• News
  • Investigations
  • Online Store IUSTITIA
  • Real Estate agency
  • Petar Nizamov
  • Fitness & Wellness coach
  • Food Delivery
  • Charcoal retail
  • Firewood Wholesale
  • Charcoal Wholesale
  • Web Development agency
понеделник, ноември 2, 2026
Social icon element need JNews Essential plugin to be activated.
Лого на сайт за разследваща журналистика и задълбочени публикации по теми от обществен интерес
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас
No Result
View All Result
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас
No Result
View All Result
Лого на медия за разследваща журналистика с публикации, анализи и документирани материали от обществен интерес
No Result
View All Result

NATO Zirvesi Ankara’da: Zirvenin hedefinde ne var, Türkiye hangi yeni rollere itiliyor? 2026

Юстиция Иванова by Юстиция Иванова
юни 20, 2026
in 2025, Analizler, Dünya Haberleri, Soruşturmalar, Türkiye Bugün - Türkiye'den Haberler
0
Derinlemesine araştırmalar, kamu yararına konular, haberler ve seçilmiş gazetecilik raporları sunan araştırmacı gazetecilik web sitesi

Araştırmacı gazetecilik makaleleri ve gazetecilik yayınlarından bir seçki. Görsel, web sitesinin araştırmacı gazeteciliğe ve kamu yararını ilgilendiren konulara odaklandığını vurgulamaktadır.

iustitia.bg

Haber Merkezi

Türkiye, 36. NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, iktidarın bu zirvede meşruiyet ve pazarlık arayışında olduğu değerlendirmeleri ne anlama geliyor? NATO’nun genişleme adımları ve kurulan yeni karargahlar egemenlik haklarını tehdit ediyor mu? Akademisyenler ve yazarlar, Ankara’daki zirvenin şifrelerini soL için değerlendirdi.

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


Küresel ölçekte emperyalist rekabetin derinleştiği, bölgesel savaş senaryolarının Karadeniz’den Ortadoğu’ya dek fiili bir hal aldığı bir konjonktürde Ankara, 7-8 Temmuz’da NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor. 

İçeride derin bir ekonomik ve siyasi krizle boğuşan, halk nezdindeki onayını giderek yitiren AKP-MHP iktidarının bu zirveyi yalnızca dış politikada değil, iç siyasette de bir „tahkimat“ ve „meşruiyet“ zemini olarak okuduğu tartışılıyor.

Ancak meselenin özü, iktidarın günübirlik manevralarının çok ötesine uzanıyor. Boğazlar ve Adana’da kurulan yeni karargahlar gündemi, Karadeniz’i ısıtan provokasyonlar ve „Avrupa’nın savunma kalkanı olma misyonu“nun Türkiye’yi adım adım yeni bir çatışma eksenine sürükleyip sürüklemeyeceği değerlendiriliyor. Üstelik bu sürükleniş, yalnızca iktidarla değil, muhalefetinin de onayladığı „NATO, özgür dünyanın teminatıdır“ ezberiyle meşrulaştırılıyor.

soL olarak, Ankara’daki bu kritik zirveyi masaya yatırdık. 

NATO’nun Türkiye’ye biçtiği yeni rolleri, iktidarın tehlikeli pazarlıklarını ve her şeyden önemlisi, memlekette giderek silikleşen „gerçek ve tutarlı bir anti-emperyalist hattın“ neden hayati bir zorunluluk olduğunu uzman isimlere sorduk.

Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nde ülke liderlerini „havalı“ bir şekilde karşılayabilmek uğruna Cumhuriyet mirası Ankara Şeker Fabrikası’nın arazisi talan edilerek genişletilen Etimesgut’taki havalimanı açılışından bir fotoğraf. (Anadolu Ajansı)

Ankara’da meşruiyet arayışı: ‘Halk nezdinde meşruiyeti kalmayanlar, meşruiyeti NATO karargâhında arar’

Ankara, 36. NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaparken iktidar bu zirveyi uluslararası siyasette bir „meşruiyet“ zemini olarak kullanma niyetinde.

Gazeteci-yazar Orhan Gökdemir, Türkiye’de islamcıların NATO ve Komünizmle Mücadele Dernekleri üzerinden palazlanarak devletle bütünleştiğine, dolayısıyla siyasal İslam’ın tarihsel olarak „kontrgerillanın ve Süper NATO’nun bir uzantısı“ olduğuna vurgu yaptı. 

“Sizce Türkiye’nin bu zirvede talip olduğu yeni askeri/jeopolitik roller ve bölge coğrafyasına ilişkin vadettiği misyon nedir?” sorusuna yanıt verirken “Bugün halk nezdinde meşruiyetini yitiren AKP-MHP iktidarının da, ihtiyaç duyduğu siyasi onayı ve askeri güvenceyi tıpkı geçmişteki sağ iktidarlar gibi ABD icazetiyle NATO karargâhında aradığına” yönelik bir değerlendirme yaptı:

Halk nezdinde meşruiyetleri kalmayanlar meşruiyeti ABD kapısında, NATO karargahında arar. Menderes, Demirel, Özal, Çiller, hepsi ABD’den icazetli, NATO’dan izinliydiler. Bir kısmı, onların desteğiyle sınır ötesi operasyonlara da yöneldi. Özal, TİKA ve MİT’le Orta Asya fethine çıktı. Sovyetler çözülünce Türklerin Türkiye’den ibaret olmadığını keşfetmişlerdi.

Olmayınca yanına bir de islamcılar eklendi. Onlar da islam dünyasını fethe çıktılar. Özal Azerbaycan’da darbeye kalkışmıştı, Erdoğan aynı şeyi Suriye’de denedi. Sahadaki fiili Türk-İslam sentezidir.

Yalnız biliyoruz çok korkarlar, çok temkinli davranırlar. ABD’den icazet almadan hareket etmezler. NATO güvencesi olmadan silah doğrultmazlar.  AKP-MHP iktidarı da böyle, emperyalist hayaller görüyorlar ama yalnız kalmaktan da ölesiye korkuyorlar. Ankara’daki bu müsamerede iktidarın aradığı o güvencedir. İki gün kendilerini iyi hissederler, sonra yine korkmaya başlarlar. Halk ayaklarının altındaki toprağı çekene kadar oyunları budur.

Akkuyu Projesi 2010 yılında Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı, Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan, Taner Yıldız’ın ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu bir Türkiye’de AKP’nin özelleştirme ve piyasalaştırma furyasının tam da zirve dönemlerinde imzalandı. 2010’da yapılan anlaşma uyarınca yüzde 100 Rus sermayesi ile kurulan özel bir şirket olan Akkuyu Nükleer A.Ş. santralin kurulmasından sorumlu. Aslında bu açıdan bakıldığında Akkuyu’nun Rusya’daki santrallerden tek farkı Türkiye topraklarında olması. Batı, Rusya’nın Akkuyu Nükleer Santrali aracılığıyla Türkiye’deki nüfuzunu artırıp artırmayacağına dair endişe ediyor. 

‘Bağımsızlık için daha fazla NATO’culuk yanılsaması yayılmak isteniyor’

Aynı soruyu yönelttiğimiz bir diğer isim gazeteci-yazar Emrah Maraşo, Türkiye’nin Batı sistemiyle ilişkilerindeki dönemsel manevralara, pragmatik denge politikalarına ve artan askeri-teknolojik “değerine” odaklandı. 

İktidarın meşruiyet zeminini tek başına ABD icazetiyle açıklamanın eksik kalacağı saptamasını yapan Maraşo, Rusya ile kurulan S-400 ve Akkuyu eksenli ilişkilerin Batı nezdinde yarattığı pazarlık gücünün, Türkiye’nin Avrupa için bir „‘göç havuzuna“ dönüştürülmesinin ve AB emperyalistlerinin savaş hazırlıkları bağlamında Ankara’ya biçilen rolün bu süreci tahkim ettiğini belirtti. Maraşo bu denklemde Türkiye’nin NATO zirvesinde talip olduğu askeri/jeopolitik rolleri değerlendirirken hiçbir şeyin güllük gülistanlık olmadığı ve çelişmeler/belirsizlikler devam ettiği vurgusunu yaptı:

NATO Zirvesi’nin öncelikli ve acil gündeminin Rusya olduğu görülüyor. Özellikle İngiltere-Almanya-Fransa üçlüsünün Ukrayna’yı sürekli kışkırtması/desteklemesi, NATO Genel Sekreteri’nin açıklamaları ve NATO’nun ABD’li Müttefik Kuvvetler Avrupa Komutanı’na resmî izin almadan savaş sistemleri üzerinde yetki vermesi (bu yetki fikrinin Türkiye’ye İran’dan düştüğü iddia edilen füzelerle gerekçelendirilmesi de dikkate değer) önemli göstergeler. Bu konuşlanma Ankara Zirvesi’nde yani Türkiye topraklarında bütünlüklü olarak ilan edileceğe benziyor.

Gazeteci-yazar Orhan Gökdemir (solda) ve gazeteci-yazar Emrah Maraşo (sağda).

Boğaz’da kurulacak Çok Uluslu Kuvvet-Ukrayna Operasyonel Karargâhı ve Adana’daki NATO Çok Uluslu Kolordusu’nu da bu bağlama dahil ederken bu gelişmelerin Tom Barrack’ın açıklamalarıyla birlikte düşünülmesi gerektiğini hatırlattı:

Yani Türkiye’ye Irak ve Suriye’de bölgenin ‘lider’ gücü olma misyonunun biçilmesiyle… Peki kime karşı? Akla Rusya ve İran’dan başka bir güç gelmiyor.

Çelişmeler ve belirsizlikler, emperyalist dünya sistemi hiyerarşisinin içindeki rekabetten ve nüfuz alanları mücadelesinden kaynaklanıyor. İki somut örneği Suriye’de Türkiye ve İsrail’in karşı karşıya gelmesi ve Doğu Akdeniz’deki cepheleşme… Bu çelişmelerin yumuşatılmasının ise yeni bir tür yatıştırma-sözde güç ağırlığı koyma politikası karışımıyla daha fazla NATO’culuktan geçtiği ve NATO’culuğun aslında ülkenin bağımsızlığı için yapıldığı yanılsaması yayılmak isteniyor.

İstanbul Boğazı’nın kalbinde, Anadolu Kavağı’nda bir Deniz Unsur Komutanlığı kurulacağı ilan edildi. MSB, 24 Mart 2026’da „Çok Uluslu Kuvvet-Ukrayna Operasyonel Karargâhı Komutanı Tümgeneral Jean-Pierre Fague (Fransa) ve Komutan Yardımcısı Tümgeneral Richard Stewart Charles Bell (Birleşik Krallık) ile beraberindeki heyet tarafından, Anadolukavağı/Beykoz’da konuşlanması planlı Deniz Unsur Komutanlığına ziyaret gerçekleştirildi“ notuyla bu fotoğrafı paylaştı.

‘NATO, ABD emperyalizminin saldırı ve işgal aygıtıdır’

„NATO’nun son yıllarda artarak göze çarpan genişleme vizyonu, Türkiye’yi komşularıyla ve bölge devletleriyle nasıl bir çatışma eksenine taşımaktadır? Ankara Zirvesi bu anlamda yeni bir tırmanışın başlangıcı olabilir mi?“ sorusuna yanıt veren siyaset bilimci, gazeteci-yazar Prof. Dr. Barış Doster ve Prof. Dr. Mustafa Türkeş, yaklaşan tehlikenin ve iktidarın pazarlık arayışlarının perde arkasına dair önemli noktalara değiniyor.

Gerçekleri emperyalizmin ve sermayenin süzgecinden geçmeden okumak, ancak bağımsız bir medya ile mümkün. soL Haber’e abone olarak boyun eğmeyen haberciliğe siz de güç verin.

ABONE OL

 

NATO’nun genişleme vizyonunu doğrudan ABD emperyalizminin çıkarları ve hegemonya ihtiyacı üzerinden okuyan akademisyen ve yazar Doster ittifakı net bir dille „ABD emperyalizminin saldırı ve işgal aygıtı“ olarak tanımlıyor. Doster, özellikle Karadeniz stratejisinin barındırdığı bölgesel risklere dikkat çekiyor:

NATO’nun genişlemesine de, ABD emperyalizminin çıkarları, öncelikleri, ihtiyaçları açısından bakmak gerekir. NATO’nun Soğuk Savaş bittikten hemen sonra, doğuya doğru genişlemesi, Doğu Avrupa’da, Balkanlar’da, Karadeniz’de yeni üyelerle, bu bölgelerdeki varlığını kurumsallaştırması, Türkiye’nin çıkarlarına aykırıdır. Hele de NATO’nun Karadeniz’e yönelik ilgisi, Türkiye’nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi konusundaki hassasiyetiyle taban tabana zıttır. Bu durum, Türkiye’nin özellikle Rusya’yla gerilim yaşamasına neden olabilir. Karadeniz’de NATO’nun kalıcı olarak bayrak gösterme çabaları kapsamında, ABD; Türkiye, Romanya ve Bulgaristan’ın NATO üyeliğinden yararlanarak, sürekli olarak Montrö’yü delmeye çalışıyor, esnetmeye çabalıyor. Bu konuda, diğer Karadeniz ülkeleri olan Ukrayna ve Gürcistan’a da önemli vaatleri var ve bu iki ülke üzerinde baskı yapıyorlar ABD ve NATO. Ankara’da 7-8 Temmuz’da yapılacak olan NATO zirvesi, ABD’nin yeni taleplerine tanık olacağı gibi, Türkiye’ye yönelik yeni beklentilerini de ortaya koyacaktır.

Meseleyi NATO’nun „alan dışı“ yeni bir coğrafi genişlemesinden ziyade, ittifakın mevcut sınırları içindeki faaliyetlerini tahkim etmesi üzerinden okuyan Mustafa Türkeş ise; Ankara Zirvesi’nde masaya gelecek planların Türkiye’nin egemenlik haklarını doğrudan esnettiği uyarısında bulunuyor. Türkeş, „Genişleme dediğiniz zaman literatürde Atlantik Antlaşması’nın esasında olan bir coğrafi sınırlama vardır“ diyerek, Adana’da kurulacak kolordu veya Beykoz’daki üs yapılanması gibi adımların genişlemeden çok, mevcut yapı içerisindeki riskli „faaliyetler“ olarak görülmesi gerektiğini belirtiyor.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaşta İran kendisine yönelik saldırının ilk gününden itibaren Körfez’de yer alan ve ABD-İsrail saldırılarında aktif olarak kullanılan ABD üslerini hedef alması gündem olmuş. Bu durum Körfez’de ciddi bir telaşa yol açarken aynı zamanda ABD’ye yönelik büyük bir tepkiyi de beraberinde getirmişti.

Mustafa Türkeş: İstanbul’u finans merkezi yapmak için Körfez’e ‘İran’a karşı pozisyon’ önerebilirler

Ankara’nın zirvedeki temel beklentilerinden birinin ekonomi-politik hedefler olduğunu savunan Prof. Dr. Türkeş, iktidarın dış politika ile finans arayışı arasındaki bağını şu sözlerle deşifre ediyor: 

Ankara’nın yapmak istediği şudur: Körfez ülkelerinin finansallaşma meselesinde izlediği politikaya destek niteliğinde bir şey yapmak isteyecek. İstanbul’u bir finans merkezi haline getirmek istiyorlar. Bunun için Körfez ülkelerine çeşitli imtiyazlar tanımayı planlıyorlar ve bunun askeri bir boyutunu da gündeme getirmek isteyebilirler. Yani Körfez ülkelerine İran’a karşı bir pozisyon almayı önerebilirler.

Öte yandan Asya-Pasifik pazarına yönelik savunma sanayii hayallerini gerçekçi bulmayan Türkeş, Türkiye’deki savunma sanayiinin o coğrafyada emperyalist güçlerle rekabet etme şansı olmadığını ve bu hamlenin büyük bir getirisi olmayacağını ifade ediyor.

‘Sınırı aşan füzeler ‘Bakın NATO sizi koruyor’ mesajı vermek için bir provokasyondu’

İran füzeleri ve Adana’da kurulan yeni kolordu karargâhı arasındaki zamanlamaya da dikkat çeken Türkeş, sınırları aşan füzelerin kamuoyuna „Bakın, NATO sizi koruyor“ mesajı vermek için kurgulanan bir provokasyon olduğunu belirtiyor. „Bütün bunlar hemen ardından bir şey gelirse, yeni bir kolordu karargâhı kurulmasına denk düşmesi soru işaretlerini birlikte getiriyor elbette“ diyen Türkeş, meselenin tarihsel bağlamdan koparılmaması gerektiğini vurguluyor.

Hatay’a düşen NATO mühimmatı üzerinden kurgulanan „İran saldırısı“ senaryosu, Tahran’dan gelen net yalanlamayla çökmüş, İran „Türkiye topraklarına füze atmadık, dost ve komşu Türkiye’nin egemenliğine saygılıyız“ diyerek NATO’yu yalanlamıştı.

Beykoz’daki askeri yapılanma Montrö geleneğine uygun mu?

En kritik uyarılarını Karadeniz konusunda yapan Türkeş; özellikle Beykoz’da oluşturulan „Ukrayna Gönüllüleri Koalisyonu“ askeri yapılanmasının Montrö geleneğine uygun düşmediğinin altını çiziyor. Tehlikenin boyutunu ise, „Karadeniz’in güvenliği dışarıdan müdahalelerle bozulduğunda, onu yeniden çalışır hale getirmek çok daha zordur“ sözleriyle özetliyor.

soL’a abone olun, halkın gerçeklere ulaşmasına destek olun.

ABONE OL

 

ABD’nin, başkanın kim olduğundan bağımsız olarak NATO’yu emperyalist amaçları için kullandığını hatırlatan Türkeş, ittifakın egemenlik haklarını ve „oy birliği“ kuralını baypas etmek için icat ettiği iki mekanizmayı öne çıkarıyor. İlki, ülkeleri ABD silahları almaya mecbur bırakarak bağımlılığı yeniden üreten „Birlikte Çalışılabilirlik“ (Interoperability) standardı. İkincisi ise Beykoz’daki yapılanmanın da mantığını oluşturan „Gönüllüler Koalisyonu“ (Coalition of the Willing). Türkeş bu mekanizmayı, „NATO’nun bütün kararları oy birliği ile alınır söylencesinin aslında nasıl bypass edileceğini gösteren bir kavram“ olarak tanımlıyor ve itiraz eden ülkelerin bu sayede karar süreçlerinin dışında bırakıldığını belirtiyor.

‘Mali kaynak olduğunda Türkiye’yi dışlıyor, ‘asker gönder’ dendiğinde içselleştiriyorlar’

Meseleye sınıfsal bir mercekle bakmanın zorunluluğuna dikkat çekerken NATO’nun basit bir savunma örgütü olmanın ötesinde „sermayeler arasındaki ilişkinin, o düzenin savunusunu yapan bir kurum“ olduğunu ifade eden Türkeş, ittifakın İtalya’daki Gladio’dan Türkiye’deki kontrgerilla yapılanmalarına uzanan süreçlerde „terör estiren“ yüzünü hatırlatıyor. Türkiye’nin NATO içindeki konumunu ise „planlamadan dışlanan ancak uygulamada sahaya sürülen“ bir aktör olarak özetleyerek çarpıcı bir çelişkiye işaret ediyor: 

Nerede mali kaynak olduğu zaman Türkiye’yi dışlıyorlar ama ‘asker gönder, şuralarda katkına ihtiyacımız var’ dediklerinde orada içselleştirmek istiyorlar. Planlama aşamasına asla sokmuyorlar.

Analizinin sonunda hem iktidar hem de muhalefet cephesine seslenen Türkeş, atılan adımların egemenlik haklarına açık bir müdahale olduğunu belirterek uyarısını net bir dille noktalıyor: 

Eğer siz böyle bakacak bir yeteneğiniz, okuma biçiminiz yoksa en azından şuradan bakın: NATO Türkiye’ye bir şey koklatmıyor. Onu görün. Yani bunu yalnızca iktidar cephesi için değil, muhalefet cephesi içinden de böyle okunması gerekir. NATO’ya karşı doğru bir pozisyonun üretilmesi açısından genel bakış açısının dayandığı hattın ne olduğunu çok iyi okumak ve çok iyi koymak gerekir.

Siyaset bilimci, gazeteci-yazar Prof. Dr. Barış Doster (solda) ve Prof. Dr. Mustafa Türkeş (sağda).

‘NATO’nun emperyalizmin vücut bulmuş hali olduğunu anlatmak, mümkün olan en geniş antiemperyalist cepheyi kurmak için çabalamak gerekir’

Türkiye’de köklü bir tarihsel geçmişe sahip olan ancak günümüzde parçalı bir görünüm sergileyen NATO karşıtlığının, Ankara Zirvesi vesilesiyle yeniden ortak bir zeminde buluşup buluşamayacağı da tartışmanın bir diğer kritik başlığını oluşturuyor. 

„Türkiye’de güçlü bir tarihsel kökü olan NATO karşıtlığı, günümüzde parçalı bir yapıya sahip. Bu zirve vesilesiyle, NATO’ya karşı çıkmayı bir yurttaşlık görevi bilen bütün anti-emperyalist, cumhuriyetçi çevrelerin, aydınların ve siyasi yapıların yollarını buluşturması, ortak bir ses çıkarması nasıl mümkün olabilir?“ sorusunu yanıtlayan Barış Doster, anti-emperyalist mücadelenin ideolojik haritasına ve izlenmesi gereken politik hatta dikkat çekiyor:

Türkiye’de NATO karşıtlığında komünist, sosyalist ve sol Kemalist gelenek çok tutarlıdır. Bunlar dışında NATO ezberi, milliyetçisi, muhafazakarı, merkez sağı, liberali sağ siyasetin tüm tonlarında olduğu gibi, merkez sol, sosyal demokrat siyasette de çok güçlüdür. NATO’nun ülkemizin bağımsızlığı, bütünlüğü ve egemenliğiyle çelişen, emekçi halkımızın en büyük düşmanı olan, dünyanın başına da bela olmuş bir örgüt olduğunu ısrarlı, kararlı, tutarlı şekilde vurgulamak, bu konuda etkinlikler yapmak, yurttaşları bilinçlendirmek, NATO’nun emperyalizmin vücut bulmuş hali olduğunu anlatmak, mümkün olan en geniş antiemperyalist cepheyi kurmak için çabalamak gerekir.

2024 yılında Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi, „NATO memleketten defol“ demek için Kartal’dan yola çıktı. İstanbul’dan başlayan NATO’ya ve emperyalizme karşı yürüyüş Gebze, İzmit, Sakarya, Eskişehir, Ankara, Konya ve Mersin’den geçerek Adana İncirlik Üssü’nde sona erdi. Yürüyüşün başladığı Kartallı Kazım meydanına üstünde „NATO’ya boyun eğme!“ yazan bir füze maketi yerleştirildi.

Aydemir Güler: Bağımsızlıkçılığın üstünü kazıyınca altından Amerikancılık, NATO’culuk çıkıyor

NATO’ya yönelik eleştirilerin genellikle F-35 krizi veya bölgesel yaptırımlar gibi dönemsel askeri/jeopolitik maliyetler üzerinden yapılması, örgütün siyasal ve ideolojik bir aygıt olduğu gerçeğini sıkça gölgeliyor. NATO karşıtlığının, tutarlı bir anti-emperyalist ideolojik zemine oturtulması neden hayati önem taşıdığını irdelemek önemli. Meselenin arka planını THTM Yürütme Kurulu üyesi ve soL yazarı Aydemir Güler, gazeteci-yazar Mustafa Kemal Erdemol ve gazeteci-yazar Emrah Maraşo yanıtladı.

Aydemir Güler, Türkiye toplumunda yaşanan ideolojik tahribata odaklanarak, bağımsızlık kavramının içinin nasıl boşaltıldığını anlattı. Liberallerin bağımsızlığı „bir saplantı“ olarak gösterdiğini, İslamcıların modernleşme tarihini bir parantez olarak gördüğünü, ırkçı milliyetçi geleneğin devleti bu parantez öncesine dönerek konsolide etmeye çalıştığını, Kürt hareketinin sol-liberalizme zemin sağladığını ve CHP’nin de Cumhuriyetçiliği ya liberal-gerici dalgaya eklemlemeye ya da gelişen dirençlere taş koymaya çalıştığını belirten Güler, ortaya çıkan tabloyu şöyle özetliyor: 

Toplumun değer, hatta erdem saydığı nosyonlar arasında bağımsızlık başta gelmeye devam ediyor! Solun bir bölümünü, Kemalist toplulukların bir bölümünü ayırın; kalan herkes onlarca yıl yurtseverliğin, bağımsızlıkçılığın üstünde tepinecek; elde var sıfır! ‘Sıfır’ diyorum, ama üstünü kazıyınca altından çıkan farklı. Kurtuluş Savaşının, Cumhuriyet Devriminin ve solun özellikle 1960’larda iğneyle kuyu kazmasının bakiyesi olan tablonun altında Avrupa Birlikçilik, Amerikancılık, NATO’culuk öylece duruyor!

Toplumun ideolojik olarak dağılmış olmasından kast ettiği şeyin bu olduğunu belirten Güler, “Hal böyleyken yalnızca jeopolitik, stratejik değerlendirmelerle emperyalizmle mesafelenmek herhangi bir güç dengesini zerre etkilemez” diyor.

THTM Yürütme Kurulu üyesi ve soL yazarı Aydemir Güler (solda) ve gazeteci-yazar Mustafa Kemal Erdemol (sağda).

‘Emperyalizm pazarlık konusu yapılırsa aklanmış olur’

Geçmişteki ulusalcı akımların „stratejik gerekçelerle“ Atlantik ekseninden Avrasyacılığa kaymasını da eleştiren Güler, „Dün öylesi uygundu, şimdi böylesi dendiğinde hesaplaşma olmuyor. Tersi, emperyalizmin dün iyi bugün kötü olduğu anlamına gelir“ uyarısında bulunuyor. Güler’e göre emperyalizm sadece maliyetli olduğu için değil, yapısal olarak sömürüyü ve aşağılanmayı beraberinde getirdiği için reddedilmeli, bunun ötesindeki her yaklaşım anti-emperyalist değil, yalnızca “pazarlıkçılık”:

Emperyalizm ‘büyük siyasetin’ iç gündem maddesi yapılırsa aklanmış olur. Emperyalizm kitlelere teşhir edilmesi gereken düşmandır. Emperyalizm Türkiye’ye tarihsel ve yapısal olarak yerleşmiş ve defedilmesi gerekiyor. Emperyalist ilişkiler çok maliyetli veya aşağılayıcı olduğu için kötü değil. Emperyalizm, kötü olduğu için sömürüyü katmerli hale getirir, halkımızı aşağılar. Başka türlüsü elinden gelmez. Somut durumun içerdiği olumsuzluklar, kitlelere antiemperyalist bilinç taşımak için size bir başlangıç noktası sunar yalnızca. Ama bunun ötesinde bir değer atfederseniz, antiemperyalist değil pazarlıkçı olursunuz. O da yetmez.

Dünya liderleri ve NATO üyeleri, Lahey’de düzenlenen 2025 NATO Zirvesi’nin açılışında geleneksel aile fotoğrafı için poz verdi.

‘Türkiye’nin savunması neoliberal kapitalizmin tasfiyesinden başlar’

Emrah Maraşo ise NATO destekçilerinin icat ettiği „stratejik özerklik“ kavramına dikkat çekiyor. Bu kavramın, Türkiye’nin farklı güç odakları arasında denge kurarak NATO üyeliği içinde kendi çıkarlarını koruyabileceği yanılsamasına dayandığını belirten Maraşo, bu politikanın arka planında neoliberal kapitalizmin ve büyük burjuvazinin çıkarları yattığını vurguluyor:

Türkiye’nin savunması neoliberal kapitalizmin tasfiyesinden başlar. Ülkemizin güvenliği ve antiemperyalizmde stratejik, sağlam ve kalıcı bir direnç oluşturmanın öncelikli yolu, sadece emekçi halka dayanan (işçiler, çiftçiler, küçük mülk sahipleri yani emekçi ulus) sağlam bir cephe gerisi oluşturmaktır. Bu alelade bir ekonomik veya ahlaki-vicdani bir tercih meselesi değil, son derece maddi temellere ve gerçeklere dayanan bir olgudur. Türkiye, paylaşım kavgasının büyük çaplı savaşa evrildiği bir dünya konjonktüründe iç cephesini toplumun kafa ve kol emekçisi üretici güçlerinin yeteneklerini, enerjisini seferber ederek, kalkınma planı dahilinde, halkçı ve kamucu bir yönelimle açığa çıkarabilir. Dahası Türkiye’nin ekonomik, bilimsel ve teknolojik bir atılım yapması için de serbest piyasacı ve özel sektörcü prangaları kırması gerekmektedir.

Maraşo, büyük sermayenin ucuz işgücü, düşük maliyetler ve kârlı pazarlar arayışının, devleti bölgesel rakiplerle (Rusya, İran) rekabete zorladığını ifade ediyor. Askeri olarak Batı’ya yaklaştıkça ekonominin istikrara kavuşacağı beklentisinin NATO’culuğu yeniden ürettiğini belirten Maraşo, Doğu Akdeniz’deki çıkarların emekçi halk için savunulmasının ve Türkiye’ye yönelik İsrail tehditlerinin savuşturulmasının da ancak bu „serbest piyasacı prangaların“ kırılmasıyla mümkün olacağını vurguluyor. Çözümün net olduğunu savunuyor: 

O nedenle günün sonunda bağımlılık üreten NATO’cu çıkmaz olan ‘stratejik özerklik’ değil, stratejik bağımsızlık ihtiyacımız olan antiemperyalist çizgidir.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Ankara İl Örgütü, 2026 yılında düzenlenecek NATO Zirvesi hazırlıkları kapsamında Etimesgut Askeri Havalimanı’nın genişletilmesi projesine dahil edilen Ankara Şeker Fabrikası önündeki eylemden bir kare.

Erdemol: Ana muhalefet lideri Özel, NATO’nun güvenliğini koruyacaklarını iddia edebildi

NATO’nun sadece askeri bir aygıt olmadığını, aynı zamanda saldırgan bir ideolojik zeminde faaliyet gösterdiğini vurgulayan M.K. Erdemol da örgütün Soğuk Savaş sonrasındaki varlığını bu gerçekle açıklıyor. NATO’nun edebiyat, sinema ve diğer „yumuşak güç“ unsurlarını kullanarak kendini „özgür dünyanın koruyucusu“ olarak pazarladığını belirten Erdemol, bu propagandanın etkisini muhalefet cephesinden bir örnekle açıklıyor: 

Bu propagandaya kendisini fazlaca kaptırdığı anlaşılan ülkenin ana muhalefet sosyal demokrat partisinin koltuğu elinden alınmış lideri Özgür Özel, Amerikan Newsweek dergisine yazdığı bir makalede ‘Yürüttüğümüz demokratik mücadele bölgemizin, Avrupa’nın ve NATO’nun güvenliğini de şekillendirecek’ ifadesini kullanarak, mevcut iktidarın bunu yapamadığını, kendilerinin NATO’nun güvenliğini koruyacak güç olduğunu iddia edebildi.

‘Hak teslimi bekleyen sahte itiraza karşı gerçek yurtsever tavır’

Erdemol, NATO karşıtlığını ikiye ayırarak sahte ve gerçek itirazlar arasındaki farkı ortaya koyuyor: 

Birincisi, ülkemizin NATO içinde hakkının yendiğini düşünerek, daha da öne çıkmasını isteyenlerin karşıtlığıdır. ‘Hak teslimi’nin gerçekleşmesi halinde NATO’ya hizmeti esas olan ‘sahte/geçici bir karşıtlıktır’ bu. İkincisi ise, NATO’nun emperyalizmin silahlı mekanizması olduğunu bilip, kültürel/ideolojik/aygıtlarla biçimlendirilmiş destekçilerine karşı mücadele verenlerin karşıtlığı. Bu ikincisi gerçek yurtsever tavırdır.

Erdemol, Ankara Zirvesi’ne karşı çıkmanın ötesinde asli görevin, güçlü bir tarih bilinci ve sınıfsal bakış açısıyla „NATO’nun özgürlük yalanını parçalamak“ olduğunu belirtiyor.

NATO Zirvesi Ankara’da: Zirvenin hedefinde ne var, Türkiye hangi yeni rollere itiliyor? 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-06-20 15:43:52 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku

Previous Post

«Не будем спорить»: Зеленский вернул Навроцкому орден, напомнив о Муссолини и Шредере среди награжденных 2026

Next Post

G. Meloni atsikirto į beprasmiškas D. Trumpo atakas 2026

Next Post
Tiriamosios žurnalistikos svetainė, kurioje pateikiami išsamūs tyrimai, viešojo intereso istorijos, naujienos ir atrinkti žurnalistiniai reportažai

G. Meloni atsikirto į beprasmiškas D. Trumpo atakas 2026

Вашият коментар Отказ

Вашият имейл адрес няма да бъде публикуван. Задължителните полета са отбелязани с *

Search / Търси в сайта

No Result
View All Result
гугъл новини, гоогле новини, гугъл нюз, гъгъл нюз, google news, news google, google.bg, news.google.bg, Юстиция, новини, последното, най-важното, видео, телевизия, радио, Новини, петър низамов

Последни публикации

  • رئيس مجلس أمناء متاحف قطر تفتتح معرض "قوارب تلوح من الأفق البعيد: إرث الخزف الصيني عبر البحار" 2026
  • U Izraelu se sutra posle mnogo godina održavaju ključni izbori: Evo šta je ulog i šta morate da znate 2026
  • Πέθανε ο εμβληματικός ηθοποιός του Σταρ Τρεκ Γουόλτερ Κένινγκ 2026
  • Rönesans Rezidans davasında duruşma ertelendi 2026
  • Utku Çakırözer, gazeteci İsmail Arı’yı cezaevinde ziyaret etti: ‘İsmail yerde yatıyor’ 2026
  • “Neomalësorja erdhi nga hiçi dhe iku…”- Eksperti i sigurisë për protestën: Antifa nuk ka për qëllim të fitojnë pushtet në Europë, por synon destabilitetin! 2026
  • Ανοδική πορεία για Τσιτσιπά και Σάκκαρη – Νέο ρεκόρ για τον Σακελλαρίδη 2026
  • Sokol Kushta, emri shqiptar në historinë e “Topit të Artë” 2026
  • Города Украины готовятся к круговой обороне: Зеленский подписал указ 2026
  • وزير التجارة والصناعة يفتتح النسخة السابعة من معرض "ابنِ بيتك 2026" 2026
  • Schulprotest: Frankreichs Regierung geht auf Forderungen ein 2026
  • „Rendkívül kínos és politikailag elfogadhatatlan” – Trumpnak kampányolt az Audi-vezér, össztűz alá került Németországban 2026
  • Colau pide por carta a Feijóo, Sánchez y Abascal que se comprometan a no usar la IA de manera „vejatoria“ en campaña 2026
  • DNEVNIK POČEO ISPRIKOM Javni servis godinama nije ispunjavao funkciju. Prešućivalo se, zatvarale su se oči, informiralo se jednostrano 2026
  • Osman Korkut Kanadoğlu’na baro genel kurulundaki konuşması nedeniyle soruşturma 2026
  • Klarna: Clareza nas finanças pessoais traz mais bem-estar do que o nível de rendimento 2026
  • Microsoft’tan 60 bin çalışana tazminat teklifi 2026
  • Wolff, Marko’nun Russell yorumuna karşı çıktı 2026
  • Армия РФ продвинулась на юге и востоке Украины — DeepState 2026
  • Több mint 2 millióan látták már: különleges immerzív fényshow költözik a Bakáts téri templomba 2026
  • V Citypark ta četrtek prihajajo nastopajoči iz oddaje America’s Got Talent 2026
  • Pester počitniški teden v ALEJI: dirkaški spektakel, Gozd strahov in dogajanje v Planetu Lollipop 2026
  • انطلاق أعمال الاجتماع الثامن للمديرين العامين للطيران المدني في الشرق الأوسط 2026
  • Pizza Fan: Ποιος «σφύριξε» τον φορολογικό έλεγχο; Στο μικροσκόπιο υπάλληλοι της ΑΑΔΕ 2026
  • Mekke İttifakı’nın İran görüşmesinden tek cümlelik sonuç bildirisi: ‘Görüşmelere devam’ kararı 2026
  • El desfile de Halloween Arts in the Dark regresa con 100,000 asistentes 2026
  • Новооткрит императорски надпис свидетелства за престижа на Акве калиде в древността 2026
  • Kako se koža menja nakon menopauze? 5 stvari koje treba da znate 2026
  • Galp caiu mais de 10% e arrastou PSI para terreno negativo em contraciclo com Europa 2026
  • ASELSAN’ın yeni nesil güdüm kiti F-16’dan başarıyla ateşlendi 2026
  • JESEN U METKOVIĆU Berba mandarina jedan od najvećih aduta u posezoni doline Neretve 2026
  • Može li život bez dece biti potpun? Odgovor ruši jedno od najdubljih društvenih uverenja 2026
  • Újjáépíti Hitler leégett Sasfészkét, amit a hétvégén gyújtottak fel 2026
  • Új közéleti klub indul Vácon – Szűcs Gábor lesz a Váci Patrióta Klub első vendége 2026
  • ЕК договори споразумение с TEMU 2026
  • Avusturya’daki Mason Localarının Kuralları Gündemde 2026
  • Rückruf-Ticker: Vor diesen Lebensmitteln und Produkten wird aktuell gewarnt 2026
  • Antradienio „Gimtasis Rokiškis“ 2026
  • Чоловіку, який під час конфлікту у Києві застрелив хлопця, оголосили підозру 2026
  • Bogdan Chmielewski: PSFCU ma także misję społeczną 2026
  • CHP’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Gürsel Tekin’den dikkat çeken açıklama 2026
  • Szentendre’s Japanese Garden Reopens After Major Renovation 2026
  • “Havia o receio de poder escapar ao controle nacional a única refinaria que temos”, diz Governo 2026
  • Nem Orbán az első magyar politikus, akit hírbe hoznak az ENSZ-főtitkársággal 2026
  • Gereken son onay da geldi: Mısır Meclisi’nden Sisi’ye Suudi Arabistan’a asker gönderme yetkisi 2026
  • Περί αρχείου 2026
  • Где в Европе самые дорогие и самые дешевые продукты: место Украины в рейтинге 2026
  • Бургас събира 63 творци от България и Турция в международна изложба в галерия Богориди 2026
  • Бургас се сбогува с изтъкнатия музикален педагог Бисерка Граматикова 2026
  • Кремљ го поддржува Вучиќ и покрај изборниот пораз, студентската победа ја загрижува Москва 2026
  • КЗП предупреждава: Вълна от фалшиви оферти и измами при онлайн пазаруването 2026
  • Od jutri nižje cene bencina ter višje cene dizla in kurilnega olja 2026
  • TEŠKA NESREĆA Potonula naftna platforma, jedna osoba poginula, među nestalima i Hrvat 2026
  • Yeşilay’dan yeni rapor! Bağımlılığın görünmeyen yüzünü ele aldılar 2026
  • Зеленски: Украина е подготвена да ја прошири соработката со Србија 2026
  • TREĆI RIZLINGFEST U novom prostoru na vinskom festivalu predstavit će se tridesetak vinarija 2026
  • BM Komisyonu: Gazze’de soykırım sürüyor 2026
  • Полицијата уапси 15-годишник за пукањето во близина на стадионот во Флорида во кое беа повредени 12 лица 2026
  • Ebola-Patientin von Nigeria in die Schweiz evakuiert 2026
  • Wall Street abre no verde em semana de decisões na Fed 2026
  •  رئيس مجلس أمناء متاحف قطر تعلن تأسيس مجلس قطر للأزياء والحرف 2026
  • Ενδιάμεσες εκλογές ΗΠΑ: Τα «σύννεφα» στις Ρεπουμπλικανικές πολιτείες, το ελληνικό ενδιαφέρον και το «all in» των Δημοκρατικών 2026
  • Srbija: Rekordna udeležba, poraz Vučića in “študentska” zmaga z nejasnim vodstvom 2026
  • Dos magistrados, contra el portazo del Constitucional al voto de la ley de nietos: „Un caso clave para nuestra historia“ 2026
  • Dabartinis Klaipėdos rajono vadovas B. Markauskas kandidatuos į mero postą 2026
  • Ukrajna egy héttel hamarabb ültetné tárgyalóasztalhoz az oroszokat Abu-Dzabiban 2026
  • Feijóo y Abascal pactan en el Senado que Vox se retire en seis provincias y el PP en tres 2026
  • Po podaljšanju glasovanja sporna zmaga socialista Lule, Janša: “Povsod isti volilni triki in manipulacije komijev.” 2026
  • Nematomas pavojus nosiaryklėje: kaip vienas skiepas gali išgelbėti nuo komplikacijų 2026
  • New transit agency’s power could change neighborhoods 2026
  • Росіяни вдарили по Ясногірці: загинула людина, серед поранених – підлітка 2026
  • Nisu krokodilske suze vec krokodilski efekat. Najobičniju kombinaciju podiže za sekund – hit jeseni 2026. 2026
  • Nida Seramik’te 150’ye yakın işçi aylardır maaşsız: Fabrika durdu, muhatap ortada yok 2026
  • Hungarian Charity Launches Fundraiser for Christian Victims of Jordanian Terror Attack 2026
  • Какие повреждения после ударов ВСУ получили российские заводы „Энергия“, „Тольяттикаучук“ и „Протон-Электротекс“ 2026
  • Η Masdar διευρύνει το χαρτοφυλάκιό της στην Ελλάδα με μεγάλη εξαγορά φωτοβολταϊκού έργου 2026
  • Skoraj 150 tujcev prijetih zaradi nezakonitega prestopa meje 2026
  • Išgelbėti gyvybę žmogui galime išmokti kiekvienas 2026
  • Komandai pergalė, žiūrovams – finalo ketvertas 2026
  • Студентите пријавуваат неправилности на испити, лоши услови во домовите и доцнење на стипендиите 2026
  • Zelensky: I bëra tre propozime Trumpit për të ndaluar sulmet ndaj rafinerive ruse, ai nuk iu përgjigj asnjërës prej tyre 2026
  • Brasil resiste a la ola ultra: qué significa la victoria de Lula para su país y más allá 2026
  • «Питер Граймс» Бриттена в Израильской опере: человек против города 2026
  • The Latest: Blanche says Trump isn’t trying to meddle with Alaska election by suing over Senate race 2026
  • Öğrenciler kazandı, Vučić’in partisi muhalefete düştü 2026
  • AEP leva à Alemanha 15 empresas ligadas à indústria automóvel 2026
  • LJUDI, UTJEŠITE JU Jelena Karleuša u suzama: Doživjela slom zbog Vučića pa napala Hrvata! 2026
  • Hungarians Embrace AI for Financial Advice but Still Prefer Human Guidance 2026
  • Da li je Dara Bubamara potvrdila da NE VOLI “kad miriše ruzmarin”? Na mrežama kruži izjava, direktna je! 2026
  • Çin’in planındaki Türkiye detayı! Krize karşı önlem alıyorlar 2026
  • Украинский вратарь Лунин установил рекорд Эль-Класико и получил похвалу от Моуринью 2026
  • Spieler des Tages in Lünen: Vierer-, Dreier- und Doppelpacker 2026
  • Pizza Fan και «Χωριάτικο»: Δεσμεύτηκαν περιουσίες και τραπεζικοί λογαριασμοί – Τι ισχύει για τους εργαζόμενους 2026
  • Orbán 2018-ban: A bürokraták, néhány, otthon megbukott és aztán így az ENSZ-be ejtőernyőzött politikus szeretné folytatni a politikai pályáját 2026
  • Voto por correo para las elecciones 2026: cómo solicitarlo, requisitos, fechas y plazos 2026
  • Livestream execution plans may pushed more Americans to rethink death penalty 2026
  • Η μεγάλη ώρα έφτασε: Κέιν, Εμπαπέ και Γιαμάλ διεκδικούν τη «Χρυσή Μπάλα» 2026
  • Lula’nın ikinci turda geri dönüşü: Brezilya’da emekçileri ne bekliyor, sorunlar nasıl çözülecek? 2026
  • Music fans rally to support Dean Schlabowske of Waco Brothers after leukemia diagnosis 2026
  • Dear Abby: Mom isn’t keen on walk down memory lane with son 2026

[contact-form-7 id=“45ced39″ title=“Contact form 1″]

  • За Нас – агенция за разследваща журналистика ЮСТИЦИЯ – Бургас, България
  • Рекламирайте с ЮСТИЦИЯ
  • Прозрачно управление
  • Докладване на проблем
  • Условия за ползване
  • Защита на данните
  • Правила на форума
  • Политика за бисквитките
  • Екип
  • Помощ
  • Карта на сайта
  • Статистика
  • Реклама
  • Контакти
  • Етичен кодекс на българските медии
  • RSS емисия
  • Често задавани въпроси (FAQ)
  • Задайте въпрос във форума
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Езици

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

This website uses cookies. By continuing to use this website you are giving consent to cookies being used. Visit our Privacy and Cookie Policy.