
Kapitalist ve emperyalist dünya yönünden krizler yeni krizlerle ve iç çelişkilerle devam ederken egemenliklerinin ve iktidarlarının cumhuriyet üzerine kavgayla sürdürülmesi için yeni yollar açma konusunda ortaklıklar, yasa ve anayasa girişimleri nehir yatağını hiçe sayan sel gibi akıyor.
Sermaye sınıfı ve siyasal iktidarları krizlerle yaşarken her krizin aşılması için hemen her yolun denenmesi alışkanlığı kapitalizmin/emperyalizmin kitaplarında yazılmaya devam ediyor. Her seferinde de “biz yapar, bozar, yeniden yaparız; sorun da çözüm de seçenek de bizde” havasındalar. Kandırmayı iyi biliyor ve sürdürülebilir kılmakla övünüyorlar.
Hukuk en sıkı sığınakları ve baskı araçları. Nasıl olmasın… “Herkes” ile başlayıp “kanun önünde eşittir”le bitirdikleri, bağlayıcı ve üstün dedikleri anayasalarına yazdıkları cafcaflı tümcelerle bütün eşitsizlikleri bir havuz içine atıp “aynı gemideyiz” nakaratlarıyla sürdürüyorlar sömürülerini. Aynı gemide eşit olma savına kargalar bile gülüyor.
İhale, çalışma, sosyal güvenlik, enerji, özelleştirme, ceza ve usul, yargı mevzuatıyla oynaya oynaya bir yandan mülkiyet transferleriyle zenginleşip diğer yandan emekçileri denetim altında tutup sömürüyü derinleştiriyorlar. Her kriz sömürücüleri daha egemen kılacak hukuk değişiklerini getiriyor ve hukukun üstünlüğü fetişizmi, hukuku sömürünün kılıfı yapmaya devam ediyor.
Bugünlerde, üzerinde en çok oynadıkları seçim hukukunu devreye sokarak bir kez daha uygun tasarım peşindeler. Seçim hukukuyla oynamanın amacı düzen içi siyaseti gerektiğinde korumak gerektiğinde parçalamak ama seçimi siyasal iktidarın zaferiyle sonuçlandırmak; sonuçta genel ve eşit dedikleri seçimlerle, sömürülenlerin oyuyla sömürenleri iktidar yapmak.
Kısaca genel oy hırsızlığı diyoruz ki genel oy hakkı emekçilerin uzun savaşımları sonucu elde dilen kazanımlardan biri. Burada da hukukun yanına başka bir sömürü kılıfı devreye sokuluyor: demokrasi.
Bu kılıflı süreç burjuvazinin kurnazlığıyla hemen her dönemde karşımıza çıkıyor. SSCB döneminde, özellikle de İkinci Dünya Savaşından sonra sosyalist düzene özgü birçok hakkın, kurum ve kuralın burjuva devletlerce anayasa ve hukuklarına yerleştirildiği bilinmez değil, saklanmıyor da. Özü, işçi sınıfının sosyalist devrim savaşımlarını kırmak ve sosyalizmin ülkelerine girmesinin önünü kesmek.
Türkiye’de bu yansımayı geç de olsa 1961 Anayasası ve devam döneminde görüyoruz. Ancak burada da sınıfsal analizle bakıldığında burjuva kurnazlığını görmek olanaksız değil. 1961 Anayasasının özgün durumuna yönelik “olumlu” olarak gösterilen birçok hak ve özgürlüğe karşın dönem, özünde Korkut Boratav’ın nitelendirmesiyle “planlı bir ekonomi politikası” anlayışına yönelerek ekonomiyi yeniden genişleyen bir doğrultuya sokma dönemidir. Diğer deyişle 1950’lerdeki tıkanmanın aşılıp yeniden uyumla içe dönük, dışa bağımlı genişleme dönemidir. 1961 Anayasasını olumlu kılma girişimi devlet ve anayasallıktan öte devrimci savaşımdan gelmiş, o da devlet ve anayasayla, muhtırayla, anarşi adı verilen planlı yöntemlerle, yargıyla, baskıyla, şiddetle, idamlarla bastırılmıştır.
Hukuka sığınmalar, kimi ara dönemler dışında, hukuksuzlukla gelen 12 Eylül darbesinin 1982 Anayasası öncesinde başlayıp sonrasında devam eden ANAP ve Koalisyonlar dönemlerinde artarak devam etti. Kalıcı darbe adımıysa AKP’yle geldi. Hukuksuzluğun hukuk, kuralsızlığın kural yapıldığı AKP dönemi Anayasa değişiklikleri konusunda da rekorlar dönemidir.
Dikkat çekilmesi gereken konulardan biri, yenileyerek ve değiştirerek yasal mevzuata el atan AKP’nin durmak bilmez doyumsuzluğudur. Bu kadar oynak, esnek, belirsiz hukuktan -kimi şirketlerin, tarikat ve cemaatlerin, siyasi partilerin mülkiyet değişimlerine, milletvekili, belediye başkanı ve belediye meclisi üyelerinin transferine kolayca el atarak- düzen içi çelişkileri siyasal iktidar yararına, büyük sermaye yararına, tarikat ve cemaatler yararına çevirmek, yasak olanları meşruymuş gibi kanıksatmak hiç zor olmadı. Elbette yargının sınıfsallığını da kullanarak sürdü, sürmeye devam ediyor operasyonlar. Kimi eski dosyaların açılmasıyla adalet geleceği savı kocaman bir yanılsama…
Kapitalist ve emperyalist dünya yönünden krizler yeni krizlerle ve iç çelişkilerle devam ederken egemenliklerinin ve iktidarlarının cumhuriyet üzerine kavgayla sürdürülmesi için yeni yollar açma konusunda ortaklıklar, yasa ve anayasa girişimleri nehir yatağını hiçe sayan sel gibi akıyor.
Anayasa, Kurulu Meclise ilk dört madde dışında usulüne uygun değişiklik yetkisi vermişken ve Meclis dahil hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir yetki kullanamazken yeni anayasadan söz etme haddi aşan bir durumdur. Ve aslında kapitalizmin ekonomi politiğiyle de uyumsuz değildir. Bu durum AKP’ye transferlerle, birkaç siyasi partinin katılmasıyla meşruluk kazanamayacağı gibi kimi düzen içi siyasi partilerin “AKP’yle anayasa yapılamaz” çıkışıyla da durdurulamaz. Tarih bize gösteriyor ki “durdurulamaz” yerine “durdurulamayabilir” demek mütevazilik değil, sahte mütevazilik olur.
Seçim kararına ikna edilmiş iktidar ve düzen içi siyaset ortaklığının nereye nasıl yol alacağı konusu egemen sermaye düzeninin seçim zaferine giden yollarla belirlendikçe, bu yollar da değiştirilecek seçim hukukuyla güvence altına alındıkça uzlaşılacak konu bellidir: Kapitalist ve emperyalist düzenle yaşamaya devam. NATO Ankara zirvesi ile emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin sınır tanımayan işgal ve soykırımları düşünüldüğünde olası bir seçimin “seçimsizliğin” kılıfı olma olasılığı da, yani seçim görünümlü seçimsizliğin yaşanması da hayli yüksek.
Daha ayrıntılı yazıları gerektiren hukuk ve anayasa konusunun bağlanacağı yer ne AKP ve ortaklarıdır ne de bu Meclis. Artık açık seçik ortada, Yeni Osmanlıcılığa ince ya da kalın bir bağla tutunan veya gözlerini yumanlarla, Cumhuriyet düşmanlarıyla, dinsel ve etnik gericilerle, liberalizme sarılanlarla, NATO’cularla bırakın masaya oturmayı konuşulmaz bile anayasa. Sömürüden kurtulmadıkça, kapitalist/emperyalist düzenin iyi yasa ve anayasa örnekleriyle bile işi olmaz emekçilerin.
Sömürücü düzenin sığındığı hukuk ve anayasa 2026
IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-09-02 22:14:00
Son haberler Dünya haberleri Ülke haberleri En önemli haberler son haberler en önemli günün son haberleri Yargıç Petar Nizamov Tüyler Petar Nizamov- Tüyler Adalet bg iustitia.bg iustitia iusticia usticia soruşturma Burgaz Bulgaristan haberleri son saat haberleri günün haberleri bugünün haberleri Bulgaristan haberleri Bulgaristan haberleri yıldırım haberleri en önemli haberler en çok yorumlanan son haberler Boyko Borisov haberleri hava durumu koronavirüs haberleri haber hava durumu facebook youtube facebook instagram bugünün haberleri son dakika haberleri bugünün haberleri haberler bg haberler önde gelen haberler sıcak haberler bg haber sitesi tüm haberler haberler bg son saatin haberleri son dakika haberleri bg bugünün haberleri bugünün haberleri bugünün haberleri son saatin haberleri bugünün haberleri bg haberler 24 saat haberler vesti bg novini haberleri dünya kuşu bg bivol bg bivol trud bg novini bugünün son haberleri novinite bg haberleri merhaba bulgaristan siyasi parti arması delyan peevski skandal Bulgar Ulusal Televizyonu Free Europe Television skandal özel canlı tv şu anda canlı tv tv çevrimiçi tv programı bg canlı şimdi tv haberleri çevrimiçi tv çevrimiçi canlı mahkeme Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas bölge mahkemesi Burgas temyiz mahkemesi Burgas savcısı Burgas savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Burgas bölge savcılığı Başsavcı Ivan Geshev Savcı Geshev Tsatsarov İçişleri Bakanlığı Burgas ODMR Burgas ODPR Burgas polisi Burgas bölge polisi Burgas savcısı Tsatsarov SGS davaları Varna mahkemesi SGS mahkemesi başkanı hukuk davalarına ilişkin kararlar davalara ilişkin kararlar Plovdiv mahkemesi mahkeme kararı kararları davalar Varna mahkemesi ceza davaları bölge bölge mahkemesi kararları mahkemede çalışma SGS SGS başkanı hakimler Sofya mahkemesi görevi hakimler Plovdiv mahkemesi Plovdiv hakimleri Plovdiv Yüksek Mahkeme Müfettişliği Yüksek Mahkeme Yüksek Yargı Konseyi avukat avukat ceza davaları avukat hukuk davaları avukat evlilik davaları avukat idari ceza hukuku ceza süreci medeni hukuk medeni süreç idare hukuku anayasa hukuku


