iustitia.bg
Ancak BÜ’de kayyımlık rektörle sınırlı kalmadı. Kayyım rektörler, akademik süreçlerle ilgili olan BÜ geleneklerini de YÖK yönetmeliğini de hiçe sayarak, bölümlerin istemediği kişileri paraşütle akademisyen olarak atadılar ve bu tür atamalar devam ediyor. Bu nedenle BÜ’de, kayyım rektörlerin atadığı akademisyenler de, birer kayyım akademisyen oluyor. BÜ’de 1994’ten beri akademik birimlerin yöneticileri seçimle belirlenmişken, seçilmiş kişiler keyfi olarak görevden alınırken, beş yıldır bölüm başkanı ve dekan gibi akademik birim başkanları da paraşütle atanıyor. İlgili birimlerin istemediği bu kişiler de kayyım bölüm başkanı ve kayyım dekan oluyor. Dolayısıyla BÜ akademisyenleri, ilgili birimlerin onayıyla başlatılan akademik ve yasal süreçler sonunda atanan „meşru akademisyenler“ ile meşruluğu sorgulanan „kayyım akademisyenler“ olarak karpuz gibi iki parçaya bölünmüş oluyor.
Ne yazık ki olay bu sıfatlara göre bölünmeyle de sınırlı kalmıyor. Meşru akademisyenlerle ülkenin en başarılı öğrencileri arasından gelen BÜ öğrencileri, beş yıldır özgür ve özerk üniversite isteğiyle, laik ve bilimsel anlayışa, BÜ’ye ve akademik gelenekleriyle ilgili değerlere sahip çıkmaya çalışıyorlar. Bu nedenle kayyım yönetimin yasal mevzuatla ve BÜ’nün gelenekleriyle bağdaşmayan karar ve uygulamalarına karşı çıkıyorlar. Öte yandan kayyım akademisyenler ise „her türlü ahval ve şerait içinde dahi“ kayyım yönetime destek veriyor.
Bu arada meşru akademisyenler, kayyım yönetimin baskıcı ve akademik yükselmelerini engelleyici tutumu nedeniyle ya da emeklilik nedeniyle kurumdan ayrılmak zorunda kalıyor. Meşru akademisyen sayısı azalırken, kayyım akademisyenlerin sayısı giderek artıyor.
BÜ’nün kayyım rektörü Naci İnci’nin 5 yıllık uygulamalarına bakıldığında, rüyasında gördüğü ve BÜ aleyhine olabilecek her şeyi uygulamaya kalktığı anlaşılıyor. Kayyım rektörün son kararı, BÜ’nün ana yerleşkesinde -BÜ’nün ilk kurulduğu yerde- yıllardır var olan öğrenci kulüplerine ait odaları boşaltıp uzaklara bir yere taşımak oluyor. Ne de olsa „Öğrenci kulübü!“ deyip geçmeyin. Bu kulüpler, öğrencilerde değişik alanlarla ilgili merak uyandırıp beceri kazandıran, onlara yaşadıklarını hissettiren ve de bir bakıma üniversiteyi BÜ yapan kuruluşlar.
Kayyım yönetimin keyfi kararlarını, öğrencilerin ve meşru akademisyenlerin karşı çıkacaklarını bile bile aldığı belli oluyor. Bir yandan kulüp binalarına gece yarısı baskın yapıyor. Öte yandan da bu tür uygulamalarını TOMA’lardan ve polisten destek alarak gerçekleştiriyor.
BÜ’deki kayyım yönetim, uygulamaları ile bir işgal kuvvetine benziyor: Neredeyse tüm kararlar öğrencilerin ve meşru akademisyenlerin beklentilerine karşı alınıyor. Öğrencilere ve meşru akademisyenlere her fırsatta orantısız cezalar veriliyor. Kapılar kilitleniyor. Okula giriş-çıkışlar yasaklanıyor. Gerektiğinde tank yerine TOMA’lar, asker yerine çevik kuvvet, silah yerine de duruma göre cop, biber gazı ya da plastik mermi kullanılıyor. Kulüplerin kapatılmasıyla ilgili olarak kayyım rektörün konuştuğu öğrencilerin bu konuşmayı, “Bizi yanına dalga geçilesi bir anlaşma yapmak için çağırmış resmen. ‘Sevr Anlaşması’ gibi bir dayatmadan başka bir şey değil” şeklindeki değerlendirmesi, kayyım yönetimin de kendini işgal kuvveti olarak gördüğünü belli ediyor.
BÜ’de meşru akademisyenlerin yerini adım adım kayyım akademisyenler alıyor. Öğrencilerin en çok gereksinim duyduğu bazı yurtlar, keyfi olarak aniden kapatılıyor. Üniversitenin-kamunun binaları teknoparka dönüştürülerek sermayedara peşkeş çekiliyor. Üniversite, gerici kuruluşların oyun alanına ve zaman zaman da kayyımın girişimiyle savaş alanına dönüştürülüyor. Üniversitenin olmazsa olmaz ana birimlerinden biri olan kütüphane, alternatifi hazırlanmadan yıkılıyor.
BÜ’nün içinde bulunduğu bu durum, Cumhurbaşkanının 7 Ocak 2018 günü, gerici etkinlikleriyle tanınan BÜ Mezunlar Derneği’nin (BÜMED değil, BURA) 14. Genel Kurulu’nda söylediği şu sözleri akla getiriyor: “Bu üniversitemiz açıkçası biraz zayıf kalmıştır. Bu ülke ve milletin değerlerine yaslanamadığı için küresel bir marka haline gelme çabalarında hedeflerine tam manasıyla ulaşamamıştır!” Bu sözleri anımsayınca da, Cumhurbaşkanın BÜ’deki durumdan memnun olduğu için kayyım Naci İnci’yi ikinci kez atadığı akla geliyor.
Geçmişi anımsayınca, ister istemez günümüzün YÖK’ü de akla geliyor. Çünkü YÖK, Anayasal bir kuruluş, AKP’nin bir yan kuruluşu değil. Üstelik Anayasa’nın 130. maddesinde, “Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar” dendiğine göre, YÖK özerk bir kuruluş. Ayrıca Anayasa’nın 131. maddesine göre YÖK’ün kuruluş nedeni, “Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek, bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak.”
1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu da, YÖK’ün gerçekleştirmesi gereken amaç ve ilkeleri belirlemiştir. Örneğin 2547 sayılı yasanın 4. maddesine göre, YÖK öğrencileri, “Atatürk inkılâpları ve ilkeleri doğrultusunda Atatürk milliyetçiliğine bağlı” ve “Hür ve bilimsel düşünce gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı” olarak yetiştirmekle yükümlüdür. 2547 sayılı yasanın 5. maddesine göre YÖK, “yükseköğretim kurumlarının özellikleri, eğitim-öğretim dalları ile amaçları gözetilerek eğitim-öğretimde birlik ilkesini sağlamak” ve “eğitim-öğretim plan ve programları, bilimsel ve teknolojik esaslara, ülke ve yöre ihtiyaçlarına göre kısa ve uzun vadeli olarak hazırlanıp sürekli olarak geliştirme” gibi ilkelere de uymak zorundadır.
BÜ öğrenci ve meşru akademisyenleri üniversiteye sahip çıkmaya çalıştığı için toplum BÜ’de olup bitenlerden haberdar oluyor. Oysa ülkedeki pek çok üniversitede de BÜ’de olanların benzerleri yaşanıyor. Ancak YÖK, BÜ’deki keyfi uygulamalara karışmadığı gibi, diğer üniversitelerdeki keyfi uygulamalara da karışmıyor. Hatta kayyım yönetimin isteğine uyup aniden dekanları görevden alıp yerlerine kayyım dekanlar atıyor. BÜ’nün desteklediği ve YÖK’e başvuran rektör adaylarını görüşmeye bile çağırmıyor.
Bu durum, yükseköğretim sistemimizin, BÜ sorununun ötesinde, bir YÖK sorunuyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Ayrıca bütün dünya BÜ’de ve diğer üniversitelerimizde neler olup bittiğini izlerken, yükseköğretimimizi uluslararasılaştırmak için stratejik belgeler hazırlanması, YÖK’ün kendini, toplumu ve iktidarı kandırma çabasından başka bir anlam taşımıyor.
Yine Boğaziçi Üniversitesi! 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-02-12 22:38:25 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku


