Viyana, 18.08.2026-İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Gazze Şeridi’nde her gece “30 ila 40 kişinin” hedef alınarak öldürülmesini istedi. Ben-Gvir, bu uygulamanın yalnızca doğrudan tehlike oluşturan kişilerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunarak Gazze’de “yaşamayı hak etmeyen” ve “insan bile olmayan” kişilerin bulunduğunu söyledi. Avusturya’daki Salzburg, Steiermark ve Kärnten Yahudi Cemaati Başkanı Elie Rosen, Ben-Gvir’i “bütün Yahudi halkı ve İsrail devleti için bir utanç” olarak nitelendirerek hükûmetten görevden alınmasını istedi. Viyana merkezli Avusturya Yahudi Cemaati merkezinden bir kınama gelmedi. Die Presse ise yorumunda Ben-Gvir’in İsrail’in uluslararası itibarına, diplomatik çabalarına ve çoğulcu toplumuna zarar verdiğini yazdı.
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Gazze Şeridi’nde her gece onlarca kişinin öldürülmesini isteyen sözleri uluslararası tepkiye yol açtı. Avusturya’nın Die Presse gazetesi, Ben-Gvir’in açıklamalarını 17 Ağustos’ta haberleştirdi; 18 Ağustos’ta yayımlanan yorumda ise aşırı sağcı bakanın İsrail’in uluslararası itibarını hiçe saydığı değerlendirmesine yer verdi.
Ben-Gvir, eski rehine Rom Braslavski’nin hazırladığı bir podcast programında İsrail’in Gazze’deki saldırılarının son dönemde azaltılmasını eleştirdi. Başbakan Benjamin Netanyahu ile bu konuda görüş ayrılığı yaşadığını açıkça belirten Ben-Gvir, Gazze’de “hedefli öldürmelerin” yeniden yoğunlaştırılmasını istedi.
Ben-Gvir programda şöyle konuştu: “Bunun bir sır olmadığını herkes biliyor; Başbakan ile aynı görüşte değilim. Gazze’de hedefli öldürmeler yapılması ve her gece 30 ila 40 kişinin ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyorum.”
Aşırı sağcı bakan, sözünü ettiği kişilerin yalnızca o anda İsrail için doğrudan tehlike oluşturan kişiler olmadığını da özellikle belirtti: “Yalnızca doğrudan tehlike oluşturanlardan söz etmiyorum. Orada yaşamayı hak etmeyen insanlar var. Yaşamamalılar. Onlar insan bile değil.”
İsrail medyasında Ben-Gvir’in Hamas ve diğer silahlı örgütlerin üyeleriyle bunlara yardımcı olan kişileri kastettiği ileri sürüldü. Ancak bakanın “doğrudan tehdit oluşturmayan” insanları da hedef göstermesi ve “insan bile değiller” ifadesini kullanması, sözlerinin Gazze’de yaşayan çok daha geniş bir nüfusa yönelik olduğu biçiminde yorumlandı.
Avusturya Yahudi Cemaati: “İsrail devleti için bir utanç”
Ben-Gvir’in açıklamalarına Avusturya’daki Yahudi toplumundan da sert tepki geldi. Salzburg, Steiermark ve Kärnten eyaletleri İsrailitische Kultusgemeinde Başkanı Elie Rosen, yazılı açıklamasında Ben-Gvir’i yalnızca İsrail açısından değil, bütün Yahudi halkı bakımından bir utanç olarak nitelendirdi.
Rosen şu ifadeleri kullandı: “Itamar Ben-Gvir, bütün Yahudi halkı için bir utanç ve İsrail devleti için bir utançtır.”
Elie Rosen, İsrail hükûmetinin artık gözle görülür bir sonuç çıkarması ve Ben-Gvir’i hükûmetten uzaklaştırması gerektiğini söyledi. Rosen’e göre bu açıklamalar, bakanın insan hayatını hiçe sayan tutumunu ve siyasi açıdan taşıdığı tehlikeyi bir kez daha ortaya koydu.
Rosen, Ben-Gvir’in İsrail hükûmetinde kalmasının ülkeyi her geçen gün daha fazla yalnızlaştırdığını belirterek şunları söyledi: “İsrail, Yahudi kimliğinin şekillendirdiği liberal bir demokrasiyi temsil eder. Ben-Gvir sürekli provokasyonlarıyla güvenlik güçlerinin ve silahlı kuvvetlerin çalışmalarını tehlikeye atıyor; büyük emeklerle yürütülen diplomatik çabalara zarar veriyor. Evet, aynı zamanda İsrail’in çoğulcu toplumuna ve dünyanın her yerindeki Yahudilere de zarar veriyor.”
Viyana Yahudi Cemaati Başkanı Oskar Deutsch da daha önce, mayıs ayında Ben-Gvir’in İsrail hükûmetinden çıkarılmasını istemişti.
Die Presse: “İsrail’in itibarını hiçe sayıyor”
Die Presse gazetesi, 18 Ağustos 2026 tarihli yorumunda Ben-Gvir’in yeni açıklamalarını İsrail açısından ciddi bir siyasi ve ahlaki sorun olarak değerlendirdi. Wieland Schneider imzalı yorumda, Ben-Gvir’in “şoke edici tiratlarıyla” tanındığı ve son sözleriyle bu çizgiyi daha da ileri götürdüğü belirtildi.
Yorumda Ben-Gvir’in sözleri “insan hayatını hiçe sayan açıklamalar” olarak nitelendirildi. Gazete, İsrail açısından en doğru sonucun, ekim ayında yapılması planlanan parlamento seçimlerinin ardından Ben-Gvir’e hükûmette yeniden yer verilmemesi olacağını savundu.
Die Presse’ye göre Ben-Gvir’in İsrail hükûmetindeki varlığı yalnızca Filistinliler açısından değil; İsrail’in diplomatik ilişkileri, uluslararası itibarı, çoğulcu toplumu ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Yahudiler açısından da ağır sonuçlar doğuruyor.
Gazetenin yorumu şu değerlendirmeyle özetleniyor: “Modern ve uluslararası alanda saygın bir İsrail’i Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich gibi siyasetçiler temsil etmiyor.”
Netanyahu koalisyon için Ben-Gvir’e ihtiyaç duyuyor
Itamar Ben-Gvir, Başbakan Benjamin Netanyahu’nun koalisyon hükûmetindeki en tartışmalı isimlerden biri. Netanyahu’nun mevcut hükûmet çoğunluğunu koruyabilmesi için Ben-Gvir’in liderliğini yaptığı aşırı sağcı Otzma Yehudit, yani Yahudi Gücü Partisinin desteğine ihtiyacı bulunuyor.
Die Presse, Netanyahu’nun aşırı sağcı siyasetçiyi hükûmete almasının başlı başına bir tabu ihlali olduğunu yazdı. Ben-Gvir, 2007 yılında İsrail’de “ırkçılığa teşvik” ve “terör örgütüne destek” suçlarından mahkûm edilmişti.
Ben-Gvir bugün İsrail ordusuna doğrudan emir veren kişi değil. Ancak Ulusal Güvenlik Bakanı olarak İsrail polisi ve cezaevi sistemi üzerinde önemli yetkilere sahip. Hükûmetin güvenlik kabinesinde de yer alıyor ve Netanyahu koalisyonunun ayakta kalmasında belirleyici bir rol oynuyor.
İsrail’de ekim ayında yapılması planlanan parlamento seçimleri öncesinde hem Netanyahu hem de Ben-Gvir seçim kampanyasına başlamış durumda. Ben-Gvir’in aşırı sağcı partisinin bu seçimde ne kadar destek kazanacağı, yeni hükûmetin kurulmasında önemli rol oynayacak.
Die Presse’nin yorumunda, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te gerçekleştirdiği terör saldırısının İsrail toplumunda yarattığı travmanın daha fazla seçmeni aşırı görüşlere açık hâle getirmiş olabileceği de belirtildi. Ancak gazete, bu toplumsal travmanın Filistinlilerin topluca sürülmesini veya doğrudan tehdit oluşturmayan insanların öldürülmesini savunan açıklamaları meşrulaştıramayacağı görüşünü dile getirdi.
Gazze’ye yeniden yerleşim ve Filistinlilerin gönderilmesi
Ben-Gvir aynı podcast programında yalnızca öldürmelerin artırılmasını istemedi. Gazze’de yeniden İsrail yerleşimleri kurulmasını ve Filistinlilerin kitlesel biçimde bölgeden ayrılmaya zorlanmasını da savundu.
Aşırı sağcı bakan, Gazze’nin tamamını İsrail’e ait gördüğünü belirterek yalnızca 2005 yılında boşaltılan Guş Katif bölgesinde değil, Gazze Şeridi’nin tamamında İsrail yerleşimleri kurulmasını istedi.
Ben-Gvir’in Gazze’de yaşayan Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesini “göçün teşvik edilmesi” olarak tanımladığı belirtiliyor. Uluslararası hukuk uzmanları ise savaş ve askerî baskı altında gerçekleştirilecek böyle bir nüfus hareketinin gönüllü göç olarak değerlendirilemeyeceği ve etnik temizlik kapsamına girebileceği uyarısında bulunuyor.
Die Presse, Ben-Gvir ile aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in son yıllarda savundukları siyasi çizgiyi “aşırı milliyetçilik” olarak nitelendirdi. Gazeteye göre iki bakan, milyonlarca Filistinlinin önce Gazze Şeridi’nden, daha sonra da Batı Şeria’dan çıkarılmasını öngören bir siyaset yürütüyor.
Açıklamalar kritik görüşmelerin öncesinde geldi
Ben-Gvir’in sözleri, ABD temsilcisi ve Başkan Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in bölgede yürüttüğü yeni arabuluculuk görüşmelerinin hemen öncesinde geldi.
Kushner, pazar günü Mısır’da Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Hamas temsilcileriyle Gazze Şeridi’nin geleceğini görüştü. Ardından İsrail’de Başbakan Benjamin Netanyahu ile görüşmesi planlandı. Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair ile Barış Konseyinin Yüksek Temsilcisi Nikolaj Mladenov’un da görüşmeye katılması bekleniyordu.
Netanyahu yaklaşık bir hafta önce, savaşta büyük ölçüde yıkılan Gazze Şeridi için “Board of Peace” adı verilen Barış Konseyi tarafından hazırlanan yol haritasını reddettiğini açıklamıştı.
Netanyahu, “Hamas silahsızlandırılmadan İsrail ordusu hiçbir şekilde geri çekilmeyecek” dedi. İsrail Başbakanı ayrıca bağımsız bir Filistin devletine karşı olduğunu bir kez daha vurguladı.
Hamas’ın üst düzey temsilcilerinden Bassem Naim ise örgütün Gazze yol haritasına bağlı kalmaya devam ettiğini söyledi.
Silahsızlanmanın biçimi tartışılıyor
Gazze için hazırlanan yol haritasında, Hamas’ın silahsızlandırılmasının Filistinli bir kurul tarafından gerçekleştirilmesi ve silahların Gazze Şeridi içinde belirli depolarda tutulması öngörülüyor.
İsrail ise Hamas’a ait bütün silahların Gazze’den tamamen çıkarılmasını talep ediyor. İsrail tarafı, silahların Gazze’de tutulması hâlinde ileride yeniden Hamas’ın eline geçebileceğini savunuyor.
İsrail Ulusal Güvenlik Konseyinin eski başkanı ve sağ muhafazakâr “Misgav Institute for National Security & Zionist Strategy” adlı düşünce kuruluşunun yöneticisi Meir Ben Shabbat da hazırlanan Gazze yol haritasını eleştirdi.
Ben Shabbat, İsrail ordusunun “Gazze bütün silahlardan tamamen arındırılmadan ve Hamas askerî ya da siyasi bir yapı olarak varlığını sona erdirmeden” bölgeden çekilmemesi gerektiğini söyledi.
İran’dan da tepki
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi de Ben-Gvir’in açıklamalarına X üzerinden tepki gösterdi.
Gharibabadi, Ben-Gvir’in aynı anda hem Filistinlilerin Gazze’den çıkarılmasını hem de Gazze Şeridi’nin tamamında İsrail yerleşimleri kurulmasını savunduğunu belirterek şunları yazdı:
“Bu itiraflar hesaplaşma günü ve bu suçluların yargılanacağı dava için kaydedilmeli ve saklanmalıdır.”
İranlı bakan yardımcısının kullandığı “Siyonist suçlu” ifadesi de İran yönetiminin İsrail’e yönelik bilinen siyasi söylemini yansıtıyor.
İsrail hükûmetinin önündeki soru
Ben-Gvir’in açıklamaları, İsrail hükûmetinin aşırı sağcı ortaklarıyla ilişkisini yeniden tartışmaya açtı. Ben-Gvir’in sözleri yalnızca Filistinlilere yönelik bir tehdit olarak değil, İsrail’in bir hukuk devleti ve liberal demokrasi olma iddiasıyla da bağdaşmayan bir siyasi tutum olarak eleştiriliyor.
Avusturya’daki Yahudi Cemaati temsilcileri, eleştirilerini İsrail devletinin varlığına veya güvenliğine karşı bir tutum üzerinden değil, tam tersine İsrail’in geleceği ve uluslararası itibarı üzerinden dile getiriyor.
Elie Rosen’in açıklamasındaki temel mesaj da burada yatıyor: İsrail’in güvenliği adına konuştuğunu ileri süren bir bakan, insanları topluca hedef gösteren ve insanlıklarını reddeden sözleriyle İsrail’in güvenliğine, diplomatik çabalarına ve dünya Yahudilerine zarar veriyor.
Die Presse ise yaklaşan seçimleri bu açıdan bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor: İsrail seçmeni, hükûmette Ben-Gvir gibi aşırı sağcı siyasetçilere yeniden yer verilip verilmeyeceğine karar verecek.
Kaynaklar
- Die Presse, “Israels rechtsextremer Polizeiminister fordert pro Nacht ‘30 bis 40’ Tötungen im Gazastreifen”, 17 Ağustos 2026
- Die Presse, Wieland Schneider, “Extremist und Sicherheitsminister: Itamar Ben-Gvir pfeift auf das Ansehen Israels”, 18 Ağustos 2026
Der Beitrag İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir: “Gazze’de her gece 30–40 kişi öldürülsün” erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir: “Gazze’de her gece 30–40 kişi öldürülsün” 2026
IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-08-18 11:22:26
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.


