• News
  • Investigations
  • Online Store IUSTITIA
  • Real Estate agency
  • Petar Nizamov
  • Fitness & Wellness coach
  • Food Delivery
  • Charcoal retail
  • Firewood Wholesale
  • Charcoal Wholesale
  • Web Development agency
петък, октомври 30, 2026
Social icon element need JNews Essential plugin to be activated.
Лого на сайт за разследваща журналистика и задълбочени публикации по теми от обществен интерес
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас
No Result
View All Result
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас
No Result
View All Result
Лого на медия за разследваща журналистика с публикации, анализи и документирани материали от обществен интерес
No Result
View All Result

Universitas ve çile 2026

Юстиция Иванова by Юстиция Иванова
януари 11, 2026
in 2025, Analizler, Dünya Haberleri, Soruşturmalar, Türkiye Bugün - Türkiye'den Haberler
0
Derinlemesine araştırmalar, kamu yararına konular, haberler ve seçilmiş gazetecilik raporları sunan araştırmacı gazetecilik web sitesi

Araştırmacı gazetecilik makaleleri ve gazetecilik yayınlarından bir seçki. Görsel, web sitesinin araştırmacı gazeteciliğe ve kamu yararını ilgilendiren konulara odaklandığını vurgulamaktadır.

iustitia.bg

Her şeyin içi boşalıyor, her şey karşı konulmaz bir hızla anlamsızlaşıyor. Marx ve Engels kapitalizm devrimci bir süreç içinde doğarken, “Katı olan her şey buharlaşıyor” demişlerdi. Yenisini kurmak için eskisini bir hışımla yıkarak yenisine alan açmak anlamına geliyordu. Eskisinden temizlenen alana yenisi kurulacaktı, şiddet dolu ve insani maliyeti de olan bir süreçti; ama tarihsel ve toplumsal açıdan sağlıklıydı. Çünkü neredeyse bin yıldır kriz içinde olan bir yapı kesilip atılıyordu.

Bugün ise uzun çürüme dönemindeyiz. Katı olan her şey çürüyor. Çürüme anlamsızlaşma, işlevsizleşme, umutsuzluk kaynağı haline gelme anlamına geliyor. Kurumlar, devletler, doğa, aile, kültürel ve siyasal üstyapıya ait her unsur, sınıflar, uluslar, ahlak, tarih, insan ve toplum; her şey külliyen çürüyor. Bunlara üniversite dediğimiz kurum da dahil; sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada çürüyor. Kapitalizm çürüyerek ve daha da önemlisi çürüterek yaşamını uzatıyor. Bu defa farklı, gerçekten korkutucu derecede farklı.

Üretim tarzları silsilesinde devrimci değişimler sağlıklı dönüşümlerdi. Bir yapı kendi içinde kendisini başka bir yapıya dönüştürecek tohumları da barındırırdı. Bir noktada, bileşik bir nedenler kümesi sayesinde, eskiyen ve krize giren yapı yerini bir daha ileri daha umutlu yapıya bırakırdı. Süreç şiddetle işlerdi ama bu dönüşümler insanlığın uzun macerasında zamanı kısaltan, mekanı aydınlatan ve insanı büyüten devrimlerdi. Bugün böyle bir dönüşüm söz konusu değil, sadece çürüyor. Değdiği, hükmettiği her şeyi de birlikte çürütüyor. Üniversiteler de dahil.

Yazıya başlarken genel olarak sol ve aydın çevrelere hakim bir inanışa karşı çıkarak başlayalım. Üniversiteler yapıları ve işlevleri gereği ilerici kurumlar değildirler. Tam tersine tarihleri boyunca ve doğum şartları itibariyle oldukça gerici kurumlardır. Dinsel kurumlardan, ve genellikle hakim egemen gücün beratıyla doğmuşlardır. İçine doğdukları toplumların sınıfsal, hukuki, askeri ve siyasal hiyerarşilerini payandalamak, o sömürgen hiyerarşileri aklamak ve meşru kılmak amacıyla tesis edilmişlerdir. Çok uzun bir süre egemen sınıfların üyelerinin eğitim kurumları olageldiler. Hatta çok uzun bir süre çalışan, sömürülen sınıfların acılarını, çilesini hissedemeyecek kadar uzaktılar çalışan sınıflara. Fransız üniversitelerinin Büyük Fransız Devrimi sırasındaki tavırları oldukça karşı-devrimciydi. Anlı şanlı Oxford Üniversitesi İngiliz Devrimi (1640-1648) sırasında apaçık bir şekilde kralcıydı. Bolşevikler Çarlıktan kalan akademik yapıları baştan aşağı temizlemek zorunda kaldılar. Kemalist Devrimciler gericileşen ve işbirlikçileşen İstanbul’daki akademik yapıları ya tasfiye ettiler (Darülfünun) ya da devrimci Ankara’ya taşıtarak yapısını kökten bir şekilde değiştirdiler (Mülkiye). Kısacası üniversite tarihsel olarak gerici bir kurum olageldi. “İlericilik” ona dışarıdan dayatıldı. Hocaları ve öğrencileri ilericileştikçe Üniversite de ilericileşti.

Bu gericilik seddi ve inadı tarihteki iki büyük olayla birlikte bir dereceye kadar aşıldı. Birincisi; işçi sınıfının burjuva demokrasisini gerçek anlamda yarattığı mücadele döneminin sonunda emekçiler lehine hayata geçirilen eğitim reformları üniversiter yapının kapısını çalışan sınıfların çocuklarına da açtı. Bu çok uzun bir mücadele gerektirdi ve asıl meyvesini II. Dünya Savaşı’nın sonrasında verdi. Keynesyen/Kalkınmacı dönemde (ki aslında sermayenin çıkarlarıyla da uyumuydu) üniversitelerde hem öğrenci hem de (daha yavaş bir hızla olsa da) hoca taifesi içinde halk çocuklarının sayısı artmaya başladı. 

Bugünkü “özgür ve ilerici üniversite” mitini yaratan ikinci unsur ise 1960’larda ve 1970’lerde, dünyanın en tutucu üniversiteleri de dahil, üniversiter yapıya solun, özelde ise Marksizmin egemen olmasıydı. Kısacası kurumsal yapısından ve varoluşundan gelen bir şey değildi “ilericilik”. Ancak 60’lar ve 70’lerdeki müdahale ve yeniden yapılandırma o kadar güçlüymüş ki bugün çürüyen kurumsal yapısı bile hala o günlerden bazı unsurları barındırmaktadır. 

Ana mevzuya geçmeden önce eğitimin kapitalizmdeki çelişik işlevlerinden de bahsetmek gerekiyor. Ana işlevlerinden ilki burjuva devimlerinin ve burjuva aydınlanmasının bakiyesidir. Malum Aydınlanmacı filozoflar eğitimin karanlığı ve hurafeyi yok edeceğine inandılar. Burjuvazinin siyasal devrimleri eğitiminin aydınlanmacı işlevinin amaç setini büyüterek “vatandaş” ya da “yurttaş” kimliğinin, ve hatta benliğinin yaratılmasını da eğitimin görev listesine ekledi. Kısacası kendine güvenen, sorgulayan, eleştirel bakış açısına sahip, verilen her şeyi kabul etmeyen ve özbenliğine özsaygısı olan yetişkin adaylarını yetiştirmek ilk temel amaç haline geldi. Ancak bu, ikinci temel amaçla her daim çatışır durumda kaldı. İkinci temel amaç ise sermaye birikiminin gerekliliklerinden kaynaklandı. Emek gücünün niteliklerinin sermaye birikiminin acil gereklilikleri ölçüsünde geliştirilmesi, iş ve çalışma disiplinine uyumun öğretilmesi, yaratıcılığın ticari değer yaratma amacına hizmet etmesi; tüm bunlar ikinci temel işlevi tanımlar hale geldiler. Daha açık ifadeyle sermaye birikimi için nitelikli işgücünün yetiştirilmesi ikinci temel işlev oldu. Bunun birinciyle çatışacağı çok açıktı. Üniversitelerin kapitalizm altındaki dramı bu ikisinin bitmeyen çatışması tarafından yaratıldı. Sermayenin 1980’lerin başında başlayan uzun karşı hücumunda ikincisi çok baskın hale geldi. Birincisi ise neredeyse unutturuldu. Universitas’taki çürüme tam da böyle başladı.

Sorun sadece YÖK değildi, elbette ki o da bütüncül sorunun bir parçasıydı. Ama genel olarak sermayenin rejimi üniversitelerde çok uzun yıllardır yukarıda bahsedilen ikinci eğilimin daha baskın gelmesi için tüm yasal ve ekonomik zemini hazırladı. Yükseköğretim açıkça sermayenin talanına açıldı. Çoğu merdiven altı dershanelerden ileri olmayan çok sayıda özel üniversite sökün etti. Bunların arasında ayrıcalıklı olanlar, büyük sermaye gruplarıyla aynı adı taşıyanlar bağımlı sömürge haline gelmiş bir ülkede sömürgeci güçlerin özel kolejlerine benzemeye başladılar. Kamu üniversitelerinin de sayısı bir tür patlama gösterdi. Tüm bu süreç boyunca müfredat çeşitli ulusal ve uluslararası çıpalar (örneğin Bologna Süreci gibi) aracılığıyla sermayenin işgücü piyasalarından taleplerine uygun hale getirildi. Özel üniversiteler fahiş fiyatlarla görece hali vakti yerinde emekçi katmanlarının çocuklarına iğdiş edilmiş bir yükseköğretim satmaya başladı. Daha da fahiş fiyatlar koyan ayrıcalıklı özel üniversiteler en zeki çocukları bünyelerinde toplayarak onlara ve ailelerine büyük sermaye ile erken bir kontrat imzalama şansı tanımış oldular. Yetenekli, zeki, nitelikli çocukların gelecekteki emeğine erkenden el koymanın en iyi yolu buydu.

Kamu üniversiteleri mi? Onları daha acıklı bir yola mahkum ettiler. Sayıları hızla arttırıldı ve üniversiter eğitim bu hızlı sayı artışıyla birlikte değersizleşti. Bir yerlerde demiştik, AKP iktidarı sermayenin çıplak iktidarıdır diye. Kapitalizmin en baskın eğilimlerinden biridir çoğaltarak değersizleştirmek. AKP sermaye adına bu adımı büyük bir hünerle attı, üstelik sadece üniversiter eğitim alanında da değil. Baro sayısını arttırarak baro örgütlenmesini, çoklu sendika üyeliğine izin vererek sendika üyeliğini değersizleştirdi. Bilgiyi sermayeleştirebilen nitelikli ve teknik işgücüne yönelik programların sayısını hızla arttırarak bu mesleklere sahip nitelikli emekçilerin ücretleri üzerinde büyük baskı kurdu. Artık ne mühendisler, ne doktorlar, ne de avukatlar eskisi kadar pazarlık gücüne sahipler. AKP süreci maharetle yönetti.

Dahası üniversite sistemini hem budadı hem de sadakatle kendisine bağlama yolunu seçti. Rektörlük emekli vekillerin emekliliklerini keyifle geçirecekleri makama dönüştü. Üniversiteleri sanayi ile işbirliğine zorladılar ve böylece üniversite kampüslerinin bir bölümü özel sermaye tarafından ele geçirildi (teknokentler…). Bunlara ek olarak KHK’lar ve diğer idari işlemlerle akademisyen kadrosu ayıklanmaya ve temizlenmeye çalışıldı. Kamu üniversiteleri kamusal fonlardan vazgeçerek proje fonlarına başvurmaya itildi. Öğrenciler her türden demokratik kendini ifade etme ve örgütlenme hakkından mahrum bırakıldılar. Tüm bunlar aslında çok uzunca bir süredir, yukarıda verilen işlevlerden ikincisi birincisine galebe çalsın diye işletilen tarihsel süreci hızlandırdılar. Böylece üniversite sistemle birlikte çürüyen bir kuruma dönüştü.

Böylece umut yaratan, emekçi çocuklarına sınıf atlama şansı verecek bir kurum olmaktan çıktı, umutsuzluk kaynağı haline geldi. Bu gelişme Türkiye kapitalizminin yapısal çürümesinden kaynaklanan başka sorunlarıyla birleşince ortaya umutsuz, geleceksiz bir gençlik çıktı. Bugün Türkiye’de milyonlarca genç ne istihdamda ne eğitimde, kayıp bir şekilde evde oturmaktadır (onlara ev genci deniliyor). Bu ortamda üniversite öğrencisi umudu olmayan ve gelecek kaygısı içinde düşmüş, baskıdan bunalmış bir bireye dönüştü.

Nereden mi biliyoruz? Gördüğümüz, bilfiil yaşadığımız için biliyoruz. Herkes biliyor, istatistikler biliyor, sermaye biliyor, AKP biliyor, biz biliyoruz. Ancak bilmek kanıksamak anlamına da geliyor. Arada bir birilerinin bize yeniden hem de çarpıcı bir şekilde hatırlatması gerekiyor. Nitekim Eğitim Sen Ankara 5 Nolu Üniversiteler Şubesi’nin ağırlıklı olarak Ankara’da okuyan 279 öğrenci ile yaptığı ve sonuçları Eylül 2024’te Üniversite Öğrencilerinin Sorunları Araştırması başlığıyla kamuoyu ile paylaşılan anketin sonuçları kanıksadığımız bazı olguları bize yeniden hatırlatarak hayırlı bir şey yapmaktadırlar.

Anketin sonuçları gerçekten ürkütücü. Ankete katılan 279 kişilik grup kamu üniversitelerinde okuyan öğrencilerden oluşmuş. Ağırlıklı olarak Ankara Üniversitesi ve ODTÜ temsil edilmektedir örneklemde. Öncelikle 279 öğrencinin %70’i emekçi katmanlarından (emekçi, emekli, işsiz) gelmektedir. Emekçilerin çocukları ankete göre üniversite yaşamından ve eğitiminden çok umutsuzlar. Sonuçlardan bahsedeceğiz ama öğrencilerin ekserisi kendi ailesinin alt-orta ile orta sınıflar içinde olduğunu ifade etmiş. Bu “orta sınıf” terimine karşı olduğumuzu daha önce yazmıştık. “Orta”da bulunduklarına inanmak bir yerde rahatlatıcıdır herhalde, “bizden kötüsü de var” demenin bir yoludur. Yoksa “orta” sınıf, tabaka; her ne ise “bizden daha iyisi de var”ı ima etmemektedir.

Anket sonuçlarına devam edelim. Çarpıcı bir olgu ile karşılaşıyoruz. Kadın öğrencilerin %40,9’u erkek öğrencilerin ise %59,1’i çalıştıklarını beyan etmişler. Bir hoca olarak ben de yıllar içinde dışarıda çalışma eğiliminin giderek güçlendiğini fark ediyordum, ama bu oranlar çok yüksek. Kaygı vericidir.

Üniversite eğitiminin bir gencin yaşamında çok önemli bir yeri var kuşkusuz. Aile baskısından, orta ve ilköğretimden alışkın olduğumuz baskıdan kurtulduğu, azade olduğu, kendi kişiliğini bulduğu, en azından beklenti olarak kendini özgürce geliştirdiği bir zaman dilimidir üniversite eğitimi dönemi. Diğer yandan da hüzünlü bir dönemdir, sermayenin işgücü piyasaların katılmadan önceki son özgürlük tınısıdır. Bunu bile yaşayamadıkları, çalışmak zorunda kaldıkları gözlemlenmektedir. Üzücüdür. Çok acayip bir sistemi tesis ettiler; çocuklar çocukluklarını yaşayamadan gençleşiyorlar; gençler ise gençliklerini yaşayamadan ihtiyarlıyorlar.

Barınma ile ilgili soruya ise ağırlıklı olarak devlet yurtları cevabı gelmiş ama oran sadece %37,5. Özel yurtlar ise %17,2 ile üçüncü en yüksek oranlı cevap. Aileyle birlikte kalma oranı ise %32,3. Aileyle birlikte kalma oranın giderek arttığı dile getirilmişti; diğer bir ifadeyle üniversiteler, kendilerine kayıt olan öğrencilerin geldikleri yer itibariyle, giderek lokalize olmaktalar. Yani aileler artık uzaktaki başka bir kente yollayamıyorlar çocuklarını, görünen o. Başka bir şehirde, hele hele büyük ve pahalı bir şehirde okutacak halleri yok emekçi hanelerin. Devletin sağladığı yurt olanaklarının sınırlı olduğu ortadadır.

Genel ekonomik sorunlar başlığı altında ise yaşadıkları ekonomik sorunlar sorulmuş gençlere. %67,8’i yeterli burs olanağının olmadığını, %57,8’i aylık gelirinin masraflarına yetmediğini, %48,9’u sağlıklı beslenemediğini, %47,8’i sinema, tiyatro, konser gibi kültürel etkinliklere paraları olmadığı için katılamadıklarını, %40’ı paraları olmadığı ve şehirlerarası ulaşım pahalı olduğu için memlekete gidemediğini ve %36,7’si ise yeterli yarı zamanlı iş imkanı olmadığını belirtmiş. En büyük ortak sorun olarak ise %73,3 ile gelecekte iş bulma konusundaki umutsuzluk belirtilmiş. Anlaşılan paraları, sinemaları, tiyatroları, aile tatilleri, sağlıklı gıdaları, kalacak ev veya yurtları yok. En kötüsü umutları yok.

Beslenme sorununa geri dönelim, daha da vahim bir manzara var ortada. %32’si okulda çıkan yemeğin fiyatının bile yüksek olduğunu, %38’i evden yemek götürdüğünü belirtmiş. Berbat okul yemekleri bile pahalı gelmekte anlaşılan. %70’i en az bir öğünü atlıyormuş, %56’sı ise bazı günlerde yemek yemiyormuş. Yazdıkça üzülmek ve sinirlenmek böyle olsa gerek. Gencecik insanlar, gelişme çağındalar ve beslenemiyorlar. Ondan sonra da Türkiye Yüzyılı… Burada keselim. Daha da vahim sonuçlar var, ama…

Görüldüğü gibi üniversite artık umut yaratmıyor, ortam yaratmıyor, sınıf atlatmıyor, iş bulma şansı yaratmıyor, besleyemiyor, barındıramıyor, güvende hissettiremiyor, sesini kesiyor, işten atıyor, soruşturma açıyor, anlamı olmayan diplomalar veriyor, ve en önemlisi çürüyor. İçinde yeni bir üniversiter yapının kurulacağı yeni bir toplum tek çözümdür.

Universitas ve çile 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-01-11 23:18:24 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku

Previous Post

Proteste im Iran: Aktivisten prangern „Massaker“ an – Regierung ruft zu Gegenkundgebungen auf 2026

Next Post

Emperyalist terörizm 2026

Next Post
Emperyalist terörizm 2026

Emperyalist terörizm 2026

Вашият коментар Отказ

Вашият имейл адрес няма да бъде публикуван. Задължителните полета са отбелязани с *

Search / Търси в сайта

No Result
View All Result
гугъл новини, гоогле новини, гугъл нюз, гъгъл нюз, google news, news google, google.bg, news.google.bg, Юстиция, новини, последното, най-важното, видео, телевизия, радио, Новини, петър низамов

Последни публикации

  • رئيس مجلس أمناء متاحف قطر تفتتح معرض "قوارب تلوح من الأفق البعيد: إرث الخزف الصيني عبر البحار" 2026
  • U Izraelu se sutra posle mnogo godina održavaju ključni izbori: Evo šta je ulog i šta morate da znate 2026
  • Πέθανε ο εμβληματικός ηθοποιός του Σταρ Τρεκ Γουόλτερ Κένινγκ 2026
  • Rönesans Rezidans davasında duruşma ertelendi 2026
  • Utku Çakırözer, gazeteci İsmail Arı’yı cezaevinde ziyaret etti: ‘İsmail yerde yatıyor’ 2026
  • “Neomalësorja erdhi nga hiçi dhe iku…”- Eksperti i sigurisë për protestën: Antifa nuk ka për qëllim të fitojnë pushtet në Europë, por synon destabilitetin! 2026
  • Ανοδική πορεία για Τσιτσιπά και Σάκκαρη – Νέο ρεκόρ για τον Σακελλαρίδη 2026
  • Sokol Kushta, emri shqiptar në historinë e “Topit të Artë” 2026
  • Города Украины готовятся к круговой обороне: Зеленский подписал указ 2026
  • وزير التجارة والصناعة يفتتح النسخة السابعة من معرض "ابنِ بيتك 2026" 2026
  • Schulprotest: Frankreichs Regierung geht auf Forderungen ein 2026
  • „Rendkívül kínos és politikailag elfogadhatatlan” – Trumpnak kampányolt az Audi-vezér, össztűz alá került Németországban 2026
  • Colau pide por carta a Feijóo, Sánchez y Abascal que se comprometan a no usar la IA de manera „vejatoria“ en campaña 2026
  • DNEVNIK POČEO ISPRIKOM Javni servis godinama nije ispunjavao funkciju. Prešućivalo se, zatvarale su se oči, informiralo se jednostrano 2026
  • Osman Korkut Kanadoğlu’na baro genel kurulundaki konuşması nedeniyle soruşturma 2026
  • Klarna: Clareza nas finanças pessoais traz mais bem-estar do que o nível de rendimento 2026
  • Microsoft’tan 60 bin çalışana tazminat teklifi 2026
  • Wolff, Marko’nun Russell yorumuna karşı çıktı 2026
  • Армия РФ продвинулась на юге и востоке Украины — DeepState 2026
  • Több mint 2 millióan látták már: különleges immerzív fényshow költözik a Bakáts téri templomba 2026
  • V Citypark ta četrtek prihajajo nastopajoči iz oddaje America’s Got Talent 2026
  • Pester počitniški teden v ALEJI: dirkaški spektakel, Gozd strahov in dogajanje v Planetu Lollipop 2026
  • انطلاق أعمال الاجتماع الثامن للمديرين العامين للطيران المدني في الشرق الأوسط 2026
  • Pizza Fan: Ποιος «σφύριξε» τον φορολογικό έλεγχο; Στο μικροσκόπιο υπάλληλοι της ΑΑΔΕ 2026
  • Mekke İttifakı’nın İran görüşmesinden tek cümlelik sonuç bildirisi: ‘Görüşmelere devam’ kararı 2026
  • El desfile de Halloween Arts in the Dark regresa con 100,000 asistentes 2026
  • Новооткрит императорски надпис свидетелства за престижа на Акве калиде в древността 2026
  • Kako se koža menja nakon menopauze? 5 stvari koje treba da znate 2026
  • Galp caiu mais de 10% e arrastou PSI para terreno negativo em contraciclo com Europa 2026
  • ASELSAN’ın yeni nesil güdüm kiti F-16’dan başarıyla ateşlendi 2026
  • JESEN U METKOVIĆU Berba mandarina jedan od najvećih aduta u posezoni doline Neretve 2026
  • Može li život bez dece biti potpun? Odgovor ruši jedno od najdubljih društvenih uverenja 2026
  • Újjáépíti Hitler leégett Sasfészkét, amit a hétvégén gyújtottak fel 2026
  • Új közéleti klub indul Vácon – Szűcs Gábor lesz a Váci Patrióta Klub első vendége 2026
  • ЕК договори споразумение с TEMU 2026
  • Avusturya’daki Mason Localarının Kuralları Gündemde 2026
  • Rückruf-Ticker: Vor diesen Lebensmitteln und Produkten wird aktuell gewarnt 2026
  • Antradienio „Gimtasis Rokiškis“ 2026
  • Чоловіку, який під час конфлікту у Києві застрелив хлопця, оголосили підозру 2026
  • Bogdan Chmielewski: PSFCU ma także misję społeczną 2026
  • CHP’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Gürsel Tekin’den dikkat çeken açıklama 2026
  • Szentendre’s Japanese Garden Reopens After Major Renovation 2026
  • “Havia o receio de poder escapar ao controle nacional a única refinaria que temos”, diz Governo 2026
  • Nem Orbán az első magyar politikus, akit hírbe hoznak az ENSZ-főtitkársággal 2026
  • Gereken son onay da geldi: Mısır Meclisi’nden Sisi’ye Suudi Arabistan’a asker gönderme yetkisi 2026
  • Περί αρχείου 2026
  • Где в Европе самые дорогие и самые дешевые продукты: место Украины в рейтинге 2026
  • Бургас събира 63 творци от България и Турция в международна изложба в галерия Богориди 2026
  • Бургас се сбогува с изтъкнатия музикален педагог Бисерка Граматикова 2026
  • Кремљ го поддржува Вучиќ и покрај изборниот пораз, студентската победа ја загрижува Москва 2026
  • КЗП предупреждава: Вълна от фалшиви оферти и измами при онлайн пазаруването 2026
  • Od jutri nižje cene bencina ter višje cene dizla in kurilnega olja 2026
  • TEŠKA NESREĆA Potonula naftna platforma, jedna osoba poginula, među nestalima i Hrvat 2026
  • Yeşilay’dan yeni rapor! Bağımlılığın görünmeyen yüzünü ele aldılar 2026
  • Зеленски: Украина е подготвена да ја прошири соработката со Србија 2026
  • TREĆI RIZLINGFEST U novom prostoru na vinskom festivalu predstavit će se tridesetak vinarija 2026
  • BM Komisyonu: Gazze’de soykırım sürüyor 2026
  • Полицијата уапси 15-годишник за пукањето во близина на стадионот во Флорида во кое беа повредени 12 лица 2026
  • Ebola-Patientin von Nigeria in die Schweiz evakuiert 2026
  • Wall Street abre no verde em semana de decisões na Fed 2026
  •  رئيس مجلس أمناء متاحف قطر تعلن تأسيس مجلس قطر للأزياء والحرف 2026
  • Ενδιάμεσες εκλογές ΗΠΑ: Τα «σύννεφα» στις Ρεπουμπλικανικές πολιτείες, το ελληνικό ενδιαφέρον και το «all in» των Δημοκρατικών 2026
  • Srbija: Rekordna udeležba, poraz Vučića in “študentska” zmaga z nejasnim vodstvom 2026
  • Dos magistrados, contra el portazo del Constitucional al voto de la ley de nietos: „Un caso clave para nuestra historia“ 2026
  • Dabartinis Klaipėdos rajono vadovas B. Markauskas kandidatuos į mero postą 2026
  • Ukrajna egy héttel hamarabb ültetné tárgyalóasztalhoz az oroszokat Abu-Dzabiban 2026
  • Feijóo y Abascal pactan en el Senado que Vox se retire en seis provincias y el PP en tres 2026
  • Po podaljšanju glasovanja sporna zmaga socialista Lule, Janša: “Povsod isti volilni triki in manipulacije komijev.” 2026
  • Nematomas pavojus nosiaryklėje: kaip vienas skiepas gali išgelbėti nuo komplikacijų 2026
  • New transit agency’s power could change neighborhoods 2026
  • Росіяни вдарили по Ясногірці: загинула людина, серед поранених – підлітка 2026
  • Nisu krokodilske suze vec krokodilski efekat. Najobičniju kombinaciju podiže za sekund – hit jeseni 2026. 2026
  • Nida Seramik’te 150’ye yakın işçi aylardır maaşsız: Fabrika durdu, muhatap ortada yok 2026
  • Hungarian Charity Launches Fundraiser for Christian Victims of Jordanian Terror Attack 2026
  • Какие повреждения после ударов ВСУ получили российские заводы „Энергия“, „Тольяттикаучук“ и „Протон-Электротекс“ 2026
  • Η Masdar διευρύνει το χαρτοφυλάκιό της στην Ελλάδα με μεγάλη εξαγορά φωτοβολταϊκού έργου 2026
  • Skoraj 150 tujcev prijetih zaradi nezakonitega prestopa meje 2026
  • Išgelbėti gyvybę žmogui galime išmokti kiekvienas 2026
  • Komandai pergalė, žiūrovams – finalo ketvertas 2026
  • Студентите пријавуваат неправилности на испити, лоши услови во домовите и доцнење на стипендиите 2026
  • Zelensky: I bëra tre propozime Trumpit për të ndaluar sulmet ndaj rafinerive ruse, ai nuk iu përgjigj asnjërës prej tyre 2026
  • Brasil resiste a la ola ultra: qué significa la victoria de Lula para su país y más allá 2026
  • «Питер Граймс» Бриттена в Израильской опере: человек против города 2026
  • The Latest: Blanche says Trump isn’t trying to meddle with Alaska election by suing over Senate race 2026
  • Öğrenciler kazandı, Vučić’in partisi muhalefete düştü 2026
  • AEP leva à Alemanha 15 empresas ligadas à indústria automóvel 2026
  • LJUDI, UTJEŠITE JU Jelena Karleuša u suzama: Doživjela slom zbog Vučića pa napala Hrvata! 2026
  • Hungarians Embrace AI for Financial Advice but Still Prefer Human Guidance 2026
  • Da li je Dara Bubamara potvrdila da NE VOLI “kad miriše ruzmarin”? Na mrežama kruži izjava, direktna je! 2026
  • Çin’in planındaki Türkiye detayı! Krize karşı önlem alıyorlar 2026
  • Украинский вратарь Лунин установил рекорд Эль-Класико и получил похвалу от Моуринью 2026
  • Spieler des Tages in Lünen: Vierer-, Dreier- und Doppelpacker 2026
  • Pizza Fan και «Χωριάτικο»: Δεσμεύτηκαν περιουσίες και τραπεζικοί λογαριασμοί – Τι ισχύει για τους εργαζόμενους 2026
  • Orbán 2018-ban: A bürokraták, néhány, otthon megbukott és aztán így az ENSZ-be ejtőernyőzött politikus szeretné folytatni a politikai pályáját 2026
  • Voto por correo para las elecciones 2026: cómo solicitarlo, requisitos, fechas y plazos 2026
  • Livestream execution plans may pushed more Americans to rethink death penalty 2026
  • Η μεγάλη ώρα έφτασε: Κέιν, Εμπαπέ και Γιαμάλ διεκδικούν τη «Χρυσή Μπάλα» 2026
  • Lula’nın ikinci turda geri dönüşü: Brezilya’da emekçileri ne bekliyor, sorunlar nasıl çözülecek? 2026
  • Music fans rally to support Dean Schlabowske of Waco Brothers after leukemia diagnosis 2026
  • Dear Abby: Mom isn’t keen on walk down memory lane with son 2026

[contact-form-7 id=“45ced39″ title=“Contact form 1″]

  • За Нас – агенция за разследваща журналистика ЮСТИЦИЯ – Бургас, България
  • Рекламирайте с ЮСТИЦИЯ
  • Прозрачно управление
  • Докладване на проблем
  • Условия за ползване
  • Защита на данните
  • Правила на форума
  • Политика за бисквитките
  • Екип
  • Помощ
  • Карта на сайта
  • Статистика
  • Реклама
  • Контакти
  • Етичен кодекс на българските медии
  • RSS емисия
  • Често задавани въпроси (FAQ)
  • Задайте въпрос във форума
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Езици

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • Новини
  • Разследвания
  • Анализи
  • На фокус
  • Проекти
  • Съдебна Система
  • Наука
  • Политика в България
  • Икономика
  • Фитнес
  • Спорт
  • Култура
  • Развлечение
  • Търсачки
  • Предавания
    • Антидемагогия
  • Радио
    • Подкаст Юстиция
  • ЮСТИЦИЯ във ФейсБук
  • Вестник “ЮСТИЦИЯ”
  • Прехода
  • Полезни съвети
  • Книги
  • Женска мода
  • Мъжка мода
  • Контакти
  • Езици
  • Рекламирайте при нас

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

This website uses cookies. By continuing to use this website you are giving consent to cookies being used. Visit our Privacy and Cookie Policy.