iustitia.bg
TDK mitingi böyle tanımlıyor.
Bir tepkinin veya talebin, belli bir slogan etrafında kent merkezlerinde ifade edilişinin adı olan mitingler, hem dünya hem de ülkemiz tarihinde oldukça özel bir yere sahip.
İzmir’in işgali sonrası Sultanahmet Mitingi, topraklarımızda işgale karşı ayağa kalkışın sembolü olarak tarihte yerini aldı örneğin.
Cemal Süreya’nın unutulmaz 555K şiirine konu olan, Adnan Menderes’e karşı 5. ayın, 5. günü saat 5’te Kızılay’da düzenlenen eylem, Demokrat Parti baskısı ve saldırısına verilen tarihe geçmiş önemli bir yanıttı.
“Biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
Sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
Anamız çay demliyor ya güzel günlere
Sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
Sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
Bu, böyle gidecek demek değil bu işler
Biz şimdi yan yana geliyoruz ve çoğalıyoruz
Ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
İşte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz.”
Bu şiirin dizeleri üzerinden ilerleyerek ulaşıldı 1961’e, Türkiye İşçi Sınıfı’nın tarihi Saraçhane Mitingi’ne.

Dahası da var… TİP’in meşhur Doğu Mitingleri, 1977’de Taksim’deki 1 Mayıs Mitingi, günümüze yaklaşırsak 1 Mart Tezkeresi’ne Hayır Mitingi, Cumhuriyet Mitingleri, 2013 Diyarbakır Newroz mitingi, 15 Temmuz sonrası tüm düzen liderlerinin sıralandığı Yenikapı Mitingi…

Hepsi döneme damga vuran farklı açılar ve doğrultulardaki ‘tarihi’ buluşmalar oldu.
Şimdi bu girişin ardından asıl konumuza, güncele gelelim.
19 Mart ve CHP: Nasıl başladı, nasıl devam ediyor
AKP iktidarı 19 Mart’ta halkın siyasete katılımı başta olmak üzere sokağa/eyleme çıkma, seçme ve seçilme hakkını kullanma gibi en temel haklarına büyük bir saldırı başlattı.
Bu hamleye yanıt da haliyle sokakta verildi.
Saraçhane’deki, Kızılay’daki ve tüm Türkiye’deki mitingler bu anlamıyla halkın siyasete katılımını sınırlamak, kayyım adımı atmak isteyen iktidara karşı direnişin merkezleri oldu.
Bu mitingler halkın hafızasında şimdiden dahi güçlü bir yer tuttu, tarihteki yerini de aldı.
Bu fasıl, CHP’nin 25 Mart’taki son Saraçhane çağrısıyla kapandı.

Ortada bir hedef doğrultusunda, iktidara/kayyıma karşı ciddi bir direnç ve mücadele vardı, peki, şimdi ne olacaktı?
9 Nisan’la açılan yeni perde: Düşen tansiyon ve rüşt ispatına daralan eylemler
CHP’de Saraçhane mitingleriyle birlikte, o güne kadar partinin genel başkanı olsa da “lideri” olarak görülmeyen bir isim olan Özgür Özel’in rüşt ispatı için ciddi bir zemin oluştu.
25 Mart sonrası CHP yönetiminin ilk hedeflerinden biri bu zemini sürdürmek, güçlendirmek oldu.
Bu kapsamda CHP yönetimi, her hafta sonu bir kentte, her çarşamba günü de İstanbul’un bir ilçesinde miting yapma kararı aldı.
Yani kapsam ve hedef daha en baştan daralmıştı.
Bu kararın ardından ilk miting 9 Nisan tarihinde İstanbul Şişli’de yapıldı.

Başlangıçta 19 Mart rüzgarıyla etkili ilçe ve kent eylemleri örgütlemeyi, buraya kendi dışından kitleleri de sürüklemeyi başaran CHP, yavaş yavaş eldeki dinamizmi eritti.
Şimdi aradan tam 8 ay geçti.
CHP’nin ilçe ve kent mitingleri aynı şekilde devam ediyor ve giderek „miting“ olmaktan çıkıp rutin bir toplanma halini alıyor.
Dışardan görülen tablo bu, peki, içerden görülenler neler?
Hedefsiz kalan mitingler: Dinamizmin sönümlenmesi, liderliğin tescili
CHP yönetiminin mitingler konusunda dışa dönük yaptığı açıklamalarının ekseni malum.
Büyük bir etki yarattığı, önemli bir canlılık olduğu, mücadelenin tüm hızıyla sürdüğü öne çıkan en temel iddialar.
Peki, gerçekten böyle mi?
Her şeyden önce, AKP’nin siyaset alanını bu kadar daraltmaya çalıştığı bir tabloda halka sokak çağrısı yapmanın önemli olduğu kesin.
Ancak ortada bir tuhaflık var.
Bir tepkinin veya talebin, belli bir slogan etrafında kent merkezlerinde ifade edilişinin adı demiştik mitinglere.
Yani bu mitingler her durumda bir talebi, dinamizmi ve kavgayı örgütlemeli ya da tepkiyi…
Ancak örgütlenen bir tepki veya talepler üzerinden halka sokak çağrısı yapıldığını söylemek giderek daha güç hale geliyor.
soL’un görüştüğü CHP içi kaynaklar, mitinglerin 19 Mart’ın hemen ardından yarattığı büyük etkinin giderek sönüp gittiğini dile getiriyor.
„Sürecin başında CHP’ye siyaseten oldukça uzak siyasi partilerin, sendikaların, kitle örgütlerinin, örgütsüz de olsa halkın geniş katılımı ve ilgisi varken bunların tamamı şu anda geriye çekilmiş durumda“ diyen CHP içinden görüştüğümüz bir isim, son süreçte yapılan mitinglerin giderek CHP ilçe örgütleri ve onların en yakın halkalarının katıldığı buluşmalar haline geldiğine vurgu yapıyor.
Yani artık CHP seçmeni olarak tarif edebileceğimiz kesimler ve yurttaşlar da ilçelerdeki mitinglere giderek daha az ilgi gösteriyor. CHP içi kaynaklar, mitinglerdeki katılımın merkezinde oradan oraya koşturan ve giderek yorulan ilçe örgütlerinin ve bu örgütlerin yakın halkalarının olduğu vurgusunu tekrarlıyor.
Buna ek olarak her ilçede miting için seçilen lokasyona yakın noktalardan ilgi ve “meraklı kitlelerden” katılım olsa da enerjinin başlangıçta düzeyin yanına yaklaşamadığının sadece dışardan değil parti içinden de net şekilde görülebildiği ifade ediliyor.

Peki, madem böyle bir tablo var, CHP neden miting gibi önemli bir kartı, içini bu kadar zayıflatarak ve etkisizleştirerek gözden düşürüyor?
Tam da bu noktada Özgür Özel’in iddialı bir çıkışını hatırlayalım:
“Türkiye’deki herkese diyorum ki demokrasiye sahip çıkacaksak, erken seçimi getireceksen, ‘Gözünün üstünde kaşın var, ben senin şu yönünü sevmem, bu yönünü sevmem’ demeden, bu mitingler, Saraçhane ölçeğinde 1 milyon 200 bin olduğu gibi, bir meydanda 2 milyon kişi, 4-5 milyon kişi ‘erken seçim’ derse, direnirse gerektiğinde dönmemek üzere gelirse o sandık gelir.”
Özel birkaç kez “dönmemek üzere sokağa çıkma” iddiasında bulundu.
Bu çıkışı yaptığı andan itibaren aslında ilçe mitinglerini ve il mitinglerini siyaseten boşa düşürmüş oldu.
Daha yukarıda bir çıta var ve onu yaparsak dengeler değişir dediği anda, o noktayla uzaktan yakından ilgisi olmayan her iş etki kaybedecekti, öyle de oldu.

Özel’in liderliği ve mitingler: Ötesi var mı?
Son genel seçimlerin ardından Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı hamle Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığının son bulmasının kapısını aralamıştı.
Bu kapı aralanırken öne çıkan isim yıllarca Kılıçdaroğlu’nun en yakınında olan, genelde de ikinci planda kalan Özgür Özel olmuştu.
Böyle bir ismin etkili bir siyasetçi olması için ciddi bir kaldıraca ihtiyaç vardı.
O kaldıraç 19 Mart süreci oldu.
Özel’in liderliğinin tescillenmeye başladığı bu süreç, sünmüş ve dinamizm kaybetmiş olsa da ilçe mitingleriyle en azından parti nezdide pekişmiş oldu.
Ancak güçlü siyasi bir aktör olmak için ilçe ve il örgütleri merkezli giderek etki yitimine uğrayan, altı ve içi boşalan mitingler tek yol mu, bu da CHP içi ayrı bir tartışmanın konusu.
Tehlike ne?
Halkın siyasete katılımının en etkili yollarından biri olan sokağa çıkma ve mitingler giderek içeriksiz ve etkisiz bir bulamaca dönmüş durumda.
Sokağa çıkma korkusunun duvarları yıkılarak başladığı belirtilen sürecin bu bağlamdaki „olumlu“ yanı, rutine dönüştüğü oranda silinip gidiyor.
CHP yönetimi CHP ilçe örgütlerinin emeği, birkaç “sol” örgütün büyük bayraklarıyla katılımından ibaret bir yasak savma görüntüsü çiziyor.
Belki de içine girilen çalkantılı siyasi süreçte bir kaçış rampası olarak bu mitinglere sarılıyor.
Ötesi, ötesi yok.
Ötesi ciddi bir güçsüzlük itirafı:
„Bakın bu meydana, bu meydan korkmayanların, yılmayanların, evde tek başına oturmayanların, korkuyu evde bırakanların meydanıdır. Zordur, güçtür ama imkânsız değildir. Bu meydan İstanbul’u çağırıyor. Kalkın ve mücadele için Çağlayan’a akın. Sizi bekliyoruz, İstanbul buraya. Bu meydan İstanbul’da tanıdığı herkesi arasın, mesaj atsın. Buraya nasıl ulaştığını anlatsın.“
İmamoğlu’nun ilk tutukluluğu öncesi büyük bir kitleyi tüm engellemelere ve polis saldırısına rağmen bir hedef doğrultusunda sokağa dökme becerisi Özel’den bağımsız olarak da gösterilebilirken, İmamoğlu’nun casusluk kapsamında ikinci kez tutuklandığı adliye önündeki eylemde Özel kürsüye çıkıp yukardaki serzenişi dillendirmek zorunda kalıyordu.
Somut hiçbir hedef ve planı olmayan o kadar çok adım atıldı ki, güçlü adım atma ihtiyacına dahi cevap verilemez hale gelindi.
Liderlik tescili mi, o çoktan sağlandı… Her şeye rağmen değil, tam da bu düzene yakışan şekilde, çok şey pahasına.
Bir kaçış rampası tartışması: Mitingler ne işe yarar ya da CHP yönetimi ne yapmak istiyor? 2025 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2025-12-11 00:34:07 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku

