• News
  • Investigations
  • Online Store IUSTITIA
  • Real Estate agency
  • Petar Nizamov
  • Fitness & Wellness coach
  • Food Delivery
  • Charcoal retail
  • Firewood Wholesale
  • Charcoal Wholesale
  • Web Development agency
четвъртък, октомври 29, 2026
Social icon element need JNews Essential plugin to be activated.
Лого на сайт за разследваща журналистика и задълбочени публикации по теми от обществен интерес
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас
No Result
View All Result
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас
No Result
View All Result
Лого на медия за разследваща журналистика с публикации, анализи и документирани материали от обществен интерес
No Result
View All Result

Tarımda yeni bir kırılmanın eşiğinde 2025

Петър Низамов Petar Nizamov by Петър Низамов Petar Nizamov
декември 8, 2025
in 2025, Analizler, Dünya Haberleri, Soruşturmalar, Türkiye Bugün - Türkiye'den Haberler
0
Derinlemesine araştırmalar, kamu yararına konular, haberler ve seçilmiş gazetecilik raporları sunan araştırmacı gazetecilik web sitesi

Araştırmacı gazetecilik makaleleri ve gazetecilik yayınlarından bir seçki. Görsel, web sitesinin araştırmacı gazeteciliğe ve kamu yararını ilgilendiren konulara odaklandığını vurgulamaktadır.

iustitia.bg

Türkiye tarımı 2000 yılında IMF-DB programına teslim olduktan sonra çeyrek yüzyıl geçti. Uluslararası girdi ve gıda tekelleri ve onların yerli işbirlikçileri muratlarına ermiş olabilirler; ama geride bıraktıkları enkazın belini doğrultabilmesi artık günümüz piyasa koşullarında pek mümkün görünmüyor. Elbette bu teslimiyetin baş siyasi sorumluları iktidarda kaldığı sürece de bir çıkış yolu ufukta gözükmüyor. Bu yazıda tarımın/tarımsal üreticinin tarihsel bir süreç sonunda bugün içine girdiği kritik varoluş eşiğinin kısaca ele alınmasına çalışılıyor.

Tarımda kapitalist gelişmenin evreleri

Tarımda kapitalist gelişmenin Türkiye’deki ilk evresi Osmanlı döneminde yaşanmıştır. Uzun bir zamana yayılmakla birlikte, bu gelişmenin özellikle 19. yüzyılda belirginleştiğini, 20. yüzyıl başlarına kadar da bu birinci evrenin özelliklerinin hem üretim ilişkileri düzleminde pekiştiğini hem de hukuk düzlemindeki dönüşümlerle devam ettiğini görürüz. Bu evrede, tarımda mülkiyet ve üretim ilişkilerinde hızlı değişimler (çiftlikler ekonomisinin yukarıdan ve içeriden dönüşümü), Tanzimat dönemi (1839-1876) reformları ve özellikle 1858 tarihli Arazi Kanunu, meşruti anayasal rejime geçişin getirdiği yeni üstyapı dönüşümleri, demiryollarının ulaşım sistemine dahil olması, Osmanlı borçlarına karşılık tarım gelirlerinin/vergilerinin ipotek edilmesine götüren süreç (Düyun-u Umumiye ve Tütün rejisi) ve bunların sonuçları öne çıkan başlıklardır.

1920-1950 arasındaki yeni Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş süreci her ne kadar tarımda kapitalizmin gelişmesi bakımından ilk bakışta durağan gibi gözükse de aslında bu dönemi tarımda kapitalizmin gelişme tarihi bakımından ikinci evre olarak değerlendirmek için önemli nedenler vardır. Bir kere feodal hukuk normlarından ve feodal mülkiyet ilişkilerinden kapitalist hukuk normlarına geçiş ve feodal rant sağma düzeneklerinin kaldırılması gibi önemli ve hızlı dönüşümler bu dönemde gerçekleşecektir. Burada her ne kadar üst yapıdaki dönüşümler daha hızlı olsa da mülkiyet dönüşümünde de izleyen evrenin hazırlıklarının başladığını söyleyebiliriz. 1924 Anayasası, Aşarın kaldırılması, 1926 Medeni Kanun’u, çeşitli iskan kanunları, mübadele/muhacirlere toprak dağıtımı, 1937 Anayasa değişikliği, gecikmiş bir toprak reformu düzenlemesi olan 1945 tarihli Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’nun etkisiz bir biçimde gündeme girmesi, 1929 Krizinde ve II. Dünya Savaşı yıllarında tarımsal üreticinin büyük kayıpları, Toprak Mahsulleri Vergisi (1944-46) ile aşara geçici dönüşün amaçlananın tersine küçük çiftçiyi vurması, bu koşullarda 1946’da çok partili rejime geçişin bir siyasi deprem yaratması gibi önemli kırılma noktaları 1950 sonrasının sınıfsal dinamiklerini hazırlamıştır.

1950-1980 dönemi, Türkiye tarımında kapitalizmin gelişmesinin üçüncü evresi olarak nitelendirilebilir. Bu dönemde tarıma kapitalizmin girişinin artık üretim altyapısıyla ilgili fiziki unsurları da hayli birikmiştir: Mekanizasyon ile toprak açmaların büyük ve kapitalist çiftçiler lehine önemli mülkiyet dönüşümü sonuçlarının olması, siyasi dönüşümün tarımdaki mülkiyet/üretim ilişkilerinin yeni biçimler almasını kolaylaştırması, sınai girdi kullanımının çeşitlenmesi ve yayılması, tarımsal işletmelerin yer yer yoğunlaşmasına eşlik eden ve doğurganlık patlaması ve miras hukukuyla beslenen genelde bir parçalanma/ufalanma sürecinin tarımdaki kapitalist tahribatın zıt etkileri olarak sahneye çıkması, tarımda mülksüzleşme ve proleterleşmenin daha önce görülmedik düzeylere çıkması, nüfus artışına kırsal göç/hızlı bir kentleşme ve görece hızlanan bir sanayileşmenin eşlik etmesi, kırsal ve tarımsal nüfusun dönem sonunda hızlı bir gerileme sürecine girmesi bu dönemin öne çıkan gelişmelerindendir.

1950-1980 döneminde iç veya dış dinamiklerin belirleyiciliği yer değiştirebilmektedir. 1963 sonrasındaki planlı kalkınmaya dönüş döneminde ithal ikameci bir sanayileşme modeliyle iç dinamiklere ağırlık kazandırmaya çalışılmaktadır. Bu arada siyasetin köylüye dönük popülist politikaları bu döneme de damgasını vuracak ve devlet tarımsal desteklemeler yoluyla tarımın göreli konumunu korumada önemli bir rol üstlenecektir.

Dördüncü evre olarak adlandıracağımız 1980-2000 dönemi, IMF/DB politikalarının 24 Ocak 1980 Kararlarından başlamak üzere önemli dönüştürücü etkenler olarak devreye girdiği dönemdir. Dış dinamiklerin belirleyici etken olarak öne çıktığı bu dönem aslında Türkiye tarımında 21. yüzyıl dönüşümlerinin kuluçka evresi olarak da dikkate alınmalıdır. Esasen bu evrede dünyada da emperyalizmin tahakkümü altında belirlenen “Üçüncü Gıda Rejimi” geçerli olacak, bu bağlamda Dünya Ticaret Örgütü çerçevesinde oluşturulan bir “Tarım Anlaşması” 1995 sonrasında gelişmiş ülkelerin tarım tekellerinin müdahale aracı olarak özellikle çevre ülkelere dayatılmaya çalışılacak, bu Anlaşmaya tepkiler büyüdükçe ikili/çoklu anlaşmalarla ve IMF/DB programlarıyla arka kapıdan devreye sokulacaktır. Türkiye tarımı da 2000 yılından itibaren uluslararası finans kuruluşları tarafından bu çıkmaz sokağa tüm gövdesiyle itilecektir. Gerçi 24 Ocak Kararları yani IMF’nin ilk büyük dönüştürme programıyla birlikte başlattığımız dördüncü evreyi 2000 sonrasındaki altüst oluş dönemiyle birleştirmek mümkündür. Ancak tarım söz konusu olduğunda 2000 programı çok daha radikal olduğu için bir ayırım yapılması anlamsız değildir.

Dünya Bankası gözetiminde tarımın yeniden yapılandırılması

Her ne kadar tüm ayrıntıları 9 Aralık 1999’da IMF’nin dikte ettiği Niyet Mektubu içinde yer alsa da Tarımda Reform Uygulama Programı (TRUP) denilen yapısal dönüştürme programı Dünya Bankası marifetiyle yürütülecektir. Bundan sonrası da zaten IMF/DB gözetiminde (2000-2008 programı altında) tarımda yapısal dönüşümlerin uluslararası gıda ve girdi tekellerinin çıkarları doğrultusunda iyice hızlandırılacağı ve dışa bağımlılığın iyice pekiştirileceği yeni bir çeyrek yüzyıla açılacak veya tarımda kapitalist gelişmenin daha belirgin biçimde dıştan güdümlü olarak belirlendiği bir beşinci evreye geçilmiş olacaktır.

Yapısal dönüşümler bağlamında KİT’lerin özelleştirilmesi dayatması da en çok tarımı ilgilendirecektir. Çünkü tarıma girdi (gübre, yem, ilaç, tohum, damızlık) üreten, kredi desteği veren ve tarımsal desteklemede rol oynayan KİT’lerin ve Tarım Satış Kooperatif Birliklerinin (TSKB) hepsi topun ağzına konulacaktır.

Tarıma ilişkin daha hızlı bir altüst oluş ise, tüm destekleri ikame etmesi öngörülen bir Doğrudan Gelir Desteği’nin (DGD) henüz 2000’de bir pilot uygulamayla başlatılıp 2001’den itibaren de tüm ülkeyi kapsaması olacaktır. DGD modeli, tüm desteklerin tasfiye edilip yerine sisteme kayıtlı çiftçilere geçici bir doğrudan gelir desteği verilmesi anlamına geliyordu. Mülkiyet esaslı olduğu için, birçok çiftçi destekleme dışına itiliyordu. Ayrıca büyük işletme sahipleri kollanmış olduğu için tarımdaki eşitsizlikleri pekiştirici, üst sınırı (200 dönüm ve sonradan 500 dönümü) aşan büyük mülkiyetleri resmen veya hülle yoluyla parçalayıcı etkiler taşıyan bir destekleme modeli dünyada örneği görülmemiş bir hız ve yaygınlıkta Türkiye laboratuvarında uygulanmış oluyordu. Öyle ki, henüz 2002 yılında DGD ödemelerinin toplam destek harcamaları içindeki payı yüzde 69 oranına ulaşmıştı ve bu pay 2003’te rekor düzey olan yüzde 81’e kadar çıkacaktı! Uygulama 2008 yılında sonlandırılacak ama bu arada yürürlükteki destekleme modelinin tahrip edilmesi görevi “başarıyla” tamamlanmış olacaktır. Tarıma böylesine geniş kapsamlı ve hızlı bir müdahale dünyanın hiçbir ülkesine daha önce dayatılamamıştı. (Meksika’da DGD uygulaması çok daha dar kapsamlı olarak uygulanabilmişti).

Uygulanan “destek aşındırıcı” programın en yıkıcı ve kalıcı etkisi ise, tarıma dönük desteklerin köklü bir biçimde daraltılması olacaktır. 2006 yılında AKP’nin IMF gözetiminde çıkardığı Tarım Kanunu, sözde “tarımsal destekler GSYH’nin yüzde 1’inden az olamaz” alt limitini koyarak desteklerin sürmesini güvenceye alır gibiydi ama aslında bunun bir üst limit olduğu kısa sürede anlaşılacaktır. İlk yıllarda bu oranın yarısı civarında bir destek bütçesi ayrılırken, son yıllarda bu destek binde 2 dolaylarına gerileyecektir! Ancak bundan daha anlamlı bir oranlama, tarımsal desteklerin tarımsal katma değer içindeki payıdır. Buradan bakıldığında tarımsal desteklerin tarımsal katma değere göre oranı 2020’de yüzde 6,2 gibi zaten çok düşük bir düzeyden, 2021’de yüzde 5,7’ye ve izleyen yıllarda yüzde 3’ler platosuna (2024’te yüzde 3,5’e) gerilediği görülecektir. Oysa bu oran, bize “tarımsal destekleri düşürün” dayatmasında bulunan gelişmiş ülkelerde yüzde 40-50 düzeylerindedir!

Tarımsal üretici böylece AKP döneminde desteklerden önemli ölçüde yoksun bırakılarak bankaların insafına terkedilecek, tarım sektörü girdiler yanında nihai tarımsal ürünler bakımından da net ithalatçı durumuna sokulacaktır. Çiftçi borçları 2025’te 1,2 trilyon liraya dayanacak ve bu da çiftçinin üretim araçlarını yitirdiği bir mülksüzleşme kapanına götürecektir.

Henüz programın erken döneminde, DGD’nin de hızlandırıcı etkisiyle, üç milyonu aşkın tarımsal üretici tarımdan kopmuştu. Bugün çiftçilerin yaş ortalamasının 57’yi aşması, tarım-dışı ücretli işler peşinde koşan çiftçi çocuklarını tarımda tutmanın iyice zorlaşması, tarımda çalışanların/ kırsalda yaşayanların sosyal güvenlik ve kamu hizmetlerine erişim koşullarının bir türlü yeterli düzeylere gelememesi, üreticinin maliyetlerini bile karşılayamayan piyasa koşullarında üretime zorlanması, tarım ve çiftçi açısından tam bir geleceksizlik senaryosudur.

Aynı çerçevede 2001’den itibaren 3 milyon hektarı (30 milyon dönümü) aşan miktarda bir tarımsal alanın -gene DGD uygulamasının arzulanan sonuçlarından biri olarak- üretim dışında bırakılması ve mevcut “girdi maliyetleri > üreticinin eline geçen fiyatlar” dengesizliği ortamında bu sorunun giderek büyüyecek olması gibi nedenlerle işlenen tarımsal toprakların bugünkü düzeyini bile korumak zorlaşacaktır.

İşlenmeyen arazilere el koyma düzenlemesi

2025 yılında başlatılan bir uygulamayla 2 yıldır ekilmeyen tarım alanlarının mülkiyet sahibinin rızası aranmaksızın kiraya verilmesi gibi bir Osmanlı feodal Ortaçağ pratiğine dönüş hamlesi ise hem bir çaresizliğe hem de büyük kapitalist işletmeciliğin teşvikine bahane üretme aklına denk düşmektedir. AKP iktidarı 2005 tarihli 5403 sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu”nun 8K Maddesine 23/3/2023’te ek fıkralar eklemişti; 22 Ağustos 2024 tarihli “İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik” yoluyla bu düzenlemenin uygulamaya geçirilmek istenmektedir. Bu konuda daha önce ayrıntılı olarak 27 Ağustos tarihli soL Haber’de yazmıştım. Aynı konu, Korkut Boratav anısına düzenlenen sempozyumda 6 Aralık’ta benim yönettiğim oturumda Selma Değirmenci ve Fuat Ercan hocaların iyi hazırlanmış ortak bildirisiyle de tartışmaya açıldı. Orada söylediklerimi de buraya nakledeyim.

Üretimden kaçışın çok çeşitli ekonomik-toplumsal-hukuksal-demografik nedenlerinin olduğu bir ortamda palyatif önlemlerle tarımda arz açığına çare bulunamaz. Sorunu yaratanlardan soruna çözüm bulması da beklenemez. İktidar kanadı, toprağın parçalanmasına götüren demografik ve hukuksal (miras hukuku) sorunlara çözüm üretemezken, arazi toplulaştırılması uygulaması da kaplumbağa hızıyla ilerlerken, soruna savunmasız tarımsal mülkiyet sahipleri üzerinden kolaycı çözüm üretmeye çalışmak çare olmaz. Kaldı ki düzenlemenin keyfiliklere açık hükümleriyle AKP tarzı rant ve yandaş sermaye/yabancı sermaye kollama önceliklerinin devrede olma olasılığı yeni sorunlar yaratacaktır.

Daha önemlisi şudur: İktidar çevreleri, tarımın/tarımsal üretimin terk edilmesinde ikinci bir patlama yaşanmakta olduğunun ve bunun girdi ve ürün piyasalarının oligopol/oligopson koşullarında çifte kıskaca alınan çiftçiyi -küçük/orta/büyük çiftçi farkı dahi olmaksızın- iyice tükenişe götürdüğünün farkında olmalıdır. Tarımsal üretimdeki gerileme (2025 üçüncü çeyrekte -12,7 düzeyinde!) sadece geçici iklim koşullarının sonucu sayılamaz. Bunun önü alınmazsa -ki böyle bir niyet yoktur- kırdaki/tarımdaki boşalma bugüne kadar olduğundan çok daha vahim boyutlara ve hızlara varabilecektir. Bu, yeni bir kırılmanın eşiğinde olduğumuzun da göstergesidir.

Bu durum kırsal göç gibi daha önce yaşanmış süreçlerden tamamen farklıdır. Hatta 2000-2005 döneminde IMF/DB programının ilk sarsıcı etkileriyle çiftçi ve işlenen alan hacmindeki hızlı daralma sürecinden de farklıdır. Artık daha kalıcı bir “toprağı / tarımsal faaliyeti terk etme” eşiğine gelinmiş görünmektedir. Siyasi iktidarın ve dış akıl hocalarının bu durumu çok umursadıkları söylenemez. Hatta büyük sermayenin tarıma girişini kolaylaştırıcı olması bakımından hayırhah görüldüğü bile söylenebilir. Gerçi bunun çok ciddi bir emek gücü eksikliğiyle birlikte nasıl çalışacağı sorulabilir ama Ortadoğu’dan alınan göçlerle ve aşırı mekanizasyonla bunun üstesinden gelinebileceği varsayılıyorsa eğer, bunun da çıkmaz sokak olacağı yakında fark edilecektir.

Tarımda yeni bir kırılmanın eşiğinde 2025 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-12-08 22:14:29 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku

Previous Post

Șeful Pentagonului se contrazice: În 2016 cerea refuzarea ordinelor „ilegale”, acum îi numește „josnici” pe cei care spun același lucru 2025

Next Post

Projekt budżetu obronnego USA dobry dla Polski – ogranicza możliwość wycofania wojsk z Europy 2025

Next Post
Strona internetowa dziennikarstwa śledczego zawierająca pogłębione śledztwa, historie dotyczące interesu publicznego, wiadomości i wybrane reportaże dziennikarskie

Projekt budżetu obronnego USA dobry dla Polski – ogranicza możliwość wycofania wojsk z Europy 2025

Вашият коментар Отказ

Вашият имейл адрес няма да бъде публикуван. Задължителните полета са отбелязани с *

Search / Търси в сайта

No Result
View All Result
гугъл новини, гоогле новини, гугъл нюз, гъгъл нюз, google news, news google, google.bg, news.google.bg, Юстиция, новини, последното, най-важното, видео, телевизия, радио, Новини, петър низамов

Последни публикации

  • رئيس مجلس أمناء متاحف قطر تفتتح معرض "قوارب تلوح من الأفق البعيد: إرث الخزف الصيني عبر البحار" 2026
  • U Izraelu se sutra posle mnogo godina održavaju ključni izbori: Evo šta je ulog i šta morate da znate 2026
  • Πέθανε ο εμβληματικός ηθοποιός του Σταρ Τρεκ Γουόλτερ Κένινγκ 2026
  • Rönesans Rezidans davasında duruşma ertelendi 2026
  • Utku Çakırözer, gazeteci İsmail Arı’yı cezaevinde ziyaret etti: ‘İsmail yerde yatıyor’ 2026
  • “Neomalësorja erdhi nga hiçi dhe iku…”- Eksperti i sigurisë për protestën: Antifa nuk ka për qëllim të fitojnë pushtet në Europë, por synon destabilitetin! 2026
  • Ανοδική πορεία για Τσιτσιπά και Σάκκαρη – Νέο ρεκόρ για τον Σακελλαρίδη 2026
  • Sokol Kushta, emri shqiptar në historinë e “Topit të Artë” 2026
  • Города Украины готовятся к круговой обороне: Зеленский подписал указ 2026
  • وزير التجارة والصناعة يفتتح النسخة السابعة من معرض "ابنِ بيتك 2026" 2026
  • Schulprotest: Frankreichs Regierung geht auf Forderungen ein 2026
  • „Rendkívül kínos és politikailag elfogadhatatlan” – Trumpnak kampányolt az Audi-vezér, össztűz alá került Németországban 2026
  • Colau pide por carta a Feijóo, Sánchez y Abascal que se comprometan a no usar la IA de manera „vejatoria“ en campaña 2026
  • DNEVNIK POČEO ISPRIKOM Javni servis godinama nije ispunjavao funkciju. Prešućivalo se, zatvarale su se oči, informiralo se jednostrano 2026
  • Osman Korkut Kanadoğlu’na baro genel kurulundaki konuşması nedeniyle soruşturma 2026
  • Klarna: Clareza nas finanças pessoais traz mais bem-estar do que o nível de rendimento 2026
  • Microsoft’tan 60 bin çalışana tazminat teklifi 2026
  • Wolff, Marko’nun Russell yorumuna karşı çıktı 2026
  • Армия РФ продвинулась на юге и востоке Украины — DeepState 2026
  • Több mint 2 millióan látták már: különleges immerzív fényshow költözik a Bakáts téri templomba 2026
  • V Citypark ta četrtek prihajajo nastopajoči iz oddaje America’s Got Talent 2026
  • Pester počitniški teden v ALEJI: dirkaški spektakel, Gozd strahov in dogajanje v Planetu Lollipop 2026
  • انطلاق أعمال الاجتماع الثامن للمديرين العامين للطيران المدني في الشرق الأوسط 2026
  • Pizza Fan: Ποιος «σφύριξε» τον φορολογικό έλεγχο; Στο μικροσκόπιο υπάλληλοι της ΑΑΔΕ 2026
  • Mekke İttifakı’nın İran görüşmesinden tek cümlelik sonuç bildirisi: ‘Görüşmelere devam’ kararı 2026
  • El desfile de Halloween Arts in the Dark regresa con 100,000 asistentes 2026
  • Новооткрит императорски надпис свидетелства за престижа на Акве калиде в древността 2026
  • Kako se koža menja nakon menopauze? 5 stvari koje treba da znate 2026
  • Galp caiu mais de 10% e arrastou PSI para terreno negativo em contraciclo com Europa 2026
  • ASELSAN’ın yeni nesil güdüm kiti F-16’dan başarıyla ateşlendi 2026
  • JESEN U METKOVIĆU Berba mandarina jedan od najvećih aduta u posezoni doline Neretve 2026
  • Može li život bez dece biti potpun? Odgovor ruši jedno od najdubljih društvenih uverenja 2026
  • Újjáépíti Hitler leégett Sasfészkét, amit a hétvégén gyújtottak fel 2026
  • Új közéleti klub indul Vácon – Szűcs Gábor lesz a Váci Patrióta Klub első vendége 2026
  • ЕК договори споразумение с TEMU 2026
  • Avusturya’daki Mason Localarının Kuralları Gündemde 2026
  • Rückruf-Ticker: Vor diesen Lebensmitteln und Produkten wird aktuell gewarnt 2026
  • Antradienio „Gimtasis Rokiškis“ 2026
  • Чоловіку, який під час конфлікту у Києві застрелив хлопця, оголосили підозру 2026
  • Bogdan Chmielewski: PSFCU ma także misję społeczną 2026
  • CHP’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Gürsel Tekin’den dikkat çeken açıklama 2026
  • Szentendre’s Japanese Garden Reopens After Major Renovation 2026
  • “Havia o receio de poder escapar ao controle nacional a única refinaria que temos”, diz Governo 2026
  • Nem Orbán az első magyar politikus, akit hírbe hoznak az ENSZ-főtitkársággal 2026
  • Gereken son onay da geldi: Mısır Meclisi’nden Sisi’ye Suudi Arabistan’a asker gönderme yetkisi 2026
  • Περί αρχείου 2026
  • Где в Европе самые дорогие и самые дешевые продукты: место Украины в рейтинге 2026
  • Бургас събира 63 творци от България и Турция в международна изложба в галерия Богориди 2026
  • Бургас се сбогува с изтъкнатия музикален педагог Бисерка Граматикова 2026
  • Кремљ го поддржува Вучиќ и покрај изборниот пораз, студентската победа ја загрижува Москва 2026
  • КЗП предупреждава: Вълна от фалшиви оферти и измами при онлайн пазаруването 2026
  • Od jutri nižje cene bencina ter višje cene dizla in kurilnega olja 2026
  • TEŠKA NESREĆA Potonula naftna platforma, jedna osoba poginula, među nestalima i Hrvat 2026
  • Yeşilay’dan yeni rapor! Bağımlılığın görünmeyen yüzünü ele aldılar 2026
  • Зеленски: Украина е подготвена да ја прошири соработката со Србија 2026
  • TREĆI RIZLINGFEST U novom prostoru na vinskom festivalu predstavit će se tridesetak vinarija 2026
  • BM Komisyonu: Gazze’de soykırım sürüyor 2026
  • Полицијата уапси 15-годишник за пукањето во близина на стадионот во Флорида во кое беа повредени 12 лица 2026
  • Ebola-Patientin von Nigeria in die Schweiz evakuiert 2026
  • Wall Street abre no verde em semana de decisões na Fed 2026
  •  رئيس مجلس أمناء متاحف قطر تعلن تأسيس مجلس قطر للأزياء والحرف 2026
  • Ενδιάμεσες εκλογές ΗΠΑ: Τα «σύννεφα» στις Ρεπουμπλικανικές πολιτείες, το ελληνικό ενδιαφέρον και το «all in» των Δημοκρατικών 2026
  • Srbija: Rekordna udeležba, poraz Vučića in “študentska” zmaga z nejasnim vodstvom 2026
  • Dos magistrados, contra el portazo del Constitucional al voto de la ley de nietos: „Un caso clave para nuestra historia“ 2026
  • Dabartinis Klaipėdos rajono vadovas B. Markauskas kandidatuos į mero postą 2026
  • Ukrajna egy héttel hamarabb ültetné tárgyalóasztalhoz az oroszokat Abu-Dzabiban 2026
  • Feijóo y Abascal pactan en el Senado que Vox se retire en seis provincias y el PP en tres 2026
  • Po podaljšanju glasovanja sporna zmaga socialista Lule, Janša: “Povsod isti volilni triki in manipulacije komijev.” 2026
  • Nematomas pavojus nosiaryklėje: kaip vienas skiepas gali išgelbėti nuo komplikacijų 2026
  • New transit agency’s power could change neighborhoods 2026
  • Росіяни вдарили по Ясногірці: загинула людина, серед поранених – підлітка 2026
  • Nisu krokodilske suze vec krokodilski efekat. Najobičniju kombinaciju podiže za sekund – hit jeseni 2026. 2026
  • Nida Seramik’te 150’ye yakın işçi aylardır maaşsız: Fabrika durdu, muhatap ortada yok 2026
  • Hungarian Charity Launches Fundraiser for Christian Victims of Jordanian Terror Attack 2026
  • Какие повреждения после ударов ВСУ получили российские заводы „Энергия“, „Тольяттикаучук“ и „Протон-Электротекс“ 2026
  • Η Masdar διευρύνει το χαρτοφυλάκιό της στην Ελλάδα με μεγάλη εξαγορά φωτοβολταϊκού έργου 2026
  • Skoraj 150 tujcev prijetih zaradi nezakonitega prestopa meje 2026
  • Išgelbėti gyvybę žmogui galime išmokti kiekvienas 2026
  • Komandai pergalė, žiūrovams – finalo ketvertas 2026
  • Студентите пријавуваат неправилности на испити, лоши услови во домовите и доцнење на стипендиите 2026
  • Zelensky: I bëra tre propozime Trumpit për të ndaluar sulmet ndaj rafinerive ruse, ai nuk iu përgjigj asnjërës prej tyre 2026
  • Brasil resiste a la ola ultra: qué significa la victoria de Lula para su país y más allá 2026
  • «Питер Граймс» Бриттена в Израильской опере: человек против города 2026
  • The Latest: Blanche says Trump isn’t trying to meddle with Alaska election by suing over Senate race 2026
  • Öğrenciler kazandı, Vučić’in partisi muhalefete düştü 2026
  • AEP leva à Alemanha 15 empresas ligadas à indústria automóvel 2026
  • LJUDI, UTJEŠITE JU Jelena Karleuša u suzama: Doživjela slom zbog Vučića pa napala Hrvata! 2026
  • Hungarians Embrace AI for Financial Advice but Still Prefer Human Guidance 2026
  • Da li je Dara Bubamara potvrdila da NE VOLI “kad miriše ruzmarin”? Na mrežama kruži izjava, direktna je! 2026
  • Çin’in planındaki Türkiye detayı! Krize karşı önlem alıyorlar 2026
  • Украинский вратарь Лунин установил рекорд Эль-Класико и получил похвалу от Моуринью 2026
  • Spieler des Tages in Lünen: Vierer-, Dreier- und Doppelpacker 2026
  • Pizza Fan και «Χωριάτικο»: Δεσμεύτηκαν περιουσίες και τραπεζικοί λογαριασμοί – Τι ισχύει για τους εργαζόμενους 2026
  • Orbán 2018-ban: A bürokraták, néhány, otthon megbukott és aztán így az ENSZ-be ejtőernyőzött politikus szeretné folytatni a politikai pályáját 2026
  • Voto por correo para las elecciones 2026: cómo solicitarlo, requisitos, fechas y plazos 2026
  • Livestream execution plans may pushed more Americans to rethink death penalty 2026
  • Η μεγάλη ώρα έφτασε: Κέιν, Εμπαπέ και Γιαμάλ διεκδικούν τη «Χρυσή Μπάλα» 2026
  • Lula’nın ikinci turda geri dönüşü: Brezilya’da emekçileri ne bekliyor, sorunlar nasıl çözülecek? 2026
  • Music fans rally to support Dean Schlabowske of Waco Brothers after leukemia diagnosis 2026
  • Dear Abby: Mom isn’t keen on walk down memory lane with son 2026

[contact-form-7 id=“45ced39″ title=“Contact form 1″]

  • За Нас – агенция за разследваща журналистика ЮСТИЦИЯ – Бургас, България
  • Рекламирайте с ЮСТИЦИЯ
  • Прозрачно управление
  • Докладване на проблем
  • Условия за ползване
  • Защита на данните
  • Правила на форума
  • Политика за бисквитките
  • Екип
  • Помощ
  • Карта на сайта
  • Статистика
  • Реклама
  • Контакти
  • Етичен кодекс на българските медии
  • RSS емисия
  • Често задавани въпроси (FAQ)
  • Задайте въпрос във форума
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Езици

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

This website uses cookies. By continuing to use this website you are giving consent to cookies being used. Visit our Privacy and Cookie Policy.