iustitia.bg
Bu sözler, bir dönem kamuoyunda herkesin çok yakından takip ettiği ama en sonunda sadece bir dipnot, hatta magazin haberi gibi görüp geçtiği bir gündeme dair, davanın sanık avukatı Sevgi Eraslan’a ait.
Eraslan, Thodex davası kapsamında tam 11 bin 190 yıl 6 ay hapis cezası verilen Faruk Fatih Özer’in avukatlığını yapıyordu.
Dava kapsamında birçok talebi reddedilen, sunduğu belgeler incelenmeyen ve buna tepki gösteren Eraslan, Özer’in intiharının hemen ardından yaptığı açıklamada “adil yargılama hakkını kullanamadıklarına” işaret etmiş, intiharın gelişine yol açan ihmallere vurgu yapmıştı.
Ancak işaret ettiği bu gerçeklerden sadece ikincisi haberlere ve köşe yazılarına konu oldu, “adil yargılama” kısmı ise sessizlikle geçiştirildi.
Peki, neydi bu adil yargılama tartışmasını tetikleyen şeyler?
soL’da Thodex’in öyküsüne ve davanın seyrine yer verdiğimiz haberde birçok önemli ayrıntıya işaret etmiştik.
Özer’in kısa hayat hikayesinde medyanın, ünlülerin ve Bakanların rollerini hatırlatmış, bir milletvekili çocuğuna ise özel olarak değinmiştik.
Davada adı bile anılmayan, anıldığında hakimler tarafından geçiştirilen isim Özer’in ortağı olan MHP’li vekil Saffet Sancaklı’nın oğlu Mert Sancaklı’ydı.
Dışişleri Bakanı ile yaptıkları ve kripto para gündemli olduğu belirtilen görüşmeyi iddiaya göre Mert Sancaklı ayarlamıştı. Öyle ki konu fazlasıyla gündem olunca MHP içinde de kriz yaşanmış, MHP’li bir ilçe başkanı bu olayı gerekçe göstererek istifa etmişti.
Ancak ne hikmetse bu konu mahkemede hiçbir şekilde gündem edilmedi, bu ismin adının anılması bile yasaklandı.
Oysa ki binlerce kişiyi dolandırdığı gerekçesiyle 11 bin yıl hapis cezası verilen bir isme dair tüm ayrıntılar ortaya konulmalı, ilişkide olduğu tüm isimler didiklenmeli, bağlantıları ve suçları varsa hepsi tek tek ortaya çıkarılmalıydı. Olmadı.
Şimdi bu koca dosyadan geriye tüm sorumluluğun tek bir kişiye yüklenmesi ve bir intihar vakası kalmış oldu.
Davanın avukatı Sevgi Eraslan, kendilerine adil yargılama hakkını kullanamadıklarını düşündüren başlıkları ve dava sürecinde neler yaşadıklarını soL’a değerlendirdi, davaya ilişkin sorularımızı yanıtladı.
Verilen yanıtlarda dikkat çeken önemli bir başlık var, önce onu hatırlatıp ardından sizi yanıtlarla baş başa bırakalım…
Hatırlanacağı üzere daha önce Faruk Fatih Özer’in yurt dışına çıkmadan önce Bakanlığa çağrıldığı ve uyarıldığı, bunun üzerine de ülkeyi terk ettiği ileri sürülmüştü. Bu iddia Meclis gündemine de taşınmış, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya bir muhalefet vekili üzerinden sorulmuştu.
Ancak tahmin edileceği üzere bu soruya hiçbir yanıt verilmedi.
Sonrasında Sedat Peker de bu gündemi açtı, paralara çöküldüğünü öne sürdü. Bu sözlerin ve iddiaların da arkası gelmedi. Hiçbir şey incelenmedi. Bunlar bildiğimiz ve gündeme getirdiğimiz başlıklardı. Ancak Eraslan’ın açıklamasından öğreniyoruz ki, binlerce kişiyi dolandırdığı gerekçesiyle 11 bin yıl hapis cezası verilen Özer, kripto alanında görüşlerinin alınması için hem Ticaret Bakanlığı hem de Maliye Bakanlığı’na davet edilmiş bir isimmiş.
Önemli bir bilgi değil mi?
Peki, avukatlar mahkemede ilgili bakanlıklardan görüşmelere dair bilgi isteyince ne oldu sizce? Hiçbir şey, avukatların talepleri reddedildi.
Sadece bu bile böylesi bir davanın ardından çok şey anlatmıyor mu?
‘İki bakanlık kripto para için görüş aldı’
Bundan yıllar önce, basının bu davaya çok daha yakın ilgi gösterdiği bir dönemde köşe yazılarına da yansıyan ancak sonrasında bir dipnota dönüşen ilginç şeyler var. Mahkeme heyetinin Özer’in avukatlarının, yani sizlerin dava dosyasına girmesini istediği raporları bir türlü kabul etmediği iddiası bunlardan biri. SPK’dan BDDK’dan istenen belgelerin, yine Thodex’e dair yapılan incelemelerin tüm taleplere rağmen dava dosyasına girmediği belirtiliyordu. Mahkemenin bu belgeler ya da sizin talep ettiğiniz diğer başlıklardaki tutumunda yıllar içinde bir değişiklik oldu mu?
Savunma olarak sadece SPK’dan ve BDDK’dan değil müvekkil Özer’in özel olarak kripto alanında görüşlerinin alınması için davet edildiği Ticaret Bakanlığı’ndan, Maliye Bakanlığı’ndan, yine Thodex şirket olarak incelemelere tabi tutulduğu için MASAK’tan da defalarca bilgi sorulmasını istedik. Dosyaya sunduğumuz kripto hukuku alanında uzman profesörlerce düzenlenen bağımsız bilirkişi raporları dahi bir kez olsun incelenmedi. Thodex şirketinin Şubat 2019’da hacklenmesi sonucu çalınan 15 milyon dolara yakın malvarlığı nedeniyle bunu tespit eden İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Güvenlik Şube Müdürlüğü raporlarını bile mahkeme biz sunmamıza rağmen görmezden geldi. Savunma tarafının dayandığı teknik veriler dosyada yer almadığında, karar sadece iddia makamının perspektifine sıkışıyor. Bu da yargılamanın dengeli yürütülmesini engelledi. Bizim açımızdan süreç bir “yargılama” olmaktan çok, önceden belirlenmiş bir kanaatin teyidi gibi ilerledi.
‘Geldi bir kurban da kendi oldu’
Bu tavır yargılamanın seyrini nasıl etkiledi?
Faruk Özer Arnavutluk’ta diye kardeşler ve çalışma arkadaşları kurban seçildi, geldi bir kurban da kendi oldu. Biz hiçbir zaman Faruk için cezasızlık savunması yapmadık, biz ortada hukuka uygun kurulmuş ve işletilmiş bir şirket olduğunu, 2021 tarihinde yurtdışına görüşmeye giden ve dönemeyen müvekkil yönünden suçun ancak o anda vuku bulmuş olabileceğini belirttik. Bununla ilgili de uzlaşma prosedürlerinin işletilmesini ve bütün malzemelerden zararlarının giderilmesinin sağlanmasını istedik. Son aşamada Faruk Özer Türkiye’ye iade edilene kadar zaten şikayetçi olan müştekilerin yarısının zararları giderilmişti.
Nitekim İstinaf Ceza Dairesi’nde ortada bir örgüt olmadığına kanaat getirip dosyayı bu yönden bozup diğer suçlamalar yönünden ise dosyada bağımsız bir bilirkişi heyeti oluşturulması ve rapor alınması gerektiğini söyledi. Yani tam olarak bizim dediğimizi söyledi.
‘Bu sözümüz, adalet sisteminin geneli için de bir uyarı niteliğindedir’
Adil yargılama olmadığı vurgunuz ölüm haberi sonrasında da haberlerin alt sıralarında kaldı, aslında böylesine bir davada ve böylesine bir sonuçla karşılaşılığında oldukça önemli bu sözleriniz. Sizi adil yargılama olmadığı düşüncesine iten nedir?
En başından itibaren savunmanın eşit koşullarda temsil edilmediği, delil sunma ve inceleme taleplerinin reddedildiği bir süreç yaşandı. Kamuoyundaki algı ve dosyaya yansıyan medya baskısı da mahkemenin karar mekanizmasını etkiledi.
Bu nedenle, hem usule hem de esasa ilişkin olarak ciddi hak ihlalleri yaşandığını düşünüyoruz. Bu sözümüz, sadece bu dava için değil, adalet sisteminin geneli için de bir uyarı niteliğindedir.
‘Süreç o aşamaya ulaşamadan trajik bir şekilde sonlandı’
Hukuki sürecin seyrine dair gelinen aşamayı nasıl tarif edersiniz, Özer için bir tahliye umudu görünüyor muydu?
İstinaf aşamasını takiben ilk derece mahkemesinden hiçbir umudumuz olmasa da gene üst mahkemedeki hukuku biraz olsun bilen hakimler sayesinde dosyanın objektif biçimde incelenmesi durumunda, hem cezaların ağırlığı hem de delil durumunun yeniden değerlendirilmesiyle tahliye ihtimalinin doğabileceğini düşünüyorduk. Ancak maalesef süreç o aşamaya ulaşamadan trajik bir şekilde sonlandı.
‘İnsan hayatına verilen değere dair sorgulanması gereken bir durum’
Özer’in psikolojik sorunlarına dair birçok başvuru yapıldığı ancak sonuçsuz kaldığı görülüyor. Böylesine bir süreçte ilgili makamların taleplere ilgisizliğini, gelinen sonuç da düşünüldüğünde nasıl değerlendiriyorsunuz?
Müvekkilin psikolojik durumuna ilişkin hem cezaevi idaresine hem oradaki psikoloji birimine defalarca başvuru yapıldı. Gözle görülür bir destek veya önlem alınmadı.
Bu ilgisizlik, sadece bireysel bir dram değil; ceza infaz sisteminde insan hayatına verilen değere dair sorgulanması gereken bir durumdur.
‘Delil bulunmasına rağmen bazı isimler hiçbir şekilde sorgulanmadı’
Bu dava kapsamında daha önce Özer’in ortaklarından olduğu belirtilen bir ismin adının dahi mahkemede alınmadığı, bu konudaki taleplerin reddedildiği belirtildi ve bunun da siyasi bağlar nedeniyle olduğu öne sürüldü. Bu konuda ne söylersiniz?
Bizim görevimiz siyasi yorum yapmak değil, hukuki gerçekleri ortaya koymaktır. Ancak şu kadarını söyleyebilirim: Dosyada birçok kişi ve kurumla ilgili delil bulunmasına rağmen, bazı isimlerin hiçbir şekilde sorgulanmamış olması kamu vicdanında da ciddi soru işaretleri yaratmıştır. Bu durumun nedenlerini biz değil, soruşturmayı yürüten makamların açıklaması gerekir.
Bizim tek beklentimiz, herkes için geçerli olan adalet ilkelerinin uygulanmasıydı. Bu beklenti ne yazık ki karşılanmadı. Faruk Fatih Özer’in yaşadıkları, bu ülkede adil yargılanma hakkının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu aşamada bir hukukçu olarak değil artık bir insan olarak tek temennim en azından kardeşler açısından adil yargılamanın sağlanması ve beş yıla yakın bunca tutukluluktan sonra evlerine acılı anne babalarına dönmelerinin sağlanmasıdır.
Bir intiharın ardından sorulmayan sorular: Kimleri, neden korudunuz? 2025 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-11-07 21:14:09 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku


