Viyana, 15.10.2026 – Avrupa’da Hristiyan sağ hareketlerin etkisinin giderek arttığı ve bu etkinin sıklıkla hafife alındığı konusunda teologlar uyarıda bulundu. Teolog Sigrid Rettenbacher ve Angelika Walser, özellikle Batı’da demokrasinin temellerini sarsabilecek derecede ciddi bir gelişme yaşandığını dile getirdi.
Çocuklar İçin Vergisiz Zukunftsdepot 2026
Der Standar Gazetesi 15.Ocak.2026 tarihli haberi şöyle verdi:
Brutales Fazit – Alaba „völlig verloren, kaum wiederzuerkennen“ 2026
Aşırıcılık ve din:‘
Hristiyan sağ “Tanrı devleti”, “Katolik başörtüsü” ve “sapkınlara ölüm” istiyor
Hristiyan sağ İlahiyatçılar, gündemlerine milyarlarca dolar aktaran Hristiyan sağın hafife alınan etkisine karşı uyarıyor. Dünya çapındaki ağları, onları özellikle tehlikeli hale getiriyor.
Miedler/Oberleitner Shanghai Masters kazandı 2026
Viyanalı bir siyaset bilimci, Hristiyanlık üzerine yazdığı kitaplarda aşırı sağcı söylemler yayılmasının ardından şimdi Almanya Federal Meclisi’nde AfD’nin din politikaları danışmanı olarak çalışıyor. Devlet ile kilisenin ayrılmasını reddeden özel bir Amerikan üniversitesi Aşağı Avusturya’da bir kampüs işletiyor. Aşırı muhafazakâr Hristiyan düşünce kuruluşları ise son yıllarda feminizme ve queer hareketlere karşı girişimler için bir milyar ABD dolarından fazla para harcadı. Hedef: Devletin ve siyasetin yeniden kiliseye tabi olduğu bir düzene geri dönmek. Üstelik bu, Hristiyanlığın İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki önemli kazanımlardan yeniden uzaklaştığı bir dünyada gerçekleşiyor: din özgürlüğünden, antisemitizmin reddinden ve insan hakları için mücadeleden. Çoğu zaman yalnızca ABD’ye özgü bir eğilim olarak görülen bu akım, çoktan Avrupa’da da kök salmış durumda ve demokratik temel değerleri tehdit ediyor.
Perşembe günü “Diskurs. Das Wissenschaftsnetz” girişiminin düzenlediği güncel basın toplantısında ele alınan konu buydu. Linz Piskoposluğu Özel Pedagoji Yüksekokulu ile University of Portland’dan ilahiyatçı Sigrid Rettenbacher ve Salzburg Üniversitesi’nden Angelika Walser, Hristiyan sağın hafife alınan tehlikesine karşı uyarıyor. Demokrasiyi tehdit eden dini akımlar denildiğinde insanların çoğu zaman İslamcılığı düşündüğünü belirtiyorlar. Buna karşılık, Hristiyanlık kisvesi altında benzer eğilimlerin görüldüğü gerçeğinin yeterince ele alınmadığını söylüyorlar. Hristiyan sağ, antidemokratik, antifeminist ve dışlayıcı ideolojiler kullanıyor. Rettenbacher, “İslam’la ne yapılabiliyorsa Hristiyanlıkla da yapılabilir” diyor. Hristiyanlık, “doğal” olarak tanımlanan, hiyerarşik olan ve kadın ile erkeğin geleneksel rollerini güçlendiren bir düzen oluşturmak için araçsallaştırılıyor.
Brisante Debatte – Billa und Co. wollen 6 Stunden länger offen halten 2026
Kilisenin liberalleşmesi sorgulanıyor
Esasen bu çevrenin aktörleri, “modern dünyaya açılan” İkinci Vatikan Konsili’ni sorguluyor. Katolik Kilisesi 1962 ile 1965 yılları arasında, örneğin insan haklarına dayalı demokrasiyi ve özgürlük haklarını kabul etmişti. Bu düşüncenin entelektüel merkezinde ise “Neo-Integralizm” bulunuyor. Neo-Integralizm, laik demokrasinin sona ermesini ve dünyevi iktidarın ruhani iktidarın otoritesine tabi olmasını talep ediyor. Rettenbacher, bu çabaların sonuçta “bir tür Katolik Tanrı devleti”ne çıktığını söylüyor. İlahiyatçıların açıklamasına göre böyle bir toplumda vatandaşlık, örneğin Katolik vaftizine bağlı olabilirdi. Oy hakkı öncelikle ailenin erkek reisi tarafından kullanılabilir, bir kadının çalışabilmesi kocasının iznine bağlı olabilir ve azınlıkların yanı sıra Katolik olmayanların hakları büyük ölçüde kısıtlanabilirdi.
Reklam içeriği
Üniversite bütçesi azalıyor, çocuklara 500€ 2026
Bu görüşlerden hareketle çevrenin ideolojik temel direkleri de ortaya çıkıyor: antifeminizm, cinsiyet çeşitliliğinin katı biçimde reddedilmesi, göç karşıtlığı ve İslam düşmanlığı. Araştırmacılara göre katı inançlı Katolikler bu doğrultuda Evanjelik ve Ortodoks Hristiyanlarla amaç birliği oluşturuyor.
Bu dünya görüşünü toplumda kabul edilir hale getirmek için aktörler internet fenomenlerine ve sosyal medyaya büyük ağırlık veriyor. Örneğin Instagram veya TikTok gibi platformlarda geleneksel kadın ve erkek rolleri savunuluyor. Hatta artık genç kadınlar arasında ayin sırasında kullanılan “Katolik başörtüsü”nün “yeniden moda olmaya başladığı” ve influencerların bunu teşvik ettiği gözlemlenebiliyor.
Tausende Euro verlangt – Schock für Wienerin: Absurde Nachzahlung für Gas 2026
Milyarlarca dolar
Araştırmacılar, bu olgunun yalnızca radikal tekil aktörlerden ibaret olmadığını, iyi finanse edilen kampanyalardan söz edildiğini vurguluyor. Yalnızca 2019 ile 2023 yılları arasında Avrupa’da “anti-gender” olarak adlandırılan gündemler için yaklaşık 1,2 milyar ABD doları harcandı. Rettenbacher ve Walser, bu para akışları karşısında tehlikenin hafife alınmaması gerektiğini söylüyor: Bir ulus devlet bağlamında Hristiyan sağın etkisi “çok baskın görünmeyebilir”. “Ama arka plandaki ulusötesi karakteri gördüğünüzde, bu hareketlerin gerçekten de önemli olduğunu görüyorsunuz.”
ABD’de en üst düzey siyasete kadar uzanan bağlantılar şimdiden görülebilirken — uzmanlar ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance çevresindeki ağlara işaret ediyor — Avusturya ve Almanya’da da bu çevrenin giderek daha fazla etki kazanan kilit isimleri bulunuyor. Örneğin ABD’de Neo-Integralizmin entelektüel merkezlerinden biri olarak kabul edilen özel University of Steubenville, Aşağı Avusturya’nın Gaming kentinde bir kampüs işletiyor.
Vorbild Frankreich? – Ausschreitungen bei Protesten in mehreren Ländern 2026
Avusturya’daki bağlantılar
Diğer merkezi isimler arasında ilahiyatçı Edmund Waldstein ve siyaset bilimci Christian Machek bulunuyor. İkisinin birlikte yayımladığı bir kitapta, Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından “kesin biçimde aşırı sağcı” olarak sınıflandırılan kurumlarla işbirliği yapan kişilere de söz hakkı verildi. Uzmanlar ayrıca bu çevredeki akademilerin aşırı sağcı söylemleri normalleştirdiği konusunda uyarıyor.
İki ismin ayrıca İran’daki Şii din âlimleriyle fikir alışverişini amaçlayan “Vienna-Qom Circle” girişimiyle bağlantıları bulunuyor. Ortak düşman “Batı’nın yozlaşması”: Örneğin İran’daki Ayetullah rejiminin, halka dini kurallar dayattığı için Batı liberalizminden üstün olduğu ileri sürülüyor. Bu mantığa göre İslamcı devletlerin dini yanlış olsa da yönetim modelleri doğru.
Kärnten’de engellilerde kurumsallaşma eleştirisi 2026
Waldstein kısa süre önce bir skandala yol açtı: İlahiyatçı geçmişte Neo-Integralizme teorik temel sağlamış ve hatta “sapkınlar için ölüm cezası”nı savunmuştu. Yoğun eleştirilerin ardından Waldstein, Heiligenkreuz Yüksekokulu’ndaki öğretim görevinden uzaklaştırıldı; rektör de kendisinden mesafe koydu.
AfD’nin adamı
Araştırmacılar bu çevrenin siyasetle olan bağlantılarından da söz ediyor. Machek artık Berlin’de Almanya Federal Meclisi’nde AfD için din politikaları danışmanı olarak çalışıyor. Avusturya’da ise bilim insanları, “Agenda Europe” gibi yapılarda yer alan ÖVP milletvekili Gudrun Kugler’in adını anıyor.
Nach „Arbeitstreffen“ – Zukunftsdepot ab 1. Juli, 16 Milliarden für Unis 2026
Uzmanlar, Avusturya’daki resmî Katolik Kilisesi yönetiminin bu ağlara yaklaşımında kendilerini yalnız bırakılmış hissediyor. Almanya’da piskoposlar zaman zaman açık tavır alırken, Avusturya’da yüksek derecede “siyasi saflık” gördüklerini söylüyorlar. Rettenbacher, Avusturya’daki resmî kilisenin sessizliğini eleştiriyor: “Bizim çalışmalarımızın ardından aslında kamuoyunda neredeyse hiç açıklama yapılmadı” diyor ilahiyatçı. “Sessizlik çok sık biçimde onay olarak yorumlanır.”
Kaynak
Der Beitrag Hristiyan sağın Avrupa’daki hedefi : “Tanrı devleti”, “Katolik başörtüsü” ve “sapkınlara ölüm” istiyor erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-10-15 17:51:29
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.
