sosyal araştırmalar, siyasi yorumların güç aracı hâline gelmesi amacıyla kamu kaynaklarıyla finanse edilmemelidir. Bilimsel araştırma görüntüsü altındaki kamuoyu araştırmaları, siyasi anlamlandırmaların aracı olarak kullanılmamalıdır.

    TKG, res publica’nın, yani ortak iyiliğin ve Avusturya Cumhuriyeti’nin yararı doğrultusunda sorumlu davranılmasını beklemektedir.

    “Çok sınanmış ülke”( Milli Marş´tan alıntı) – Avusturya Cumhuriyeti

    Almanya ve Avusturya’da yaşayan Türkiye kökenli insanların büyük bölümü, 1923 yılında kurulan laik Türkiye Cumhuriyeti’nden gelmektedir. Bu devletin kuruluşunda çok sayıda Avusturyalı ve Alman da katkıda bulunmuştur. Bunun için içten bir minnettarlık duyulmaktadır.

    Türkiye’deki bu laik devlet düzeni son yıllarda giderek artan bir baskı altına girmiştir. Birçok gözlemciye göre bu düzenin temel ilkeleri adım adım sulandırılmakta, zayıflatılmakta ve nihayet ortadan kaldırılmak istenmektedir.

    Soğuk Savaş döneminde Batılı devletlerin de içinde yer aldığı tarihsel jeopolitik gelişmeler, uzun vadeli olumsuz süreçlerin güçlenmesine katkıda bulunmuştur. 2015 yılından bu yana özellikle Türkiye kökenli insanları etkileyen yeni sorunlar da ortaya çıkmıştır.

    Çoğulcu bir ülke olan Avusturya’da bu sorunlar, iyi niyetle ve özgürlükçü-demokratik, hukuk devleti ve laik düzen temelinde; ülkenin ve ortak iyiliğin (res publica) yararı doğrultusunda birlikte çözülmelidir.

    Avusturya Cumhuriyeti – “çok sınanmış ve çok sevilen Avusturya, büyük kızların ve oğulların yurdu”-Milli Marş´tan alıntı– bu sorunların üstesinden gelebilecek demokratik olgunluğa, derin tarihsel tecrübeye ve hukuk devleti gücüne sahiptir.

    TKG, Avusturya’da anayasal değerlere bağlı, demokratik ve çoğulcu bir sivil toplum sesi olarak; anayasa yurtseverlerinin bir araya geldiği bir oluşum ve ortak kamu yararına (res publica) hizmet etmeyi amaçlayan eleştirel‑yapıcı bir destekçi kimliğiyle, bağımsız ve uyanık duruşunu bu süreçte de sürdürmeye devam edecektir.

    Devamı:

    TKG Analizi: TKG, Güngör Araştırmasının Sorumlularından Bilimsel Sorumluluk Talep Ediyor.

    Kaynaklar

    https://www.ots.at/presseaussendung/OTS_20260515_OTS0039/die-tkg-fordert-von-den-verantwortlichen-der-guengoer-studie-wissenschaftliche-verantwortung-und-haltung

    Türkische Allgemeine: Österreich: Meinungsforschung als Machtinstrument mit politischen Deutungen

    Der Beitrag TKG’den Güngör kamuoyu araştırması sorumlularına: Bilimsel sorumluluk ve duruş şart erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.

    TKG’den Güngör kamuoyu araştırması sorumlularına: Bilimsel sorumluluk ve duruş şart 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-05-15 09:58:43

    Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.

    Geschichten – Web Stories

    Schreibe einen Kommentar

    Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

    • Rating