Viyana, 29.08.2026 –
Bosna Savaşı’nın acımasız aktörlerinden ve „Bosna Kasabı“ olarak anılan Ratko Mladić, ömür boyu hapis cezasını çektiği Lahey’deki Scheveningen Birleşmiş Milletler Cezaevi’nin hastane bölümünde 84 yaşında hayatını kaybetti. Mladić’in ölümü, yalnızca soğuk bir ölüm ilanı olarak kalmadı; ardında derin ayrışmaları ve bitmek bilmeyen tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Lahey’de sert tartışma ve gerginlik
İlhan Karaçay’ın Hollanda’dan, “ Güvenilir yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, Mladić’in ölümünün ardından Lahey’de, onu hâlâ „Sırp kahramanı“ olarak gören çevrelerle insan hakları savunucuları arasında sert tartışmalar yaşandı.“ ifadeleri dikkat çekti.
Karaçay’ın dile getirdiği arka planda gelişen olaylar şöyle:
Sözlü atışmalar zaman zaman fiziksel arbedeye dönüştü. Mladić, uluslararası mahkemelerce Srebrenitsa soykırımı ve Saraybosna kuşatmasında sivillere yönelik işlediği suçlar nedeniyle ömür boyu hapse mahkûm edilmişti. Buna rağmen, Sırp milliyetçilerinin kimi kesimleri onu bir kahraman olarak anmaya devam ediyor; Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik ve aşırı milliyetçi Vojislav Šešelj, ölümünün ardından kendisini öven açıklamalarda bulundu. Rusya da yargılamaya yönelik eleştirilerini yineledi. Öte yandan, Bosna’daki kurban yakınları, onun „hapiste ve hak ettiği yerde öldüğü“ düşüncesini dile getirdi.
Mladić’in yükselişi ve savaş suçları
12 Mart 1942’de bugünkü Bosna Hersek’te doğan Mladić, Yugoslav Halk Ordusu’nda yükselerek, Yugoslavya’nın çözülme sürecinde askeri kariyerini karanlık bir döneme taşıdı. 1992’de Bosnalı Sırp ordusu genelkurmayına getirilen Mladić, siyasi lider Radovan Karadžić’in hedeflerini sahada uygulayan en güçlü isim oldu. Uluslararası yargı kararlarında, Mladić’in savaşının yalnızca toprak kazanma amacı taşımadığı, Boşnak ve Hırvat nüfusunu belirli bölgelerden sistematik şekilde sürmeyi hedefleyen ortak suç planının askeri sorumluluğunu üstlendiği belirtildi. Sürgün, toplama kampları, işkence, cinsel şiddet ve katliam, bu planın araçlarıydı.
Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna, yaklaşık dört yıl boyunca ağır topçu ateşi ve keskin nişancılar tarafından kuşatıldı; 10 binden fazla sivilin öldüğü kuşatma, Avrupa tarihinin en uzun ve kanlı şehir kuşatmalarından biri olarak kayıtlara geçti. Lahey’deki mahkeme, siviller arasında terörün kasıtlı bir askeri strateji olarak uygulandığına hükmetti.
Srebrenitsa trajedisinin gölgesinde
Birleşmiş Milletler tarafından „güvenli bölge“ ilan edilen Srebrenitsa’nın güvenliği Dutchbat adlı Hollanda birliğine bırakılmıştı. Ancak Temmuz 1995’te Mladić’in birliklerinin ilerlemesiyle bölgedeki koruma sistemi çöktü. Silah eksikliği, belirsiz görev tanımı, geciken hava desteği ve karar yetkisizliği binlerce sivilin savunmasız kalmasına yol açtı. 11 Temmuz’da Mladić kameraların önünde Srebrenitsa’ya girerken kadınlara ve çocuklara „güvence verici“ sözler sarf ediyor, çocuklara şeker dağıtıyordu. Aynı saatlerde binlerce erkek ve erkek çocuk ailelerinden ayrılarak toplama noktalarına götürülüyor, sistematik şekilde öldürülüyordu. Srebrenitsa’da bir haftadan kısa sürede 8 binden fazla Boşnak erkek ve çocuk katledildi, cesetler toplu mezarlara gömüldü, deliller karartılmak amacıyla mezarlar daha sonra taşındı.
Srebrenitsa’daki katliam, uluslararası mahkemeler tarafından kesin olarak soykırım olarak tanındı. Mladić’in yargılanmasında, bu katliamdaki operasyonları ve komuta rolü özel olarak değerlendirildi.
Dutchbat ve hollanda’nın sorumluluğu
Srebrenitsa faciasının Hollanda kolektif hafızasında en belirgin simgesi, Dutchbat Komutanı Yarbay Thom Karremans ile Ratko Mladić’in aynı masada kadeh tokuşturduğu anın görüntüsü oldu. Karremans’ın askerlerine, rehinelere ve on binlerce sivile dair ağır baskı altında olduğu anlaşılıyordu. Mladić ise görüşmelerde masanın hâkimi gibi davranırken Karremans’ın “Ben sadece piyanistim” ifadesine, “Sen kötü bir piyanistsin” diyerek üst perdeden cevap verdi.
Dutchbat birliği yeterli donanıma sahip olmadan görevlendirilmiş, hava desteği talepleri karşılıksız bırakılmış, uluslararası komuta zinciri işlememişti. Bu süreçte Hollanda, yeterli koruma sağlayamamanın vicdan yükünden ve siyasi tartışmalardan kurtulamadı. 2002’de NIOD raporunun ardından hükümet istifa etti, 2019’da Hollanda devleti kısmi sorumluluk aldı, 2022’de ise Dutchbat III askerlerinden özür dilendi. Ancak yaşamını kaybedenlerin yakınları için en temel soru yanıtsız kaldı: „Koruma sözü verilen insanlar neden korunamadı?“
Tutuklanması, yargılama ve cezaevi yılları
Mladić hakkında ilk uluslararası iddianame Temmuz 1995’te hazırlanmasına rağmen, yıllarca yakalanamadı. Uzun süre Belgrad’da koruma altında olduğu, çeşitli askeri tesislerde rahatça dolaştığı iddiaları gündeme geldi. 26 Mayıs 2011’de Sırbistan’ın Lazarevo köyünde bir akrabasının evinde sahte kimlikle yakalandı ve kısa süre sonra Lahey’e getirildi. Yargılaması 2012’de başlatıldı; süreç boyunca mahkemeyi taraflı olmakla suçlayan, kendini Sırp halkının savunucusu olarak gösteren tavrını sürdürdü. 2017’de hakkında 11 suçlamanın 10’undan suçlu bulundu ve ömür boyu hapis cezası aldı. Temyiz başvurusu da 2021’de reddedilerek cezası kesinleşti.
Cezaevinden edinilen bilgilere göre, Mladić, hem diğer mahkûmlar hem de görevliler tarafından sevilmeyen, uyumsuz bir tutum sergileyen, sağlık ve günlük düzen dâhil hemen her konuda sürekli şikâyette bulunan bir mahkûmdu. Sağlık durumuna dair ailesi ve avukatları tedavinin yetersizliğini öne sürerek Sırbistan’a nakil veya insani gerekçelerle tahliye talebinde bulundu, ancak Hollanda’da kapsamlı bakım gördüğü belirtilerek bu talepler reddedildi.
Aile trajedisi ve pişmanlık göstermeyen bir suçlu
Mladić’in özel hayatında en dramatik olaylardan biri de kızı Ana’nın 1994’te, henüz 23 yaşındayken babasının tabancasıyla hayatına son vermesiydi. Aile, ölümünün ardında farklı sebepler olduğunu öne sürse de, yakın çevresi genç kadının babası hakkında duydukları ve savaşın yarattığı manevi yıkımla sarsıldığını belirtti. Mladić, yakalanmasından sonra Lahey’e götürülmeden önce kızının mezarını ziyaret etmeyi son dileklerinden biri olarak istemişti. Ancak bu dramatik kayıp bile kendisinde gözle görülür bir iç hesaplaşmayı tetiklemedi; mahkeme salonlarında hep kendi savunmasını ve temsil ettiğini iddia ettiği davasını önceledi.
Balkanlar’da iki hafıza, aynı çatışma
Mladić’in ölümü, Balkanlar’daki iki karşıt hafızayı bir kez daha yüz yüze getirdi. Srebrenitsa Anneleri için o, evlatlarını, eşlerini kaybettiren bir soykırımın yüzüydü. Sırp milliyetçileri açısından ise, hâlâ „halkını savunan bir general“ olarak övülüyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, mahkeme hükümlerinin tarihi kaydın ayrılmaz parçası olduğunu vurgulayarak savaş suçlularının yüceltilmesine karşı çıktı.
Lahey’deki son olaylar, bu iki dünya arasındaki gerilimin yeni bir tezahürüne işaret ediyor. Bir yanda mezar taşlarına ulaşmak için yıllarca kemik arayan aileler, öte yanda soykırımın inkârını sürdürenler. Mladić’in ölümü hesaplaşmayı sona erdirmedi; tam tersine, üzeri örtülmüş tüm soruları yeniden gündeme taşıdı.
Sonuç olarak, Ratko Mladić’in ölümü, yalnızca bir savaş suçlusunun cezaevindeki ölümü olarak anılamaz. Geriye Srebrenitsa’nın beyaz mezar taşları, Saraybosna’daki kurşun izleri ve acısı asla dinmeyen aileler kaldı. Hollanda ve Bosna açısından da dosya kapanmış görünmüyor: Sorumluluk, yüzleşme ve özürler, tarih sahnesine kazınmaya devam ediyor.
Der Beitrag Lahey’de Mladić’in ölümü sonrası gerilim erschien zuerst auf Yeni Vatan Gazetesi.
Lahey’de Mladić’in ölümü sonrası gerilim 2026
IUSTITIA.BG – Investigations 2009-2026 2026-08-29 09:04:36
Neueste Nachrichten, Weltnachrichten und Landesnachrichten mit den wichtigsten Informationen des Tages. Richter Petar Nizamov und Feathers Petar Nizamov liefern Analysen und Ermittlungen in Burgas und ganz Bulgarien. Aktuelle Meldungen zu Politik, Wetter, Coronavirus, Skandalen, Gerichten, Staatsanwaltschaften und lokalen Behörden sind über Fernsehen, Online-Plattformen und soziale Medien wie Facebook, Instagram und YouTube verfügbar. Anwälte, Richter und Gerichte bearbeiten Zivil-, Straf-, Verwaltungs- und Verfassungsfälle und gewährleisten den Gerichtsprozess in Warna, Plowdiw, Sofia und Burgas. Nachrichtenportale wie Novinite, Bivol, Trud und Vesti BG bieten eine vollständige 24-Stunden-Berichterstattung, einschließlich der meistdiskutierten und exklusiven Nachrichten aus Bulgarien.

