iustitia.bg
ABD, “Amerika Bağımsızlık Bildirisi”ni, 250 yıl kadar önce 4 Temmuz 1776’da açıklamıştır. Bu açıklamanın en önemli kısmı, “Tüm insanlar eşit yaratılmışlardır, Yaradanları tarafından bağışlanmış bazı haklara sahiptirler. Yaşama, özgürlük ve mutluluğa erişme hakları bunlar arasındadır” şeklindedir. Ancak ABD, bağımsızlığını kazandıktan sonra bu ilkeyi göz ardı etmiş ve zamanla dünyayı sömürmeyi tekeline almıştır. Önce 13 devletten oluşan yapısını, Batıya doğru genişletip 52 devlete/eyalete çıkarmıştır. Hawaii’yi, Küba’yı ve Meksika’yı işgal etmiştir. Osmanlı topraklarında ve dünyanın çeşitli yörelerinde Amerikan okulları açmaya ve o yörelerde yandaş yetiştirmeye başlamıştır. Fiilen katılmasa da I. Dünya Savaşı ile fiilen katıldığı II. Dünya Savaşı ABD’yi en güçlü devletlerden biri haline getirmiştir.
II. Dünya Savaşı’nın son yıllarında, dünyada barışı sağlamak için Birleşmiş Milletler’in oluşturulması düşüncesi kabul görmüştür. ABD, Çin, İngiltere ve Sovyetler Birliği delegelerinin Ağustos-Ekim 1944 tarihlerinde hazırladığı ilkeler, 50 ülkenin katılımıyla 1945 Nisan-Haziran aylarında tartışılmıştır. Tartışmalar sonunda 26 Haziran 1945’te Birleşmiş Milletler Ana Sözleşmesi imzalanmış ve Birleşmiş Milletler (BM) 24 Ekim 1945’de resmen kurulmuştur. Ancak bu ilkeleri hazırlayıp imzalayanların başında gelen ABD, 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya ve 9 Ağustos 1945’te de Nagazaki’ye atom bombası atarak 200 binden fazla insanın ölümüne neden olmuştur.
BM üyesi devletler, 10 Aralık 1948’de insanların onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu kabul edip insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görmesi ve gözetilmesini sağlamayı taahhüt ederek, “İnsan Hakları Evrensel Bildirisi”ni ilan etmiştir.
Bu bildiriye karşın ABD, kendisini dünyanın efendisi olarak görmeye başlayıp 1950’den sonra Amerikan şirketlerinin çıkarlarına karşı karar alan ya da almaya kalkan ülkelere, ya müdahale etmiş ya da fiilen saldırıp işgal etmiştir. Son iki yıldır İsrail’in Filistinlilere yaşattığı vahşetin arkasında da ABD vardır.
Trump’ın emriyle Venezuela’nın seçilmiş başkanı Maduro’nun kaçırılarak ABD’ye götürülmesi, ABD’nin/Trump’ın bu barbarlığının, eşkıyalığının, haydutluğunun ya da korsanlığının şimdilik son örneğidir. ABD, daha önce Panama başkanı ile Haiti başkanını da, Maduro gibi kaçırmış olan bir ülkedir.
Trump ile bazı Batılı liderlerin Maduro’yu diktatörlükle suçlamasının kıymetiharbiyesi de yoktur. Çünkü ABD birçok diktatörü, örneğin Küba’da Batista’yı, Dominik’te Trujillo Molina’yı, Şili’de Pinochet’yi, Filipinler’de Ferdinand E. E. Marcos’u, İran’da Şah Rıza Pehlevi’yi, Pakistan’da Ziya ül Hak’ı ve hatta Irak’ta da Saddam Hüseyin’i yıllarca desteklemiştir. Suudi Arabistan’da Suudi hanedanını ise hâlâ desteklemektedir. ABD’nin çıkarlarına hizmet ettiği sürece, bir liderin diktatör olmasının hiçbir önemi yoktur.
ABD’nin/Trump’ın tutumu şaşırtıcı olmadığı gibi, kimi Batılı liderlerin tutumu da şaşırtıcı değildir.
Bilindiği gibi Fransa, ABD’den hemen sonra 1789’da açıkladığı “İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi”nde “İnsanlar sahip oldukları haklar yönünden özgür ve eşit doğarlar, özgür ve eşit yaşarlar” diyen bir ülkedir. Ancak Fransa da bu bildiriden sonra 18. ve 19. yüzyıllarda sömürge imparatorluklarından biri olmuştur. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ni imzaladıktan sonra da bazı ülkeleri sömürmeye devam etmiş ve 1960’larda Cezayir ile Vietnam’da yaptıklarıyla akıllara kazınmıştır.
Ne yazık ki sömürmeye alışmış ve bunların taşeronluğunu üstlenmiş ülkelerin imzaladıkları evrensel bildirilere bir gıdım değer vermedikleri görülmektedir. Fransa ve İngiltere gibi Batı ülkelerinin çoğu, ABD’nin “Irak’ta nükleer silahlar var” demesinin doğru olmadığını bile bile ABD’nin Irak işgaline destek vermişlerdir. Bu ülkeler benzer şekilde, İsrail’in Filistin vahşetine de destek vermişlerdir. Hatta Ukrayna’ya saldıran Rusya’yı uluslararası müsabakalardan uzak tutarken, benzer yaptırımı İsrail’e karşı uygulamamışlardır.
Bu devletlerin tutumu, insan hakları ve evrensel hukuk karşıtlığının son örneği olan Maduro’nun kaçırılmasında da değişmemiştir. Örneğin Alman Şansölyesi Friedrich Merz, kaypak davranıp “ABD’nin Venezuela’daki müdahalesinin hukuki değerlendirmesinin karmaşık olduğundan” söz edebilmiştir. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Maduro’nun gözaltına alınmasına destek vermiştir. En utanmaz destek, “Venezuela halkı sevinç duymalı” diyebilen Fransa lideri Macron ile “Maduro rejiminin sona ermesinin Venezuela halkı için yeni bir umut olduğunu” ifade edebilen Yunanistan Başbakanı Miçotakis’ten gelmiştir.
Sömürgenlerin taşeronluğunu üstlenen liderler oldukça, ABD halkı Trump gibi kişileri başkan seçtikçe, ABD’nin insan haklarına ve evrensel hukuka saygılı olmasını beklemek boşunadır. Ülkelere barış getirecek, insan hakları ile evrensel hukuka işlerlik kazandıracak kesim, her ülkede var olan, her türlü sömürüye karşı (ve dolayısıyla insan haklarına ve hukuka saygılı) olan solcu ya da sol değerlere yakın duran geniş kitlelerdir; bu kitlelerin iş ve güç birliğidir.
Bu nedenle sömürenler ve onların taşeronları, kitlelere sol değerleri kazandıracak-kişinin kendini, toplumunu ve dünyayı gerçekçi bir şekilde tanıyıp özgürleşmesini sağlayacak- eğitim süreçlerinden uzak durmaktadırlar. Çünkü özgürleşen insan, kolay kolay ırkının, inancının, paranın, kişilerin kulu kölesi olmamakta, insanı ve doğayı sömürmeye kalkışmamaktadır.
Sömürgenler için hak-hukuk yok! 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-01-08 23:49:08 Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku


