iustitia.bg
Bir çevirmen olduğunu, çocukken fark etmiş Onat Kutlar. Öyleydi gerçekten. Bir dilden bir başka dile aktarmak değildi yaptığı. Bir dilden, o dilin gerçekte ne ifade etmek istediğine çeviriyordu sözleri. Evlerinin avluya bakan ikinci kat odasında, konukları Ticaret Mahkemesi Yargıcı, elindeki tüfekle ağaçtaki serçeleri vururken yapmıştı bunu önce. Ev halkının, bundan duyduğu rahatsızlığı, incelikli ve çekingen bir dille sezdirmeye çalışmalarına bir son vermiş, açık bir dile çevirisini yapmıştı, konuğun yüzüne karşı. Odada esen havadan, ciddi bir pot kırdığını anlamış, ama bu kendiliğinden edindiği “mesleği” sürdürmeye karar vermişti… Ve hep bunu yaptı sonra. Her dili, her araçla, çevirdi.
Öykülerde betimlemeler, filmlerde sahneler, oyunlarda koreografiler, müzikte tınılar, onun bu özelliğinden nasiplendi, bir diğerine yansırken. Toplumun gündelik yaşamı, siyasal gelişmeler, aşklar, ölümler hep böyle tanımlandı. Ve bir gün anladı ki, bu çeviri, kendi diliydi. “İki insan, iki topluluk ya da yeryüzü ile insan arasında yeniden üretilen bir dil.” Bu dille konuştu, yazdı.
Onat Kutlar, bazen susarak kullandı bu dili. Bir küçücük salonda, senaryosunun yazımına katıldığı, Ali Özgentürk’ün “Hazal” filmi izlenmiş, sonrasında filmle ilgili bir sohbet yapılmıştı. “Hazal”, bir romandan uyarlanmıştı, feodal geleneklerin kıskacında boğulan bir kadının dramını işliyordu. Bu ücra köye, kadastrocular geliyordu bir gün. Yollar, binalar için. İnsani tragedyanın üzerine, inşa çalışmaları için patlatılan dinamitlerin gümbürtüsü düşüyordu. Burada “sembolize” edileni “kavramış” bir genç, küçük perde önü sahnedeki bir sandalyede oturan Onat Kutlar’a sordu: “Feodalizmden kurtuluş, devlet eliyle, kapitalizmle gelecek mi diyorsunuz?” Onat Kutlar’ın dili, bazen susarak çevirirdi bir dili, bir dile…
Kuşkusuz, bu anıyı da içine katarak, bir yazısında sormuştu: “Biz, sinema yazarları, yönetmenler, senaristler biraz kızardık size. Tatlı tatlı giden konuşmaların bir yerinde, salonun bir köşesinden parmak kaldırır, utangaç ama cesur ve tok bir sesle karşı çıkardınız: ‘Çözüm nerede?’ diye sorardınız çoğu kez. ‘Bir gerçeği saptamakla yetinecek miyiz?’ (…) Sokaklarda, arabalarda, gece kulüplerinde ve diskotek kapılarında, lüks semtlerin sinemalarında giysileri, tavırları, gülüşleri sizlere benzemeyen bir sürü genç insanla karşılaşıyorum. Özellikle benim sık sık gittiğim sinemalarda. Ama sizleri göremiyorum. Filmleri ve yeryüzünü doğru dürüst tartıştığımız yok. Ne oldu size? Neredesiniz?”
Bu soru yöneltildiğinde, yıl 1983’tü. Sonra, bir üniversitenin geniş salonunda, bir köşeden kalkan parmak, aradıklarının nerede olduğunu söylemişti: Cezaevlerinde, işkencelerde, sürgünde. Peki, demişti ek olarak, siz neredeydiniz? O yazısında söylediği gibi, yoksul ve kerpiç köy evlerinin kırlangıçları da vardı aramızda, kentlerin yeniyetme horozları da. Evet, durmadan tartışır, yeryüzünü bir forum alanı olarak görürdük. Sormuştuk bunu, kazağımız, kadife pantolonumuz, botumuzla.
30 Aralık 1995’te, başında “The” ekiyle Marmara Oteli’nin kafesinde bir bomba patladığı ve Onat Kutlar, 11 Ocak’a dek sürecek bir ölüm yolculuğuna çıktığında, zamanı geriye alma, hayatı çevirirken kullandığı üçüncü dilini artık öğrendiğimizi bildirme şansımız kalmamıştı. Payımıza, o kalkan iki parmağın kullandığı dili, buruk bakışla geri yansıtmasının ağırlığı düşmüştü.
“Ellerinde kovalar, sopalar ve zamklarla, uzun bacaklı yabancı kuşlar gibi gölgeleri geçen öğrenciler, duvarlara bir anıyı çiziyorlar: Yarın.” Geleceği anı olarak görmesine yol açan bir kırılma, bir umut yitimi değildi Onat Kutlar gerçeği. Güzün soluk kentinde, geçen mevsimlerin ölüsünü koymak için yapılan sağlam tabutlardan, her bahar fışkırırdı yeniden. “Bahar isyancıdır!”
Sinemanın, en çok sinemanın, ama öykünün, denemenin, şiirin kavşağında dururdu, kendine esen rüzgârla derinleşen yüzüyle bir adam.
Füruğ’dan bir dize çıkarsa yolunuza, bir zamanlar Sinema-Tek diye bir şey olduğunu anımsarsanız, sol memenin altındaki cevahire ilişkin dizeler zihninizde bir yüzle somutlanırsa, sinemanın şenliğine katılırsanız, bu dili öğrenmeye başlarsınız.
“Biz ekin adamlarıyız. Hiçbir zaman ne ekip biçtiklerini anlamadığınız, anlamak istemediğiniz çiftçiler. Öldüğümüzde karnımızdan kırk tane ‘gelecek yıl’ çıkar ama gene de ayağımız yeryüzünde, topraktadır. Tanrıyla hesaplaşırız. Ama yitirmeyiz yeryüzüne, insana olan inancımızı. Bu yüzden geçer gider tanrılar ama biz kalırız. Hakir ve aciz kullarıyız halkın, padişah değil, geda’yız. Ama gerçeği görür ve söyleriz. Sözün kılıcı kendi boynumuzu kesse de..”
Bir şiirinde, bir adam çam iğnelerinden bir çelenk koyar kayanın dibine, bir gençlik anıtı olan kayanın. Öldürüldüğü yere anma törenlerinde konulan çelenkler, atılan çiçekler gibi. Bir dille, bir sözün anlaşılır olması gibi.
Bir tarz olarak, mektuplar yazardı Onat Kutlar. Posta kutunuza bir bakın şimdi…
İsyancı, buruk bir bahar: Onat Kutlar… 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-01-10 22:23:46 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku


