Viyana, 24.08.2026 – Viyanalı ilkokul öğretmeni Susanne Wiesinger, okul hayatında artan sorunlara ve eğitimdeki olumsuz değişimlere dikkat çekti. 2018'de yayımlanan ve geniş yankı uyandıran "Kulturkampf im Klassenkampf" adlı kitabının ardından, Wiesinger bu kez "Gebt unseren Kindern eine Chance! Was Österreichs Schulen jetzt brauchen" başlıklı yeni kitabı ile eğitimdeki kaygılarını yeniden gündeme getirdi.
Artan göç ve azalan eğitim zamanı
Wiesinger’in verdiği bilgilere göre, Viyana Reumannplatz yakınlarındaki bir ilkokulda yaklaşık 250 öğrenciden sadece sekizinin göçmen kökeni bulunmuyor. Deneyimli öğretmen, zamanının yüzde 70’ini artık ders anlatmaktan çok, ortaya çıkan çatışmaları çözmekle harcadığını ifade etti. Bu durumun en büyük sebeplerinden birinin ise, şu anda askıya alınan aile birleşimi sürecinin, Avusturya'ya hiç uyum sağlama niyeti olmayan kişi sayısını artırması olduğunu öne sürdü. Ayrıca, ebeveynlerle olan iletişimin de iyice zorlaştığını, hatta bazı velilerle iletişimin neredeyse imkansız hale geldiğini belirtti. Wiesinger, bunun başlıca sebeplerinden birinin babaların ve özellikle annelerin okuma yazma bilmemesi olduğuna dikkat çekti.
Patriarkal yapılar ve artan şiddet
Wiesinger, bazı göçmen ailelerde erkeklerin küçük yaşlardan itibaren ailedeki tüm kadınların üstünde olduklarını öğrendiklerini söyledi. Büyük kız çocuklarının ise çoğu zaman "yedek anne" gibi davranmak zorunda kaldığını ifade etti. Ayrıca, Avusturya'ya sığınan bazı ailelerde çok eşli erkeklerin bulunduğuna dikkat çekerek, bunun resmi makamlar tarafından çoğunlukla görmezden gelindiğini ya da gizlenmek istendiğini savundu.
Wiesinger’i en çok kaygılandıran konulardan biri ise çocuklar arasındaki şiddetin küçük yaşlara inmesi oldu. Özellikle erkek çocukların henüz ilkokul çağında kontrolsüz bir şiddetle birbirlerine saldırdıklarını belirten öğretmen, bazı ailelerde fiziksel şiddetin bir terbiye metodu olarak kullanıldığını vurguladı. Ayrıca, şiddet ve bağımlılık önleme programlarının mevcut koşullarda yetersiz kaldığını çünkü öğrencilerin bu programları hem dil hem de içerik bakımından anlamakta zorlandığını ifade etti.
Toplumsal ayrışma ve dijital etkiler
Wiesinger, göçmen topluluklar arasında ayrışmaların da gözle görülür biçimde arttığını söyledi. Özellikle Türk ve Doğu Avrupalı ailelerin çocuklarını mahallelerindeki devlet okullarına göndermek istemediğini, bazı Türk ailelerin daha fazla Türk nüfusunun yaşadığı Ottakring semtine taşınmayı tercih ettiğini aktardı.
Telefon kullanımı da artan problemlerden biri olarak ele alındı. Özellikle erkek çocukların okul çıkışında hemen annelerinin telefonunu almaya çalıştığını gözlemlediğini belirten Wiesinger, küçük yaşlardaki bazı öğrencilerin evde uzun süreler boyunca telefonla vakit geçirdiğini düşündüğünü ifade etti. Hatta, ilk sınıf öğrencilerinin bazılarının yapı bloklarıyla nasıl oynanacağını bilmediklerini, dokunmatik ekran alışkanlığıyla bloklara parmaklarıyla kaydırdıklarını söyledi. Bu çocukların ancak öğretmenin gösterimiyle oyunu öğrenebildiklerini belirtti.
Dil, eğitim başarısı ve öneriler
Almanca ve matematikte de başarıların düştüğüne dikkat çeken Wiesinger, Almanca destek programlarının yeterli fayda sağlamadığını, sınıf tekrarı yapan çocukların ise yaş farkı nedeniyle dezavantajlı durumda kaldıklarını anlattı. "On üç yaşındaki bir çocuğun, ilkokulda kendisinden daha iyi performans gösteren küçüklerle aynı sınıfta neler hissedeceği nadiren düşünülüyor," dedi.
Eleştirilerinin yanı sıra, çözüm olarak Danimarka modeline atıfta bulunan Wiesinger, çocukların daha küçük gruplarda, erken yaşlarda, daha iyi maaşlarla çalışan öğretmenler tarafından desteklenmesinin önemini vurguladı. Avusturya'da ise özellikle anaokulu düzeyinde dil desteğinin yetersiz olduğunu ve Viyana’daki anaokullarında başörtülü eğitmenlerin artmasını da eleştirdi.
Bunun yanı sıra, Caritas’ın açtığı öğrenme kafelerini olumlu örnek olarak gösteren Wiesinger, bu tür destek merkezlerinin yaygınlaştırılmasını önerdi. Problemli gençler için de "Timeout sınıfları" açılmasını savunan öğretmen, bu öğrencilerin küçük gruplar halinde özel olarak desteklenmesinin, tekrar sınıfa uyum sağlamalarına yardımcı olacağını belirtti. Bu sınıfların 2028/29 eğitim yılından itibaren hayata geçirilmesi planlanıyor.
Son olarak, işbirliği yapmayan ailelere yönelik maddi yaptırımlar getirilmesi gerektiğini savunan Wiesinger, farklı toplulukların bir arada okuduğu "daha karışık" sınıf yapısının artık uygulanamaz hale geldiğini, böyle bir çözümün ancak 15 yıl önce mümkün olabileceğini ifade etti. "Bu tren artık kaçtı" diyerek, mevcut sorunların acil çözümler gerektirdiğini ortaya koydu.
Der Beitrag Viyanalı öğretmenden okullarda şiddet uyarısı erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
Viyanalı öğretmenden okullarda şiddet uyarısı 2026
IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-08-24 12:32:51
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.

