Viyana, 03.08.2026 – İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk kenti Ceuta’da yaşanan kitlesel göç dalgası, Avusturya ve İspanya arasında farklı değerlendirmelere yol açarken, Marokko’nun krizdeki rolü mercek altına alındı.
Viyana’dan marokko’ya teşekkür
Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, Ceuta'daki göç krizinin çözümünde Marokko'nun iş birliğini övdü ve sosyal medya üzerinden teşekkür etti. Meinl-Reisinger, “Ceuta krizinde yapıcı iş birliği için Marokko’ya teşekkür ederim,” diyerek, 48 bini aşkın göçmenin geri döndüğünü, hiçbirinin İspanyol ana karasına ulaşmadığını belirtti. Meinl-Reisinger, Avrupa'nın iltica kurallarının devreye sokularak, durumun hızla kontrol altına alındığını vurguladı.
Ancak, bu açıklamalara Avusturya’da muhalefet itiraz etti. FPÖ’den Susanne Fürst, onbinlerce insanın tesadüfen ve Marokko makamlarının bilgisi dışında aynı anda hareket ettiğine inanmanın hayalcilik olacağını söyledi.
Ceuta yönetiminden ağır suçlamalar
Dünkü gelişmelere dair en sert eleştiriler ise doğrudan Ceuta'dan geldi. Ceuta'nın uzun süredir iktidarda olan başkanı Juan Jesús Vivas (PP), İspanyol televizyonu RTVCE’ye yaptığı açıklamada, 60 bin insanın Marokko hükümetinin bilgisi ve izni olmadan kente ulaşmasının imkansız olduğunu belirtti. Vivas, Marokko’nun sınırı korumak yerine, kenti zor durumda bıraktığını vurgulayarak "Marokko güvenilir bir komşu değil," ifadelerini kullandı.
El País’e verdiği röportajda da Vivas, Ceuta’da yaşananları sıradan bir göçmen krizi olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını, olayların kent sakinleri tarafından bir kuşatma ve İspanyol toprak bütünlüğüne saldırı olarak algılandığını söyledi. Vivas’ın partisi PP ise ulusal düzlemde Marokko’ya doğrudan eleştiriden kaçınıp hükümete yüklendi.
İstihbarat: zamanlama rastlantı değil
İspanyol medya kuruluşları, konuya ilişkin güvenlik servisi kaynaklarına dayanarak Marokko’nun kitlesel göç akışını başlangıçta planlamadığını, ancak hareket büyüyünce duruma müdahale etmemeyi tercih ettiğini aktardı. Özellikle Temmuz ayında Marokko’da sınır kontrollerinin kademeli olarak gevşetildiği ve taht bayramı süresince nerdeyse tamamen kaldırıldığı; sosyal ağlar üzerinden organize olan göçmen hareketliliğinin Marokko yetkilileri tarafından izlendiği, fakat İspanyol makamlara zamanında uyarı yapılmadığı belirtildi.
İspanyol tarafının ise duruma ilişkin önceden alarma geçtiği, CNI’nin (İspanyol istihbaratı) İçişleri Bakanlığı’nı toplu göç riskine karşı uyardığı ancak bu uyarıların mevcut İçişleri Bakanı tarafından reddedildiği kaydedildi. Bakan Grande-Marlaska ise göçmenlerin deniz üzerinden geçişlerinde Temmuz’dan itibaren artış olduğunu kabul etti.
Sınırda güvenlik güçlerinin tavrı
AP ajansı fotoğrafçısı cephesinden aktarılanlara göre, Marokko jandarması yerlerinde hareketsiz dururken, binlerce göçmen yanlarından geçti. Birçok sığınmacı hiçbir engelle karşılaşmadıklarını aktarırken, bazıları geçişe teşvik edildiklerini, kimilerinin ise şiddete uğradıklarını söyledi. Ancak saatler sonra Marokko güçlerinin cop, biber gazı ve tazyikli su kullanarak duruma müdahale ettiği, ardından sınırın tekrar büyük ölçüde kapatıldığı bildirildi.
Kriz sırasında ölü sayısına dair ilk açıklamalar en az 72 olarak verilirken, güncel bazı raporlar bu sayının 94’e kadar çıkabileceğine işaret etti.
Marokko’nun siyasi amacı ve sınır meseleleri
Göçmen krizinin patlak vermesinden önce, The Objective haber portalı, çeşitli bölgelerden otobüslerle insanların sınır kenti Fnideq’a taşındığını yazdı. Kriz öncesinde de binin üzerinde kişinin Ceuta’ya yüzerek ulaştığı; bunun istihbarat tarafından bir “test geçişi” olarak değerlendirildiği ve Marokko’daki taht bayramının sınır gevşemesine sebep olabileceği yönünde yetkililere uyarı yapıldığı ileri sürüldü.
Ceuta ve Melilla İspanya'ya bağlı; ancak Marokko bu toprakların kendi egemenliği altında olması gerektiğini savunmayı sürdürüyor. Kriz sırasında Marokko’ya yakın medya kuruluşları iki kenti "işgal altındaki şehirler" olarak niteleyerek, bu gelişmelerin politik olarak da kullanıldığını ortaya koydu.
Hükümetler arası bakış açıları ve uluslararası tepkiler
İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, hükümetin diğer üyelerinden daha sert bir tavır alarak, çocukların ölüme gönderilmesini kabul edilemez bulduğunu, göçmen akışına göz yumanların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi ve Marokko’dan olayların tamamen soruşturulmasını talep etti. Buna karşın Dışişleri Bakanı Albares, Marokko ile iş birliğini övdü.
2021’de yaşanan benzeri bir olayda da Marokko’nun Ceuta sınırında kontrolleri gevşettiğine dikkat çekildi. O dönemde Polisario Cephesi liderinin İspanya’da tedavi görmesi nedeniyle Marokko hükümetinin tepkisi sonrası, sadece iki günde 8 ila 10 bin kişi Ceuta’ya geçiş yapmıştı. Avrupa Parlamentosu, Marokko’nun göçü bir siyasi baskı unsuru olarak kullandığı yönünde kınama kararı almıştı.
Mart 2022’de ise İspanyol hükümeti, Batı Sahra politikalarını değiştirerek Marokko’nun sunduğu özerklik planını destekledi ve ardından iki ülke arasındaki göç iş birliği tekrar rayına oturdu.
Marokko’nun sınır kontrolünde belirleyiciliği devam ediyor
2024’te Marokko makamları, Ceuta'ya yönelik sosyal medya üzerinden organize edilen yeni bir kitlesel göç girişimini önledi ve 152 kişiyi gözaltına aldı. Yıl genelinde ise 78 binden fazla düzensiz göç girişimi engellendi. Krizde de net bir şekilde görüldü ki, Marokko, göç akışını durdurma veya hızlandırma konusunda büyük bir yetkiye sahip.
Suçlamalara marokko’dan yanıt
Marokko'dan ise tüm suçlamalara yönelik reddedici bir açıklama geldi. İçişleri Bakanlığı, oluşan krizin, doğru olmayan bilgi akışı, insan kaçakçılığı şebekeleri ve bir mahkeme kararının yanlış anlaşılması nedeniyle meydana geldiğini savundu. İspanya Dışişleri Bakanı ise Marokko’nun hızlı iş birliğini takdir etti.
Kamuya açık bir şekilde Kral 6. Muhammed’in doğrudan talimat verdiğine veya devletin organize şekilde insan akışını başlatıldığına dair kesin bir kanıt bulunmamakla birlikte, Marokko güvenlik güçlerinin başlangıçtaki pasif tutumu, önceden gelen uyarıları dikkate almaması ve göçmenlerden gelen çelişkili ifadeler nedeniyle kasıtlı bir hoşgörü şüphesi güçleniyor.
Avusturya Dışişleri Bakanı Meinl-Reisinger ise açıklamasında, krizin nasıl sona erdiğine değindi, ancak Marokko güvenlik güçlerinin neden ilk başta göçmenlerin geçişine uzun süre göz yumduğuna dair bir yanıt vermedi. Bu yaklaşım, Ceuta yönetimi ve İspanyol yetkililerinin ciddi eleştirileriyle zıtlık oluşturuyor.
Der Beitrag Ceuta krizi ve Marokko’nun rolü erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
Ceuta krizi ve Marokko’nun rolü 2026 IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2025 2026-08-03 19:44:35
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.


