Birol Kılıç, Viyana’da gözlem ve analizler, 08.02.2026
6 Nisan 2026 tarihinde vefat eden, “Hoca” lakaplı Prof. Dr. Yalçın Küçük; Türk araştırmacı, yazar ve akademisyen olarak 1 Temmuz 1938’de gözlerini açtığı İskenderun şehrinden başlayarak, 88 yıllık inişli çıkışlı hayatına, sıradan bir insanın sığdıramayacağı kadar çok eser ve iş sığdırdı. Çıkışları ve farklılığı ile kendine özgü, özel bir insan olan Yalçın Küçük’ün ardından, kendisini tanıyanların 7 Nisan tarihinde kaleme aldıkları yazı ve değerlendirmeler arasında üç tanesi Viyana’dan dikkatimi çekti.
Sıradışı bir aydın, tartışmalı bir miras
Almanya’da yaşayan, Türk dili ve gazeteciliğinde yaşamı boyunca değişmeyen duruşuyla örnek bir aydın olan Osman Çutsay, “Yalçın Hocamız: Türkiye solunun iyi kalpli çılgın delikanlısı” başlıklı 12punto internet sitesinde yayımlanan veda yazısında şu ifadeleri kullandı:
„Sonsuzluğa göçtü Yalçın Küçük. Yalçın Hocamız artık bu dünyada değil. Kitaplarını ve inadını bize bıraktı. Unutulmaz Mahmut Dikerdem, Moda Cem Sokak’taki çalışma odasında onu ziyaret ettiğimde, 1980 yazında bana onu sormuştu. “Yalçın Küçük Avrupa çapında bir aydındır” demişti ve Doğan Avcıoğlu gibi Küçük’ün de dosya sahibi örnek aydınlardan biri olduğunu, biz genç kuşağın da o yolu izlemesi gerektiğini söylemişti. Işıklar içinde uyusunlar. Hocamızın katkısı çok büyüktür. Katkısını, en umulmadık yerlerde boy veren büyük yazınsal, sanatsal, siyasal yankılarla yeniden yaşamak mümkün. Kendisine demokrat denilmesini küfür sayan, sosyalist bir fikir fabrikasıdır. Daha çok uzun yıllar onun katkılarını aklında taşıyacak genç kuşaklar. Elbette aşarak taşıyacaklar… Hiç abartma yapmadığımı, 1993’te yazdığım satırları yeniden hatırlatarak söyleyebilirim. Türk düşüncesine, o düşüncenin hak ettiğinden çok daha fazlasını vermiş bir yaratıcı fikir işçisidir aramızdan ayrılan. Az sayıda bastığım “Entelektüel Şiddetin Eşiğinde” başlıklı ilk kitabımın girişinde, kendi sürgünümde yazdıklarımın altını bugün de, aradan geçen 33 yıllık okuma, araştırma, inceleme ve yazı sürecinden sonra çizerek hatırlatmak durumundayım: “Türk aydınının tarihi, hiç çekinmeden altını çiziyorum, Yalçın Küçük’le başlar. (…) Yalçın Küçük’le, onun entelektüel müdahalesiyle başlayan tarihin öncesine âşık zavallılara ise şunu söylüyorum: Yalçın Küçük’ten öncesi Türk aydınının tarihine olsa olsa bir mukaddimedir. İsteyen hazırlık da diyebilir. Yani Türkiye kültür devriminin orta yerinden, 1970’lerle yaygınlaşan entelektüel çürümenin içinden çıkan bu entelektüel şiddet vurgusu ile ben, Türk aydınının tarih öncesinin kapandığını düşünüyorum. Küçük, isteyen beğenir, istemeyen beğenmez; ama Türkçeye düşünceyi, yaratıcı düşünceyi zorla sokan adamdır. Türk düşüncesine hak ettiğinden de fazla ciddiyet taşımış bir mütefekkir ile karşı karşıyayız.”

“Hoca”: Tek başına bir çizgi
Haber Sol’da ise daha uzun, derin ve dikkat çeken bir Yalçın Küçük veda yazısını Aydemir Güler, “Hoca” başlığıyla kaleme aldı:
„Hoca… ‘Tek başına parti gibi’ yaşamak her babayiğidin harcı değildir. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisini bir kolektifin içine yerleştirmeyi becermek ise tarihte çok az devrimciye nasip olmuştur. Yalçın Hoca bu sınırı erkenden görmüş olmalı, bir daha hiç denemedi. ‘Biz’, 1982 öncesinde o sınır çizgisini gören bir Yalçın Küçük sınıfıydık. Hoca’yla yolu hiç kesişmeyenlerimiz de dâhil olmak üzere, karşıdevrim çağında devrimi arama güdüsünü ondan devraldık ve örgüte, partiye taşıdık. Büyük harfle Ö, büyük harfle P!”
“Hiç eğilmedi, hiç sapmadı”
Türk medya dünyasının önemli kalemlerinden Ayşenur Arslan ise Halk TV’de 7 Nisan tarihinde yayımlanan “Yalçın Küçük’e veda ederken…” başlıklı yazısını şu sözlerle tamamladı:
„Hiç eğilmedi… Hiç sapmadı… Hiç yalan söylemedi… Güle güle sevgili Yalçın Küçük!“
Ardında kalan tartışma ve etki
Bu üç veda yazısı, Yalçın Küçük hakkında söylenen son sözler olmayacaktır. Zira o, yalnızca kendi zamanına ait bir isim değil; ardından tartışmalar, sorular ve düşünsel izler bırakan bir zihin olduğunu gösteriyor. Onu tanımayan, eserlerini kısmen okuyan ya da yalnızca dinleyenler için bile, vefatından sonra Türkiye’yi anlamaya dönük önemli bir düşünce eşiği sunmaktadır.
Yalçın Küçük’e veda eden kalemler ise özünde sadece bir insanı anlatmıyor; sert ve tartışmalı ama aynı ölçüde üretken, etkili ve iz bırakıcı bir Türk aydınının kırılmayan iradesini ve sarsılmaz duruşunu ve yolunu kayıt altına alıyor. Nur içinde yatsın…
Kaynaklar
Osman Çutsay
“Yalçın Hocamız: Türkiye solunun iyi kalpli çılgın delikanlısı”
https://12punto.com.tr/yazarlar/osman-cutsay/yalcin-hocamiz-turkiye-solunun-iyi-kalpli-cilgin-delikanlisi-135487
Aydemir Güler
“Hoca”
https://haber.sol.org.tr/haber/hoca-408217
Ayşenur Arslan
“Yalçın Küçük’e veda ederken…”
https://halktv.com.tr/makale/yalcin-kucuke-veda-ederken-1020351
Prof. De. Yalçın Küçük hakkında genel bilgiler
https://tr.wikipedia.org/wiki/Yal%C3%A7%C4%B1n_K%C3%BC%C3%A7%C3%BCk
Der Beitrag Yalçın Küçük’ün ardından yazılanlardan Viyana’dan bir demet erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
Yalçın Küçük’ün ardından yazılanlardan Viyana’dan bir demet 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-04-08 07:07:12
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.




