iustitia.bg
Peki öyleyse AKP ve MHP’nin şiddetle oy kaybetmeye devam ettikleri ve oy kaybının ötesinde, geleneksel seçmen kitlelerinde derin güven sorunlarına yol açan bu süreci sürdürmelerindeki ana motivasyonları ne olabilir?
Eh tabi ki iktidar cenahından bu soruya ballandıra ballandıra verilecek çok cevap var. “Oyumuzun düştüğünü söylüyorlar, gerekirse sıfıra insin ama terör belası bitsin(!)” gibi…
Ancak eminim, oy tercihini iktidar blokundan yana kullanmayı sürdürecek olan kitleler için bile pek inandırıcılığı olmayan laflar bunlar. En büyük sorunları da bu zaten.
Biz bu iktidarın tarihi boyunca aldığı hiçbir kararın ülke ve halk önceliği taşımadığını gayet iyi biliyoruz. Kararları esasta kendileri ve temsilcisi oldukları para babaları için aldıklarını ve ülkemiz ile de ancak böyle bir dolayım üzerinden ilişkilendiklerini de.
Biliyorsunuz sürecin başlarında şöyle bir hataya düşülmüştü. İç siyasi dengeler Erdoğan’ın bir seçimde daha galip gelmesine olanak vermediği için böyle bir sürecin başlatıldığı ve Erdoğan’ın bir seçim daha kazanmasının temel hedef olduğu ileri sürülmüştü. Biz de bunun çok yetersiz bir değerlendirme olduğunu ve sürecin esasta çok katmanlı bir arka plana sahip olduğunu defaatle söylemiştik. Gerçekten de bu yeni sürecin bir seçim hesabının ürünü olamayacak kadar büyük riskler barındırması bir kenara, iktidar açısından şu ana kadarki bilançosunun kazançtan çok kayba denk düştüğü de açıkça görülüyor.
O halde tekrar soralım. Şu zamana kadar koca bir ülkeyi babasının çiftliğinden hallice yöneten, sömüren, yağmalayan bir iktidar şimdi babasının hayrına mı bu riski almak zorunda kaldı? Bu barışseverliği neye borçluyuz? Kurmaya çalıştıkları iç ittifak sistemi de seçim aritmetiğini onların lehine değiştiremiyorsa neden bu ısrar?
Elbette babalarının hayrına değildi böyle bir süreci başlatmak. Arka planını görmek isteyen Suriye’ye, Filistin’e baksın. İran’ın kuşatılmasına, İsrail yayılmasına, ABD ve İngiltere’nin son birkaç yıl içerisinde olağanüstü mesafe kat etmeyi başardıkları bölgesel projeksiyonlarına baksın. Türkiye’nin bu genel projeksiyon içerisinde göreli pazarlıkçı tutumunun yerini tam teslimiyete bıraktığı görülecektir.
Pazarlıkçılığın daha onurlu bir seçenek olduğunu düşünmeyin sakın, o da nihayet teslim olmak için yapılır. Ancak bölgedeki gelişmelerin seyrinin AKP’nin şu ana kadar daha etkili pazarlıklar yapabilmesini mümkün kılan bütün unsurların hızla tasfiyesiyle sonuçlandığını da görmek gerekiyor.
Baştan beri havuç ve sopa üzerinde olgunlaşan oldukça geniş bir denklemin içindeydi Türkiye. Çok büyük bir kumar masası anlayacağınız. Ve bu masada sahipleri için de çok keskin sonuçlar doğuracak, son derece cüretkar bahislere girişildi. Türkiye’deki iktidar bloku için gazeteci Bahadır Özgür’ün muhteşem benzetmesiyle, ‘salto mortale’ yani ölüm parendeleri dönemi de bana kalırsa işte bu kumar masasında açılmıştı.
Süreç başlamadan önceki son düzlükte belki İsrail’in sopası biraz fazla göze batmış olabilir. Ama bütün bir süreci de sopadan ibaret görmemek gerekir. HTŞ-SDG görüşmelerinde, Trump’ın Gazze Planı’nda, Bayraktar’ın yaptığı anlaşmalarda, F-35 pazarlığında, AB ülkeleriyle görüşmelerde, Kıbrıs’ta, Doğu Akdeniz’de ve daha bir çok başlıkta hep bu havuç-sopa ikilemini görüyoruz. Bir yerden sonra da hep birazcık havuç ve kesinlikle daha fazla sopa olageldi.
Türkiye için meselenin özü artık ABD, İngiltere ve İsrail için cari planda daha cazip bir ortak olduğunu kanıtlayabilmeye dönüştü.
Suriye’de hiçbir meşruiyeti olmayan ve egemenlik vasfı taşımayan HTŞ iktidarının ne anlama geldiğini, ne tür girişimlere kapı aralayacağını, hangi gelişmeleri tetikleyeceğini izleyerek öğrenmiş olanlar olabilir. Fakat Türkiye Komünist Partisi, bekleyelim görelim, dememişti. Suriye Arap Cumhuriyeti’nin düştüğü ilk gün bu değişimin bölgedeki İsrail egemenliğini pekiştirdiğini, Suriye’yi her tür dış müdahaleye açık hale getirdiğini, Suriye içinde yaşayan halkların herhangi bir cihatçı grubun iktidarını tanımak gibi bir yükümlülüğünün olmadığını ve Suriye’nin fiilen parçalandığını çok net ifade etmişti. Suriye’deki dönüşümde AKP’yi de bir pay sahibi yaparlarken bu hiçbir hamlesine kefil olunamayacak iktidarın hamiliğini Türkiye’ye layık görmüşlerdi. Akıllıca değil mi?
Sonunda köşeye sıkışıp teslim olmak zorunda kaldılar. Kolay mı bu kadar hırsızlık, yolsuzluk, savaş suçu, rüşvet, yağmadan sonra Kolay mı içeride ayrı dışarıda ayrı vukuatlarınız sürmekteyken? Kolay mı bu denli meşruiyet sorunu yaşarken? Bu kadar dans etmenize izin verirler mi?
Ve elbette bütün bu gelişmelerin hiçbir biçimde Kürt sorununun çözümü ile ilgisi olmadığını herhalde söylemeye bile gerek yok…
Neymiş, pazarlık yokmuş, terörün bittiği ilan edilecekmiş, Süreç PKK’nin fesih süreciymiş, teslim oluyorlarmış…
Gerçekte ise bir bakıma, ABD ve İngiltere’nin vazgeçmesinin şu koşullar altında imkansız olduğu iki bölgesel müttefiki arasında “onu alma beni al” gerginliğinin bir yere bağlanma süreci bu. İki tarafın da elinde bu tercihi değiştirebilecek hiçbir şeyin bulunmadığı da son derece açık.
Dolayısıyla anlaşacaklar öyle veya böyle!
Oysa aptal NATO muhipleri Türkiye’nin bu denklemde bir müttefik devlet olarak tercih edilebilir olacağına gerçekten inanmaktaydılar değil mi? NATO’nun bir vesayet odağı değil gerçek bir ittifak örgütü olduğuna kani idiler. İşte böyle giderek daha doğrudan hale geldi NATO’culuk ve ajanlık arasındaki ilişki. Ya bağımsızlık ya NATO’culuk denklemi iyice netleşmiş oldu.
Öte yandan bırakalım destek vermeyi, toplumun çeşitli kesimlerini travmaya sürükleyecek ölçüde büyük makas değişiklikleri yaşanırken bu iş şimdiye değin nasıl yürüyebildi?
Cevabı Türkiye’nin kaynaklarına çöreklenmiş bir avuç azınlığın, yani patronların tercihinde aranmalı.
Türkiye’yi felakete sürükleyen bütün politikaların arkasında onların ihtiyaçları uzanıyor. Osmanlı vizyonu, İslam kardeşliği, Cumhuriyet düşmanlığı, savaş kışkırtıcılığı, sınırların belirsizleşmesi, sömürünün katmerlenmesi, ucuz iş gücü yaratılması, yeni piyasalar, yeni şantiyeler, Büyük Ortadoğu…
Kapitalizmi görmezden geldiğinizde süreci anlamlandırmanın da imkansız hale geldiği görülmeli.
Sonuçta Erdoğan bütün ayak diremesine, temkinliliğine, oyalanma çabasına, kararsızlığına rağmen artık diğer ayağını da sokmak zorunda kaldı sürece. Başa dönelim. Her şey tamam ama seçim meselesini nasıl çözülecek?
Açıkçası hesap hatasına kurban gitme riskinin her geçen gün arttığı bir dönem bu. Ama… Kendi cephesinde pürüzler sürse de karşı cepheyi dizayn etme konusunda önemli adımlar attığı aşikar. E bu da son derece önemli bir şeydir.
Erdoğan’ın komisyonun alacağı İmralı kararı için söylediklerini hatırlayalım, görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler…
Kim kime teslim oluyor? 2025 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-11-23 03:13:11 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku



