iustitia.bg
Trump’ın ihtirası kullandığı iki slogana yansımaktadır: “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (Make Amerika Great Again) ve ‘Amerika’yı Yeniden Güvenlikli Yap’ (Make America Safe Again).
Oluşturulan yeni koşullarda tekeller güçlenmekte, denizlerde üstünlük mücadelesi artmakta emperyal hevesler ve yeni bir hegemonik paylaşım senaryosu yazılmaktadır. Özde yeni olmayan paradigmada doğal kaynaklar ve mamul ürünlerin %80’i denizyolu ile taşındığı için askeri açıdan adacıklar ve takımadalar stratejik öneme sahiptir. 1979’a kadar yönetimin ABD tarafından üstlenildiği Panama kanalının bu tarihten sonra Panama devletine geçmiş olmasına karşın Trump kanalın yeniden ABD yönetimine bırakılmasını talep etmiştir. Karadeniz, Kızıldeniz, Doğu Akdeniz, Kuzey Çin denizinin kontrolü ve Malakka, BabülMendep, Hürmüz, Çanakkale ve İstanbul Boğazları kritik öneme sahip olmaktadır. Hatta okyanuslar çekişme ve potansiyel çatışma alanına dönüşmektedir. Dış dünyaya karşı küçümseyen, saldırgan, aşırı milliyetçi, reaksiyoner söylemle birlikte atılan adımlar, Avrupa’daki neofaşist, neonazi siyasi partiler ve akımlara verdiği destek emperyalist politikaların şaşırtıcı olmayan yönünü önplana çıkarmaktadır.
Trump yönetimi en büyük rakip ve hasım olarak gördüğü Çin’in teknoloji alanında ABD şirketleri aleyhine küresel çapta güçlenmesini önlemek için koyduğu engelleri giderek artırmayı tercih etmektedir. Çin’in hızla büyüyen ve gelişen ekonomisi, yüksek teknoloji ve inovasyon alanındaki yüksek performansı, ABD’nin ardından askeri güç açısından küresel düzende ön sıralarda yer alması Trump yönetiminin kaygılarının temel nedenini anlaşılabilir kılmaktadır. Nitekim ABD’nin Çin’in yapay zeka alanındaki giderek artan etkinliğini kırmak için yonga ihracatını engellemenin ardından Nvdia yönetimi tepkisini dile getirerek ülkenin inovasyon, rekabet ve teknoloji alanında tüm dünya ile paylaşım yaparak kazandığını, devlet koruması altında hareket etmediklerini belirtmiştir. Apple’ın sahibi Tim Cook ABD yönetiminin uyguladığı korumacı önlemlerin yol açtığı %8 dolayında ciro kaybı nedeniyle birçok kez Çin’i ziyaret ederek temaslarda bulunmuştur. Senatör Ted Cruz (cumhuriyetçi) ve Maria Cantwell (demokrat) getirilen katı kısıtlamaların dış talebi Huawei gibi Çin şirketlerine yönlendirebileceğini dile getirmişlerdir. Bu ortamda temel sorunsalın ekonomik çıkarlar ile ulusal çıkarın bağdaştırılması olduğu belirtilmektedir. Bir başka deyişle askeri güç ile tekno-ticaretin bir arada tasarlanıp uygulanması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda Trump yönetimi gümrük vergilerini ülkelere göre farklı oranlarda artırma kararını aldıktan sonra uygulamayı ertelemiş, ardından ülkelere göre yeni tarifeleri devreye sokmuştur.
Trump-2 politikası Nixon’un 1971’de uyguladığı ek gümrük vergisi uygulamasıyla diğer ülkeleri revalüasyona yönlendirmesini çağrıştırmaktadır. Anımsamakta yarar var; dönemin Hazine Sekreteri James Baker Plaza anlaşmasını sağlamlaştırmak için taraf ülkelerin yönetimlerine korumacı politikayla gözdağı vermiştir. Daha ileri bir tarihte, Eylül 1985’te yüksek enflasyon, aşırı değerli dolar ve yüksek faiz hadlerinin mevcut olduğu konjonktürü düzeltmek için ABD, Fransa, Japonya, Britanya ve daha sonra Federal Almanya bir araya gelerek Plaza (New York, Plaza Otel) anlaşmasını imzalamışlardır. Anlaşma amaçlandığı üzere doların değer yitirmesine sağlamış ancak bu durumda yen aşırı değer kazandığı için uygulama özellikle Japonya tarafından eleştirilmiştir. 1987’de Louvre Anlaşması doların değer yitirişine sınır çekmiş ancak yapılan anlaşmalar Japonya’da varlık fiyatlarındaki aşırı şişkinlik ve ülke ekonomisinin 1990’larda durgunluğa sürüklenmesinin ana nedeni olarak görülmüş ve tepkiye yol açmıştır.
ABD yönetiminin dünya ekonomisini yönlendirme ve ilişkileri yeniden düzenlemeyi amaç edindiği, bir başka deyişle hegemonya mücadelesinde gücünü gösterme politikasını uygulamaya koyduğu görülmektedir. Ancak yüksek gümrük tarifeleri uygulayarak ABD’nin ithal tüketim malları talebini kısma yönünde attığı adımların enflasyonu hızlandırma riski vardır ve bir sorun da üretimin özellikle elektronik sektöründe ara mallara olan bağımlı yapısıdır. Nitekim Çin’den ithal edilen ürünlere önceleri yüzde 145 oranında vergi uygulama kararı karşısında Çin’in karşılık vermesi üzerine geri adım atılmıştır. Akıllı mobil telefonlar, bilgisayarlar, işlemciler, yarı-iletken makinalar, düz ekran televizyon panelleri, taşınabilir bellek gibi ürünler vergi kapsamı dışında tutulmuştur. Özellikle bazı firmaların Çin’de sahip oldukları fabrikalardaki üretiminin önemli bir bölümünü ABD piyasasına sürdükleri dikkate alınırsa gümrük vergisi artışının yol açacağı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Örneğin Apple Çin’de ürettiği IPhone, iPad, Mac cihazları ile USB bellek, hafıza kartı, SSD sürücüler ve güneş paneli gibi bileşenlere yüksek gümrük vergisi uygulamaktan vazgeçilmiştir. Yetkililer bu ürünlere ileri tarihlerde farklı vergi oranları uygulanabilmekle birlikte oranın yüzde 145’den daha düşük olacağını belirtmiştir.
Trump yönetiminin çelişkili politikasını dünya ekonomisinin mevcut yapısını ve akımları kısaca gözden geçirerek açıklayabiliriz. Dünya ekonomisinde başlıca iki kutbun bulunduğu somut olarak görülmektedir. Çin dünya ölçeğinde imalat sanayisinde lider iken finansal piyasalarda hakimiyet sahibi olan ABD aynı zamanda en büyük askeri güce sahiptir. Küresel imalat sanayisi katma değerinde Çin’in payı yüzde 29 iken ABD’ninki yüzde 16’dır. Çin’in brüt üretimi kendisini izleyen dokuz en büyük üreticinin toplamından fazladır; Çin yüzde 34, dokuz ülke toplamı: yüzde 31 (ABD yüzde 15, Japonya yüzde 6). Katma değerde Çin’in payı yüzde 29 iken izleyen dokuz ülkenin toplam payı yüzde 31’dir (ABD yüzde 16, Japonya yüzde 7). Dünyada mamul ürün ihracatında Çin’in payı sürekli artış kaydederken diğer belli başlı ihracatçıların payı azalmaktadır. Örneğin ABD’nin küçük ev aletleri ithalatında Çin’in payı (2023) yüzde 86’ya ulaşmıştır. 2020 yılında Çin’in dünya ihracatındaki payı yüzde20 iken Almanya ve ABD yüzde 9, Britanya yüzde 6’lık paylara sahiptir. ABD 2002’den itibaren Çin’den ara malı ithalatını artırmış, kısacası ABD üretimde Çin’e bağımlı konuma gelmiştir. 2020’li yıllarda Çin’in ABD imalat sanayisine bağımlığına oranla ABD’nin Çin’e olan bağımlılığı üç kat daha fazladır. Vurgulanması gerekli bir özellik de Çin’in bütüncül bir sanayi sistemine sahip olması ve uluslararası tedarik zincirlerini büyük ölçüde kontrol etmesidir. (https://cepr.org/voxen/columns/china-world-sale-manufacturing-superpowe…; Le Monde, 17 Ocak 2024)
Ana sorun hegemonya mücadelesinin nasıl şekilleneceğidir. Bu mücadelenin gerginlik, karşılıklı ekonomik ve siyasi yaptırımların yanısıra geçici uzlaşmalar ile sürmesi kaçınılmaz gözükmektedir. Mücadelenin taraflarının ABD ve Çin olduğu bilinmektedir. Çin’in küresel Güney’in desteğini almasına karşın Trump yönetiminin diğer devletlere karşı saldırgan, küçümseyici ve ekonomik-askeri-siyasi yaptırım uygulamaya yönelik söylemi ve politikası ABD’nin geleneksel müttefiki konumunda bulunan Avrupa ülkelerini (AB) bazı istisnalar dışında bu konuda ihtiyatlı olmaya yönlendirmiştir. Koşullar 2. Dünya Savaşı sonrasından tamamen farklıdır; Trump’ın ihtiraslı bir biçimde ‘Amerika’yı Yeniden Büyük Yap’ sloganıyla dile getirdiği politikanın uygulanabilirliği hegemonya mücadelesinden üstün çıkarak yeniden tahta kurulması ile olanaklı olabilir. Bir yandan geçmişten gelen GOKAP’ın (Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi) bir biçimde uygulanmaya konulduğu (Suriye) somut olarak görülürken, Ortadoğu’daki diğer ülkeler (örneğin Suudi Arabistan) tek taraflı bağımlılıktan kaçınarak denge politikasıyla bir yandan da Şangay’a yaklaşmaktadır. Diğer taraftan Trump yönetiminin rakip devletin hamlesine ilişkin öngörüye dayanarak konumu ve davranışını belirlediğini söyleyebiliriz. Uygulanan politikayla ABD gümrük vergilerini ekonomik silah, bir başka deyişle ekonomik yaptırım aracı olarak kullanarak uluslararası planda belirleyici role soyunmaktadır. Ancak ABD ile Çin’in uyguladıkları gümrük vergilerinde yürürlüğe koyma süresi ve oranlarını karşılıklı olarak değiştirilmesi, kısacası bu alandaki gelgitler karşılıklı bir meydan okuma, rakibi test etme ve yap-boz politikası oyun kuramına uygun gözükmektedir.
ABD’nin ekonomide hegemonya oyunu 2025 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-12-01 21:24:46 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku


