
Haber Merkezi
10 Ekim Gar Katliamı davasında 16 sanık yönünden ayrılan dosyanın duruşmasında, Suriye’de yakalandıktan sonra Türkiye’ye getirilen IŞİD’li sanık Ömer Deniz Dündar ikinci kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Suriye ve Irak’ta bulunan ve Türkiye’ye getirildiği iddia edilen firari sanık Savaş Yıldız’ın MİT ve Emniyet’ten sorulmasına, sanık Dündar’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
10 Ekim Gar Katliamı davasında 16 sanık yönünden ayrılan dosyanın görülmesine Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce devam edildi.
Duruşmaya katliamda yakınlarını kaybedenler, çeşitli siyasi partilerin temsilcileri ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ve üyesi katıldı.
ANKA‘dan Esra Tokat’ın haberine göre duruşmaya değişen heyet ile devam edildi. Böylece 10 Ekim Gar Katliamı davasını toplam dört heyet görmüş oldu.
‘Yüzlerce klasörlük bir dosyayı size özetlemek isteriz’
Mağdur ailelerin avukatlarından İlke Işık, „Önümüzdeki ay bu katliamın 11. yılı olacak. Bu da 11 yıldır devam eden en büyük kitlesel katliamın yargılaması demek. Ankara’nın orta yerinde ülkemin en büyük katliamı gerçekleşti. Kurtulanlar ‘iyi ki kurtulduk’ diyemedi. 103 insanın hayatını kaybettiği ve 500’den fazla insanın yaralandığı ve binlerce insanın tanıklık ettiği bir katliam 10 Ekim. Yüzlerce klasörlük bir dosyayı size özetlemek isteriz” dedi.
Işık, o dönem yaşananları anlatarak, “IŞİD 2015’te katliamlarına başladı. 10 Ekim 2015 günü barış ve demokrasi isteyen insanlar katledildi” dedi. Işık, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun katliam hakkında „O dönem hakkında konuşursam yer yerinden oynar“ dediğini, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın “O dönem, 10 Ekim günü biz ne olduğunu biliyoruz, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da biliyor” dediğini, dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise „Bana Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun anlattıklarını anlatmaya devlet terbiyem müsaade etmez“ dediğini aktardı.
Bu isimlerin mahkemeye çağrılarak dinlenmesini istediklerini belirten Işık, „Tüm taleplerimiz reddedildi. 10 yıl boyunca biz bu taleplerimizden vazgeçmedik. Her celse bu katliamın nasıl gerçekleşebildiğinin aydınlatılması için taleplerde bulunduk“ diye konuştu.
Sadece soL Haber’de yer alan bu haberleri desteklemek, güç vermek için tüm okurlarımızı soL Haber’e abone olmaya davet ediyoruz.
‘Emniyet’in ihmaline ilişkin müfettiş raporu sansürlenerek gönderildi’
Davanın 36 sanıkla açıldığını ve 10 sanığa 101 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiğini belirten Işık, „Bu kadar kolay mıydı Ankara’nın ortasında IŞİD’in katliam yapması“ dedi.
Avukat İlke Işık, müfettiş raporlarına ve istihbarata rağmen Ankara Emniyeti’nin önlem almadığını ifade ederek, „Müfettişler soruşturma açılsın diyor ama soruşturma açılmadı. Raporun tamamına ulaşamadık, ulaşmak için idare mahkemesine başvurduk. Mahkeme ‘tabii göndersinler’ dedi. Bize rapor sansürlenerek gönderildi. Neden sansürlendi? Neler saklandı“ ifadelerini kullandı.
‘Meğer sekiz klasör daha varmış savcıların odalarında çıktı’
Dosyanın iddianamesini yazan savcıların delil sakladığını öne süren Işık, “Meğer sekiz klasör daha varmış odalarında çıktı. Delil saklamak suçtur ancak haklarında bir işlem yapılmadı” diye konuştu. Yakup Şahin’in katliamın kilit isimlerinden biri olduğunu belirten Işık, Şahin’in canlı bombacılara eskortluk yaptığını, Gaziantep’te bir rezidanstan çıktıklarını, karayoluyla Ankara’ya geldiklerini ve bomba yeleklerini giydiklerini söyledi.
Işık, katliamdan 10 gün önce Şahin’in bir gübreciden yüklü miktarda amonyum nitrat aldığını, gübrecinin şüphelenerek ihbarda bulunduğunu, ancak Gaziantep Emniyeti’nin Şahin’i gözaltına almadığını belirterek, „Yakup Şahin yakalansaydı bomba malzemeleri alınmazdı ve bu katliam olmazdı“ dedi.
‘Bir kamu görevlisi bile yargılanmadı’
Katliam sırasında alanda gaz kullanıldığını da belirten Işık, gaz kullanılması nedeniyle yaralılara zamanında müdahale edilmediğinin raporlandığını ve bu polis memurları hakkında da işlem yapılmadığını söyledi.
Avukat İlke Işık, „Özetle Ankara’nın orta yerinde bir katliam gerçekleşiyor ve biz tüm sorumluların yargılanmasını istiyoruz. Ama bugüne kadar bir kamu görevlisi bile yargılanmadı. Bu çok politik, siyasi bir katliamdır. Bu katliamın siyasi sorumluları da vardır. Sadece adalet istiyoruz, bu kadar basit. Bu görevin yerine getirilmesini istiyoruz. Bütün deliller bu katliamın tek sorumlusunun IŞİD’liler olmadığını gösteriyor“ ifadelerini kullandı.
‘Sanıklar insanlığa karşı suçtan yargılanmalı’
Mağdur ailelerin bir diğer avukatı Senem Doğanoğlu, sanıkların insanlığa karşı suçtan yargılanması gerektiğini belirterek, „IŞİD’liler dini saik güdüyorsa eğer ve bunun sonucunda da kitlesel katliamlar yapıyorsa insanlığa karşı suç işlenmiştir denildi ve 2024 yılına kadar Erman Ekinci nezdinde sanıkların bu suçtan da yargılanması istendi. Ancak 2024 yılında bu suçtan beraat kararı verildi“ dedi.
Mağdur ailelerin avukatlarından Eylem Sarıoğlu Aslandoğan da tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar’ın yalnızca terör örgütü üyeliğinden değil, katliamdan sorumlu olarak da yargılanması gerektiğini belirtti. Dosyada bazı firari sanıkların nerede olduğuna ilişkin bilgilerin geldiğini, ancak bir adım atılmadığını söyleyen Aslandoğan, „Ömer Deniz Dündar’ın 10 yıl sonra getirilmesi diğer sanıklar için de bunun olası olduğunu gösterdi“ dedi. Firari sanık Cebrail Kaya’nın da canlı bomba olarak nitelendirilen bir kişi olduğunu ve kampta olduğuna ilişkin bilgi geldiğini belirten Aslandoğan, Kaya’nın da getirtilmesini talep etti.
‘Savaş Yıldız’ın Türkiye’ye getirildiği haberlerini sorduk ama…’
Aslandoğan, 4 Eylül’de 184 IŞİD’linin Türkiye’ye getirildiğine ilişkin haberlerin çıktığını, aralarında Savaş Yıldız’ın da bulunduğuna ilişkin haberler olduğunu belirterek, mahkemeden talepte bulunduklarını, ancak buna ilişkin ara karar kurulmadığını söyledi.
Aslandoğan, yakalamalı sanıkların adreslerinin bildirilmesi için Dışişleri Bakanlığı’na müzekkere yazılmasını, başta Savaş Yıldız olmak üzere diğer firarilerin akıbetlerinin sorulması için Europol ve İnterpol’e müzekkere yazılmasını talep etti.
Dündar’ın MİT’e verdiği iddia edilen belgelerin dosyaya getirilmesi istendi
Mağdur ailelerin avukatlarından Erkan Ünüvar da Ömer Deniz Dündar’ın yakalandıktan sonra hakkında yapılan işlemlere ilişkin belgelerin dosyaya celbini istedi.
Dündar’ın 2021 yılında yakalandığında beş ila altı kez MİT ile görüştüğünü ve elindeki dijital materyalleri MİT’e verdiğini söylediğini ileri süren Ünüvar, bu materyallerin dosyaya kazandırılmasını talep etti.
Ünüvar ayrıca, Yunus Durmaz tarafından Gürbüz Bütün isimli polis memuruna para transferi yapıldığını öne sürerek, „Bu çok ilginç bir durum. Bu yüzden bu polisin bir sonraki duruşmada hazır edilerek dinlenmesini talep ediyoruz“ dedi.
Avukatların açıklamalarının ardından Savcılık, eksik hususların giderilmesi, müzekkerelere gelmeyen cevapların sorulması ve sanığın tutukluluk halinin devam etmesini talep etti.
Sanık Dündar: Elimdeki bellekleri MİT mensuplarına verdiğim doğru değil
Tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar savunmasında, 2014 yılında IŞİD’e katılmak için Suriye’ye geçtiğini söyledi.
Dündar, elindeki flash bellekleri MİT mensuplarına verdiğinin doğru olmadığını savundu. Dündar, „Ben 2014 ve 2026 yılları arasında kesinlikle Türkiye’ye girmedim, bu bilgi MİT’te de vardır. O yüzden Hatay’daki araçta parmak izimin bulunması imkansızdır. Bu konunun yeniden araştırılmasını talep ediyorum. Ben bu arabaya binmedim“ dedi.
Dündar, katliamla ilgili bilgileri örgütün üst düzey yöneticilerinden duyduğunu belirterek, „Ben katliamla ilgili şeyleri örgütün üst düzey yöneticilerinden duydum ve bunları tüm içtenliğimle anlattım ama sanki bilgim varmış gibi anlaşılıyor“ dedi.
‘Katliamı sadece Yunus Durmaz planladı’
Katliamın Yunus Durmaz’ın planı olduğunu savunan Dündar, „Katliamdan birkaç gün önce katliamın kararını almış ve planlamıştır, kimseye de söylememiştir“ diye konuştu. Dündar, 2016 yılının sonunda veya 2017 yılının başlarında örgütte bilgisayar programı eğitimi aldığını belirterek, „Yunus Durmaz ile yapılan yazışmalarda her ne kadar ismim geçse de ben kesinlikle onunla yazışmadım. Ben Yunus Durmaz’ın vekili Cengiz…’in altındaki yerde mutfaktan sorumluydum sadece. Ben hiçbir şekilde örgüt yöneticiliği yapmadım“ dedi.
Gar Katliamı sırasında Suriye’de olduğunu iddia eden Dündar, „Ben gar katliamı sırasında Suriye’deydim ve hiçbir sorumluluğum yoktur burada“ ifadelerini kullandı.
Mahkemeden ara karar: Tutukluluk hali devam edecek
Daha sonra mahkeme başkanı, ara kararı açıkladı. Mahkeme, Suriye ve Irak’ta bulunan ve Türkiye’ye getirildiği iddia edilen kişilerin MİT ve Emniyet’ten sorulmasına karar verdi.
Katılan vekillerinin diğer taleplerini reddeden mahkeme, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi ile birleşen dosyanın yetkisizliğine karar verdi.
Duruşmada fotoğraf çekilmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulmasına karar veren mahkeme, Ömer Deniz Dündar’ın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Duruşma 3 Aralık Perşembe günü saat 10.00’a ertelendi.
soL’un 4 kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber’i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
Gar Katliamı davası: Duruşma 3 Aralık’a ertelendi 2026
IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-09-25 17:04:36
Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku
