Javascript Wird Benötigt, 02.06.2026 –
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nde 2027/2028 dönemi için yapılacak seçim kritik bir viraja girdi. Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, ülkesinin Konsey'de yer alması için New York'ta şimdiye kadarki siyasi kariyerinin en büyük başarısını hedefliyor. Ancak karşısında Almanya gibi güçlü bir rakip bulunuyor ve yarışta sadece iki koltuk için üç ülke mücadele ediyor: Avusturya, Portekiz ve Almanya. Bu tabloda bir ülkenin elenmesi kesin.
İki koltuk, üç aday: zorlu matematik
Batı devletlerini temsil edecek iki geçici üyelik için BM Genel Kurulu çarşamba günü oy kullanacak. Seçilebilmek için üye devletlerin üçte ikisinin desteğini almak gerekiyor. Uluslararası hukuk uzmanı Manfred Nowak, Avusturya'nın kötü bir şansı olmadığını belirtiyor. Yine de işler tamamen matematiğe bağlı. Olumsuz bir sonuç yaşansa bile Nowak, "Her yıl Eurovision'u kazanamıyoruz; burada da benzer bir durum olabilir" yorumunu yapıyor.
En önemli engel ise Berlin'den geliyor. Almanya, hem ekonomik hem diplomatik olarak daha büyük bir ağ gücüne sahip ve kağıt üzerinde favori olarak görülüyor. Ancak BM Genel Kurulu'nun tercihlerini önceden kesin olarak öngörmek mümkün değil. Bu da süreci oldukça heyecanlı kılıyor.
Avusturya'nın oy hakkı var, veto hakkı yok
Avusturya seçimi kazanırsa, iki yıl boyunca dünya politikalarının tartışıldığı BM'nin en güçlü organında yer alacak. Konsey'de toplam 15 ülke bulunuyor. Bunlardan beşi — ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa — daimi üye ve veto hakkına sahip. Seçilecek diğer on ülke ise oy kullanabiliyor ancak vetoları yok.
Bu sebeple, özellikle Ukrayna, Gazze, İran ve Suriye gibi krizlerde büyük güçlerin veto hakkı belirleyici oluyor. Yine de geçici üyelik, Avusturya'ya karar süreçlerinde aktif rol oynamak, metinler üzerinde pazarlık yürütmek, çoğunluk yapılarını oluşturmak ve komitelere başkanlık etmek gibi önemli fırsatlar sunuyor. Hatta iki yıl içinde bir ay başkanlığı da var. Meinl-Reisinger, "Dünyanın güçlüleriyle aynı masada oturmak" ifadesiyle bunun önemini vurguluyor. Avusturya gibi tarafsız ve nispeten küçük bir ülke için bu, bambaşka bir lig anlamına geliyor.
Meinl-reisinger ve avusturya diplomasisi için tarihi fırsat
Bu süreç, dış politikada genellikle soyut kalan Avusturya için somut bir kazanım. NEOS partisinin ilk kez dışişleri bakanlığını üstlendiği bir dönemde, Avusturya’nın yeniden Konsey’de yer alabilme şansı bulunuyor. Bugüne kadar uluslararası sahnede daha çok fotoğraflar ve seyahatlerle gündeme gelen dış politika için, Güvenlik Konseyi koltuğu Avusturya'yı küresel aktörler arasında yeniden görünür kılabilir. Ancak başarı kadar risk de taşıyor.
Sorumluluğun büyüklüğü ve tarafsızlık tartışması
BM Genel Kurulu’nda Avusturya, 193 ülke arasında çoğunlukla Avrupa Birliği'nin tutumuna uyum sağlıyor ve genellikle öne çıkmıyor. Güvenlik Konseyi’nde ise bu anonimlik sona eriyor. Her karar, her kelime kamuoyu önünde bir duruş anlamına geliyor. Özellikle Ukrayna, İran, İsrail ve Gazze gibi meselelerde "diyalog" vurgusunun ötesinde net pozisyon almaktan kaçınmak artık mümkün değil.
Avusturya'nın kendini sunduğu tarafsız, köprü kurucu ülke imajı, BM Konseyi'nde ciddi bir sınavdan geçecek. "Köprü kurmak" kulağa hoş geliyor ancak oy kullanırken, uluslararası hukukun nerede ihlal edildiğini açıkça belirtmek gerekecek.
Ortadoğu'da her kelime hayati önem taşıyor
En hassas alan ise Ortadoğu. Viyana yönetimi, İsrail ve Yahudi toplumu ile sorumluluklarını vurgulasa da BM çatısı altında sıkça İsrail’e eleştirilerin yöneldiği kararlar doğrultusunda hareket ediyor. Güvenlik Konseyi'ndeki tartışmalarda ise, Hamas’ın terör eylemlerinin açıkça tanımlanıp tanımlanmadığı veya İsrail’in güvenliğinin ciddiyetle ele alınıp alınmadığı — ya da tüm bunların insani söylemler arasında kaybolup kaybolmadığı — tüm dünyanın gözü önünde olacak. Avusturya’nın burada ne kadar tutarlı bir duruş sergileyeceği merak konusu.
'yumuşak kararlar' iddiası ve gerçekler
Seçim öncesi Viyana hükümetinin, BM İnsan Hakları Konseyi'nde İran, Libya veya Venezuela gibi ülkelere karşı yeterince sert tutum almadığı, böylelikle oy topladığı şeklinde eleştiriler gündeme geldi. Ancak bu değerlendirmeler, BM sisteminin döngüsel insan hakları denetimine dayanıyor ve bu standart uygulama tüm ülkeleri kapsıyor. Autoriter yönetimlerin de tavsiye verdiği bu prosedürde, kabul edilmeyen öneriler için genelde "bilgiye alındı" şeklinde yanıt veriliyor. Bu pratik bir rutin; herhangi bir skandal olarak kabul edilmiyor. Ayrıca Avusturya Parlamentosu'nun İran'daki bir katliamı Şubat ayında oybirliğiyle kınaması da, ülkenin temel tutumunun göstergesi.
Somut bir taviz belgesi ortaya koyulmadıkça, yapılan eleştiriler spekülatif olmaktan ileri gidemiyor.
Değişen dünya ve avusturya'nın yeni rolü
Avusturya 1973/74, 1991/92 ve 2009/10 dönemlerinde üç kez Güvenlik Konseyi'nde görev aldı. Ancak bugün değişen uluslararası düzen nedeniyle, tarafsızlık eskiye göre daha çok sorgulanan bir pozisyon haline geldi. Eğer Meinl-Reisinger koltuğu alırsa, Avusturya dünya siyasetine daha yakından dahil olacak ve kendisi siyasi kariyerinin zirve başarısını elde etmiş olacak. Kaybedilirse, bu beklenen bir yenilgi olacak; fakat felaket olarak görülmüyor.
Sonuç olarak, küresel karar masasında yer almak, Avusturya'nın savaş, Orta Doğu ya da İran gibi başlıklarda lafı eveleyip gevelemeyeceği anlamına geliyor. Tarafsızlık, BM koltuğunda çok daha somut ve tartışılır hale gelecek. Yarışın sonucu, çarşamba günü kesinleşecek.
Der Beitrag BM Güvenlik Konseyi’nde kritik yarış: Meinl-Reisinger’in büyük sınavı erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
BM Güvenlik Konseyi’nde kritik yarış: Meinl-Reisinger’in büyük sınavı 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-06-02 13:42:53
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.




