iustitia.bg
Önceki bakanları hızlıca yerin dibine sokan bu değerlendirmelerin ortak noktası artık “siyasi denge” gözetilmeden hamle yapılacağına ilişkin beklenti oldu.
Bu bağlamda damat Berat Albayrak’ın ağabeyinin gazetesi Sabah’ta, dikkat çeken iki yazı yer aldı.
…Bu atamalar klasik ‘siyasi denge’ hamlelerinden çok, devlet aklının yeniden bürokratik reflekslere yaslanma arayışı olarak yorumlandı. Siyaset bazen çok konuşur ama hafızası zayıftır. Oysa hukuk öyle değildir. Hukukun en sevmediği şey, unutulmuş gibi davranılan dosyalardır. Mutlak butlan davası gibi…
Bu sözler Mahmut Övür’e ait.
Yeni atamalardan sonra denge döneminin kapandığını işaret eden isimlerden olan Övür, açık bir hedef de göstererek CHP’ye kayyım atanmasını yeniden gündeme getiriyor.
Üstelik bunu “hukuk” ve “devlet aklı” dolayımıyla yapıyor.
Bir diğer yandaş isim Hilal Kaplan’a gidelim şimdi:
Bu iki isim üzerinden okunduğunda kabine tercihi şunu söylüyor: Türkiye, tartışmayı değil uygulamayı, niyeti değil neticeyi, temennileri değil devlet kapasitesini öne çıkaran bir faza geçmek istiyor. Elbette bu tercihlerin sahadaki karşılığı zamanla görülecek. Ama şu açık: Bu atamalar, ‘idare edelim’ döneminin değil, ‘müdahale edelim’ döneminin işaret fişekleri.
Devlet alkış için çalışmaz; bazen sessizliği, bazen fırtına öncesi sessizliği, bazen de rahatsızlık vermeyi göze alır. Ama asla tereddüt etme lüksü yoktur.
Kaplan da tereddütsüz harekete geçileceğini savunuyor, herkese diş gösteriyor.
Bir hatırlatma: Mutlak butlan kararı neden alınamadı?
AKP iktidarının söz konusu iki atamayla birlikte sertlik dozajını artırma niyetinde olduğu kimse için sır değil.
Ancak AKP’nin istediği her adımı atabilecek bir gücü ve meşruiyeti olduğu havasına teslim olmak da doğru değil.
soL’da, CHP’ye kayyım atanması gündemiyle açılan davanın neden boşa düştüğüne üç maddede değinmiştik. Bu vesileyle yeniden hatırlatalım:
“1- Çözüm Sürecinin Patlama Endişesi
Kararın hukuki gerekçelerle alınmadığı açık. Söz konusu dava zaten baştan aşağı siyasi ve siyasi iktidarın güdümünde. Bu bağlamda öne çıkan ilk neden çözüm süreciyle ilgili ciddi boyuta ulaşan endişeler.
AKP içinde “CHP’ye daha fazla yüklenmenin çözüm sürecini sekteye uğratabileceği” yönünde ciddi bir korku bulunuyor. Bu, karar öncesi kulislerde en çok konuşulan konulardan biri oldu.
AKP, bölgede zorlanan ve ciddi şekilde tıkanan çözüm sürecinin içeride de erken bir patlama yaşamasına neden olacak adımlardan şimdilik kaçınmak istiyor.
2- CHP’yi Sistem Dışına İtmenin Sınırları ve AKP’deki Kriz
Bunun yanında, kararın arkasındaki bir diğer önemli gerekçe, CHP’yi sistem dışına itmenin sınırlarına gelindiği değerlendirmesi.
Bu süreç CHP’yi fazlasıyla yıprattı, AKP’deki yaygın kanaate göre bölünmüşlük görüntüsünü de güçlendirdi. Ancak yine AKP içindeki değerlendirmelere göre bunun bir sınırı var ve o sınıra gelinmiş durumda.
Bu bağlamda AKP, Özgür Özel’in öncülüğündeki CHP’yi sistem içinde tutmayı deneyecek adımlar atacak. Mahkemedeki olası aksi karar bunu imkansız kılacaktı. Öte yandan İmamoğlu’na bu süreçte AKP tarafından bir alan açılması ise kesinlikle beklenmiyor.
AKP cephesinde CHP’yi hedef alan operasyonlar konusunda net ve bütünlüklü bir duruş olmadığı da görülüyor.
AKP içinde, yukarıdaki gerekçelerle ve hatta daha fazlası da eklenerek CHP’ye fazla yüklenilmemesi gerektiğini savunan çok sayıda isim var. Kısacası AKP’nin içerisi de çok karışık.
Kamuoyuna yansıyan sert açıklamalarına rağmen Bahçeli, Hikmet Çetin ile yaptığı görüşmeden de anlaşıldığı üzere CHP’nin daha fazla sistem dışına itilmesini istemeyenler arasında.
3- Halk Tepkisi Endişesi
Son olarak, kararın arkasında halkın tepkisine dair endişeler de bulunuyor.
Henüz yaz dönemi olmasına ve seçim gibi siyasetin daha canlı olduğu bir sürecin dışında olmamıza rağmen, CHP’nin dün Tandoğan’daki kitlesel mitingi önemliydi. Öte yandan bu başlıktaki asıl endişe dünkü mitingden ziyade alınacak aksi yönde bir kararın sokakta CHP’yi de aşan geniş bir tepkiye yol açma ihtimaline yönelikti.”
Artık her şey masada mı?
Şimdi yandaşlar da bazı muhalif isimler de “o dönem geçti, şimdi her şey masada” değerlendirmelerinde bulunuyor ancak bu da tek başına bir şey ifade etmiyor.
AKP o dönemde ciddi bir iç kriz ve yönetme sorunu yaşıyordu. Bugün tabloyu bir ölçüde toparlamış görünse de iç tıkanıklıklar sürüyor.
Bunun üzerine ülkedeki derin yoksulluk, Yeni Osmanlıcı çözüm süreci, bölgede artan tansiyon ve emperyalizmin saldırganlığı eklendiğinde işler daha da karmaşık bir hal alıyor.
Böylesi bir dönemde AKP’nin hiçbir sınır tanımadan büyük bir saldırı gücü olduğuna ilişkin yandaşların oluşturmak istediği kanaat, iktidarın hayali.
Bu hayale tüm toplumu teslim etmek istiyorlar.
İktidarın bu atamalarla saldırı dozajını artırma niyeti olduğu ne kadar doğruysa, her şeye muktedir olduğu algısı bir o kadar yanlış.
CHP’ye kayyım tartışmaları sürerken tarif ettiğimiz üçüncü madde, CHP’den ve CHP’lilerden bağımsız olarak iktidarın en büyük korkusu olmaya devam ederken, bu yazılar ve oluşturmak istenen kanaat, iktidarın kavgaya girmeden toplumu teslim alma isteğinin bir ürünü.
soL Haber görünenin ardındaki gerçeğe odaklanmaya devam ediyor. soL’un bu haberleri okurun desteğiyle daha etkili hale geliyor. Siz de soL’a destek olun, halk için haberciliğe güç verin.
Yandaşlar bu yazılarını unuttu mu?
Gelelim alıntı yaptığımız iki yazarın kendisine.
Birer hatırlatmayı da onlara yaparak habere nokta koyalım.
Geçtiğimiz günlerde yaptığımız “Bu kadar ‘temizlik’ fazla geldi: Turgay Ciner ve Cihan Ekşioğlu kararı ne anlama geliyor?” haberinde hem Hilal Kaplan hem de Mahmut Övür’ün Akın Gürlek üzerinden nasıl boşa düştüğünü, ortada kaldıklarını yazmıştık. Tekrarlayalım:
Can-Tekdağ-Ciner operasyonu, son yılların en büyük ve kritik operasyonudur. Aslına bakarsanız bu konudaki kişisel fikrimi çok da beyan etmeme gerek yok. Telefonla bağlandığım Habertürk yayınını hatırlarsanız, bugün ortalığa dökülen kirli çamaşırların bazılarını 5 yıl önce yüzlerine vurduğumu görebilirsiniz. Yargının bu operasyonu, sadece bir kara para operasyonu olmayabilir. Kolları ahtapot gibi kirli paradan, FETÖ’ye, oradan çıkar amaçlı suç örgütüne kadar uzanan derin bir yapılanmanın söz konusu olabileceği kanaatindeyim. Örneğin, Turgay Ciner’in bugününü anlamak için, özellikle FETÖ’cü geçmişini hatırlamak gerek.
Bu sözler yandaş yazar Hilal Kaplan’a ait…
İmamoğlu operasyonu, Investco ve Verusa Holding operasyonu, Assan Grup Askeri Casusluk operasyonu, Can Holding operasyonu, İstanbul Altın Rafinerisi operasyonu, Kapalıçarşı döviz büroları operasyonu, eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı operasyonu ve unutuldu sanılan Paramount Otel operasyonu…
Bu sözler ise Sabah yazarı Mahmut Övür’e…
İki isim de büyük gümbürtü kopardıkları Akın Gürlek merkezli operasyonların ardından bol keseden atmıştı.
Sonuçta ne mi oldu?
Cihan Ekşioğlu Paramount’tan, Turgay Ciner de “kara para” operasyonundan paçasını sıyırdı.
Geriye yandaşların büyük sözleri ve hayal dünyaları kaldı.
Benzer bir duruma düşen Cem Küçük’ün dramına da dün soL’da işaret etmiştik.
Sonuç olarak ne yandaşlar ne de AKP sanıldığı kadar güçlü değil, mesele bu iddiaya ve önümüzdeki dönem iktidarın olası saldırıları girişimlerine teslim olmamakta…
Akın Gürlek’e ilk hedefini tarif ettiler: Her şey o kadar kolay olmayabilir… 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-02-13 09:12:47 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku


