
104 yıl önce emperyalizmi ve onun işbirlikçisi saltanatı dize getiren iradenin bugünkü karşılığı; eşitlikçi ve özgür bir memleketi, sosyalizmi inşa etmekteki kararlılığımızdır.
Aklı başında insanı delirtecek, kimileri için yer yer öfke nöbetlerine sebebiyet verecek ölçüde cumhuriyetçilerin sinir uçlarında gezinen iktidar temsilcileri çıkıyor karşımızda. Gün aşırı devrime, devrimcilere, Cumhuriyet’e ve onu kuran iradeye yönelik saygısızlıkları, hakarete varan çıkışları ve iftiralarıyla gündemi meşgul eden bir zihniyet bu.
Olacak iş değil, diyeceğiniz her şey oluyor memlekette. Ülkemiz karşı devrimin esiri oldu diyorsak, az buz bir şey söylemiyoruz. Bu tablonun bütün gerçekliğiyle kavranması, zor da olsa kabul edilmesi ve buna göre devrimci bir hareket prensibinin benimsenmesi gerekiyor. Ne diyelim, bu tür hareket tarzının daha yaygın benimsenmesine kesinlikle yardımcı olan bir Millî Eğitim Bakanı var hükümette.
Tam ifadesini aynen aktaralım: „Kurtuluş Savaşı demeyelim, Millî Mücadele diyelim; neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı.“
Yusuf Tekin, biz sadece İngiliz emperyalizmine ve işgal ordularına karşı değil; işgale boyun eğen, devrimci hükümete karşı fetvalar çıkarıp isyanlar örgütleyen Osmanlı saltanatına karşı da savaştık. Bizim zaferimiz, hem vatanın kurtuluşu hem de saltanatın kaldırılarak Cumhuriyet’in kurulmasıdır. Yani ağababalarınızdan kurtuldu bu memleket 1919-1923’te. Bugün 104. yıldönümünde olduğumuz Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde kapana sıkışan yalnız işgalci Yunan orduları değildi anlayacağınız.
Osmanlı elbet büsbütün karanlık, kötücül bir tarih değildir. Ancak toplumsal ve siyasal alanda bugün mirasını taşıdığımız bakiye, çürümüş Osmanlı’dan değil; tam aksine, diyalektik olarak Osmanlı’yı tarihe gömen devrimci birikimden bize emanettir. Osmanlı tarihteki rolünü oynamış ve perde kapanmıştır. Perde kapandıktan sonra da sahnede kalan fazlalığı temizleyecek devrimciler öne çıkar, gereğini yapar ve o devir biter gider.
İşte bu yüzden, Büyük Taarruz’un 104. yıldönümünde, o günkü iradeyi bugünün devrimci görevleriyle birlikte kuşanmak zorundayız. Şu anda nostaljiye, romantizme kapılacak, gözümüzü kapatacak hâlimiz yok. Bugün karşımızda mücadele vermemiz gereken odaklar, ne yazık ki memleketin en kılcal damarlarına kadar sızmış durumdalar.
Türkiye’nin temellerine dinamit yerleştiren, etnik ve mezhepsel fay hatlarını derinleştiren, komşularımızla çatışmayı körükleyen yayılmacı ve saldırgan sermaye politikalarına karşı itirazımızı çok daha gür bir sesle ve kaya gibi bir bilinçle yükseltmeliyiz.
“Sınırları genişleteceğiz” hezeyanıyla ülkeyi adım adım çözülüşe ve felakete sürükleyen bu anlayışa geçit vermemek için birleşmeliyiz.
Ülkemizin NATO üsleriyle, çok uluslu tekellerin görünmez işgaliyle ve yeni mandacı emperyalist antlaşmalarla kuşatılmasına razı değilsek, artık harekete geçmekte tereddüt etmemeliyiz.
Vatan-millet-Sakarya edebiyatını dillerinden düşürmeyen ama memleketin her karış toprağını rant uğruna peşkeş çekmekten asla geri durmayan ikiyüzlülerin elinden iktidarı almalıyız.
Dahası;
30 Ağustos demek; tarikatların, cemaatlerin ve piyasacıların egemenliğine son vermek için kavgaya atılmak demektir. Öyle olmalıdır. Tarikat karanlığının gençlerimizin geleceğini çalmasına, kadınları toplumdan dışlamasına ve şiddete mahkûm etmesine seyirci kalamayız. Bilimi, sanatı, planlamayı yurdun dört bir yanında hâkim kılmak için kolları sıvama vaktidir.
Bağımsız ve egemen bir ülke, laik bir toplumsal düzen, devletçi ve planlı bir ekonomi ile karşı devrimin yarattığı enkazı elbet süpürüp atacağız. Cumhuriyet’i, onu asıl yaşatacak olanların, yani emekçilerin ellerinde yeniden kuracağız.
Bizim kavgamız; zenginliği yaratan emekçilerin o zenginliği hakça paylaştığı, patronların kâr hırsı uğruna işçilerin can vermediği, yoksulluğun ve işsizliğin kökünden kazındığı sömürüsüz bir düzen içindir. 104 yıl önce emperyalizmi ve onun işbirlikçisi saltanatı dize getiren iradenin bugünkü karşılığı; eşitlikçi ve özgür bir memleketi, sosyalizmi inşa etmekteki kararlılığımızdır.
Böyle olmadığını, Cumhuriyet davasının sosyalizmden ayrı bir dava olduğunu söyleyen kim varsa anlatın onlara: Şatafat içinde günlerini gün eden patronlar, keyifli günlerinde viski yudumlar gibi içtiler Cumhuriyet’in faziletlerini; dibini gördüler.
Kurtuluşumuz kendi ellerimizdedir. Zafer Bayramı’mız kutlu olsun!
30 Ağustos, neyden kurtuluyoruz? 2026
IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-08-29 22:11:00
Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku


