Начало Новини 2025 Sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı 2026

Sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı 2026

0
Sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı 2026
Sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı

iustitia.bg Sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı 2026 sermayenin dam emek ihtiyac 2026 iustitia. Bg nevzat evrim önal feodal toplumlarda köylüler, kralın vergileri bellerini büktüğünde “ayaklarıyla oy... Iustitia. Bg sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı 2026 2026-05-06 22:12:00 adalet - iustitia. Bg

    *******************************************************************************

    SIT BG olarak sizin için tek dilli veya çok dillişirketin web sitesiçevrimiçi mağazabir influencer'ın kişisel blogu, web sitesi otel, [web sitesi] hizmetlerhaber sitesiт, web siteleri-galerilervideo sitesiler, emlak acentesi, [web sitesi] etkinlikler veya rezervasyon, ya da ilan sitesi. Onu nasıl dikersek ZENGİN SONUÇLAR SERP'de Google'da ilk sayfa, Amerikan Bing ve Rus Yandex.

    Aşağıdaki formu doldurarak bizimle iletişime geçin | Contact us filling the form below :


    Nelerle ilgileniyorsunuz? | Nelerle ilgileniyorsunuz?



    Web sitelerimizi de inceleyin : Bulgaristan Haberleri, Araştırmacı gazetecilik, YUSTITSIA Mağazası, Gayrimenkul, Petar Nizamov, Fitness, Ev için gıda, Odun kömürü, Web sitesi tasarımı, Toptan yakacak odun

    *******************************************************************************

    Nevzat Evrim Önal

    Feodal toplumlarda köylüler, kralın vergileri bellerini büktüğünde “ayaklarıyla oy verir”, başka diyarlara göç ederdi. Günümüz dünyasında ise emekçi halk, dünyanın her yerinde, sermayedarların arsız ve bencil zenginliği karşısında “üreme organlarıyla oy veriyor” ve her geçen yıl daha az çocuk yapıyor.

    Çok sayıda insan birkaç gündür, sonuçsuz kalmaya mahkûm bir çaba içinde, dinci gericilere, hayvansever kadınların bu sevgiyi çocuk sevgisini ikame etmek için hissetmediğini, “çocuk yapmak yerine hayvan bakmak” gibi bir tercihte bulunmadığını anlatmaya ve onları buna ikna etmeye çalışıyor.

    Bu çaba sonuçsuz kalmaya mahkûm, zira dinci gerici ideolojinin dünya algısında tüm gerçeklik, “başlangıçta ruh vardı ve ruh maddeyi yarattı”dan itibaren baş aşağı duruyor. Dinci gericilik, tam da bu yüzden, “işçiler patronu zengin etmez, patron işçilere ekmek verir” yalanı üzerine kurulu olan düzenle uyumlu.

    Öte yandan, sadece dinci gericiler değil aşağı yukarı herkes dünyayı baş aşağı zannettiği, duygu ve düşüncelerinin maddi yaşantının sonucu ortaya çıkan değil “içinden gelen” şeyler olduğunu sandığı için, konu hayvan sevgisi, çocuk sevgisi, annelik başlıklarına kilitlendi.

    Oysa mesele bu değil. İçinde yaşadığımız düzenin büyük bir nüfus sorunu var, bu sorun Türkiye’de son yıllarda çok akut bir hal aldı ve kapitalist devlet, canhıraş bir çaba içinde çözüm arıyor. 

    Sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı 2026 sermayenin dam emek ihtiyac 2026 1 iustitia. Bg nevzat evrim önal feodal toplumlarda köylüler, kralın vergileri bellerini büktüğünde “ayaklarıyla oy... Iustitia. Bg sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı 2026 2026-05-06 22:12:00 adalet - iustitia. Bg

    Doğurganlık hızı, toplumda ortalama kadın başına kaç çocuk yapıldığını gösterir ve 2,1, uzun dönemde nüfus yenilenmesini sağlayan minimum hızdır. Yani ortalamada her kadın 2,1 çocuk yaptığında uzun vadede nüfus artmaz ve azalmaz. 

    Bu hız zengin, emperyalist ülkelerde 1970’lerin sonundan bu yana 2’nin altında; Türkiye’de ise 1960’lardan bu yana sürekli olarak düştü. Bu düşüş AKP iktidarı döneminde de (2012-2014 arasındaki üç yıl hariç) sürdü ve 2017 itibarıyla nüfus yenilenme oranının altına indi. Şu anda ise ülkemiz, kişi başı gelirde olmasa da doğurganlık hızı açısından zengin ülkeleri yakalamış durumda.

    Bu arada, doğurganlık hızı dünya genelinde de 2,2’ye, yani neredeyse nüfus yenilenme oranına kadar düşmüş durumda.

    Çarpıcı olguların bilimsel açıklamaları düzen açısından can sıkıcı ve düzeni sorgulatıcı olduğundan komplo teorileri yardıma çağırılır. Kafasını kabilesinin zürriyetiyle bozmuş sağcıların inanmayı pek sevdiği, Bill Gates gibi kimi zenginlerin dünya nüfusunu radikal biçimde düşürmeye çalıştığını iddia eden “depopülasyon komplosu”, şu an yaşanmakta olan krizin gerçek nedenlerini örtmek için uydurulmuş bir hurafedir. Oysa bu dünyanın zenginleri, her zaman bunu açıkça söylemeseler de Elon Musk gibi düşünür1; zira zenginliğin emekçi kitleler tarafından üretilip çok eşitsiz biçimde aylak egemenlerin elinde toplandığı bir düzende nüfus artışı ile zenginlik artışı birbirini besleyen parametrelerdir. Dolayısıyla Arjantin’in sağa sola motorlu testere sallayan devlet başkanı Milei gibi ultra liberallerin aynı zamanda başta kürtaj olmak üzere her türlü doğum kontrolüne karşı olmaları, bunları sadece zenginlerin erişebildiği bir ayrıcalığa dönüştürmek istemeleri alçakça ama tutarlıdır.

    Bunu genelde içine soktukları dinci gerici ideoloji ise işin kılıfıdır. Örneğin islamcılar sürekli “her çocuk rızkıyla gelir” der. Oysa bu da bir baş aşağı dünya tasavvurudur: Kimse rızkıyla doğmaz ama insanlar kendi geçimlerini emekleriyle ürettikleri için tabii ki nüfus artışıyla üretim artışı arasında uzun vadede olumlu bir ilişki bulunur.

    Zaten günümüzde insanlığın nüfus artışının durmasıyla bu olumlu ilişkinin zayıflaması arasında çok güçlü bir bağ var. Bu da bizi konunun bam teline getiriyor.

    ***

    Gericilere bakılırsa, bugün insanlar modern hayatın bireysel konforlarına ve hazlarına alıştıkları için çocuk sahibi olmanın zorluklarına katlanmak istemiyor, bu yüzden çocuk yapmıyorlar. Çocuk yapmamayı esasen “modern kadının bencilliği” olarak çerçeveleyen bu ideolojinin gerçekle alakası yok; zira tarih boyunca ve bugün yoksullar zenginlerden, konforsuzlar konforlulardan daha çok çocuk yaptı, yapıyor. Bu yüzden, “laik modern kadın çocuk yapmıyor, onlara özendikçe bizimkiler de yapmıyor” akıl yürütmesi bir kafasızlık örneği.

    Ne var ki, karşı taraftan sunulan “sen bir çocuk kaç paraya büyütülüyor biliyor musun?” argümanı da fazlaca indirgemeci ve sağcıların “eskiden çamaşır bulaşık makinesi yoktu, şimdi ev işleri çok kolay kadınlar yine de doğurmuyor” homurdanmasının tersten tekrarından ibaret. İnsanlar gerçekten de elli yıl önce, bugünkünden çok daha zor ve konforsuz koşullarda yaşarken ortalamada bugünün iki katından fazla çocuk yapıyordu ve böyle hareket etmelerinin sebebi çocuklarının geleceğini ya da iyiliğini umursamamaları, bilinçsiz ebeveynler olmaları falan değildi. Bundan daha karmaşık bir meseleyle karşı karşıyayız.

    Bu noktada, insanların neden çocuk sahibi olduğuna dair bir genelleme yapmak zorundayız.

    Zannedilenin aksine, insanlar hayatlarını değiştirecek temel kararları içgüdüleri ya da dürtüleriyle de, enine boyuna düşünerek de değil; toplumsal varoluşları ve tecrübeleriyle şekillenmiş sezgileriyle alır. Kapitalist toplumda (1) servet ve sermaye sahipleri, kendi varoluşlarını bunlar tanımladığı için zenginliklerini devredecek ama parçalayıp seyreltmeyecek sayıda “vâris” üretir, (2) salt yetişkin üyelerin faaliyetleriyle kendisini geçindiremeyecek kadar yoksul aileler, çocuklar 4-5 yaşından itibaren aileye kendi yaşamı için gereken kaynaktan marjinal olarak daha fazla maddi katkı sağlayabilir hale geldiği için, bir “beka stratejisi” olarak çocuk yapar, (3) bu iki ucun arasında kalan, konforlu üst orta sınıftan kıt kanaat geçinebilen işçi ailelerine kadarki kesim ise, çocuklarının kendilerinden daha yüksek bir refah içinde yaşamasını isteyerek çocuk yapar.

    Gelişkin bir kapitalist ülkede nüfus artışının temel kaynağı üçüncüsüdür ve son elli-altmış yıl zarfında, dünya çapında, bu kesimin çocuk sahibi olma motivasyonunu zayıflatacak büyük bir değişiklik oldu.

    Değişiklik şu: İnsanlar yaygın biçimde işlerin uzun vadede iyiye değil kötüye gideceğini düşünüyor ve daha önemlisi, bu düşüncelerinde haklılar. ABD’nin önde gelen üniversitelerinden MIT’de yapılan bir araştırma, çocuklar ve ebeveynlerinin 30’lu yaşlardaki gelirlerini karşılaştırıyor ve 1940’larda doğanların yüzde 90-92’si ebeveynlerinden daha fazla kazanırken 1980’lerde doğanlar için bu oranın yüzde 50’ye (yani yazı-tura atma seviyesine) düştüğünü bulguluyor2. Bu derece şiddetli olmasa da aynı eğilim OECD ülkeleri çapında gözlenebiliyor3. Dahası, Avrupa Birliği ile yüksek gelir grubundaki kimi diğer ülkeleri karşılaştıran bir başka çalışma çocukların ebeveynlerinden daha iyi yaşayamama durumunun ağırlıklı biçimde gelir eşitsizliğine bağlı olduğunu saptıyor.4

    Ekonomiler büyümeye, toplam üretim artmaya devam ediyor ama insanların giderek daha büyük bölümü anne babalarından daha az kazanıyor. Böyle oluyor, çünkü on dört çocuk babası ve “uygarlığın karşı karşıya olduğu en büyük tehlikenin nüfus azalması olduğundan” bahseden Elon Musk alçağı bir trilyon dolar üzerinde otururken, ABD’de çiftler yaşlandığında önce ölenin sağlık faturası hayatta kalanı batırmasın diye boşanıyor.5

    Farkındaysanız, ebeveynlerin özgeci biçimde, sevgiyle bağlanacakları yeni bir insan yaratmak istemesi ile bencilce, yaşlandıklarında kendilerine bakacak birilerinin olmasını hesaplaması arasında bir fark bulunmuyor. Eğer ortalamada insanlar ebeveynlerinden daha kötü maddi koşullarda yaşayacaksa, özgeci ebeveynler vicdani nedenlerle çocuk yapmak istemeyecek, bencil ebeveynler kendilerinden daha zor koşullarda yaşayacak (ve muhtemelen kendileri gibi bencil olacak) çocukların aynı zamanda hayırsız olacağını düşünecek, her iki durumda da çocuk yapma eğilimi zayıflayacaktır.

    Kapitalizmin tarihinde bu eğilimin tersine döndüğü tek dönem 2. Dünya Savaşı sonrasındaki refah devleti yıllarıydı. Keynesçi ekonomi politikalarının sıfıra yakın bir işsizlik oranı sağladığı, devletin eğitim, sağlık, ulaştırma gibi alanlarda emekçilerin yaşamını güçlü biçimde sübvanse ettiği ve hepsinden önemlisi, bu refahın artarak süreceğine dair topluma güvence verdiği yıllarda, bu politikaların uygulandığı gelişkin kapitalist ülkelerin tamamında “bebek patlaması” (baby boom) denen olgu yaşanmış, doğum oranları çok yükselmişti. Mesele sadece savaşın bitmiş, kötü günlerin geride kalmış olması değildi. Aksine, bu ülkelerin neredeyse hepsinde doğum oranları, 1920’ler boyunca yaşanan ağır gelir eşitsizliği ve devamında gelen Büyük Buhran’ın etkisiyle keskin biçimde düşmüş ve bu etkiyi ortadan kaldıracak sarih, sürekli politikalar yürürlüğe konduğunda tekrar yükselmeye başlamıştı. Örneğin ABD’de Roosevelt’in işçi sınıfının refahını artırmaya yönelik “Yeni Anlaşma” politikaları 1933’te yürürlüğe konduğu anda doğum hızı sabitlenmiş, politikaların kalıcı olduğuna dair güven oluştuktan sonra yükselmeye başlamış ve Dünya Savaşı’ndan neredeyse hiç etkilenmemişti. Aksine, büyük politik değişiklikler yapsa da bunların refah etkisi çok sınırlı kalan ve emekçi halka hiç güven vermeyen Mussolini döneminde İtalyan Faşizmi “Doğumlar için Savaş” (Battaglia delle nascite) başlatmış, “bekarlık vergisi” gibi saçma sapan uygulamalar getirmiş ama doğum hızındaki düşüşü durduramamıştı.6

    Artık tartışmayı toparlayabiliriz…

    ***

    Özetin özeti şu: Kapitalizm türümüzün yaşlanmasını engelleyemiyor çünkü kendisi yaşlandı. Üretilen zenginlik çok küçük bir azınlık elinde toplanıyor ve bunun devam edebilmesi için artık toplumun çoğunluğu giderek geçmiş kuşaklara göre daha kötü koşullarda yaşamak zorunda kalıyor. İnsanlar daha çok mal ve hizmet tüketiyor gibi görünüyor ama sağlıklı gıda ve insan onuruna yaraşır barınmaya erişim, iş güvencesi, çalışkan bireylerin hayat koşullarında anlamlı iyileşme, bireylerin gelir düzeylerinden bağımsız saygı görmesi gibi pek çok konuda modern çağlarda hiç görülmemiş bir gerileme ve yozlaşma yaşıyor.

    Emperyalist ülkeler uzun yıllardır bu sorunu bencilce, seçici geçirgen göç politikalarıyla çözmeye çalışıyor ama bunun da sınırına yaklaşıldı, zira nüfus artış oranı en fazla 10-12 yıl içerisinde dünya çapında sıfırın altına inmeye başlayacak.

    Kapitalizm öncesinde, köylülüğün tarımsal üretimine ve bu üretimin vergilendirilmesine dayanan feodal toplumlarda işler birkaç kuşak boyunca iyi gitmediğinde, soyluların zenginliği ancak köylülerin yaşam koşulları kötüleştirilerek sürdürülebilir olduğunda köylüler “ayaklarıyla oy verir”, vergilerin daha düşük olduğu yerlere göç eder, hatta zaman zaman krallıkların elinin kolunun uzanmadığı yaban coğrafyalara kaçıp göçebe olurdu. Günümüzde ise emekçi halk, bilhassa gelişkin kapitalist ülkelerde sermaye diktatörlüğünün demokrasi oyunlarına olan ilgisini giderek yitirse de, egemenliği neredeyse tüm dünyayı kapsayan sermayedar sınıfın arsız ve bencil zenginliği karşısında, kapitalist düzenin uzun vadede sürdürülmesine karşı “üreme organlarıyla oy veriyor” ve her geçen yıl daha az çocuk yapıyor.

    Öte yandan, bunun kapitalizmin sonunu kendiliğinden getireceğini düşünen nihilistleri ya da kendi çocuksuz refah düzeyini kabul edilebilir bulup, bunu ömrünün sonuna kadar etliye sütlüye bulaşmadan sürdürebileceğini zannedenleri uyarmak isterim: Feodal çağlarda serflerin seyahat etmesi yasaktı. Köleci toplumlar, bilhassa serbestçe yeni köleler toplayamadıkları dönemlerde köleleri kendi içlerinde üremeye zorlardı. Kimse, sermayedar sınıfın mevcut gidişatı “ne yapalım, bu da insanların tercihi…” diye kabulleneceğini zannetmesin ya da bu gidişatın kendi başına kapitalist devletleri bir kez daha refah devleti politikalarına geri dönmek zorunda bırakacağını ummasın. Defalarca tartıştık, Keynesçi refah devleti Sovyet sosyalizminin yarattığı sistemik tehdit karşısında atılan bir geri adımdı ve o dönemde sermayedar sınıfın kâr oranları işçi sınıfına bu ödünü vermeyi mümkün kılacak kadar yüksekti. Bugün, dünyanın her yerinde, bilhassa da Türkiye gibi sınai üretimde emek maliyetlerinin önemli olduğu, yüksek reel ücretlerin kârlılığa büyük zarar vereceği ülkelerde benzer bir politika değişikliği imkânsız.7

    Türkiye’de devlet bir süredir ucuz göçmen emeğiyle, emeklileri çalışmak zorunda bırakacak kadar yoksullaştırarak ve benzeri yöntemlerle sorunu hafifletmeye çalışıyor. Ne var ki bu yöntemlerin hiçbiri kalıcı bir çözüm sunmuyor ve sermaye egemenliği, işlerin olağan gidişatında, er ya da geç bu çelişkiyi ödünler vererek değil zorla aşmaya çalışacaktır.

    Bu yüzden, kadın ya da erkek, damızlık muamelesi görmek istemeyen her insan bu başlıkta kavgaya hazır olmalı.

    Sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-05-06 22:12:00 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku

    Sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı 2026 sermayenin dam emek ihtiyac 2026 iustitia. Bg nevzat evrim önal feodal toplumlarda köylüler, kralın vergileri bellerini büktüğünde “ayaklarıyla oy... Iustitia. Bg sermayenin damızlık emekçi ihtiyacı 2026 2026-05-06 22:12:00 adalet - iustitia. Bg

    ************** MAKALENİN ALTINA YORUM YAZIN **************

    *************************************

    Sektörde 25 yıllık tecrübeye güvenin!

    Toptan odun ve kömür tedarikçisi arıyorsanız kataloğumuzu ziyaret edin .

    Yakacak odun , kömür ve diğer temel ihtiyaç malzemeleri için  ONLINE MAĞAZALARIMIZA göz atın .

    Dünyanın her yerinden Bulgaristan'a TOPTAN ÜRÜN ithalatı yapmak için  İTHALAT ACENTEMİZ  (IUSTITIA Satın Alma İthalat Ofisi) ile  BURAYA TIKLAYARAK iletişime geçin  .

    Yüksek kaliteli yazılım hizmetleri için uzmanlarımızı seçin 

    ÇEVRİMİÇİ BAŞARINIZ İÇİN ORTAĞINIZ OLABİLİRİZ

    Web sitelerinin ve çevrimiçi mağazaların çevrimiçi  geliştirilmesi ve bakımı , DEV ve BT desteği, Google'da üst sıralarda yer almak için SEO optimizasyonu ve dijital pazarlama hizmetlerimizden yararlanmak için BURAYA TIKLAYIN .
    Ayrıca sağlık, güç ve canlılık da sunuyoruz. Eğitmenlerimizi görmek  için  TIKLAYIN . Kilo verme, gençleşme, kas kütlesini artırma, güç, kuvvet, dayanıklılık ve hız için programlar geliştiriyoruz .
     Profesyonel sporcular için iyi sonuçlar, ayrıca iyi bir fiziğe ve tona sahip olmak isteyenler için profesyonel ve kişisel beslenme ve antrenman rejimleribesin takviyeleri, vitaminler ve takviyeler.

    Bulgaristan veya Balkanlar'da gayrimenkul satın almak mı istiyorsunuz?

    • EMLAK ACENTEMİZİN deniz kıyısında, dağ başında, köyde veya büyük şehirde satılık ve kiralık daire, villa, ev, tarım arazisi, orman veya yatırım amaçlı arsa ilanlarına  ve  tekliflerine göz atın .
    • Bizimle  Bulgaristan ve yurtdışında ONLINE  Otel ve Tatil Evleri REZERVASYONU da yapabilirsiniz

    Siyasette ve toplumsal hayatta neler olup bittiğinden haberdar olmak için medyamızı okuyun:

    İşletmeniz Bulgaristan'da ve ...

    • Restoranınız, ızgaranız veya barbekünüz için toplu kömüre mi ihtiyacınız var? Kapınıza ücretsiz teslimatla
    • veya Küba, Afrika veya Güney Amerika'dan bir kamyon veya konteyner dolusu kömür ithal etmek istiyorsunuz.
    AMI SİPARİŞİ Charcoal Bay PER'den
    • Burgaz'dasınız ve kömür ateşinde pişirilmiş en lezzetli eti yemek istiyorsunuz ...
    Bay PER Kömür Izgarasından SİPARİŞ

    Bizi Facebook sayfamızdan takip  edin

    Bizi  Instagram'da da takip edin

    En ilgi çekici videolarımızı  TikTok ve YouTube kanalımızda izleyin

    Истории – Web Stories

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    • Rating