Viyana, 24.08.2026 – AfD Eş Başkanı Alice Weidel, ZDF’nin geleneksel yaz röportajı için bu kez Berlin’de değil Viyana’da kameraların karşısına geçti. Yer seçimi tesadüf değildi. Weidel, Avusturya’da FPÖ yönetimiyle temaslarda bulunduğunu açıkça söyledi, Steiermark Eyalet Başkanı Mario Kunasek’i övdü ve “FPÖ’den çok şey öğrenebiliriz” dedi. Röportaj ilerledikçe Viyana’dan Almanya’ya verilen mesaj daha da sertleşti: Euro’dan çıkış, Schengen’den ayrılma, Suriyelilerin geri gönderilmesi, iklim politikalarının kaldırılması ve CDU’ya ağır suçlamalar.
Almanya’da siyasi partilerin liderleriyle yapılan ZDF yaz röportajları genellikle Berlin’de ya da siyasetçinin özel olarak seçtiği bir mekânda gerçekleşiyor. AfD Eş Başkanı Alice Weidel ise 23 Ağustos Pazar akşamı yayımlanan “Berlin direkt” yaz röportajı için Viyana’yı seçti. ZDF’nin verdiği bilgiye göre yaklaşık 20 dakika süren görüşmeyi Wulf Schmiese yaptı. ZDF’nin 2026 yaz röportajları serisinin son konuğu Weidel’di.
Röportajın Viyana’da yapılması başlı başına siyasi bir mesajdı. Weidel, Avusturya’nın başkentinde FPÖ’nün önde gelen isimleriyle temaslarda bulunduğunu söylerken, iki parti arasındaki yakınlığı da gizlemedi. Alman basınında görüşmenin temel sorusu “AfD vaat ettiklerini gerçekten yerine getirebilir mi?” şeklinde özetlendi. Weidel ise buna cevap verirken Avusturya’daki FPÖ’yü adeta bir laboratuvar olarak gösterdi: “FPÖ’den elbette çok şey öğrenebiliriz.”
Der Standard yazarı Astrid Ebenführer de 24 Ağustos sabahı yayımlanan değerlendirmesinde tam bu noktaya dikkat çekiyor. Gazete, Weidel’in Viyana’da hem FPÖ ve siyasi olarak kendisine yakın çevrelerle görüşebilmesine hem de ZDF röportajını burada yapmasına ironik biçimde dikkat çekiyor. Geçen yılki ARD yaz röportajının protestolar ve yuhalamalarla kesilmesine karşılık, bu kez Tuna Kanalı kıyısındaki Generali Media Tower’ın terasında daha sakin bir ortam vardı.
Ama röportajın asıl dikkat çekici tarafı Viyana manzarası değil, Weidel’in FPÖ’ye verdiği siyasi roldü. Özellikle Steiermark Eyalet Başkanı Mario Kunasek’in adını verdi. Kunasek’i “Sympathieträger”, yani seçmende sempati yaratan bir siyasetçi olarak tanımladı ve Steiermark’ta “inanılmaz derecede iyi bir iş” yaptığını söyledi.
Bu övgünün güncel Avusturya siyaseti açısından bir karşılığı var. Mario Kunasek 2024’ten bu yana Steiermark Eyalet Başkanı ve aynı zamanda FPÖ Steiermark lideri. FPÖ, eyalette ÖVP ile birlikte hükümeti yönetiyor. Ağustos 2026’da yayımlanan bir ankette de FPÖ Steiermark’ta yüzde 43 ile açık ara birinci parti görünürken, ÖVP ve SPÖ yüzde 19’ar seviyesinde kaldı. Kunasek de doğrudan eyalet başkanı seçimi varsayımında rakiplerinin önünde gösterildi. Dolayısıyla Weidel’in “FPÖ’den öğrenebiliriz” sözü yalnızca ideolojik bir yakınlığın ifadesi değil; AfD’nin Almanya’da henüz sahip olmadığı hükümet tecrübesine Avusturya üzerinden bakması anlamına da geliyor.
Weidel röportaja zaten büyük bir özgüvenle başladı: “Zafer yolundayız.” Almanya’daki siyasi gelişmelerin kendi partisi açısından olumlu ilerlediğini savundu. AfD’nin bundan sonraki hedefinin yalnızca muhalefette güçlenmek olmadığını da açıkça ortaya koydu. Sachsen-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin’deki seçimleri işaret ederek ilk eyaletlerde hükümete gireceklerini, ardından federal düzeyde de iktidara geleceklerini söyledi.
Bu iddia artık yalnızca seçim meydanlarında kullanılan bir slogan da değil. AfD son dönemde olası hükümet sorumluluğu için kadro ve yönetim hazırlıkları yürütüyor; Alman basınında bu hazırlıklarda Avusturya FPÖ’sünün deneyiminden yararlanıldığı da aktarılıyor. Weidel’in Viyana ziyareti bu nedenle Almanya iç siyaseti açısından sembolik olduğu kadar pratik bir anlam da taşıyor.
Röportajda iklim politikası gündeme geldiğinde ise Weidel, Avusturya’nın 2040 yılına kadar iklim nötr olma hedefini açık biçimde küçümsedi. Moderatör Schmiese bu yıl sıcaklıklarla bağlantılı ölümleri hatırlattığında Weidel, “İklim değişikliği her zaman vardı. Sıcak dönemler oldu, soğuk dönemler oldu” cevabını verdi. Ardından “sözde iklim koruması” derken parmaklarıyla havada tırnak işareti yaptı ve FPÖ’nün iktidara gelmesi halinde “bütün bu şeylerin kaldırılacağını” söyledi. Der Standard bu yaklaşımı sert biçimde eleştirerek Weidel’i başlığının alt metninde “Klimaschwurblerin” diye nitelendirdi.
Daha sonra röportaj Almanya’ya döndü. Otomotiv sanayisi ve içten yanmalı motorların geleceği sorulduğunda Weidel, devletin piyasaya ideolojik biçimde müdahale etmesine karşı olduğunu belirterek üreticiye hangi motoru üretmesi, vatandaşa da hangi otomobili kullanması gerektiğinin söylenmemesi gerektiğini savundu. Ancak moderatör somut sanayi politikası sorduğunda tartışma kısa sürede CDU’ya yöneldi.
Weidel’in cümlesi ağırdı: “CDU’nun DNA’sı yalandır. Vatandaşa baştan sona yalan söyleniyor.”
Bununla da kalmadı. CDU’nun bundan sonra “tek bir Federal Meclis seçimini bile kazanamayacağını” iddia etti. Bu sözler aslında AfD’nin bugünkü temel siyasi stratejisini de gösteriyor: Parti yalnızca SPD, Yeşiller ya da Sol Parti ile çatışmıyor; özellikle CDU’yu kendi seçmen tabanına ulaşmasının önündeki başlıca rakip olarak hedef alıyor.
Röportajın ekonomik açıdan en ağır çıkışı ise Euro konusunda geldi. Alice Weidel Almanya’nın Euro’dan çıkması gerektiğini söyledi. Schmiese’nin şaşkın biçimde “Bunu gerçekten ciddi mi söylüyorsunuz?” diye sorması üzerine Weidel geri adım atmadı. Euro’nun “istikrarsız bir para birimine dönüştüğünü” savundu ve Almanya’nın Euro öncesinde ekonomik açıdan daha iyi durumda olduğunu ileri sürdü.
Bu talep röportajın en önemli bölümlerinden biriydi; çünkü burada artık yalnızca göç ya da iklim politikasındaki bir hükümet değişikliğinden değil, Almanya’nın Avrupa ekonomik düzenindeki yerini doğrudan etkileyecek temel bir yön değişikliğinden söz ediliyordu. Ancak Weidel bu kadar köklü bir değişimin nasıl gerçekleştirileceği, mali ve hukuki sonuçlarının ne olacağı konusunda röportajda ayrıntılı bir yol haritası ortaya koymadı.
Aynı sorun göç politikasında da ortaya çıktı. Weidel sınırların kapatılacağını, Almanya’nın Schengen sisteminden çıkacağını ve Suriyelilerin ülkelerine geri gönderileceğini söyledi. İç güvenlik tartışmasında “her yerde bıçaklı saldırılar” bulunduğunu savundu ve geçmişte sığınma nedenleri ortadan kalktığında insanların geri gönderileceğinin söylendiğini, ancak bunun gerçekleşmediğini ileri sürdü.
Schmiese ise tam burada asıl soruyu sordu: Bu geri göndermeler nasıl yapılacak?
Weidel’in sert söylemine rağmen uygulamanın nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin somut cevap gelmedi. Der Standard’ın eleştirisinin merkezi de buradaydı: Büyük vaatler ve kesin ifadeler vardı, fakat iş uygulama modeline geldiğinde cevaplar belirgin biçimde daha belirsizdi.
Röportajın tansiyonu hükümeti hedef alan sözlerle daha da yükseldi. Weidel, “Artık bıktım. Yukarıda oturan birtakım ‘Flachzangen’ tarafından sürekli kandırılmak istemiyorum” dedi. Almancadaki “Flachzange” burada teknik anlamıyla “düz pense” değil; bir kişiyi beceriksiz, yetersiz ya da akılsız göstermek için kullanılan aşağılayıcı bir söz. Weidel’in hedefinde özellikle CDU’lu Başbakan Friedrich Merz ve federal hükümet vardı. Schmiese ise bu ifadeyi doğrudan “saygısızca” olarak nitelendirdi. Aynı tartışma Alman basınında da röportajın en çok öne çıkarılan bölümlerinden biri oldu.
Weidel buna rağmen üslubunu yumuşatmadı. “Ülkemiz mahvediliyor” diyerek AfD’yi mevcut düzene karşı kurtarıcı alternatif olarak sundu ve sonunda, “İnsanlara neler yapabileceğimizi göstereceğiz” mesajını verdi.
Viyana’daki röportajın siyasi özeti aslında burada yatıyor. Alice Weidel bir yandan Almanya’daki iktidarı sert biçimde suçlarken diğer yandan Avusturya’daki FPÖ’yü, özellikle de hükümet sorumluluğu taşıyan Steiermark modelini açıkça örnek gösteriyor. Euro’dan çıkış, Schengen’den ayrılma, kitlesel geri gönderme ve iklim politikasında köklü geri dönüş gibi talepler ise AfD’nin iktidar hedefinin yalnızca hükümetteki isimleri değiştirmekten ibaret olmadığını ortaya koyuyor.
Ancak ZDF röportajının açıkta bıraktığı soru da tam bu noktada başlıyor: Bir muhalefet partisinin sert sloganlarla neye karşı olduğunu anlatması başka, devlet yönetiminde bunun yerine hangi uygulanabilir sistemi kuracağını açıklaması başka şey. Weidel Viyana’dan AfD’nin iktidara hazır olduğunu ilan etti. Moderatör Schmiese ise birkaç kez bunun nasıl yapılacağını sordu. Kesin cevapların en fazla eksildiği yer de orasıydı. (yenivatan.at, 24.08.2026, pm)
Der Beitrag Alice Weidel Viyana’da rotayı gösterdi: FPÖ örneği, Suriyeliler gidiyor, Euro’dan çıkış, Schengen’e veda erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-08-24 06:53:50
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.


