• News
  • Investigations
  • Online Store IUSTITIA
  • Real Estate agency
  • Petar Nizamov
  • Fitness & Wellness coach
  • Food Delivery
  • Charcoal retail
  • Firewood Wholesale
  • Charcoal Wholesale
  • Web Development agency
понеделник, ноември 2, 2026
Social icon element need JNews Essential plugin to be activated.
Лого на сайт за разследваща журналистика и задълбочени публикации по теми от обществен интерес
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас
No Result
View All Result
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас
No Result
View All Result
Лого на медия за разследваща журналистика с публикации, анализи и документирани материали от обществен интерес
No Result
View All Result

Düşüşün anatomisi: 2024 sağlık istatistikleri ve sermayenin sağlık sistemindeki hegemonyası 2025

Петър Низамов Petar Nizamov by Петър Низамов Petar Nizamov
ноември 10, 2025
in 2025, Analizler, Dünya Haberleri, Soruşturmalar, Türkiye Bugün - Türkiye'den Haberler
0
Derinlemesine araştırmalar, kamu yararına konular, haberler ve seçilmiş gazetecilik raporları sunan araştırmacı gazetecilik web sitesi

Araştırmacı gazetecilik makaleleri ve gazetecilik yayınlarından bir seçki. Görsel, web sitesinin araştırmacı gazeteciliğe ve kamu yararını ilgilendiren konulara odaklandığını vurgulamaktadır.

iustitia.bg

Geçtiğimiz yıl 2023 Sağlık İstatistikleri Yıllığı üzerine yapılan bir incelemede 1995 yapımı „La Haine (Protesto)“ adlı kült filmdeki bir metafor kullanılmıştı1. Film elli katlı bir binadan düşen bir adamın hikayesiyle başlar. Adam, düşerken kendini rahatlatmak için her katta sürekli „Buraya kadar her şey yolunda…“ diye tekrarlar. Ancak filmin anlatıcısı bizi uyarır: „Önemli olan düşüş değil, yere çarpıştır.“ Gerçekten de düştüğümüz her katta sistemin piyasacı politikalarla nasıl eridiği, eşitsizliklerin nasıl derinleştiği ve toplum sağlığının nasıl tehlikeye atıldığı gözler önüne serilmektedir.

Sağlık Bakanlığı tarafından kısa süre önce yayımlanan 2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığı Haber Bülteni2, bu düşüşün devam ettiğini, hatta bazı açılardan hızlandığını teyit ediyor. İlk bakışta bazı temel göstergelerde görülen „iyileşmeler“, aslında bir önceki yıl yaşanan büyük yıkımın ardından gelen bir baz etkisinden ibaret.

Rakamların makyajı kaldırıldığında ise karşımıza çıkan tablo nettir: Sermayenin sağlık sistemi üzerindeki paraziter yapısı güçlenirken, halkın sağlığa erişimi her geçen gün daha maliyetli ve meşakkatli bir mücadeleye dönüşmektedir. Burada, 2024 verileri ve son 1 ayda ulusal gazete yayınlarında3 ortaya konan toplumsal gerçeği analiz ederek, istatistiklerin ardındaki derinleşen sınıfsal krizi, kamu kaynaklarının planlı yağmasını ve bu bilinçli çöküşün halkın gündelik hayatına yansıyan acı sonuçlarını ortaya koymayı amaçlıyorum.

Temel sağlık göstergelerindeki bu çelişkili tablo, sermayenin kaynaklar üzerindeki hegemonyası ve halkın artan çilesi, bir bütün olarak, yere çarpışa doğru giden bu tehlikeli yolculuğun anatomisini sunmaktadır.

Rakamların illüzyonu: Makyajlanan veriler ve süregelen eşitsizlik

Resmi istatistikler, çoğu zaman yapısal sorunları gizlemek ve başarısız politikaları meşrulaştırmak için birer araç olarak kullanılır. 2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığı Haber Bülteni de bu durumun istisnası değildir. Geçen yılki verilerde bebek ve anne ölümlerinde yaşanan şok edici artışın ardından bu yıl sunulan „iyileşme“ tablosu, sistemin temelindeki çatlakları ve derinleşen bölgesel eşitsizlikleri örtmeye yetmemektedir. 

2023 Sağlık İstatistikleri Yıllığı, toplum sağlığı adına bir alarm niteliğindeydi. Bir önceki yıla göre „bebek ölüm hızında %8’e yakın“, „5 yaş altı çocuk ölüm hızındaki artışın %25’i geçtiği“ ve „anne ölüm oranının %7 arttığı“ gibi sarsıcı bulgular içeriyordu. Bu, önlenebilir ölümlerdeki trajik bir artış anlamına geliyordu. 2024 Haber Bültenine göre ise bebek ölüm hızı binde 9,8’den binde 8,9’a, anne ölüm oranı ise yüz binde 13,5’den yüz binde 11,5’e gerilemiştir.

Ancak bu rakamları bir başarı olarak sunmak, derin bir toplumsal hezimetin istatistiki normalleşmesinden başka bir anlama gelmez. Bu sözde „iyileşme“, bir önceki yıl yaşanan yıkıcı artışın ardından gelmektedir ve uzun vadeli bir kazanım değil, sistemin doğasındaki istikrarsızlığın ve önceki yılki çöküşün itirafıdır. Bu fark istatistiksel olarak anlamlı olmaktan çok, sistemik dalgalanmanın bir yansımasıdır.

Dahası, bu makro veriler sistemin en temel adaletsizliğini, yani bölgesel eşitsizlikleri gizlemektedir. 2024 verileri, bu eşitsizliğin aynen devam ettiğini kanıtlar niteliktedir. Güneydoğu Anadolu’da bebek ölüm hızı binde 13,6 iken, bu oran İstanbul’da binde 6,4′ tür. 2023 yılında aradaki bu fark yine benzerdi (binde 7,8 fark vardı). Bu, ülkenin bir bölgesinde doğan bir bebeğin, başka bir bölgesinde doğan bir bebeğe göre ölme riskinin iki katından fazla olduğu anlamına gelmektedir.

Koruyucu sağlık hizmetlerindeki zafiyetin bir diğer somut göstergesi olan kızamık vakalarındaki tablo da benzer bir hikaye anlatmaktadır. 2023’te 100 bin nüfus başına kızamık insidansı, bir önceki yıla göre 50 katına çıkarak 0,12’den 5,9’a fırlamıştı. 2024’te bu rakam 1,85‘e gerilemiş olsa da, bu seviye hala 2022 rakamlarının çok üzerindedir ve aşılama başta olmak üzere birinci basamak sağlık hizmetlerindeki zayıflığın sürdüğünü göstermektedir. Tüberküloz da ise yerli vaka sayısı benzer kalmıştır.


 

Sonuç olarak, rakamların sunduğu kısmi iyileşme tablosu, sistemin sınıfsal ve bölgesel eşitsizlikler üreten temel yapısını değiştirmemektedir. Bu yapıyı anlamak için, rakamların ötesine geçerek sağlık altyapısının ve kaynaklarının kimin mülkiyetinde olduğuna ve nasıl dağıtıldığına bakmak zorunludur.

Sermayenin üretken olmayan ama kaynak emici sağlık yatırımları yani paraziter yapısı: Kaynaklar özelin, yük kamunun

Türkiye sağlık sisteminin temel çelişkisi, kaynakların mülkiyeti ile hizmet yükünün dağılımı arasındaki derin uçurumda yatmaktadır. Özel sektör, kamu teşvikleriyle büyütülürken, en kârlı alanlara ve yüksek teknolojiye yatırım yaparak „pastanın kremasını sıyırmakta“, ancak sistemin asıl yükünü kamu hastanelerinin omuzlarına yıkmaktadır4. Bu paraziter yapı, sağlığın sermayeye nasıl peşkeş çekildiğini ve sistemin sınıfsal karakterini en çıplak haliyle ortaya koymaktadır.

Aşağıdaki veriler bu paraziter ilişkiyi çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır: Özel sektör, sistemin en kârlı kaynaklarının büyük bir kısmını kontrol ederken, hasta yükünün ise devede kulak kalan bir bölümünü omuzlamaktadır.

Buna kısaca Sermayenin Kaynak Hegemonyası denebilir; Sermaye, hastanelerin %35,3‘üne, hastane yataklarının %20,3‘üne, son derece ‘’kârlı’’ olan yenidoğan yoğun bakım yataklarının %51,3‘üne ve erişkin yoğun bakım yataklarının %29,5’ine, MR cihazlarının %46,5‘ine, BT cihazlarının %38,8‘ine ve PET cihazlarının %36’sına sahiptir. Tüm ülkede toplam 955 diyaliz merkezinin üçte biri, diyaliz cihazlarını ise yarıdan fazlası da sermayeye aittir. Toplamda her üç görüntüleme cihazından en az biri sermayenin elindedir. Sermayenin elindeki hastanelerde nitelikli yatak oranı %97 iken Sağlık Bakanlığı hastanelerinde bu oran %83 ve üniversitede %72’dir.

Tüm sağlık emekçilerinin %27,2’si, tüm hekimlerin %17,3‘ü, uzman hekimlerin %30,6’sı ise sermaye tarafından istihdam edilmektedir. Yani yaklaşık her beş hekimden, her dört sağlık emekçisinden ve her üç uzman hekimden biri özel hastane patronlarının emrinde çalışmaktadır5.

Sermaye hastaneleri bu devasa altyapıyı kontrol etmesine rağmen, 2024 yılındaki toplam hekime müracaatların (toplam 1,047 milyar) yalnızca %6,3‘ünü (66,2 milyon) karşılamaktadır. Bu oran geçen yıl da benzerdi (%6.9).

Bu bariz eşitsizlik, özel sektörün rolünün halk sağlığına hizmet etmek değil, kazançlı hizmetleri ayıklayarak kâr elde etmek ve geriye kalan hasta talebinin %93,7’sinin ağırlığı altında ezilen, kaynakları yetersiz kamu sistemini çöküşe terk etmek olduğunu doğrulamaktadır.

Bu durum, sistemin odağında insan sağlığının değil, sermayenin kâr maksimizasyonunun olduğunu gösterir. Karl Marx’ın tespiti, bu yapının temel mantığını özetler niteliktedir:

„Emek gücünün hayatının ne kadar süreceği sermayenin umurunda bile değildir. Onu ilgilendiren biricik şey bir günde harekete geçirilebilecek azami emek gücüdür.“

Sermaye için hasta, tedavi edilmesi gereken bir birey değil, kâr elde edilecek bir „müşteri“dir. Bu tablo, durumun sadece bir dengesizlik olmadığını, kamu refahı pahasına kârı güvence altına almak için tasarlanmış, kamu zenginliğinin ve kaynaklarının özel sektöre devlet destekli bir devri olduğunu kanıtlamaktadır. Bu sermaye birikim modelinin, emekçilerin sağlığa erişim mücadelesine nasıl yansıdığını görmek için gündelik hayata daha yakından bakmak gerekmektedir.

Halkın çilesi: Erişim engelleri, borçlanma ve „Medikal Yoksulluk“

Sistemin makro düzeydeki sermaye odaklı yapısı, halkın gündelik hayatında somut ve acı verici sorunlar olarak karşılık bulmaktadır. Randevu bulamamaktan aylarca süren görüntüleme sıralarına, cepten yapılan fahiş ödemelerden sağlık için borçlanmaya kadar uzanan bu çile, sistemi fiilen „parası olan yaşayacak“ noktasına getirmiştir. Sağlığa erişim, anayasal bir hak olmaktan çıkıp, bireyin ödeme gücüne bağlı bir ayrıcalığa dönüşmüştür.

Kocaeli’de yapılan bir saha araştırması, katılımcıların neredeyse tamamının sağlık sistemindeki en büyük sorunu randevu bulamamak olarak tanımladığını göstermektedir4. Aylar sonrasına verilebilen veya hiç bulunamayan randevular, halkı tek bir çıkış yoluna itmektedir: acil servisler. Dr. Güray Kılıç’ın belirttiği gibi, bu durum acil servisleri asli işlevinden uzaklaştırmakta ve „kronik hastalıkları ya da ciddi cerrahi işlemleri acil servis ortamında çözemez hale getirmektedir.“6

Görüntüleme Çıkmazı ve „Mesai Dışı“ Gaspıyla halkın cebine dalan eller; Hastalıkların teşhisinde hayati önem taşıyan MR ve tomografi gibi görüntüleme hizmetleri için hastalar aylarca beklemek zorunda kalmaktadır. Bu durum, onları ya fahiş fiyatlarla, toplamda her üç görüntüleme cihazından en az birini elinde tutan sermayenin kucağına itmekte ya da kamu hastanelerinde „mesai dışı“ adı altında kurumsallaştırılmış bir gaspa maruz kalmaya zorlamaktadır. 

TÜMRAD-DER Başkanı Heybet Aslanoğlu’nun ifadesiyle, hastalar bu çekimler için 1000 ila 3000 TL arasında ücret ödemeye mecbur bırakılmaktadır. Aslanoğlu bu durumu şu sözlerle aktarıyor: 

‘’Mesai dışı uygulaması ile parası olan randevu beklemeden uzman doktora muayene oluyor, görüntüleme için aylar sonrasını beklemeden aynı gün MR, BT, ultrason gibi tetkikleriniz yapılıyor. Yani kısaca paranız kadar sağlık hizmeti alıyorsunuz’’. 7

Bu uygulama, iktidarın „kaldırdık“ diye övündüğü „bıçak parasının“ modern bir versiyonundan başka bir şey değildir. Sadece ‘’bıçak’’ el değiştirmiş ve tamamen sermayenin eline geçmiştir hem de döner bıçağı olarak. Bilindiği üzere hane halkları tarafından çeşitli amaçlarla yapılan cepten sağlık harcaması 2023’te bir önceki yıla göre %97,2 artarak 220 milyar 914 milyon liraya ulaşmıştır. Yoksullaşmanın göstergelerinden birisi olan katastrofik sağlık harcamaları da (Hane içindeki sağlık harcamasının toplam ödeme kapasitesine oranının %40 ve üzerinde olması “katastrofik (yıkıcı) sağlık harcaması” olarak tanımlanır) giderek her geçen yıl artmaktadır. Katastrofik sağlık harcaması yapan hane sıklığı 2012’de %0,14’ken 2023’te %0,74’e yükselerek yaklaşık 5,5 katına çıkmıştır8.

Yukarı da alıntıladığım Kocaeli saha araştırması da piyasalaşmanın sosyal maliyetini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır9. Katılımcıların %90’ından fazlası sağlık hizmetleri için cepten ödeme yaptığını belirtirken, yaklaşık dörtte biri bu harcamaları karşılayabilmek için borçlanmak (banka kredisi çekmek veya yakınlarından borç almak) zorunda kalmıştır. Bu durum, insanların tedavi olabilmek için varlıklarını satmak veya hiç tedavi olamamak arasında kaldığı bir tabloyu ifade eden „medikal yoksulluk“ olarak tanımlanmaktadır.10

SUT Fiyatlaması, SGK Harcamaları ve Özel Sektörün Fiili Ücret Politikası; Türkiye sağlık sisteminde son yıllarda belirginleşen önemli yapısal sorunlardan biri, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun özel sağlık kuruluşlarına yaptığı ödemelerin sınırlı artışına karşın, özel hastanelerin hizmet bedellerinde fiili bir artış eğiliminin sürmesidir. Bu durum, hem Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarının düşük kalmasından hem de denetim mekanizmalarının zayıflığından kaynaklanan ikili bir piyasa yapısını beslemektedir: bir yanda kamusal kaynaklardan sabit fiyatlarla finanse edilen sağlık hizmetleri, diğer yanda ise bu fiyatların çok üzerinde “ilave ücret” talep eden bir özel sektör.

Dr. Güray Kılıç, özel hastanelerde süregelen ve yasa ile sınırlandırılmış olan “ilave ücret” uygulamasının fiilen kontrol edilemez bir hal aldığını vurgulamaktadır.11 Mevzuata göre özel hastaneler, Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında sundukları hizmetlerde SUT fiyatlarının en fazla iki katı kadar ilave ücret talep edebilir. Ancak Kılıç’a göre, “SUT fiyatlarının düşük olması nedeniyle” bu sınır sistematik biçimde aşılmakta, denetimler yetersiz kalmakta ve yaptırımların caydırıcılığı bulunmamaktadır. Böylece özel hastaneler, bu yasal riski işletme maliyetinin bir parçası olarak görüp, hastalardan çok daha yüksek ücretler tahsil etmektedir. Bu pratik, sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğini zayıflatırken, hizmete erişimdeki sınıfsal ayrışmayı derinleştirmektedir.

SGK verileri, bu eğilimi nicel olarak da desteklemektedir. Kurumun özel hastanelere kestiği toplam fatura tutarı 2024 yılında 61 milyar TL’ye yükselmiştir. Bu rakam, 2022’deki tutarın üç katından fazladır. Ancak son üç yıllık artış oranları incelendiğinde, özel hastanelere yönelik artış hızının kamu hastanelerine kıyasla daha sınırlı kaldığı görülmektedir: SGK’nın özel hastanelere kestiği faturalar 2022’ye göre 2023’te 1,72 kat, 2023’e göre 2024’te ise 1,74 kat artmıştır. Aynı dönemde devlet hastanelerinde bu oran 1,9’dan 2,0 kata; üniversite hastanelerinde ise 1,72’den 1,9 kata çıkmıştır.

Bu tablo, SGK’nın kamu hastanelerine yaptığı ödemelerdeki artışın özel sektöre kıyasla daha yüksek seyrettiğini, dolayısıyla SGK’nın özel hastanelere yönelik finansman artışını sınırlı tuttuğunu göstermektedir. Ancak bu sınırlama, özel hastanelerin toplam gelirlerinde bir azalmaya yol açmamaktadır. Çünkü özel sektör, SGK’dan alamadığı farkı doğrudan hastalardan tahsil ettiği ilave ücretlerle telafi etmektedir. Böylece sistem, kamunun harcama yükünü kısıtlı tutarken maliyetin giderek daha büyük bir kısmını hane halkının cebine yüklemektedir.

Bu gelişme, sağlık sisteminde dolaylı bir özelleştirme mekanizmasının işlediğini göstermektedir. SGK ödemeleri, nominal olarak artmakla birlikte, SUT fiyatlarındaki güncelleme eksikliği nedeniyle reel değerini koruyamamaktadır. Bu da özel hastaneleri, yasal sınırların ötesinde ücret talep etmeye yönlendirmekte; sonuçta özel sağlık hizmetleri kamusal finansmanla desteklenen bir piyasa rantı alanına dönüşmektedir. Bu durum yalnızca eşitsizliği artırmakla kalmamakta, aynı zamanda kamusal kaynakların özel sermaye birikimine dolaylı aktarımını meşrulaştırmaktadır.

Sonuç olarak, özel hastanelere yönelik SGK harcamalarının sınırlı artışı, özel sektörün hastalardan doğrudan daha yüksek ücret talep etmesini teşvik eden bir ekonomik mekanizma yaratmaktadır. SUT fiyatlamasının düşük tutulması ve denetimsiz “ilave ücret” pratiği, sistemin finansal yükünü kamudan hanelere kaydıran, sağlıkta piyasa egemenliğini pekiştiren yapısal bir sonuç doğurmaktadır.

Bu gerçeklik yeni değildir; Friedrich Engels’in 19. yüzyılda teşhis ettiği sistemik ihmalin modern bir tezahürüdür. Engels o dönemde işçi sınıfının durumunu şöyle tarif ediyordu: 

„İşçi sınıfı için bir başka maddi kötülük, hasta oldukları zaman yetkin doktorlara görünmeleri olanaksızlığıdır… O nedenle hastalanınca ya hiçbir şey yapamıyorlar, ya da ucuz sahte doktorlara gidiyorlar.“ 

Bugünün „mesai dışı“ ve ‘’ilave ödeme’’ ücreti, doğru dürüst bakımı karşılayamayanlar için 21. yüzyılın „ucuz sahte doktoru“dur ve sağlığa erişimdeki temel sınıfsal engellerin devam ettiğini kanıtlamaktadır. Bu kriz tesadüfi değildir; yıllardır bilinçli olarak uygulanan neoliberal politikaların kaçınılmaz bir sonucudur.

Bilinçli bir çöküş: Neoliberal politikalar ve tıkanan sistem

Bugün yaşanan çok katmanlı kriz, anlık bir yönetim beceriksizliğinin değil, kapitalist üretim tarzı ve „Sağlıkta Dönüşüm Programı“ adı altında evrensel sağlık ilkesine yönelik yürütülen ideolojik bir saldırının ürünüdür. Bu program, sağlığı bir kamu hizmeti olmaktan çıkarıp kârlı bir piyasaya dönüştürmeyi hedeflemiş ve hem kaynakları sermayeye aktaran hem de halkı mağdur eden bir kısır döngü yaratmıştır.

Bu yapısal sorun, tam da Friedrich Engels’in tarif ettiği gibi, kapitalist düzenin kendi kusurlarını tedavi etmek için değil, bu kusurlardan kâr sağlamak için sürekli yeniden ürettiği bir kısır döngüye dayanır: 

„Kapitalist toplum düzeni, tedavi gerektiren kusurları tekrar tekrar öyle bir kaçınılmazlıkla üretiyor ki, İngiltere’de tedavi neredeyse bir adım bile ilerlemedi.“ 

Dr. Güray Kılıç’ın12 geçen günlerde Cumhuriyet Gazetesinde yaptığı analiz, bu kısır döngüyü işleten mekanizmaları net bir şekilde ortaya koymaktadır:

Birinci Basamağın Zayıflatılması: Koruyucu sağlık hizmetlerinin ve aile hekimliği sisteminin işlevsizleştirilmesi, hastaları en ufak bir sağlık sorununda doğrudan ikinci ve üçüncü basamak hastanelere yığarak sistemi temelinden tıkamaktadır. Bu, hastalığı önlemek yerine, piyasa için sürekli yeni „müşteriler“ yaratan bir yapıdır.

Kışkırtılmış Talep ve Performans Sistemi: Hekimleri daha fazla hasta bakmaya ve daha fazla tetkik istemeye zorlayan performans sistemi, „kışkırtılmış bir sağlık talebi“ yaratmıştır. Bu talep, gereksiz tahlil ve görüntülemelerle kamu kaynaklarını özel merkezlere ve ilaç tekellerine aktarırken, hastanelerde muazzam bir yoğunluk yaratarak gerçekten ihtiyacı olanların hizmet almasını engellemektedir.

Sağlığın Metalaştırılması: Bu politikaların nihai sonucu, Kılıç’ın da vurguladığı gibi, „sağlığın korunması gereken bir hak olmaktan çıkarak artık tüketilecek bir hizmet haline dönüşmesi“ olmuştur. Sistem, „ödeme gücü olanın eriştiği, olmayanın kaldığı“ vahşi bir piyasa mekanizmasına evrilmiştir.

Bu kasıtlı olarak tasarlanmış çöküş karşısında sorulması gereken soru şudur: Bu gidişata karşı ne yapmalı?

Çarpışmanın ötesinde toplumsal eşitlik mücadelesi

2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığı Haber Bülteni’nin verileri, rakamsal oynamalara ve kısmi „iyileşmelere“ rağmen, Türkiye sağlık sisteminin piyasalaşma, eşitsizlik ve sınıfsal ayrışma ekseninde derinleşen bir kriz içinde olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. „La Haine“ filmindeki metafora dönecek olursak, düşüş devam etmektedir ve her katta „Buraya kadar her şey yolunda“ demek, yaklaşan çarpışmanın gerçekliğini değiştirmemektedir.

„Önemli olan düşüş değil, yere çarpıştır.“ O „yere çarpış“, toplumun en yoksul, en güvencesiz kesimlerinin sağlık hakkından tamamen mahrum kalması, önlenebilir hastalıklardan ölümlerin sıradanlaşması ve sistemin bütün halk için tamamen kilitlenmesidir. Bugün randevu bulamayan, ilaç alamayan, borçlanarak tedavi olmaya çalışan milyonlarca insan, bu çarpışmanın sarsıntısını şimdiden hissetmektedir.

Tıpkı La Haine-Protesto filmindeki karakterlerden biri olan Said’in bir panoda yazılı “Le monde est à vous / Dünya sizindir” sloganındaki ‘’v’’ harfini elindeki sprey boyayla ‘’n’’ harfine çevirerek “Le monde est à nous / Dünya bizimdir”e çevirmesi gibi… Sağlık sistemimizin düşüşünü seyrederken de asıl mesele, bu dünyanın gerçekten “kimin” olduğu sorusudur. Sermayenin mi, yoksa emekçi halkın mı?

Sermaye, sağlığa da el koymuş durumdadır ve yoksullara, varlıklarını sürdürmeleri için gereken en temel hak olan yaşama hakkını dahi çok görmektedir. Bu tablo karşısında tek bir çıkış yolu vardır. Çözüm; sağlığı piyasanın ve sermayenin insafından kurtararak, onu kamusal, parasız, nitelikli ve herkes için eşit ve erişilebilir bir hak olarak yeniden inşa etme mücadelesini vermektir. Bu, sadece bir sağlık politikası tercihi değil, hayatın kendisinin metalaştırılmasına karşı temel bir insanlık onuru mücadelesidir ve kapitalist üretim tarzını ortadan kaldırıp sınıfsız bir toplum yaratmadan elde edilemez.

  • 1

    LA HAINE Protesto. https://toraks.org.tr/site/sf/books/2025/01/b99db4c89fffd2541dc658a65a5b91591046925cd40ce1138f70d235f947da4f.pdf 

  • 2

    Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2024 Haber Bülteni. https://dosyasb.saglik.gov.tr/Eklenti/51942/0/haber-bulteni-2024-trpdf.pdf

  • 3

     Özel hastaneler pastanın kremasını sıyırıyor. https://www.birgun.net/makale/ozel-hastaneler-pastanin-kremasini-siyiriyor-660367, Hem kamuda hem özelde hastadan ek ücret isteniyor: Aynı güne MR ama parası olana. https://www.birgun.net/haber/hem-kamuda-hem-ozelde-hastadan-ek-ucret-isteniyor-ayni-gune-mr-ama-parasi-olana-662206

  • 4

    Özel hastaneler pastanın kremasını sıyırıyor. https://www.birgun.net/makale/ozel-hastaneler-pastanin-kremasini-siyiriyor-660367

  • 5

    Özel hastaneler pastanın kremasını sıyırıyor. https://www.birgun.net/makale/ozel-hastaneler-pastanin-kremasini-siyiriyor-660367

  • 6

    Devlet hastanelerinde randevu bulamayan hastalar artık özel hastaneye de gidemiyor: Parası olan yaşayacak. https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/devlet-hastanelerinde-randevu-bulamayan-hastalar-artik-ozel-hastaneye-de-gidemiyor-parasi-olan-yasayacak-2450223

  • 7

     Hem kamuda hem özelde hastadan ek ücret isteniyor: Aynı güne MR ama parası olana. https://www.birgun.net/haber/hem-kamuda-hem-ozelde-hastadan-ek-ucret-isteniyor-ayni-gune-mr-ama-parasi-olana-662206

  • 8

     Sağlık Harcamalarının GSYİH İçindeki Payı Azalıyor! Cepten Harcamalar Artıyor! https://ato.org.tr/haberler/2024-haberleri/2831-saglik-harcamalarinin-gsyih-icindeki-payi-azaliyor-cepten-harcamalar-artiyor.html

     

  • 9

    Kocaeli’de borçlu müşteri-hastalar: Randevu, ulaşım sorun, cepten ödeme artıyor. https://www.evrensel.net/haber/580929/kocaelide-borclu-musteri-hastalar-randevu-ulasim-sorun-cepten-odeme-artiyor

  • 10

    Devlet hastanelerinde randevu bulamayan hastalar artık özel hastaneye de gidemiyor: Parası olan yaşayacak. https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/devlet-hastanelerinde-randevu-bulamayan-hastalar-artik-ozel-hastaneye-de-gidemiyor-parasi-olan-yasayacak-2450223

  • 11

     Devlet hastanelerinde randevu bulamayan hastalar artık özel hastaneye de gidemiyor: Parası olan yaşayacak. https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/devlet-hastanelerinde-randevu-bulamayan-hastalar-artik-ozel-hastaneye-de-gidemiyor-parasi-olan-yasayacak-2450223

  • 12

    Devlet hastanelerinde randevu bulamayan hastalar artık özel hastaneye de gidemiyor: Parası olan yaşayacak. https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/devlet-hastanelerinde-randevu-bulamayan-hastalar-artik-ozel-hastaneye-de-gidemiyor-parasi-olan-yasayacak-2450223

Düşüşün anatomisi: 2024 sağlık istatistikleri ve sermayenin sağlık sistemindeki hegemonyası 2025 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-11-10 22:56:27 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku

Previous Post

Eskihellaç resmen çağrıldı! 2025

Next Post

Лидерът на кипърските турци Туфан Ерхюрман ще посети Анкара в четвъртък 2025

Next Post
най-добри WordPress разширения 

Лидерът на кипърските турци Туфан Ерхюрман ще посети Анкара в четвъртък 2025

Вашият коментар Отказ

Вашият имейл адрес няма да бъде публикуван. Задължителните полета са отбелязани с *

Search / Търси в сайта

No Result
View All Result
гугъл новини, гоогле новини, гугъл нюз, гъгъл нюз, google news, news google, google.bg, news.google.bg, Юстиция, новини, последното, най-важното, видео, телевизия, радио, Новини, петър низамов

Последни публикации

  • رئيس مجلس أمناء متاحف قطر تفتتح معرض "قوارب تلوح من الأفق البعيد: إرث الخزف الصيني عبر البحار" 2026
  • U Izraelu se sutra posle mnogo godina održavaju ključni izbori: Evo šta je ulog i šta morate da znate 2026
  • Πέθανε ο εμβληματικός ηθοποιός του Σταρ Τρεκ Γουόλτερ Κένινγκ 2026
  • Rönesans Rezidans davasında duruşma ertelendi 2026
  • Utku Çakırözer, gazeteci İsmail Arı’yı cezaevinde ziyaret etti: ‘İsmail yerde yatıyor’ 2026
  • “Neomalësorja erdhi nga hiçi dhe iku…”- Eksperti i sigurisë për protestën: Antifa nuk ka për qëllim të fitojnë pushtet në Europë, por synon destabilitetin! 2026
  • Ανοδική πορεία για Τσιτσιπά και Σάκκαρη – Νέο ρεκόρ για τον Σακελλαρίδη 2026
  • Sokol Kushta, emri shqiptar në historinë e “Topit të Artë” 2026
  • Города Украины готовятся к круговой обороне: Зеленский подписал указ 2026
  • وزير التجارة والصناعة يفتتح النسخة السابعة من معرض "ابنِ بيتك 2026" 2026
  • Schulprotest: Frankreichs Regierung geht auf Forderungen ein 2026
  • „Rendkívül kínos és politikailag elfogadhatatlan” – Trumpnak kampányolt az Audi-vezér, össztűz alá került Németországban 2026
  • Colau pide por carta a Feijóo, Sánchez y Abascal que se comprometan a no usar la IA de manera „vejatoria“ en campaña 2026
  • DNEVNIK POČEO ISPRIKOM Javni servis godinama nije ispunjavao funkciju. Prešućivalo se, zatvarale su se oči, informiralo se jednostrano 2026
  • Osman Korkut Kanadoğlu’na baro genel kurulundaki konuşması nedeniyle soruşturma 2026
  • Klarna: Clareza nas finanças pessoais traz mais bem-estar do que o nível de rendimento 2026
  • Microsoft’tan 60 bin çalışana tazminat teklifi 2026
  • Wolff, Marko’nun Russell yorumuna karşı çıktı 2026
  • Армия РФ продвинулась на юге и востоке Украины — DeepState 2026
  • Több mint 2 millióan látták már: különleges immerzív fényshow költözik a Bakáts téri templomba 2026
  • V Citypark ta četrtek prihajajo nastopajoči iz oddaje America’s Got Talent 2026
  • Pester počitniški teden v ALEJI: dirkaški spektakel, Gozd strahov in dogajanje v Planetu Lollipop 2026
  • انطلاق أعمال الاجتماع الثامن للمديرين العامين للطيران المدني في الشرق الأوسط 2026
  • Pizza Fan: Ποιος «σφύριξε» τον φορολογικό έλεγχο; Στο μικροσκόπιο υπάλληλοι της ΑΑΔΕ 2026
  • Mekke İttifakı’nın İran görüşmesinden tek cümlelik sonuç bildirisi: ‘Görüşmelere devam’ kararı 2026
  • El desfile de Halloween Arts in the Dark regresa con 100,000 asistentes 2026
  • Новооткрит императорски надпис свидетелства за престижа на Акве калиде в древността 2026
  • Kako se koža menja nakon menopauze? 5 stvari koje treba da znate 2026
  • Galp caiu mais de 10% e arrastou PSI para terreno negativo em contraciclo com Europa 2026
  • ASELSAN’ın yeni nesil güdüm kiti F-16’dan başarıyla ateşlendi 2026
  • JESEN U METKOVIĆU Berba mandarina jedan od najvećih aduta u posezoni doline Neretve 2026
  • Može li život bez dece biti potpun? Odgovor ruši jedno od najdubljih društvenih uverenja 2026
  • Újjáépíti Hitler leégett Sasfészkét, amit a hétvégén gyújtottak fel 2026
  • Új közéleti klub indul Vácon – Szűcs Gábor lesz a Váci Patrióta Klub első vendége 2026
  • ЕК договори споразумение с TEMU 2026
  • Avusturya’daki Mason Localarının Kuralları Gündemde 2026
  • Rückruf-Ticker: Vor diesen Lebensmitteln und Produkten wird aktuell gewarnt 2026
  • Antradienio „Gimtasis Rokiškis“ 2026
  • Чоловіку, який під час конфлікту у Києві застрелив хлопця, оголосили підозру 2026
  • Bogdan Chmielewski: PSFCU ma także misję społeczną 2026
  • CHP’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Gürsel Tekin’den dikkat çeken açıklama 2026
  • Szentendre’s Japanese Garden Reopens After Major Renovation 2026
  • “Havia o receio de poder escapar ao controle nacional a única refinaria que temos”, diz Governo 2026
  • Nem Orbán az első magyar politikus, akit hírbe hoznak az ENSZ-főtitkársággal 2026
  • Gereken son onay da geldi: Mısır Meclisi’nden Sisi’ye Suudi Arabistan’a asker gönderme yetkisi 2026
  • Περί αρχείου 2026
  • Где в Европе самые дорогие и самые дешевые продукты: место Украины в рейтинге 2026
  • Бургас събира 63 творци от България и Турция в международна изложба в галерия Богориди 2026
  • Бургас се сбогува с изтъкнатия музикален педагог Бисерка Граматикова 2026
  • Кремљ го поддржува Вучиќ и покрај изборниот пораз, студентската победа ја загрижува Москва 2026
  • КЗП предупреждава: Вълна от фалшиви оферти и измами при онлайн пазаруването 2026
  • Od jutri nižje cene bencina ter višje cene dizla in kurilnega olja 2026
  • TEŠKA NESREĆA Potonula naftna platforma, jedna osoba poginula, među nestalima i Hrvat 2026
  • Yeşilay’dan yeni rapor! Bağımlılığın görünmeyen yüzünü ele aldılar 2026
  • Зеленски: Украина е подготвена да ја прошири соработката со Србија 2026
  • TREĆI RIZLINGFEST U novom prostoru na vinskom festivalu predstavit će se tridesetak vinarija 2026
  • BM Komisyonu: Gazze’de soykırım sürüyor 2026
  • Полицијата уапси 15-годишник за пукањето во близина на стадионот во Флорида во кое беа повредени 12 лица 2026
  • Ebola-Patientin von Nigeria in die Schweiz evakuiert 2026
  • Wall Street abre no verde em semana de decisões na Fed 2026
  •  رئيس مجلس أمناء متاحف قطر تعلن تأسيس مجلس قطر للأزياء والحرف 2026
  • Ενδιάμεσες εκλογές ΗΠΑ: Τα «σύννεφα» στις Ρεπουμπλικανικές πολιτείες, το ελληνικό ενδιαφέρον και το «all in» των Δημοκρατικών 2026
  • Srbija: Rekordna udeležba, poraz Vučića in “študentska” zmaga z nejasnim vodstvom 2026
  • Dos magistrados, contra el portazo del Constitucional al voto de la ley de nietos: „Un caso clave para nuestra historia“ 2026
  • Dabartinis Klaipėdos rajono vadovas B. Markauskas kandidatuos į mero postą 2026
  • Ukrajna egy héttel hamarabb ültetné tárgyalóasztalhoz az oroszokat Abu-Dzabiban 2026
  • Feijóo y Abascal pactan en el Senado que Vox se retire en seis provincias y el PP en tres 2026
  • Po podaljšanju glasovanja sporna zmaga socialista Lule, Janša: “Povsod isti volilni triki in manipulacije komijev.” 2026
  • Nematomas pavojus nosiaryklėje: kaip vienas skiepas gali išgelbėti nuo komplikacijų 2026
  • New transit agency’s power could change neighborhoods 2026
  • Росіяни вдарили по Ясногірці: загинула людина, серед поранених – підлітка 2026
  • Nisu krokodilske suze vec krokodilski efekat. Najobičniju kombinaciju podiže za sekund – hit jeseni 2026. 2026
  • Nida Seramik’te 150’ye yakın işçi aylardır maaşsız: Fabrika durdu, muhatap ortada yok 2026
  • Hungarian Charity Launches Fundraiser for Christian Victims of Jordanian Terror Attack 2026
  • Какие повреждения после ударов ВСУ получили российские заводы „Энергия“, „Тольяттикаучук“ и „Протон-Электротекс“ 2026
  • Η Masdar διευρύνει το χαρτοφυλάκιό της στην Ελλάδα με μεγάλη εξαγορά φωτοβολταϊκού έργου 2026
  • Skoraj 150 tujcev prijetih zaradi nezakonitega prestopa meje 2026
  • Išgelbėti gyvybę žmogui galime išmokti kiekvienas 2026
  • Komandai pergalė, žiūrovams – finalo ketvertas 2026
  • Студентите пријавуваат неправилности на испити, лоши услови во домовите и доцнење на стипендиите 2026
  • Zelensky: I bëra tre propozime Trumpit për të ndaluar sulmet ndaj rafinerive ruse, ai nuk iu përgjigj asnjërës prej tyre 2026
  • Brasil resiste a la ola ultra: qué significa la victoria de Lula para su país y más allá 2026
  • «Питер Граймс» Бриттена в Израильской опере: человек против города 2026
  • The Latest: Blanche says Trump isn’t trying to meddle with Alaska election by suing over Senate race 2026
  • Öğrenciler kazandı, Vučić’in partisi muhalefete düştü 2026
  • AEP leva à Alemanha 15 empresas ligadas à indústria automóvel 2026
  • LJUDI, UTJEŠITE JU Jelena Karleuša u suzama: Doživjela slom zbog Vučića pa napala Hrvata! 2026
  • Hungarians Embrace AI for Financial Advice but Still Prefer Human Guidance 2026
  • Da li je Dara Bubamara potvrdila da NE VOLI “kad miriše ruzmarin”? Na mrežama kruži izjava, direktna je! 2026
  • Çin’in planındaki Türkiye detayı! Krize karşı önlem alıyorlar 2026
  • Украинский вратарь Лунин установил рекорд Эль-Класико и получил похвалу от Моуринью 2026
  • Spieler des Tages in Lünen: Vierer-, Dreier- und Doppelpacker 2026
  • Pizza Fan και «Χωριάτικο»: Δεσμεύτηκαν περιουσίες και τραπεζικοί λογαριασμοί – Τι ισχύει για τους εργαζόμενους 2026
  • Orbán 2018-ban: A bürokraták, néhány, otthon megbukott és aztán így az ENSZ-be ejtőernyőzött politikus szeretné folytatni a politikai pályáját 2026
  • Voto por correo para las elecciones 2026: cómo solicitarlo, requisitos, fechas y plazos 2026
  • Livestream execution plans may pushed more Americans to rethink death penalty 2026
  • Η μεγάλη ώρα έφτασε: Κέιν, Εμπαπέ και Γιαμάλ διεκδικούν τη «Χρυσή Μπάλα» 2026
  • Lula’nın ikinci turda geri dönüşü: Brezilya’da emekçileri ne bekliyor, sorunlar nasıl çözülecek? 2026
  • Music fans rally to support Dean Schlabowske of Waco Brothers after leukemia diagnosis 2026
  • Dear Abby: Mom isn’t keen on walk down memory lane with son 2026

[contact-form-7 id=“45ced39″ title=“Contact form 1″]

  • За Нас – агенция за разследваща журналистика ЮСТИЦИЯ – Бургас, България
  • Рекламирайте с ЮСТИЦИЯ
  • Прозрачно управление
  • Докладване на проблем
  • Условия за ползване
  • Защита на данните
  • Правила на форума
  • Политика за бисквитките
  • Екип
  • Помощ
  • Карта на сайта
  • Статистика
  • Реклама
  • Контакти
  • Етичен кодекс на българските медии
  • RSS емисия
  • Често задавани въпроси (FAQ)
  • Задайте въпрос във форума
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Езици

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

This website uses cookies. By continuing to use this website you are giving consent to cookies being used. Visit our Privacy and Cookie Policy.