BAKÜ, ANKARA, 04.10.2026-Azerbaycan Cumhurbaşkanı ve Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) Genel Başkanı İlham Aliyev’in 2 Ekim’de Bakü’deki Haydar Aliyev Merkezi’nde düzenlenen YAP 8. Kurultayı’nda yaptığı konuşma, Türkiye’de de geniş yankı uyandırdı. Aliyev, ülkesinin iç ve dış politikasına yönelik dış müdahalelere izin vermeyeceklerini söylerken özellikle “yaşam tarzı”, “bağımsız dış politika” ve savunma harcamaları üzerinde durdu.
Aliyev, Azerbaycan’ın bugün güvenlik ve istikrar içinde yaşadığını, ülke içinde ciddi fiziksel veya ideolojik risk görmediklerini savundu. Risklerin ülke sınırlarının dışında oluştuğunu söyleyen Aliyev, Azerbaycan’ın güçlendikçe ve daha açık bir bağımsız politika izledikçe dış baskıların da artacağını ileri sürdü.
Konuşmanın Türkiye’de en fazla dikkat çeken bölümü ise şu sözler oldu: “Bir darbeye belki iki, beş, on darbeyle karşılık veriyoruz ki herkes yerini bilsin, işlerimize karışmasın, yaşam tarzımıza burnunu sokmasın ve bize yol göstermesin. Herkes kendi halkına ve devletine baksın.
Aliyev bu bölümde herhangi bir ülkenin, hükümetin veya siyasi grubun adını vermedi. Bu nedenle konuşmanın muhatabı konusunda yapılan değerlendirmeler doğrudan Aliyev’in açıklaması değil, medya ve yorumcuların çıkardığı sonuçlara dayanıyor.
“Silahları son mermisine kadar parayla aldık”
Aliyev’in ikinci dikkat çekici çıkışı Karabağ savaşı ve Azerbaycan’ın silahlanmasıyla ilgiliydi. Azerbaycan’ın dış politikada herhangi bir ülkenin himayesine ihtiyaç duymadığını söyleyen Aliyev, ülkesinin geçmişte ihtiyaç duyduğu dönemde yeterli dış destek görmediğini savundu.
Bir milyon mülteci bulunduğu dönemde Azerbaycan’a yardım edilmediğini belirten Aliyev, ülkesinin sahip olduğu silahları da bedelsiz elde etmediğini söyledi. “Ne elde ettiysek paramızla satın aldık” diyen Aliyev, bütün silahların “dünya fiyatları üzerinden, son mermisine kadar” parayla alındığını söyledi. Bazı dönemlerde Azerbaycan’a dünya piyasasının birkaç katı fiyatlarla silah satıldığını da ileri sürdü
Bu sözler Türkiye’de ayrıca dikkat çekti. Çünkü 2020’deki 44 günlük İkinci Karabağ Savaşı sırasında Türkiye’nin siyasi ve diplomatik desteğinin yanı sıra Türk yapımı Bayraktar TB2’lerin Azerbaycan ordusunun savaş kapasitesindeki rolü Türkiye’de uzun süre öne çıkarılmıştı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Temmuz 2024’te İsrail’e yönelik konuşmasında, “Biz nasıl Karabağ’a girdiysek, nasıl Libya’ya girdiysek bunun benzerini aynen onlara da yaparız” demişti. Erdoğan’ın bu cümlesi daha sonra Azerbaycan’da, Karabağ’daki askerî zaferin doğrudan Türkiye’nin askerî müdahalesiyle kazanıldığı izlenimi doğurduğu gerekçesiyle tartışılmıştı. Erdoğan’ın sözlerinin orijinal biçimi Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı kayıtlarında da yer alıyor.
Cumhuriyet’in hatırlattığına göre, o dönemde Azerbaycan devlet gazetesinde yayımlanan bir başyazıda da savaşın Azerbaycan ordusunun zaferi olduğu vurgulanmış ve “Satın aldığımız her mermi, mühimmat ve ekipmanın bedelini ödedik” denilmişti.
Bu tarihsel arka plan nedeniyle Aliyev’in 2 Ekim’de aynı noktayı bu kadar güçlü biçimde yeniden vurgulaması Türkiye’de “Acaba Ankara’ya da mesaj mı veriyor?” sorusunu gündeme taşıdı. Ancak Aliyev konuşmasında Türkiye’ye atıfta bulunmadı.
Başörtüsü tartışması da arka planda
Türkiye’deki yorumların ikinci ayağını Azerbaycan’daki okul kıyafeti tartışması oluşturuyor.
Azerbaycan’da Temmuz 2026’da genel eğitim yasasında değişiklik yapılarak devlet okullarında “millilik ve dünyəvilik”, yani millilik ve laiklik ilkesi daha açık biçimde düzenlendi ve öğrenciler ile eğitim personeli için kıyafet kurallarına uyma yükümlülüğü getirildi.
21 Eylül’de kabul edilen uygulama düzenlemesinde ise belirlenmiş okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve “genel eğitimin laiklik ilkesine uygun olmayan” diğer kıyafet unsurlarına izin verilmeyeceği belirtildi. Resmî metinde “başörtüsü” veya “hicab” kelimesi açıkça geçmiyor. Buna rağmen uygulama Azerbaycan ve Türkiye’de bazı yayınlar tarafından fiilî başörtüsü yasağı olarak yorumlandı.
Türkiye’de muhafazakâr çevrelerin tepkisi bununla da kalmadı. İstanbul’daki Azerbaycan Konsolosluğu önünde 3 Ekim’de Özgür-Der’in çağrısıyla protesto düzenlendi; göstericiler “Azerbaycan’da hicab yasağına hayır” ve “Azerbaycan’a 28 Şubat gelmesin” yazılı pankartlar taşıdı.
Bu nedenle Aliyev’in bir gün önce kurultayda kullandığı “yaşam tarzımıza burnunu sokmasınlar” ve “bize yol göstermesinler” ifadeleri Türkiye’deki başörtüsü eleştirileriyle de ilişkilendirildi.
İsrail ilişkileri de tartışmanın parçası
Bir diğer arka plan Azerbaycan-İsrail ilişkileri. Bakü ile Tel Aviv arasındaki yakın siyasi, askerî ve enerji ilişkileri Türkiye’de özellikle İran-İsrail gerilimleri sırasında daha fazla tartışılmaya başladı.
Mart 2026’da Türkiye’de sosyal medyada Azerbaycan’ın İran’a karşı İsrail’e destek verdiği yönünde suçlamalar yükselince Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olağanüstü sayılabilecek bir açıklama yaptı. Başkanlık, Azerbaycan’a yönelik “maksadını aşan eleştiri, dezenformasyon ve provokasyon içeren paylaşımlar” bulunduğunu belirterek Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin “Tek Millet, İki Devlet” anlayışıyla sürdürüldüğünü vurguladı.
Azerbaycan yönetimi de topraklarının İran’a karşı İsrail’in askerî veya istihbarat faaliyetleri için kullanıldığı iddialarını resmen reddetti. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Haziran ayında bu yöndeki iddiaları “tamamen temelsiz” olarak nitelendirdi ve ülke topraklarının üçüncü bir devlete karşı kullanılmasına hiçbir zaman izin verilmediğini açıkladı.
Bu nedenle Aliyev’in “dış politikamız yabancı etkilerinden arındırılmış olmalı” ve “kimsenin himayesine ihtiyacımız yok” sözleri yalnız Türkiye bağlamında değil, İran, Rusya ve Batılı ülkelerle ilişkiler bağlamında da okunuyor.
Azerbaycan medyası nasıl verdi?
Azerbaycan’daki büyük haber kuruluşlarının ilk haberlerinde Türkiye vurgusu dikkat çekmiyor. Devlet haber ajansı AZƏRTAC, Aliyev’in konuşmasını geniş biçimde ve doğrudan yayımladı; “yaşam tarzımıza burnunu sokmasınlar” bölümünün kime yönelik olduğuna ilişkin bir ülke adı vermedi. Report.az da haberi “İlham Aliyev: Kimse bize yol göstermesin, herkes kendi halkına ve devletine baksın” başlığıyla aktardı.
Trend ise konuşmanın silahlarla ilgili bölümünü ayrı haber yaptı ve “Silahlar dünya fiyatlarıyla, son mermisine kadar parayla alındı” sözünü öne çıkardı. Haberde de Türkiye’nin bu açıklamanın hedefi olduğuna yönelik bir yorum yer almadı.
Azerbaycan medyasında daha sonra ortaya çıkan yorumlarda ise “Türkiye’ye mesaj” tezine açıkça karşı çıkanlar oldu. Yeni Çağ’da 4 Ekim’de yayımlanan bir analiz, Aliyev’in sözlerinin Türkiye’ye mal edilmesinin yanlış olduğunu savundu ve sert mesajların İran başta olmak üzere başka bölgesel aktörlerle yaşanan gerilim çerçevesinde okunması gerektiğini ileri sürdü.
Kısacası Azerbaycan ana akımındaki ilk çerçeve, “Türkiye’ye rest” şeklinde kurulmadı. Daha çok egemenlik, bağımsız dış politika, güvenlik ve dış müdahaleye karşı duruş öne çıkarıldı.
AKP’ye yakın medya nasıl verdi?
Türkiye’de hükümete yakın ve muhafazakâr medya ise ilginç biçimde aynı çizgide buluşmadı.
Haber7 konuşmayı doğrudan “Aliyev’den İran ve Rusya’ya mesaj: Herkes yerini bilsin” başlığıyla yayımladı. Haberde Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini hedef alan girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı; “Silahları kendi paramızla aldık” sözlerinin özellikle Rusya’ya, “Herkes yerini bilsin, işlerimize karışmasın” çıkışının ise İran’a yönelik olduğu değerlendirmesine yer verildi.
Yeni Akit ise aynı konuşmayı bambaşka şekilde okudu. Gazete 2 Ekim’de “Türk kamuoyundan tepki sesleri yükseliyordu: Aliyev’den şok eden sözler” başlığını kullandı. Haberde Azerbaycan’ın İsrail’le yakın ilişkileri ve okullardaki başörtüsü tartışması nedeniyle Türkiye’den yükselen eleştiriler hatırlatıldı ve Aliyev’in sözlerinin bu eleştirilere cevap olarak yorumlandığı açıkça yazıldı.
Yeni Akit zaten konuşmadan hemen önce Azerbaycan’daki okul kıyafeti uygulamasını çok sert biçimde eleştirmişti. 29 Eylül’de “28 Şubat, dost sandığımız ülkede hortladı” başlığını kullanan gazete, 1 Ekim’deki bir köşe yazısında da gelişmeleri “kardeş Azerbaycan’ın 28 Şubat süreci” olarak tanımlamıştı
Türkiye Gazetesi de 29 Eylül’de okul uygulamasını “Azerbaycan’da başörtüsü krizi! 28 Şubat günlerini hatırlatan görüntüler” başlığıyla haberleştirmişti.
Dolayısıyla “AKP’ye yakın medya Aliyev’in sözlerini tek biçimde yorumladı” demek mümkün değil. Aynı siyasi-medya çevresi içinde dahi iki açık okuma ortaya çıktı: Bir tarafta Haber7 gibi sözleri İran ve Rusya’ya yönelten yayınlar, diğer tarafta Yeni Akit gibi bunları Türkiye’den yükselen başörtüsü ve İsrail eleştirilerine cevap olarak görenler.
Türkiye bağlantısı neden kuruluyor?
Aliyev konuşmasında Türkiye’nin adını vermedi. Ancak sözlerin zamanlaması, Türkiye’de son haftalarda Azerbaycan üzerinden yürütülen bazı tartışmalarla çakışıyor. Bunların başında Azerbaycan’daki okul kıyafeti düzenlemesinin Türkiye’de bazı muhafazakâr çevreler tarafından “başörtüsü yasağı” olarak eleştirilmesi, Bakü’nün İsrail’le yakın ilişkilerine yönelik tepkiler ve 2020 Karabağ Savaşı’nda Türkiye’nin rolünün zaman zaman Azerbaycan’daki askerî zaferin önüne geçirilerek anlatılması geliyor.
Bu nedenle Aliyev’in “Kimse yaşam tarzımıza burnunu sokmasın”, “Dış politikamızı bağımsız biçimde belirleriz” ve “Silahlarımızı son mermisine kadar kendi paramızla aldık” sözleri, yalnız genel bir egemenlik vurgusu olarak değil, Türkiye’den gelen bazı eleştiri ve yorumlara da dolaylı bir cevap olarak okunuyor.
Özellikle “silahları kendi paramızla aldık” cümlesi, Karabağ zaferinin zaman zaman Türkiye’nin askerî desteği üzerinden anlatılmasına karşı Azerbaycan’da daha önce de dile getirilen hassasiyetle örtüşüyor. “Yaşam tarzımıza karışmayın” çıkışı ise okul kıyafeti ve başörtüsü tartışmalarının hemen ardından gelmesi nedeniyle Türkiye’deki bazı çevrelere mesaj olarak yorumlanıyor.
Bununla birlikte Aliyev’in konuşmasında Türkiye’ye yönelik açık bir suçlama veya doğrudan bir gönderme bulunmuyor. Aynı sözler İran, Rusya veya Azerbaycan’ın iç ve dış politikasına müdahil olmaya çalışan diğer aktörlere yönelik daha geniş bir mesajın parçası olarak da değerlendirilebilir. Bu nedenle en doğru ifade, Türkiye’nin doğrudan hedef ilan edildiği değil, Türkiye’deki bazı tartışmaların da Aliyev’in sözlerinin muhatapları arasında görülmüş olabileceğidir.
Azerbaycan’dan resmî yalanlama gelmedi
Aliyev’in sözlerinin Türkiye’ye yönelik olduğu yorumlarına karşı Bakü yönetiminden şu ana kadar açık bir resmî yalanlama yapılmadı. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı ve resmî haber kaynakları konuşmayı genel olarak bağımsız dış politika, egemenlik ve dış müdahaleye karşı duruş çerçevesinde verdi; Türkiye’yi muhatap olarak göstermedi. Buna karşılık Azerbaycan medyasındaki bazı yorumlarda, sözlerin Türkiye’ye bağlanmasının yanlış olduğu ve asıl mesajın özellikle İran’a ve Azerbaycan’ın iç ve dış politikasına müdahil olmaya çalışan çevrelere yönelik bulunduğu savunuldu.
Bakü-Ankara ilişkilerinin resmî çizgisinde de bu tartışmaya rağmen bir değişiklik görünmüyor. Aliyev ile Erdoğan’ın 1 Eylül’deki görüşmesinde ilişkiler “kardeşlik ve stratejik ittifak” temelinde tanımlanmış, iki ülkenin “tek millet, iki devlet” anlayışıyla hareket ettiği vurgulanmıştı.
Kaynaklar: AZƏRTAC, Report.az, Trend, Cumhuriyet, Haber7, Yeni Akit, Yeni Çağ, Türkiye Gazetesi, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı ve Eğitim Bakanlığı resmî kayıtları, Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı.
Der Beitrag Aliyev’den Bağımsızlık ve Yaşam Tarzı Vurgusu erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
Aliyev’den Bağımsızlık ve Yaşam Tarzı Vurgusu 2026
IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-10-05 07:16:10
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.
