Die Presse / Mareike Enghusen, Tel Aviv, 4 Eylül 2026
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile eşi Sara Netanyahu, İsrail ordusundaki üst düzey isimlerin Hamas’ın 7 Ekim 2023’te gerçekleştireceği saldırıya ilişkin bilgileri bilerek Netanyahu’dan sakladığı yönündeki, eldeki verilerle doğrulanmayan iddiaları kamuoyuna taşıyor. İsrail’de seçim atmosferinin sertleştiği bir dönemde gündeme gelen bu suçlamalar, 7 Ekim felaketinin siyasi sorumluluğu konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Yair Golan, belki de yalnızca İsrail siyasetinde rastlanabilecek türden bir siyasi figür. 64 yaşındaki Golan, İsrail ordusunda yedek tümgeneral. 1990’lı yıllarda Lübnan’daki bir askerî operasyonda yaralandı, daha sonra İsrail Genelkurmay Başkan Yardımcılığı görevine kadar yükseldi. 7 Ekim 2023 sabahında ise kendi inisiyatifiyle ülkenin güneyine giderek Hamas militanlarının saldırısından kaçmaya çalışan genç festival katılımcılarının kurtarılmasına yardım etti. Bu nedenle birçok İsrailli tarafından o günden bu yana kahraman olarak görülüyor.
Ancak uzun askerî kariyerine rağmen, hatta belki de tam da bu nedenle, Golan bugün İsrail solunun en önemli siyasi temsilcilerinden biri haline gelmiş durumda. Liderliğini yaptığı “Demokratlar” partisi, sosyal demokrat İşçi Partisi ile sol-liberal Meretz’in birleşmesinden oluşuyor ve bugün İsrail siyasetinde kendisini açık biçimde sol olarak tanımlayan tek ciddi siyasi güç olarak görülüyor.
Kamuoyu yoklamalarında Golan’ın Demokratlar Partisi yaklaşık 10 milletvekilliğiyle, parlamentoya girebilecek 12 parti arasında dördüncü sırada bulunuyor. Golan’ın 7 Ekim sabahında saldırı bölgesine giderek sivilleri kurtarmış olması ise normal koşullarda Netanyahu liderliğindeki sağcı ve dinci koalisyonun kendisine saldırmasını oldukça zorlaştıran bir unsur olarak değerlendiriliyordu.
Sara Netanyahu’dan ağır ima
Ancak Başbakan Benjamin Netanyahu ve eşi Sara Netanyahu şimdi tam da Golan’ın 7 Ekim’deki bu kurtarma faaliyetini ona karşı kullanmaya çalışıyor.
Sara Netanyahu hafta başında verdiği bir televizyon röportajında, Yair Golan’ın Hamas’ın saldırısından önceden haberdar olmuş olabileceğini ve bu bilgiyi Başbakan Netanyahu’dan gizlemiş olabileceğini ima etti.
Sara Netanyahu, “Eğer bu kadar üst düzey bir askerî yetkiliyseniz ve 7 Ekim’de savaştığınızı, sabahın çok erken saatlerinde olay yerine ulaştığınızı, çok ama çok erken bir saatte giyinmiş ve göreve hazır olduğunuzu söylüyorsanız, buna karşılık başkalarının, örneğin Başbakan’ın hiçbir şeyden haberi yoksa…” ifadelerini kullandı.
Oysa Golan’ın kendi anlatımına göre 7 Ekim sabahında evinden ancak Hamas saldırısının başlamasından sonra ayrılmıştı.
Ancak İsrail’de giderek sertleşen seçim ortamında bu tür ayrıntılar siyasi tartışmanın önüne geçiyor.
Ordu Netanyahu’dan bilgileri bilerek mi sakladı?
Sara Netanyahu’nun sözleri, Netanyahu yanlıları arasında bir süredir dolaşan daha geniş bir komplo anlatısının parçası olarak görülüyor.
Bu çevrelerdeki iddiaya göre İsrail ordusunun üst düzey komutanları, Hamas’ın saldırı hazırlıklarına ilişkin bazı bilgileri Başbakan Netanyahu’dan bilerek sakladı. İddiayı savunanlar bunun Netanyahu’ya siyasi zarar vermek amacıyla yapıldığını ileri sürüyor.
Bu görüşler daha önce de Netanyahu taraftarları arasında dile getiriliyordu. Ancak Başbakan’ın eşinin bu anlatıyı açıkça sahiplenerek kamuoyuna taşıması yeni bir durum olarak değerlendiriliyor. Die Presse’ye göre bu, zaten oldukça sert geçen İsrail seçim kampanyalarında bile yeni bir aşamaya işaret ediyor.
Benjamin Netanyahu da hafta içinde yaptığı bir açıklamayla bu iddiaları daha da ileri taşıdı.
Netanyahu, salı günü Instagram üzerinden yaptığı açıklamada, üst düzey askerî yetkililerin 7 Ekim sabahında kendisini bilerek uyandırmadıklarını ileri sürdü. Bunun gerekçesinin ise, kendisini uyandırmaları halinde tüm orduyu derhal harekete geçireceğini bilmeleri olduğunu savundu.
Muhalefet: Amaç Netanyahu’yu 7 Ekim’den uzaklaştırmak
Netanyahu’nun eleştirmenleri ise bu açıklamaları, Başbakan’ın 7 Ekim öncesinde ve saldırı sırasında İsrail güvenlik sisteminde yaşanan büyük başarısızlıktan siyasi olarak kendisini kurtarma girişimi olarak değerlendiriyor.
İsrail’in Kanal 12 televizyonu, Netanyahu’nun sağcı Likud partisinden ismi açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde Sara Netanyahu’nun televizyon röportajının rastlantı olmadığını yazdı. Habere göre bu açıklamalar, Benjamin Netanyahu’yu “ne pahasına olursa olsun” 7 Ekim felaketinin siyasi sorumluluğundan uzaklaştırmayı amaçlayan planlı bir kampanyanın parçasıydı.
Yair Golan da Sara Netanyahu’nun sözlerinin yanlışlıkla söylenmiş bir cümle olmadığını düşünüyor.
Golan, Maariv gazetesine verdiği röportajda, “Bu bir dil sürçmesi değil, planlanmış bir hamle” dedi.
Golan ayrıca Sara Netanyahu’nun sözlerini geri çekmemesi halinde kendisine karşı hakaret ve iftira davası açacağını duyurdu.
Muhalefetin önde gelen başka isimleri de Sara Netanyahu’nun açıklamalarına sert tepki gösterdi. Bunlar arasında yeni kurduğu “Yashar” partisi kamuoyu yoklamalarında şu anda birinci sırada görünen eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot da bulunuyor.
Son anketlere göre Eisenkot’un partisi, Netanyahu’nun Likud Partisi’nin yaklaşık bir milletvekilliği önünde yer alıyor.
Netanyahu koalisyonu çoğunluğu kaybediyor
İsrail’deki son kamuoyu yoklamaları Netanyahu açısından daha geniş bir siyasi soruna da işaret ediyor. Aynı anketlere göre Netanyahu’nun sağcı ve dinci partilerden oluşan mevcut koalisyonu, parlamentoda çoğunluğu sağlayabilmek için gereken sandalye sayısının birkaç milletvekilliği gerisinde kalıyor.
Bu nedenle 7 Ekim konusunda giderek daha sertleşen suçlamaların ve komplo teorilerinin seçim stratejisinin bir parçası haline gelip gelmediği tartışılıyor. Ancak bu anlatıların Netanyahu’ya seçimlerde gerçekten kazanç sağlayıp sağlamayacağı şüpheli görünüyor.
İsrail kamu yayıncısı Kan’ın perşembe günü yayımladığı yeni bir haber de Başbakan açısından rahatsız edici soruları yeniden gündeme getirdi.
Habere göre Netanyahu, Hamas’ın saldırıyı başlattığı 7 Ekim 2023 sabahında dönemin Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ile ancak saat 09.45’te telefonla görüştü. Bu görüşme, saldırının başlamasından üç saatten fazla bir süre sonra gerçekleşti.
Kendisini uzun yıllardır İsrail kamuoyuna “Bay Güvenlik” olarak sunan Netanyahu açısından bu tür bilgiler siyasi açıdan oldukça ağır bir tablo ortaya koyuyor.
Asıl tartışma da burada düğümleniyor: 7 Ekim felaketine ilişkin siyasi ve askerî sorumluluk henüz tamamen aydınlatılmış değilken, Netanyahu ve çevresinin giderek daha fazla biçimde ordu içindeki üst düzey isimleri hedef alan bir anlatıya yöneldiği görülüyor. Muhalefete göre amaç, 7 Ekim’in siyasi sorumluluğunun Başbakan Netanyahu’ya ulaşmasını engellemek; Netanyahu cephesi ise ordunun kritik bilgileri kendisinden kasıtlı olarak sakladığını savunuyor.
İsrail seçimlere yaklaşırken 7 Ekim artık yalnızca ülke tarihinin en ağır güvenlik felaketlerinden biri değil, aynı zamanda seçim kampanyasının merkezindeki en sert siyasi hesaplaşmalardan birine dönüşmüş durumda.
Kaynak: Die Presse, Mareike Enghusen, 4 Eylül 2026
İsterseniz bunu bir sonraki turda daha sert, daha kısa ve Yeni Vatan tarzında; başlığı da “Netanyahu 7 Ekim’in sorumluluğunu orduya mı yıkmaya çalışıyor?” ekseninde kurarak yeniden hazırlayabilirim.
Der Beitrag Die Presse: „Netanyahu çifti 7 Ekim hakkında komplo teorileri yayıyor“ erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
Die Presse: „Netanyahu çifti 7 Ekim hakkında komplo teorileri yayıyor“ 2026
IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-09-04 07:37:31
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.


